Suriye’deki savaştan kaçarak Türkiye’ye gelen Claudia
Brounsuzian, tüm ayrımcılık ve tacizlere rağmen yaşam mücadelesini sürdürüyor.
Ermeni ve kadın olduğu için birçok zorluk yaşayan Brounsuzian, bir mülteci
derneğinde başkan yardımcılığı yapıyor. (Bizim kanaat önderleri Müslüman Ermenileri kurtarmakla meşgul, sonra belki sıra Hıristiyan Ermenilere de gelir. HYETERT)
İZMİR / JINHA- Suriye’den Türkiye’ye göç eden
Brounsuzian, tüm ayrımcılık ve tacizlere rağmen yaşam mücadelesini sürdürüyor.
Ermeni, kadın, mülteci olmanın zorluklarını yaşayan Broun-suzian, şimdilerde
bir mülteci derneğinde başkan yardımcılığı yapıyor
Suriye’deki savaşta babasını ve ağabeyini kaybeden
Claudia Brounsuzian Türkiye’ye göç eden binlerce kadından biri. İzmir’de
Suriyeli Mülteciler Derneği’nin ilk Suriyeli Ermeni ve kadın dernek başkan
yardımcılığını yapan 21 yaşındaki Brounsuzian, mülteci ve kadın olmanın,
zorluklarını anlattı.
Başka çare yoktu!
2012 yılının eylül ayında bir gece ağabeyi ve babasının
katledildiğini anlatan Brounsuzian, başka çaresi kalmadığı için Türkiye’ye göç
etmek zorunda kaldığını söyledi. Mersin’deki arkadaşının daveti üzerine
Türkiye’ye geldiğini ifade eden Brounsuzian, “Türkiye’ye kaçarcasına geldik.
Yolda kara çarşaf giymek zorunda kaldım ve Hristiyan olduğumuzu gizledik. Annem
evimizden ayrılırken son kez dönüp evimize baktı. Bu çok ağırdı bizim için. Tek
isteğimiz savaşın bitmesi ve geri dönmek” diye konuştu.
Tacizlere maruz kaldım
Mersin’in Taşucu ilçesinde 5 ay annesiyle kalan
Brounsuzian, ilk ayrımcılık ve tacizi burada yaşadığını anlattı. 3 ay süren
depresyon ve savaş korkusunun ardından emlakçıda iş bulduğunu ve orada emek
sömürüsünden tacize kadar insanlık dışı birçok duruma maruz kaldığını belirten
Brounsuzian, “Çalıştığım emlakçıda ayda sadece 400 lira verip köle gibi
çalıştırıldılar. Bir gün ofisi temizlerken bir adam zorla içeriye girmeye
çalıştı ve ben direndiğim için başarılı olamadı. İşveren kadın bunun üzerine
yanıma geldi ve beni azarlamaya başladı. Meğer o adamı kendisi göndermiş” dedi.
Hep kapılar yüzüme kapandı
Mersin’de yaşadıklarının ardından Kıbrıs’a giden
Brounsuzian, Suriye’de 1. sınıftan terk etmek zorunda kaldığı hukuk fakültesini
Kıbrıs’ta devam ettirmek istese de ekonomik nedenlerle okula gidemediğini
anlattı. Daha sonra İzmir’e geldiklerinde ilk 3 ay iş bulamadığını belirten
Brounsuzian, burada da birçok kez tacize uğradığını ifade etti. Brounsuzian,
“Kadın olmak, hele Suriyeli bir Ermeni olmak apayrı bir zorluk. Hep kapılar
yüzüme kapandı. İş görüşmesinde 7 dil bilmeme karşın Suriyeli ve Ermeni olduğum
için işe almıyorlardı. İnsanlar kadın olduğun için etini koparmaya
çalışıyorlar” dedi.
Binlerce mağduriyete şahit oldum
İntihara kalkışırken bir kişinin kendisini engellediğini
söyleyen Brounsuzian, “Ardından başka insanlarla tanışmaya başladım ve hayatım
yoluna girmeye başladı. İş buldum. Eğitimime devam etmek istiyorum” dedi.
İzmir’de Suriyeli Mülteciler Derneği’de başkan yardımcısı olduğunu söyleyen
Brounsuzian, “Suriyeli bir mülteci ile tanıştıktan sonra derneğe gitmeye
başladım ve derneğe katıldım. Dernekle birlikte binlerce Suriyeli kadınların
yaşadıklarına da şahit oluyorum” dedi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.