Avrupa Parlamentosu, Türkiye'yi Osmanlı döneminde
Ermenilere karşı 'soykırım' yapıldığını tanımaya çağırdı. Ankara'dan kabul
edilen karara sert tepki geldi. Avrupa Parlamentosu (AP), ezici oy çoğunluğuyla kabul
ettiği "Ermeni soykırımının 100'üncü yıldönümü" başlıklı kararda,
Ankara'yı "soykırımı" tanımaya, arşivlerini açmaya ve Erivan'la
barışmaya çağırdı. AP'deki siyasi gruplar tarafından ortaklaşa kaleme alınan
karar metninde, AP'nin "Osmanlı İmparatorluğu'nda hayatını yitiren 1,5
milyon masum Ermeni'yi andığı" ve "soykırımın" 100'üncü
yıldönümünü anma etkinliklerine katıldığı belirtilip, Avrupa Konseyi ve Avrupa
Komisyonu'ndan da katılması istendi.
Metinde, Ermenilerin 1915-1917 yılları arasında
yaşadıkları "trajik olayların" Birleşmiş Milletler'in 1948 yılında
hazırladığı Soykırım Suçunun Cezalandırılması ve Önlenmesi Sözleşmesi'nin
"soykırım" tanımı kapsamına girdiği görüşü yer alıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet
Davutoğlu'nun Ermenilere yönelik taziye mesajlarının "memnuniyet
verici" olarak değerlendirildiği kararda, Türkiye'ye
"soykırımın" 100'üncü yıldönümünü fırsat bilip "Ermeni soykırımını
tanıma" ve "Ermeni ve Türk halkları arasında barış" için
geçmişle yüzleşmeye devam etme çağrısında bulunuluyor.
Kararda, "soykırımlar ve insanlığa karşı suçların
anılması" için uluslararası bir gün ilan edilmesi önerisine de yer
veriliyor. Ankara'dan "Ermeni kültürel mirasını korumaya ve bu mirasın
geçen yüzyılda yok edilen veya tahrip olan envanterini çıkarması" talep
ediliyor. Ermenistan ve Türkiye'ye Avrupa uluslarının barış deneyimlerinden
esinlenme çağrısının da yer aldığı kararda, iki ülkeden ilişkilerini
normalleştirmek için 2009 Zürih protokollerini "ön koşulsuz" ve
"sınırı açarak" uygulamaya koymaları da isteniyor.
Avrupa Parlamentosu, kabul ettiği karar metni ile
"Ermeni soykırımı" konusunu zaten sancılı olan AB-Türkiye
ilişkilerinin parametrelerinden biri haline de getirmiş oldu.
Türkiye-Ermenistan ilişkileri
Oylama öncesi genel kurulda düzenlenen oturumda AB dönem
başkanlığı adına söz alan Letonya Avrupa İşleri Bakanı Zanda
Kalnina-Lukasevica, "Ermeni soykırımı" konusunda net bir ifade
kullanmadı. AB ülkeleri arasında 1915 olaylarının "soykırım" olup olmadığı
konusunda görüş ayrılığı bulunduğunu hatırlattı.
Kalnina-Lukasevica, bugün önemli olanın Türkiye ile
Ermenistan arasındaki ilişkileri normalleştirmek olduğunu belirterek
normalleşme için 2009 protokollerinin temel alınması gerektiğini ifade etti.
Oylama öncesi ölen
Ermeniler anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu
Avrupa Komisyonu adına söz alan Bütçe ve İnsan
Kaynaklarından sorumlu üye Kristalina Georgieva ise 100'üncü yıl anma
törenlerini desteklediklerini belirtip "Adı ne olursa olsun, bu katliamlar
inkâr edilemez" şeklinde konuştu. Bulgar üyenin "soykırım"
terimini net ifadelerle kullanmaması çok sayıda AP üyesi tarafından
eleştirildi.
AP'deki gruplar ne dedi?
AP'deki Hristiyan Demokrat Grubu (EPP) adına konuşan
Alman parlamenter Elmar Brok 20'inci yüzyılda çok sayıda soykırım yaşandığını
ifade ederek kendi ülkesi Almanya, Bolşevik rejimler ve Stalin diktatörlüğünü
örnek gösterdi. Brok, "Ermeni soykırımı" konusunda net bir mesaj
göndermek ve bu tür soykırımların kabul edilemez olduğunu ifade etmek
istediklerini söyledi.
Sosyal Demokratlar adına söz alan Alman üye Knut
Fleckenstein da soykırımları konuşmak ve arşivleri açmak gerektiğini söyleyip,
bugün alınan kararın "siyasi amaçla kullanılmaması" çağrısında
bulundu.
Liberal Grup adına konuşan Fransız parlamenter
Jean-Pierre Cavada, Türkiye'den Ermenilere yönelik taziye mesajlarının yetersiz
kaldığını savundu. Eski Almanya Başbakanı Willy Brandt'ın 1970 yılında Varşova'daki
Yahudi gettosu anıtı önünde diz çöküşünü anımsatan Cavada, "Türkiye'nin
Willy Brandt'ı nerede?" şeklinde bir soru yöneltti ve Cumhurbaşkanı
Erdoğan'a Brandt'ı örnek alma çağrısında bulundu.
Kararın hukuki yaptırımı yok
AP tarafından alınan kararın hukuksal bir yaptırımı
bulunmuyor. Ancak, siyasi bir tavır olan bu kararla birlikte "Ermeni
soykırımı" AP tarafından Ankara'nın AB sürecinde resmen olmasa da "de
facto" bir kriter haline geliyor. Türkiye'nin üyeliğinin, katılım
müzakerelerini tamamlaması halinde AP'den onay alması gerekiyor.
Ankara'dan tepki
Ankara'dan da kararın kabul edilmesinin hemen ardından
açıklama geldi. Avrupa Parlamentosu'nu Türkiye - AB ilişkilerinin gelişmesine
engel çıkarmakla eleştiren Türkiye Dışişleri Bakanlığı, kabul edilen belgeyi
'gülünç bir karar metni' olarak nitelendirdi. Bakanlığın açıklamasında,
"Tarihi ve hukuku katleden bu metni kabul edenleri ciddiye almıyoruz. AB
vatandaşlarının 2014’teki seçimlere %42 oranındaki katılımı, bu Parlamento’nun
AB siyasi kültüründeki yerini zaten göstermektedir. Her bakımdan eşine az
rastlanır 'tutarsızlıktaki' bu metni, anılan kuruma, ileride hatırlamak
istemeyeceği belgeler arasında yerini almak üzere aynen iade ediyoruz"
ifadelerine yer verildi.
"1915 olayları ile ilgili olarak Türkiye’nin son
yıllarda hafıza ödevini layıkıyla yerine getirdiğini" savunan Bakanlık,
Ermenistan'ın da aynı olgunluk düzeyine ulaşmasını umut ettiklerini belirterek
"Avrupa Parlamentosu üyelerinin, 1915 meselesiyle ilgilenmeden önce, kendi
tarihleriyle yüzleşmelerinde, özellikle Birinci Dünya Savaşı ve İkinci Dünya
Savaşı gibi insanlığın en korkunç felaketindeki rol ve sorumluluklarını
hatırlamalarında yarar vardır" diyerek açıklamasını sürdürdü.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da oylama yapılmadan önce Avrupa
Parlamentosu'ndaki karar metnine tepki göstermişti.
©Deutsche Welle Türkçe
Kayhan Karaca / Strassbourg


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.