Gayrimüslim azınlıkların dini temsilcileriyle bir ay önce
birlikte yemek yediğini ve çok güzel bir sohbette AK Parti döneminde özellikle
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendilerine gösterdiği yakın ilgi
dolayısıyla teşekkürlerini ifade ettiklerini söyledi. Yarın akşam da yine
gayrimüslim aydınlarla biraraya geleceğini bildiren Davutoğlu, "Allah
aşkına hangi dönemde gayrimüslim vatandaşlarımız böylesine Başbakan katında hep
beraber bir sohbet imkanı buldular. Bundan da memnunlar. Bu da bizim için bir
görev. Hepsi bizim vatandaşımız. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes din,
mezhep, etnik ayrım olmaksızın eşittir, eşit olacaktır" diye konuştu.
***
Başbakan Ahmet Davutoğlu AK Parti grup toplatısında
gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu,
partisinin TBMM Grup toplantısında çeşitli konularda değerlendirmelerde
bulundu.
Başbakan Davutoğlu, konuşmasının başında Türk sanat
müziği sanatçısı Müzeyyen Senar'ın vefatı nedeniyle başsağlığı diledi.
Milletvekili genel seçimlerine gidilirken siyasetin
hareketlendiğini belirten Davutoğlu, "Ümit ederiz 7 Haziran'a giderken
siyasi ortamda seviye, vakar, demokratik yarış atmosferi ve karşılıklı saygıya
dayalı halka kendimizi anlatma çabası suhuletle devam eder. Biz AK Parti olarak
her zaman siyasette vakarı, milletle birlikte yürümeyi, seviyeyi, vizyonu,
misyonu ve dava ahlakını savunduk. Bu çerçevedeki tutumumuz bundan sonra da
şimdiye kadar olduğu gibi devam edecek" diye konuştu.
AK Parti olarak il kongrelerine devam ettiklerini, ana
kademe kongrelerinin yanı sıra Gençlik ve Kadın Kolları'nın kongrelerinin de
aynı coşkuya yapıldığını aktaran Davutoğlu, özverili çalışmaları nedeniyle
parti teşkilatına teşekkür etti.
"Bizim farkımız gençlik ve kadın kollarımıza
verdiğimiz önemde düğümleniyor"
Kongrelerinin kendilerine heyecan ve coşku kattığını
ifade eden Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Bizim AK Parti olarak farkımız gençlik ve kadın
kollarımıza verdiğimiz önemde düğümleniyor. Çünkü biz gençliği siyaseti izleyen,
geriden takip eden ya da sadece sokakta bazı faaliyetlere katılarak siyaset
yapan bir noktada görmüyoruz. Aksine gençliğin siyasetin merkezinde olmasına
büyük önem veriyoruz. Buradan da bütün gençlerimizi Türkiye'nin geleceğiyle
ilgili olarak düşünmeye, düşünerek siyaset içinde aktif rol almaya davet
ediyorum. AK Parti Gençlik Kolları büyük bir dinamizm ile sadece 7 Haziran
seçimlerine hazırlanmıyor. 2023'e hazırlanıyor, 2053'e hazırlanıyor. Gençlik
Kollarımızda gördüğüm dinamizm her kongrede gençlerimizin yükselttiği şiarlar,
sloganlar, ilkeler bana büyük bir ümit veriyor. Gelecek emin ellerdedir. AK
Parti Gençlik Kolları bu anlamda geleceğimizin de Türkiye'nin geleceğinin de
teminatıdır."
AK Parti Kadın Kolları'nın da aynı coşku ile
çalışmalarını sürdürdüğünü anlatan Davutoğlu, fırsat buldukça gençlik ve kadın
kollarının faaliyetlerine de katılmaya çalıştığını söyledi.
"Sakarya Türküsü ile ifade edilen dava AK Parti'nin
emin ellerindedir"
Davutoğlu, geçen hafta önce Kastamonu ardında da Sakarya,
Kocaeli ve İstanbul Kongrelerine katıldığını hatırlattı.
