Etiketler

Soykırım

Herkül Millas /h.millas@zaman.com.tr
Benim soykırımla ilişkim farklı. Ölümlü değil, o ilk adımı geliyor hep aklıma. İnsanların evlerini terk ettikleri o ilk anlar. Bir gün birileri kapınızı çalıyor, “hazırlanın, yarın yola çıkıyorsunuz” diyorlar. Acele bir bohça hazırlıyorsunuz. İçine ne koyardınız? Birkaç elbise ve varsa para ve mücevher mi, yoksa büyük annenizden kalma ve hep yanımda kalacak dediğiniz dantelli işlemeyi mi? Ya aile fotoğrafları, çocukken oynamış olduğunuz bebekleri ve o topacı ne yapacaksınız? Yiyecek bir şeyler almak şart. Ama insan kaç günlük yemeği taşıyabilir ki! Çocuklar konusu daha zor. Diyelim altı yaşında olanı yürüyecek. Ama üç ve bir yaşındaki zor. Babaları asker şu an. Tek başına bir kadınsınız. Hangi ayakkabıları giymeye karar vermek için vaktiniz az. Paniğe kapılmamanız gerekli. Çünkü çocuklarınız için hayata tutunmalısınız. Değerli eşyaları yanınıza almak tehlikeli olabilir. Yolda soyulursunuz. Gece bastırınca onları bahçeye gömmeyi düşünüyorsunuz.



2 yorum:

Adsız dedi ki...

Elli yil uzeri ortulen, ondan sonra bir elli yil da yalan oldugu iddia edilen dunya-alemin bildigi gercekleri inkar eden devletlerin atacagi ilk adim o gercekleri kabul etmektir. Ozur bu adimin dogal bir parcasidir ve olan-biten icin degil, yok yada yalan sayip acilari katmerlestirmis oldugu icin devlete ve onun gunumuzdeki temsilcilerine dusen vicdani bir gorevdir.

Adsız dedi ki...

Babaannemin anlattığı köy meydanında toplanma emredilmiş babaannem 6-7 yaşlarında bezdenyapılmış bir bebeği varmış annesi bir çıkın hazırlamış ve evlerini terk etmişler o dakkika babaannem bebeği evde unutmuş ve bebeği için ağlıyormuş annesi ona şöyle söylemiş bebeğin için ağlama alabilseydin bir parça ekmek alsaydın yolumuz çok uzun evet yolda tüm ailesini kaybetmiş arabın birine 1 altın liraya satılmış.

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.