Surp Giragos, aldığı ödüllerle gurur kaynağı oldu ama,
Sason’daki Komk Manastırı ve Bingöl Karlıova’daki Meryem Ana Kilisesi, yok olma
tehlikesiyle karşı karşıya. Umalım ki Surp Giragos, ülkenin dört yanındaki
Ermeni kültür mirasının yeniden hayat bulmasına örnek olsun. Diyarbakır’daki
Surp Giragos Kilisesi’nin restorasyonu, AB Komisyonu tarafından verilen Europa
Nostra Büyük Ödülü’ne layık görüldü. 29 ülkeden 263 eser arasında seçilen 28
restorasyondan biri olarak büyük ödüle hak kazanana Surp Giragos Kilisesi
restorasyonu, aynı yarışmada iki ödüle daha hak kazandı. Öte yandan,
Anadolu’daki Ermeni kültürel mirası bakımsızlık ve tahripler sonucunda yok olma
tehlikesiyle karşı karşıya kalmaya devam ediyor.
Komk Manastırı yok olmanın eşiğinde
Kültür Bakanlığı Anadolu’da metruk durumda olan bazı
tarihî yapıları restore etse de, sayıları binlerle ifade edilebilecek tarihî
yapılar arasında bunlar çok küçük bir kısmı oluşturuyor. Öte yandan Ermenilere
ait kültürel mirası geri alıp ihya etmek üzere, yurt içi ve yurt dışından
çeşitli kuruluşlar çaba sarf ediyor.
Bu konuda çalışmalar yürüten bir kuruluş da; Sason,
Bitlis, Batman, Muş, Van, İstanbul ve Diğer Tüm İller ve İlçeleri, Köyleri
Ermenileri ve Sason İlçesi Köyleri Ermenilerinin Sosyal Yardımlaşma ve Kültürel
Dayanışma (Ermeni Azınlıkları) Derneği. Derneğin Başkanı Aziz Dağcı, bu
çerçevede Muş Surp Garabed Manastırı ve Ani antik şehri için bulundukları
girişimlerden olumlu sonuçlar aldıklarını belirtiyor. Bu girişimler arasında
yer alan Sason’daki Komk Manastırı ise yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
Bingöl Karlıova’daki Meryem Ana Kilisesi de Komk’la aynı kaderi paylaşıyor.
TBMM’den Surp Garabed cevabı
Muş’ta bulunan tarihî Surp Garabed Manastırı’nın
restorasyon çalışmaları için başlatılan girişimler hız kazandı. Dağcı’nın Surp
Garabed Manastırı çevresindeki evlerin tahliye edilmesi ve restorasyon
çalışması yapılabilmesi için yaptığı başvurulara TBMM’den gelen cevapta,
tahribatın sorumluları hakkında soruşturma açılması istendi. Surp Garabed
Manastırı’na dair tutulan raporda, manastırın olduğu bölgede şu anda 48 hane ve
6 samanlık olduğu ve Diyarbakır Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nce yenileme
projeleri hazırlandığı belirtildi. Manastır arazisindeki kaçak yapılaşmanın
tahliyesi amacıyla Muş İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün harekete geçtiği
söylenen cevap yazısında, İçişleri Bakanlığı’nın ilgili biriminin bu konuda
harekete geçeceğinden bahsedildi. Dağcı, söz konusu manastırın rölöve,
restitüsyon ve restorasyonun yapılabilmesi için gereken tüm yasal işlemlerin
devam etmesi için çalıştıklarını vurgularken, “Manastırın içerisinde 48 hanenin
ve 6 samanlığın olması Ermeni cemaatinin dinî ibadet yerine, kilisemize
hakarettir. Hiçbir insan bu hakareti kabul etmez” diyor.