Evliyalar şehri Kastamonu'nun İstiklal Harbi'nin de
lojistik merkezlerinden biri olduğuna işaret eden Davutoğlu, "Bugün de
Kastamonumuz mahalli seçimlerde gösterdiği büyük başarı ile AK Parti Belediyeciliğine,
Kastamonu'yu tekrar ehil ellere teslim etmesi ile teşekkürü hak ediyor"
dedi.
İstiklal Harbi'nin lojistik merkezi olan Kastamonu'nun
bugün de büyük projeler ile ekonominin lojistik merkezi olacağını söyledi.
Konuşmasında Sakarya kongresine de değinen Davutoğlu, bu
kentin de tarihin önemli kentlerinden biri olduğunu vurguladı. "Binbir
başlı kartalın taşımakta zorlandığı ağır dava yükünü, hep beraber, AK Parti
ailesi olarak omuzlandık, yürüyoruz" diyen Davutoğlu, Sakarya'dan tüm
dünyaya selam gönderdiklerini kaydetti.
Davutoğlu, şunları söyledi:
"Sakarya etrafında davamızın, aşkımızın büyüklüğünü
bir kez daha oradaki kardeşlerimizle yaşadık. Ve tabi haykırarak Sakarya
türküsünü yine aynı şeyi söyledik, 'Yol onun, varlık onun. Gerisi hep angarya.
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk Sakarya' dedik. Ve Sakarya ayağa kalktı.
Aslında AK Parti'nin siyasi hikayesi, siyasi serencamı Sakarya'nın ayağa
kalkmasıdır. Kongremizde Sakarya ayağa kalk dediğimde bütün bir Sakarya'nın
ayağa kalkışını gördüğümde AK Parti ailesinin, AK Parti dava erenlerinin her
zaman ayakta, dimdik, vakur bir şekilde geleceğe yürüdüğüne dair inancımız bir
kez daha güçlendi.
Sakarya'nın her bir zerresine selam ediyoruz. Ve
bilsinler ki Sakarya Türküsü ile ifade edilen dava bugün emin ellerdedir. AK
Parti kadrolarının emin ellerindedir."
Kocaeli Kongresi'ne de katıldığını anlatan Davutoğlu,
orada da büyük bir coşku ve dinamizm gördüğünü belirtti. AK Parti
teşkilatındaki derin erdemin en güzel örneklerinden birinin Kocaeli olduğuna
işaret eden Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:
"Kocaeli kurucu İl Başkanımız Nihat Ergün daha sonra
bakanımız oldu, şimdi milletvekilimiz. Kocaeli ikinci il başkanımız İbrahim
Karaosmanoğlu, 2004'ten bu yana Kocaelinde çok güzel bir belediyecilik hizmeti
veriyor. Türkiye'de de dünyada da örnek oluyor. Daha sonra görev alan üçüncü il
başkanımız Fikri Işık, şu anda Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanız. Daha sonra
görev alan dördüncü il başkanımız Zeki Aygün milletvekilimiz. Beşinci il
başkanımız Mahmut Civelek görevi yeni il başkanımıza tevdi etti, Şemsettin
Ceyhan'a. Şemsettin Bey de bizim Kocaeli kurucu gençlik kolları başkanımız. Ve
Kocaeli kurucu kadın kolları başkanımız da bugün Genel Merkez Kadın Kolları
Genel Başkanı. İşte teşkilat ahlakı, gelenek, vefa, saygı burada. İşte devir
teslimin nasıl olduğunu, bir geleneğin nasıl oluştuğunun güzel bir
örneği."
"İstanbul, AK Parti'dir. AK Parti bizatihi
İstanbul'dur"
İstanbul'da da muhteşem bir kongre gerçekleştirdiklerini,
böyle bir kongrenin ancak ve ancak büyük dava hareketlerinde görülebileceğini
vurgulayan Davutoğlu, "İstanbul bizatihi bizim tarihimizin adıdır.
İstanbul, AK Parti'dir. AK Parti bizatihi İstanbul'dur" dedi.
Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Nasıl İstanbul tarihin konjonktürel şartlarında
çıkmış bir şehir değildir. Yoğrula yoğrula, asırların getirdiği birikimle,
medeniyetimizin tarih içindeki yürüyüşü ve tarih içindeki tecessüm etmiş
halidir. AK Parti de konjonktürel bir siyasi hareket değil, tarih içinde harmanlana,
harmanlana, yoğrula yoğrula, büyüye büyüye gelişen bir davanın bugünkü adıdır.
