2008 yılında Vakıflar Kanunu’na eklenen Geçici
7. Madde ile azınlık vakıflarının taşınmazları vakıfların kendi adına tescil
edildi. 2011 yılında ise kanuna eklenen geçici 11. Madde ile azınlık
vakıflarının bir şekilde el konulan taşınmazlarının iadesi düzenlenmişti. Daha
önce Rum cemaatinin iade davalarına katılan avukatlar Atilla Lök ve Hülya
Benlisoy, kanunun Geçici 7. ve 11. maddelerinin hâlâ eksiklikler barındırdığı
belirtiyor. Azınlık Vakıfları Temsilcisi Toros Alcan da mevzuattaki sorunlara
dikkat çekiyor: “Bazı dosyalar 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun Geçici 11.
Maddesi’nde yer alan bazı sınırlamalardan dolayı madde kapsamına giremiyor. Bu
sebeple dosyaların hukuk sürecinden geçme zorunluluğu doğuyor. Bu da sürecin
uzamasına ve zaman kaybına neden olabiliyor.”
***
Türkiye’de azınlık vakıflarının taşınmazlarının iadesi
süreci devam ediyor. Fakat sürece ilişkin mevzuattan uygulamadaki aksaklıklara
kadar hâlâ birtakım sorunlar bulunuyor.
Mor Gabriel Manastırı
Başbakan Ahmet Davutoğlu geçen günlerde azınlık
cemaatlerinin temsilcileri ile bir araya geldiği toplantıda azınlıkların bu
toprakların asli unsuru olduğuna vurgu yaptı. 40’a yakın azınlık cemaati
temsilcisi ve kanaat önderinin katıldığı toplantıda dinî kurumların tüzel
kişiliklerinden Vakıflar Kanunu’na kadar birçok konu gündeme geldi. Masada
ifade edilen konulardan bir tanesi de azınlık cemaatlerinin daha önce
kaybettikleri taşınmazların iadesi süreciydi. Başbakan Davutoğlu, Şubat 2015
itibariyle 365 vakıf malının iade edildiği bilgisini verdi. Başbakanlık Kamu
Diplomasisi Kurumu’nun verdiği bilgilere göre de farklı cemaatlere şimdiye
kadar 1014 arazi iade edildi. Bunun yanı sıra 21 gayrimenkulün günümüz rayiç
bedelinden tazmin edilmesine karar verildi. 150 gayrimenkulün iade süreci de
devam ediyor. Başbakan Davutoğlu’nun cemaat temsilcilerini ağırladığı o masada
bulunan Vakıflar Genel Meclisi Azınlık Vakıfları Temsilcisi Toros Alcan,
Deutsche Welle Türkçe’ye yaptığı açıklamalarda, Başbakan’ın azınlık konularına
yaklaşımının pozitif olduğunu gördüklerini belirtti. Alcan, Başbakan
Davutoğlu’nun yemekte bulunan tüm cemaatlerin her bir sorunuyla ayrı ayrı
ilgilenmesinin ve konuların çözülmesi için gerekli talimatları vermiş olmasının
da umutlarını artırdığını ifade etti.
Mevzuat yetersiz kalıyor
Türkiye’de azınlık vakıflarının taşınmazlarının iadesinde
önemli bir aşama kaydedilmiş olsa da kimi sorunlar sürecin sağlıklı şekilde
işlemesine engel oluyor. Bu sorunların başında iade sürecini düzenleyen yasal
mevzuatın yetersizliği geliyor. 2008 yılında Vakıflar Kanunu’na eklenen Geçici
7. Madde ile azınlık vakıflarının taşınmazları vakıfların kendi adına tescil
edildi. 2011 yılında ise kanuna eklenen geçici 11. Madde ile azınlık
vakıflarının bir şekilde el konulan taşınmazlarının iadesi düzenlenmişti. Daha
önce Rum cemaatinin iade davalarına katılan avukatlar Atilla Lök ve Hülya
Benlisoy, kanunun Geçici 7. ve 11. maddelerinin hâlâ eksiklikler barındırdığı
belirtiyor. Azınlık Vakıfları Temsilcisi Toros Alcan da mevzuattaki sorunlara
dikkat çekiyor: “Bazı dosyalar 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun Geçici 11.
Maddesi’nde yer alan bazı sınırlamalardan dolayı madde kapsamına giremiyor. Bu
sebeple dosyaların hukuk sürecinden geçme zorunluluğu doğuyor. Bu da sürecin
uzamasına ve zaman kaybına neden olabiliyor.”
Uygulamada da aksaklıklar var
Yasal mevzuatta olduğu kadar kararların uygulanmasında da
kimi sorunların devam ettiği görülüyor. Atilla Lök ve Hülya Benlisoy, iade
edilen taşınmazların üstünde kayyum olması halinde bu kayyumların kaldırılması
sürecinin 3-4 yıl sürebildiğini belirtiyorlar. Benzer şekilde iadesi mümkün
olmayan taşınmazların tazmin edilmesi süreci de uzun sürelere yayılabiliyor.
Araştırmacı Sait Çetinoğlu’nun dikkat çektiği gibi, özel kişilerin mülkiyetinde
de azınlıklara ait taşınmazlar bulunuyor. Bu da iadelere ilişkin koşulları
zorlaştıran bir başka unsur olarak öne çıkıyor. Azınlık vakıflarının
taşınmazlarının iadesine ilişkin ortaya çıkan bu sorunların çözümü yönünde
Azınlık Vakıfları Temsilciliği’nin temasları devam ediyor. Vakıflar Genel
Meclisi Azınlık Vakıfları Temsilcisi Toros Alcan, sadece sorunlarla ilgili
olarak değil, azınlık vakıflarının katkılarını sunmak için de Başbakanlık ve
ilgili kurumlar nezdindeki temaslara devam edileceğini ifade ediyor. Sorunlar
AB platformlarında da ifade ediliyor. Alcan, “Ankara da bulunduğum süre içinde
AB delegasyonuyla ilk görüşmemizi gerçekleştirdik. Ülkemizde gerçekleşen tüm
olumlu değişim ve gelişimlerin AB ilerleme raporuna eklenmesi için gerekli
bilgi paylaşımlarını gerçekleştiriyoruz” ifadelerini kullanıyor.
© Deutsche Welle Türkçe
Selçuk Oktay / İstanbul

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.