NEWS.am’in Osmanlı Türkiye’sinde 1915-1923 yıllarında
gerçekleştirilen Ermeni Soykırımının 100. Yıldönümü çerçevesinde «Sağ
kurtulanlar» dizisine devam etmekte. «Sağ kurtulanlar» çocukluklarını ve
vatanlarını kaybeden sıradan insanların hikayelerini içermekte. «Sağ
kurtulanlar» 100 yıllık telafi beklentisinin 100 yıllık acı ve belleğidir. «Sağ
kurtulanlar» tanınmayı, kendi acılarının tanınması umudunu kaybetmeyen,
sayıları her geçen gün seyrekleşen
insanlar topluluğudur. «Sağ kurtulanlar»dan biri 103 yaşındaki Antranik
Matevosyan’dır.
http://moevideo.net/video/08557.0e7e0d2a6f870738a2081bd6c92c
#moevideo_snet
Erivan Sari Tagh mahallesinde kendine özgü bir hayat
yaşamakta. Zaman sanki burada özünde acele edecek bir şeyi olmadığını söyler
gibi daha sakin ve huzurlu akmakta...
Ve eğer Tanrı Erivan’da dolaşsaydı mutlaka, Ermenistan’ın
başkentinin sanki avuçlarının içinde olduğu Matevosyanların evi yakınında mola
verirdi (Fotoröportaj).
1918’in bir gününde Tanrı’nın görünmez varlığını Siranuş
Matevosyan da hissediyordu. 6 yaşındaki oğlu Antranik’i ve elinin vardığı
eşyaları alarak eşi Artem’le beraber evden kaçar. Ancak görünmez bir el onu ambara
doğru geri yöneltir.
- Burada un, fasulye, bal ve Narekalı’nın ikonasını
saklıyorduk-bugün bir asır sonra hatırlıyor 103 yaşındaki Antranik dede. Muhtemelen Tanrı ikonamızı bizmle beraber
götürmemizi istiyordu. O da bizi kurtardı.
Beklenen katliamlara ilişkin Artem, Rus Ordusunda
askerliği esnasında duydu ve aynı anda üniformalı halde akrabalarını kurtarmak
için askerden kaçtı. Ancak onun gelişine kadar kayın pederi ve kayın validesi ve
damadı hunharca katledilmişlerdi, geriye yapılacak tek şey eşi ve çocuğuyla
beraber Kars’tan gözünün kestiği yere kaçmaktı.
«Annem açık tenliydi ve Kürt kadını yerine geçsin diye
yüzüne is sürmüş ve başını siyah örtüyle bağlamıştı.» diye devam ediyor
Antranik dede annesinin hikayesini anlatmaya devam ederek.Böylece onlar, bildik mekanları yurt
ocağını ve yılların birikimi varlıklarını terk edip köyden köye gitmekteydiler.
- Varlıklarımız çoktu: Saban, inek, manda-diye saymakta
Antranik dede-. Paraların büyük kısmını gizli
bir yerde saklıyorlardı. Bunların yerini sadece büyük annem
biliyordu...Onu öldürdüler, böylece her şey kayboldu.
Onlar yolları aşındırırken, Ermeni izi süren Türkler
onların kim olduklarını anlamasınlar diye anadilleriyle konuşmamaya
çalışıyorlardı.
- Annem gece gündüz yayan yürüdüğümüzü söylüyordu.
Beraberimizde aldıklarımız çabucak bitti, ancak yorgunluğa, açlışa ve soğuğa
karşın ilerlemek gerekiyordu.
Bir sefer
onlara bir Türk askeri rastlar.
- Babam beni paltoya sarılı halde omzunda taşıyordu, Türk
askerse beni silah sanmıştı. Sonra çocuk olduğumu gürdü ve hangi milletten
olduğumuz sordu, babam ‘Kürdüz‘ dedi.
- Matevosyan ailesi kısa bir süre sonra Batum’a ulaşır ve
kışlalardan birine yerleşir. Antranik dedenin
ifadesiyle o zaman gemilerle Batum’dan Büyük Britanya’ya kaçmak
mümkündü; çokları bu fırsattan
yararlandılar, ancak onlar kalmaya karar vediler ve 2 yıl
sonra Rusya’nın Maykop kentine taşındılar.
Antranik 1930 yılında kaderin cilves olarak annesi
Siranuş’un adını taşıyan genç bir Ermeni hanımla evlenir. Ortak yaşamları
esnasında ailelerinde 7 çocuk dünayay gelir: Tevan, Haçik, Gohar, Angin,
Araksya ve ikizler Rafael ve Razmik.
1936-1937 yıllarında Antranik ailesiyle Ermenistan’ın
Etchmiatsin kentine taşınır.
- Ben sürekli oların Ruslar olduğunu, kendi topraklarında
yaşadıklarını, bizlerse Ermeniydik ve Vatana dönmenin zamanıdır şeklinde
düşünüyordum –diyor geçmişe bugünden bakarak Antranik dede.
1939 yılında
milyonlarca hayata mal olan ve birkaç neslin hayatını değiştiren İkinci
Dünya Savaşı başladı. Antrani dedeyi cepheye götürmediler, ancak savaş
yıllarında Goris’te, Akhalkelek’te ve diğer
kentlerde çalışıyordu. İlerde Matevosyanlar Erivan Sari
Tagh mahallesine taşınırlar; Antranik dede bu güne dek yaşamakta olduğu evi
kendi elleriyle inşa eder.
-İşte böyle de günlerim geçti-diye sözlerini sona erdirir
kaybettiği gençliğinin hasretiyle Antranik dede.
Artem Matevosyan hayatı erken son buldu. Eşi Siranuş 1993
yılında öldü. Şimdi eşi ve üç kardeşi Gurgen, Garen ve Arsen onunla birlikte
değiller.
Şimdi çocukları, gelinleri, torunları ve torun
çocuklarının ihtimam ve bakımıyla çevrelenmiş durumda.
Onların sayısı 70’i geçmekte.
Narekalı’nın ikonası 90 yıl sürekli elden ele geçer ve
evden eve göç eder. Onun bugün nerede olduğunu kimse bilmemekte. Ancak Antranik
dede ailelesini Osmanlı Türklerinin elinden kurtaran Tanrı’ya inanmaya devam
etmekte ve gömleğinin cebinde bu haçı hep saklamakta.
Ani Afyan
Fotoğraflar: Arsen Sarkisyan/NEWS.am
«Sağ kurtulanlar » dizisinin öncek konuları
100 yıl pişmanlık beklentisiyle. Khosrof Frangyan
100 yıl pişmanlık beklentisiyle: Arevaluys Amalyan
100 yıl pişmanlık beklentisiyle: Margarita Mkhitaryan
100 yıl pişmanlık beklentisiyle: Aharon Manukyan
100 yıl pişmanlık beklentisiyle: Sute Koçaryan
100 yıl pişmanlık beklentisiyle: Nektar Alatuzyan
100 yıl pişmanlık beklentisiyle: Silvard Atajyan
Ermenistandan haberler - NEWS.am





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.