İstanbul bu anlamda tarihi yürüyüşü anlamak için ibre şehir olarak, herkesin
odak şehir olarak gördüğü bir mekandır. Sadece üç imparatorluk değil, dünya
siyasetinin merkezidir. Onun için Napolyon 'eğer dünyada tek bir devlet
olsaydı, başşehri İstanbul olurdu' demiştir. Aynı şekilde AK Parti hareketi de
şu anda sadece Türk siyasetinin değil, Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar, Orta
Asya ve dünya siyasetinin ibre siyasi hareketlerinden biridir. Bugün AK Parti
siyaset anlayışı anlaşılmadan, AK Parti anlaşılmadan Türk siyaseti anlaşılamaz.
Ortadoğu, Balkanlar, Orta Asya, Kafkaslar anlaşılamaz. Hatta ve hatta dünyada,
özellikle de medeniyetler arası ilişkiler bağlamında dünya siyaseti
anlaşılamaz. AK Parti ülke siyasetine, Asya, Avrupa, Afrika siyasetine ve dünya
siyasetine damgasını vurmuştur, vurmaya devam edecektir."
"AK Parti bir siyasi süreklilik ve vefa
hareketidir"
Davutoğlu, AK Parti hareketinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde başlayan İstanbul
efsanesinin devamı olduğunu söyleyerek, İstanbul'da başlayan ve yükselen bu
hareketin emin ellerde geleceğe kararlı bir şekilde yürüyeceğini kaydetti.
"Sayın Cumhurbaşkanımızdan aldığımız her emaneti,
her mirası güçlendirerek geleceğe taşımak konusunda kararlılığımız
kesindir" diyen Davutoğlu, AK Parti'nin bir siyasi süreklilik ve vefa
hareketi olduğunu vurguladı.
"İnadına çözüm, barış, demokrasi dedik, demeye devam
edeceğiz"
Davutoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"İstanbul Kongremizde 7 prensip üzerine konuştuk.
Birlik ya da vahdet, özgürlük ya da hürriyet, güvenlik ya da emniyet, adalet,
kudret, izzet ve emanet. Biz bu ilkeler etrafında siyasete bakıyoruz. Bu
ilkeler etrafında siyasetimizi geleceğe taşıyoruz. Önce birlik yani vahdet. AK
Parti hareketi on yıllar boyudur parçalanan, kutuplaştırılan bir toplumu
birleştirme hareketidir. Aşağılanan, tahkir edilen her toplum kesimine 'Sen bu
ülkenin öz vatandaşısın, paryası değilsin ve olmayacaksın' diyen bir harekettir.
AK Parti'nin birlik siyasi Hakkari'yi Edirne'ye, Muğla'yı Artvin'e, ülkenin
doğusunu batısına, kuzeyini güneyine birleştiren bir büyük kardeşlik destanının
adıdır.
Onun için biz çözüm sürecini önümüzdeki siyasi
gelişmelerin merkezine oturttuk. Çözüm süreci bazılarının anladığı, anlamak
istediği veya saptırarak anlatmak istediği gibi salt, teknik bir süreç
değildir. Çözüm süreci her şeyden önce kalplerin sürecidir. Birbirine
düşürülmeye çalışılan kardeşlerin, Alparslan'ın ordusunda, Selahattin
Eyyubi'nin ordusunda, İstiklal Harbi'nde Çanakkale'de omuz omuza duran
kardeşlerin yeniden buluşma hareketidir.
Birçok provokasyonla karşılaştık çözüm sürecinde.
