AKP İslam âleminin Mevlid Kandili’ni kutladığı bir günde
Yahudi ve Hıristiyanların dini temsilcileriyle buluşan Başbakan Ahmet
Davutoğlu, kilise yapma sözü verdi. Bu durum Türk-İslam tarihinde bir ilk olma
özelliği taşıyor… AKP hükümeti iktidara geldiği ilk günden bu yana
azınlıklıklara hak verme konusunda Türk-İslam tarihinde benzeri olmayan adımlar
attı. (Bu da Ak partinin garip kaderi, ne bizim laikçi, dini toplum karşıtı aslanlara
yaranabiliyor, ne de aşırı dinci Müslümanlara. HYETERT)
***
Cumhuriyet tarihinde kilise yaptıran tek hükümet: AKP
İslam âleminin Mevlid Kandili’ni kutladığı bir günde Yahudi ve Hıristiyanların
dini temsilcileriyle buluşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, kilise yapma sözü verdi.
Bu durum Türk-İslam tarihinde bir ilk olma özelliği taşıyor.
YENİ MESAJ/İSTANBUL
Vatikan’ın Müslümanlar arasında Hıristiyanlığı yaymak
maksadıyla geliştirdiği dinlerarası diyalog ya da Medeniyetler İttifakı
projesinde sık sık İbrahimi dinler vurgusu yapılıyor. Bu yöntemle amacın yüce
Allah’ın Kuran-ı Kerim’de tek hak din ilan ettiği İslam’ı ve son peygamber Hz.
Muhammed (sav) Efendimizi devre dışına çıkarmak olduğu ifade ediliyor. Bugün
paralel yapı ilan edilen grubun Vatikan’dan Türkiye’ye taşıdığı bu proje AKP
Hükümeti tarafından da devlet politikası haline getirildi. Bu anlamda önceki
gün Dolmabahçe’de akşamın ilerleyen saatlerine kadar süren dikkat çekici bir
buluşma yaşandı.
Seçilen güne dikkat!
Başbakan Ahmet Davutoğlu İslam âleminin Mevlid Kandili’ni
idrak ettiği bir günde gayrimüslim cemaatlerin temsilcileriyle buluştu.
Dolmabahçe Başbakanlık Ofisi’nde basına kapalı gerçekleşen yemek, yaklaşık 3.5
saat sürdü. Yemeğe Fener Rum Patriği Bartholomeos, Rum Ortodoks Patrik Vekili
Peter Stefanos, Türkiye Keldani Katolik Cemaati Ruhani Reisi Francois Yakan,
Süryani Ortodoks Kilisesi İstanbul ve Ankara Metropoliti Yusuf Çetin,
Türkiye’nin Vatikan Büyükelçisi Prof. Mehmet Paçacı, Türkiye Süryani Katolik Patrik
Vekili Yusuf Sağ, Ermeni Katolik Başpiskoposu Levan Zekiyan, Türkiye Musevileri
Hahambaşı İsak Haleva ve Ermeni Patrik Vekili Aram Ateşyan katıldı. Yemekte,
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran ve Vakıflar
Genel Müdürü Adnan Ertem de bulundu.
Konuşmada Hz. İbrahim var, Hz. Muhammed yok!
Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada, Müslümanların Mevlit
Kandili’ni tebrik ederken, geçen hafta Katolik cemaatinin Noel Bayramı ile
Musevi cemaatinin Hanuka Bayramı’nın kutlandığını hatırlattı ve gelecek hafta
da Ortodoks cemaatinin Noel Bayramı’nın idrak edileceğini söyledi. Başbakan
Davutoğlu “Aslında bu 2 haftalık dini gündem dahi İbrahimi geleneğin nasıl yan
yana, bir arada ve şehirlerde, kasabalarda, köylerde olmanın ötesinde komşu gelenekler
olarak da bu toprakların her yerinde kök saldığının güzel bir işareti” diye
konuştu.
Davutoğlu, daha da ileri giderek şunları söyledi: “Geçen
hafta Hataylılara ‘Hatay, sahabiler ve havariler diyarı’ diye hitap etmiştim.
Gerçekten Anadolu toprakları Hıristiyan geleneğinin de İslam geleneğinin de çok
sembolik önemli bütün merkezlerini barındırıyor. Hele hele Şanlurfa’ya
giderseniz, Şanlıurfa Hazreti İbrahim’le birlikte bütün etrafındaki İbrahimi
geleneğin doğduğu ve orada hala her bir köşesinde kendi izini bıraktığı bir
peygamberler şehridir. Ülkemizin neresine giderseniz gidin bu anlamda bu
birlikteliği görürsünüz ve bu birlikteliğin getirdiği o manevi havayı
hissedersiniz. Dolayısıyla ben bu sofrayı İbrahimi sofra olarak
nitelendiriyorum. Hazreti İbrahim ve onun çizgisinde insanlığa barış, esenlik
getirmek üzere yola çıkmış nebiler silsilesinin bütün halkalarının bir arada
bulunduğu bir sofra...”
Davutoğlu’nun bu açıklaması Kuran-ı Kerim’in Al-i İmran
suresindeki 67. ayeti akıllara getirdi. Yüce Allah bu ayeti kerimede şöyle
buyuruyor: “İbrahim ne Yahudi idi, ne de Hıristiyan. Fakat o, Hanif (Allah’ı
bir tanıyan, hakka yönelen) bir Müslümandı. Allah’a ortak koşanlardan da
değildi. Al-i İmran- 67.” Davutoğlu’nun Mevlid Kandili olmasına rağmen yemekte
yaptığı konuşmada bir defa olsun Peygamber Efendimiz’i zikretmemesi dikkat
çekti.