Ani’de restorasyon başlıyor
1600 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan tarihi Ermeni
şehri Ani’de bulunan büyük katedralin yıllardır gündeme getirilmeye çalışılan
restorasyon çalışmaları da, nihayet sonuca ulaşıyor. TBMM, restorasyon
çalışmalarına dair verdiği bilgide, Ani Katedrali’nin restorasyonu için ön
çalışmalara başlandığını belirtti. Ani şehrinde yürütülen çalışmalar hakkında
TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanlığı’ndan bilgi talep eden Aziz Dağcı, Büyük Ani
Katedrali için yapılan teknik çalışmalara bu sene geçilmesinin beklendiği
cevabını aldı. Verilen bilgiye göre, 2005 yılında I. derece arkeolojik sit
alanı olması sebebiyle tapusu Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne
tahsis edilen Ani Katedrali’ne dair rölöve, restitüsyon ve restorasyon
projeleri, 2013’te Kars Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü
tarafından onaylanmıştı. Bu projeler kapsamında üç aşamalı olarak yapılması
beklenen restorasyon planının ilk aşaması olan ‘yapısal hareketlerin izlenmesi’
Ocak 2015 itibarıyla başlamıştı. TBMM’den Dağcı’ya iletilen yazıya göre, restorasyon
kapsamında yapılacak ihaleler bu yıl sonlandırılacak. Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan da 2 Haziran’da Kars’ta yaptığı konuşmada, ‘Ani Harabeleri’ne 12
km uzunluğunda yol yaptıklarını ve şimdi de restorasyon çalışmalarına
başlayacaklarını’ belirtmişti. Ayrıca yazıda, Ani şehrinin 2016’da UNESCO Dünya
Mirası asil listesine girmesi için çalışmaların ilgili bakanlıklarca yapılarak
Şubat 2015’te Dünya Miras Merkezi’ne teslim edildiği belirtiliyor.
Manastırı ahıra çevirdiler
Batman’ın Sason ilçesinde yaklaşık 1500 yıllık geçmişe
sahip olan Komk Manastırı’nın durumu ise diğerleri kadar iç açıcı değil. Kral
Tavit’in yaptığına inanılan ve 2 katı zemin altında toplam 3 katlı olan tarihî
yapı için Dağcı’nın girişimleriyle Mayıs ayında restorasyon çalışmaları
başlamış olsa da, manastır halen ahır olarak kullanılıyor. 1915 öncesinde 20
haneli bir Ermeni köyü olan Meşeli köyü yakınlarında bulunan ‘Kizmik Kilisa’
olarak da bilinen manastırda köyde yetiştirilen büyük ve küçükbaş hayvanlar
barındırılırken, defineciler tarafından tahrip edilen kolonlar sebebiyle
manastır çökme riskiyle karşı karşıya. Restorasyon için keşif çalışması yürüten
teknik heyetin ‘acil önlem alınması’ gerektiği raporuna rağmen şimdiye kadar
manastırın kurtarılması için herhangi bir resmi işlem başlatılmadı. Dağcı,
Meşeli köyünden manastıra giden yolun kapalı olması nedeniyle müdahale
edemediklerini belirtiyor. Manastırın restorasyonu ve manastıra giden 1,5 km
uzunluğundaki yolun yapımı için gerekli girişimleri yaptıklarını kaydeden
Dağcı, “Bakanlığın restorasyon çalışması yapımını beklerken, ahırla
karşılaştık. Birçok kültüre ve dinî inançlara beşiklik eden yüzyılların mirası
olan tarihî yapı, yok olmakla yüz yüze. Kaderine terk edilmiş olan manastırın
bir an evvel turizme kazandırılması gerektiğini söylüyoruz” diye konuştu.
Anadolu’da bu durumda olan tek tarihî yapı da Komk
Manastırı değil. Bingöl’ün Karlıova ilçesinin Toklular (eski adıyla Tokhliyan)
köyünde bulunan Meryem Ana Kilisesi de definelerce tarafından tahrip edilmiş
halde. Kilisede bulunan ikonaların ve resimlerin çalındığını ifade edilen
köylüler, artık kilisenin taşlarının çalınmaya başladığını belirtiyorlar.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.