Bıkmadık, usanmadık. Sayın Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde başlayan
bir süreç, güçlenerek, 2005 Diyarbakır konuşmasında Sayın Cumhurbaşkanımız ne
ifade ettiyse, bugün aynıyla geçerlidir. Yarın da geçerli olacaktır. Çok çetin
bir 10 yıl oldu, çözüm süreci bağlamında. Her yolu denedik. Her yöntemle bu
süreci başarıya ulaştırmaya çalıştık ve bunun karşısında olanlar, içeride ve
dışarıda bu süreci baltalamak isteyenler de her yöntemi kullanarak çözüm
sürecini durdurmak, mümkünse engellemek, mümkünse daha fazla düşmanlık tohumu
ekmeye kalkıştılar. Şu veya bu yönde ulusalcılar, içeride karşılıklı etnik ve mezhebi
çatışmayı körüklediler. Biz ise inadına çözüm, barış, demokrasi dedik, demeye
devam edeceğiz."
"Türkiye'yi kaos ortamına sürüklemek
istiyorlar"
Davutoğlu, üçüncü prensip olarak zikrettikleri güvenliğe
değinerek, güvenliği özgürlükleri teminat altına alan bir ilke olarak niteledi.
Güvenliğin olmadığı yerde özgürlüklerin korunamayacağını, bunu en iyi gösteren
gelişmenin de herkesin gözü önünde cereyan eden Suriye ve Irak'taki gelişmeler
olduğunu ifade eden Davutoğlu, güvenlik olmadığı zaman özgürlüklerin hayata
geçirilemeyeceğini vurgulayarak, "Bugün üç muhalefet partisinin birlikte,
arkalarındaki gerçek muhalefet olan paralel muhalefetin de Pensilvanya'da
yapmak istediği şey Türkiye'yi bir kaos ortamına sürüklemek" diye konuştu.
6-7 Ekim olaylarından sonra çok ciddi bir iç güvenlik
reformuna ihtiyaç hissedildiğini gördüklerini dile getiren Davutoğlu, kapsamlı
bir iç güvenlik reformu hazırladıklarını ifade ederek, şunları söyledi:
"Buradan bir kez daha meydan okuyorum. Geçtiğimiz
hafta biz grup toplantısı yaptıktan sonra CHP Grubu'nda Kılıçdaroğlu konuştu,
öncesinde Bahçeli konuştu, Demirtaş konuştu. Şimdi tekrar bugün de
konuşacaklar. Bize bu konuşmalarda İç Güvenlik Reformu'nun içinde tek bir umde
gösterin ki AB standartlarına aykırı olmuş olsun, tek bir fıkra gösterin ki
evrensel demokrasi standartlarına aykırı olsun. Gösteremezler çünkü biz her bir
fıkrayı, her bir kanun maddesini yazarken detaylı olarak inceledik. Bizzat
benim başkanlığımda Bakanlar Kurulu'nda, İçişleri Bakanlığı'nda yine bizzat katılarak
bu evrensel standartlardan sapmama konusunda duyarlılık gösterdik. Ama
meseleleri o değil. Meseleleri Türkiye'de güvenlik ortamının sağlanıp
sağlanamaması değil, özgürlüklerin korunup korunmaması da değil, sandıktan
ümitleri olmadığı için son 12 yıldır her sandıktan yenilgiyle çıktıkları için
iktidara gelmenin tek umudu olarak kaosu görüyorlar, krizi görüyorlar.
İstiyorlar ki öyle bir kriz çıksın ki
Türkiye'de iktidar değişimi mümkün olsun."
"Tarihe kayıt düşün"
"Geçen Salı günkü CHP Grup Toplantısı'nı lütfen
tekrar tarihe kayıt olarak düşün" diye konuşan Davutoğlu, Kılıçdaroğlu'nun
o toplantıda Türkiye'de otoriter bir rejim, bir yaklaşım olduğunu ve bu İç
Güvenlik Reformu üzerinden bir polis devleti kurulacağını iddia ederek halkı
direnmeye çağırdığını söyledi. Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Ya madem sen demokratik bir siyasi partisin, bir
partinin genel başkanısın, halkı direnmeye çağıracağına sandığa çağırsana be
adam sandığa çağır, sandığa. 3 ay sonra sandığa gidiyoruz. Eğer kendine
güveniyorsan halka 'burada bu yasalar yanlış çıkarılıyor, biz size daha iyi
yasa çıkaracağız, bize oy verin. Sandığa gidin ben 5 ay sonra bu yasayı
değiştireceğim' de. Demokratik yaklaşım bu. Hayır, beyefendinin sandıktan ümidi
yok ki. Sandıktan hiçbir zaman ümidi olmadı ki, bu sandıktan hiçbir zaman CHP
çıkmadı ki ve çıkmayacak da.