AKP Hükümeti kilise yaptıracak!
Dolmabahçe’deki toplantıdan çıkan en somut sonuçlardan
biri de AKP hükümetinin kilise yaptırması oldu. Böylece Cumhuriyet tarihinde
restorasyon ya da eskilerin iadesi haricinde bir ilk gerçekleştirilerek
Yeşilköy’de yeni bir kilise yapılması kararlaştırıldı. Buna göre, Süryani
cemaati tarafından Yeşilyurt’ta kilise yapılacak. Devlet de kilisenin arazisini
tahsis edecek. Toplantıda azınlık temsilcileri İskenderun’da sinema olarak
kullanılan bir kilisenin restore edilip Ermeni cemaatine verilmesini son dönemdeki
olumlu gelişmelere örnek olarak aktardı. Aynı şekilde hükümetin yurtdışına göç
etmiş olanlara da ‘dönün’ çağrısında bulunmasından duyulan memnuniyet dile
getirildi. Komşu ülkelerden gelenlere kapı açılırken de din ve mezhep ayrımı
yapılmaması sebebiyle Süryani ve Keldanilerden örnek göstererek teşekkür
edildi.
Hükümetin gayrimüslimlere hizmetleri
AKP hükümeti iktidara geldiği ilk günden bu yana
azınlıklıklara hak verme konusunda Türk-İslam tarihinde benzeri olmayan adımlar
attı. Oysa Avrupa’da gün geçmiyor ki, Müslümanların camileri kundaklanmasın,
Müslümanların evleri yakılmasın! Batıda İslam karşıtlığı artarken, AKP tam
aksine azınlıkların haklarına Müslümanlardan daha fazla kıymet veriyor. Kilise
restorasyonları ve kilise evler bu dönemde rekor seviyelere ulaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlığı döneminde (Almanya-28 Şubat 2011) dini
azınlığa yaptıkları hizmetleri şu şekilde anlatmıştı:
1- Bütün imar planlarında eskiden cami yazardı, camiyi
imar planlarından çıkardık, onun yerine mabet yazdık çünkü olur ya
Hıristiyanların böyle bir talebi olur, Musevilerin de böyle bir talebi olur.
2- Rum Patriği Sen Sinod Meclisinin üyeleri tarafından
seçilirdi. Sen Sinod Meclisinin üyelerinin Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı
olması gerekir. Son seçimde Sen Sinod Meclisi Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşlarından oluşmuyordu, bu halde patrik seçimi yaptılar; tabi bu patrik
seçimi meşru değildi. Ben bunu o dönemin başbakanı Karamanlis’e (Yunanistan)
söyledim. ‘Bak’ dedim, “Yanlış. Fakat biz şu anda sesimizi çıkarmıyoruz. Gelin
bunu düzeltelim, müracaat etsinler, vatandaş olsunlar, ondan sonra bu seçimi
yapsınlar.” Sonra Papandreu döneminde de yine ben kendilerine bunu anlattım ve
bu arada Sayın Bartholomeos’a da bunu anlattım, dedim ki: “Müracaat etsinler,
bunları vatandaş yapalım. Hiç olmaz ise Lozan’a uysun.” Bunun üzerine
müracaatlarını yaptılar ve bunları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yaptık ve
böylece meşruiyet kazandılar.
3- Yetimhane sorunu var, yıllar yılı süren. Sayın
Bartholomeos’la beraber yetimhaneye gittim, gezdim, dedim ki: “Şu yasal süreci
bitirdiğimiz anda burayı size teslim edeceğiz.” Biter bitmez talimatı verdim ve
yetimhaneyi kendilerine teslim ettik.
4- Almanların bana sürekli söylediği bir konu var.
“Tarsus’ta bizim bir kilisemiz var, burada yılda bir kere gelip ayin yapmak
isteriz” dediler. “Niye olmasın” dedim ve ben Kültür ve Turizm Bakanıma
talimatı verdim ve şu anda orada gelip ayinlerini yapmaya başladılar.
5- Trabzon Sümela Manastırı var. Bu manastırda on
yıllardır ayin yapılmazdı. Patrikhane bizden orada ayin yapma talebinde
bulundu. Birçok istihbaratımız aman bunu yaptırmayalım, şudur budur dediler.
“Hayır, arkadaş, yapılacak” dedim ve kendilerine müsaade ettik ve Sümela
Manastırı’nda ayinlerini yaptılar.
6- Van gölünde Akdamar Ermeni Ortodoks Kilisesi var ve
burası yıkılmak üzere, harabe durumdaydı, bunu devletin kendi kasasından
renovasyonunu, restorasyonunu yaptırdık.
‘Size hak vermek
boynumuzun borcu’
Erdoğan bir başka konuşmasında ise “Cumhuriyet tarihimiz
boyunca, bu konuda en büyük hassasiyeti hükümetimiz gösterdi. Şu ana kadar, bu
kapsamda 250’den fazla iade yaptık ve 2.5 milyar liralık mülkü hak sahiplerine
teslim ettik. Süreç devam ediyor, incelemeler devam ediyor… Hiç kimseyi mağdur
etmeden, hak sahiplerine haklarını teslim edeceğiz” demiş Başbakan Yardımcısı
Bülent Arınç’tan da “Haklarınızı size sonuna kadar vermek bizim boynumuzun
borcudur. Bu bizim görevimizdir” şeklinde bir açıklama gelmişti.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.