Aynı zihniyet memleket seçime giderken, 60 ihtilali
öncesinde de gidecekken İnönü çıkıp 'şartlar olgunlaştığında ihtilal meşru bir
hak olur' demişti. İnönü, 27 Mayıs ihtilaline davetiye çıkararak. Şimdi aynı
çizgide Kılıçdaroğlu 'direnin' diyor alana çıktığında. Sayın Kılıçdaroğlu bak
geçen Pazar günü Kadıköy'de gösteri yapıldı. Değişik dernekler, hükümeti de
eleştirdiler tek bir müdahale oldu mu? Barışçıl gösteriye müdahale edilmez. Oldu
mu? Her türlü eleştiri haklarını kullandılar, sen de kullan. Ama molotof
kokteyli alıp sokağa çıkacak olanların önüne geçeceksen sen siyasetçi olmaktan
çıkarsın, provokatör olursun provokatör."
"Barışçıl gösteri yapmak herkesin hakkı"
Bu gösteride hükümetin de eleştirildiğini ama hiçbir
çatışma olmadığının altını çizen Davutoğlu, barışçıl gösteri yapmanın herkesin
hakkı olduğunu yineledi. Bu hakkı kullanmanın kendilerinin teminatı altında
olduğunu belirten Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Ama insanları direnmeye çağırırsan bir, bu direnme
talimatını Türkiye'den değil de Pensilvanya'dan alırsan iki, biz hesabını
sorarız arkadaş. Bu ülke bu düzeni kolay ihdas etmedi. Kılıçdaroğlu yüce
Meclis'in kürsüsünde konuşuyor aynı saatlerde Pensilvanya'daki paralel yapının
başında New York Times'da makale yazıyor. Alın Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını,
alın o makaleyi yanyana koyun tercüme edildi zannedersiniz. Çünkü arkada bir el
o ikisine aynı talimatı veriyor."
Gayrimüslim azınlıkların dini temsilcileriyle bir ay önce
birlikte yemek yediğini ve çok güzel bir sohbette AK Parti döneminde özellikle
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendilerine gösterdiği yakın ilgi
dolayısıyla teşekkürlerini ifade ettiklerini söyledi.
"Hepsi bizim vatandaşımız"
Yarın akşam da yine gayrimüslim aydınlarla biraraya
geleceğini bildiren Davutoğlu, "Allah aşkına hangi dönemde gayrimüslim
vatandaşlarımız böylesine Başbakan katında hep beraber bir sohbet imkanı
buldular. Bundan da memnunlar. Bu da bizim için bir görev. Hepsi bizim
vatandaşımız. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes din, mezhep, etnik
ayrım olmaksızın eşittir, eşit olacaktır" diye konuştu.
Davutoğlu, New York Times'de yayınlanan makalede
gayrimüslim azınlıkların haklarının gasp edildiğinin iddia edildiğine dikkati
çekerek, "Neden? Çünkü 24 Nisan yaklaşıyor, Washington'da lobiler
hareketli. Ermeni lobisi hareketli, Yahudi lobisi zaten hareketli. Filistin
oldukça onlar hareketlenecek. Biz de söylüyoruz Filistin işgal altındayken de
biz her türlü lobinin karşısında durmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
"Çözüm süreci için büyük çaba sarfettik"
Davutoğlu, 6-7 Ekim provokasyonlarından sonra tekrar
bütün bir çözüm sürecini masaya yatırdıklarını, sabırla, kararlılıkla kamu
düzeninden hiçbir fedakarlık etmeden çözüm sürecini ileri aşamalara getirme
yönünde büyük bir çaba sarfettiklerini söyledi.
Bugün öğleden sonra çözüm yasası çerçevesinde
oluşturdukları çözüm süreci mekanizmasını toplayacaklarını ifade eden Davutoğlu,
"İnşallah önümüzdeki günlerde çözüm sürecinde çok daha ileri adımların,
güzel gelişmelerin olduğuna hepiniz şahitlik edeceksiniz" dedi.
Bunun için çalıştıklarını ifade eden Davutoğlu, şöyle
devam etti:
"Biz Diyarbakır'da, İzmir'de konuşurken, Konya'da,
Edirne'de ya da Van'da konuşurken aynı dili konuşuyoruz. Birlik siyasetinin
matematiksel göstergesi, istatistiksel göstergesi de partilerin Türkiye'deki
mevcudiyetinde ortaya çıkar. AK Parti 81 vilayetin 78'inde milletvekili
sahibidir. CHP'nin 33 ilde, MHP'nin 47 ilde milletvekili yok. Dolayısıyla bir
birlik iddiasında bulunma hakları da yok. CHP 16, MHP 23 ilde barajı aşamıyor.
MHP'nin, CHP'nin doğuda, Güneydoğu Anadolu'daki oy ortalamaları yüzde 5'i
geçemiyor. Dolayısıyla onlar birliğin değil, parçalanmış siyasetin aktörleri.
Şu veya buralarda varlar, bir kısmı kıyılarda, bir kısmı daha içerilerde, bir
kısmı doğuda ama Türkiye'nin her yerinde olan, Türkiye'nin her köşesindeki her
vilayetindeki vatandaşıyla kucaklaşabilen, her yerde aynı coşkuyla, aynı
kararlılıkla kongreler yapabilen yegane parti AK Parti'dir ve yegane parti AK
Parti olacaktır. Ülkenin her yerinde gençler 'Türk, Kürt kardeştir, ayrım yapan
kalleştir' diye haykırıyorsa, Diyarbakır'da da, İzmir'de de, Edirne'de de aynı
şekilde haykırıyorsa bunu sağlayan AK Parti kadrolarıdır. Anadolu'da her köşedeki bu güzel şiar
Meclisimize de yansımış oluyor. Bir kez daha söylüyoruz Türk Kürt kardeştir,
ayrım yapan kalleştir."
"Yeni Türkiye kardeşliğin Türkiyesi olacak"
Milleti parçalanmaz, ayrılmaz bir bütün, onurlu
vatandaşlardan oluşmuş ve tarağın dişleri gibi birbiriyle eşit, birbiriyle
kardeş bir topluluk olarak gördüklerini söyleyen Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Yine bu çerçevede de Sünni, Alevi ayrımı benzeri
ayrılıklar üzerinden tahrik yapanlara özellikle de seçim yaklaşırken Alevi
vatandaşlarımız üzerinden siyasi provokasyon yapmak isteyenlere buradan bir kez
daha çağrıda bulunuyorum, milleti bölen, parçalayan yaklaşımlarla siyaset
yapılamaz. Bütün vatandaşlarımızın ki Alevi vatandaşlarımızla 5 sene öncesinden
çalıştaylarda beraber olduk, birçok çalışmalar yapıldı. AK Parti döneminde
Alevi vatandaşlarımızın sorunlarıyla yakından ilgilenildi, birçok adımlar
atıldı. Alevi klasikleri tercüme edildi, Alevi araştırma merkezleri kuruldu,
Nevşehir'de Hacı Bektaş Veli Üniversitesi'nde, Çorum'da, Tunceli'de, Gazi
Üniversitesi'nde... Birçok konuda çok sağlam adımlar atıldı, atılmaya devam
edilecek. Biz hiç kimsenin inancı, düşüncesi, örfü, mezhebi, etnisitesi, etnik
yapısı dolayısıyla ayrıştırılmadığı yepyeni bir Türkiye'ye doğru yürüyoruz. Bu
yeni Türkiye kardeşliğin, eşit vatandaşlığın, özgürlüğün Türkiyesi
olacak."
Özgürlük prensibi
Davutoğlu, ikinci prensipleri olan özgürlüğe de
değinerek, bunun cumhuriyetin demokrasiyle taçlanmasının prensibi olduğunu
ifade etti.
AK Parti'nin son 12.5 yıl içerisinde özgürlükler
konusunda cumhuriyet tarihinin bütün on yıllarından çok daha derin izler
bırakacak hamleler yaptığını vurgulayan Davutoğlu, olağanüstü hali, başörtü
yasağını, katsayı zulmünü, hapishanelerde anadilde konuşma yasağı gibi bir
zilleti kaldırdıklarını, her dilde propaganda imkanını getirdiklerini,
gayrimüslimlerin hakları konusunda devrim mahiyetinde adımlar attıklarını
söyledi.
Bu 12, 13 yıllık dönemin Türkiye'nin özgürlükler alanında
attığı dev adımların dönemi olarak hatırlanacağını belirten Davutoğlu, bu
adımlara devam etmeye kararlı olduklarının altını çizdi. Davutoğlu, "Bizim
meselemiz özgürlükçü, hiçbir kısıtlamaya hiçbir kayda tabi olmayan sivil ve
katılımcı bir anayasayı inşallah önümüzdeki dönemde yazmak olacaktır. 7 Haziran
seçimleriyle böyle bir anayasanın ayak izlerini de kilometre taşlarını da
dokumuş olacağız inşallah" diye konuştu.
Özgürlükler sözkonusu olduğunda hiçbir şekilde taviz
vermelerinin, özgürlükleri ihmal ve gözardı eden bir yaklaşıma tahammül
etmelerinin mümkün olmadığını ifade eden Davutoğlu, özgürlüğün insan onurunun
en temel ilkesi olduğunu kaydetti.
İnsan olmanın özgür iradeyle hareket edebilmekle mümkün
olacağına işaret eden Davutoğlu, "Diğer canlılarda olmayan en temel vasıf
insanoğlunun özgür iradeyle hareket edebilmesidir. Eşrefi mahlukat olması da
buradandır. Bu topraklarda kimse eşrefi mahlukat olan insanın özgürlük alanına
bundan sonra şu veya bu otorite, şu veya bu ideoloji adına müdahil olamayacak,
baskı yapamayacak. Tek parti zihniyetinin dayandığı yasaklayıcı, kısıtlayıcı
bütün yaklaşımlar ayaklarımızın altındadır, ayaklarımızın altında
olacaktır" dedi.
"CHP ile HDP zihniyeti aynı anlayışı yansıtır"
Davutoğlu, HDP'nin Diyarbakır'da Anadolu'nun birçok yerinde yaşanan, hala
yaşanmakta olan bir kültürün parçası olarak mesture hanımları, çarşaflı
hanımları tahkir eden bir müsamere gösterdiğini ve bunu bir özgürlük gibi
yansıtmaya çalıştığını belirterek, şöyle konuştu:
"Hep deriz ya hep dedim ya bu kürsüden de dedim. CHP
Türk Baası'dır, HDP Kürt Baası'dır. Aynı ideolojinin çift yansıması. Eskiden
olurdu bizim çocukluğumuzda neredeyse Anadolu insanına Sütçü İmam'ın uğrunda
şehit olduğu o örtüyü tahkir eden müsamereleri CHP zihniyeti okullarda
sergilerdi, tiyatrolarda sergilerdi bunu da çağdaşlık zannederdi. Şimdi de HDP
aynısını yapıyor.
Onların savaşı otoriteyle veya herhangi bir yanlışlıkla
değil, onların savaşı bizim milletimizin değerleriyle. Aziz Kürt
vatandaşlarımızın bunun farkında olduğunu biliyorum. Türkiye'nin şu veya bu
köşesindeki milli değerlere, örfi uygulamalara savaş açan CHP zihniyeti ile HDP
zihniyeti aynı anlayışı yansıtır. Onlar ne derse desin biz bu ülkede mutlak
anlamda kıyafet özgürlüğünü, mutlak anlamda düşünce özgürlüğünü, mutlak anlamda
fikir özgürlüğünü, basın yayın özgürlüğünü, seçme ve seçilme özgürlüğünü koruduk, korumaya
devam edeceğiz."
"İç güvenlik reformu paketi çıkacaktır"
Davutoğlu, "Hiç kimse, bu bir haftalık ertelemeyi,
iç güvenlik reformu paketinin herhangi bir şekilde zamana yayıldığı veya
vazgeçildiği gibi intibaya kapılmasın. İç güvenlik reformu paketi çıkacaktır,
çıkacaktır, çıkacaktır" ifadelerini kullandı.
(AA)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.