Serkan Üstüner
Yerli ve milli olmak sahi ne demek?... Milli ve yerli
demek: Misal AB’nin beslediği fonlardan cukkalamayan gazeteci yerli ve
millidir. Çeşitli devletler adına Türkiye aleyhtarlığı yapan gazeteci milli
değildir. Bu vatanın salahiyetinden çok cebini düşünen, patron yalakalığı yapan
gazeteci milli ve yerli değildir… Gelelim şu laik ve amca ve teyzelerin ultra
şovenist gazetesine. Geçen günkü nefret kusarak attığı manşetinde AK Parti’nin
Kürt kökenli vekillerine bir de Ermeni kökenli Markar Esayan’a etnik kimlik
üzerinden gayri milli demiş… Milli olmak ırka dayalı bir temele bağlı olamaz.
Bugün manşetine taşıdığınız Markar Esayan bu toprakların milli ve yerli
unsurudur. Sizinle mukayese edilemeyecek kadar vatanperverdir. Esayan, Artin ve
Agop Paşaların, Vahan Efendilerin izinden yürümektedir. 2. Abdülhamid koca
maliyeyi Agop paşaya teslim ederken koca bir imparatorluğun kaderini de bir
Ermeni’ye emanet ediyordu. Agop Paşa’nın izinden gitmek ne kadar güzel.
***
Yerli ve milli olmak sahi ne demek?
Gerçekten çok yalın bir cümle: Yerli ve milli olmak
açıklanmasına bile mahal verilmeyen cinsten.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “550 tane yerli ve milli vekil”
sözleri üzerine birçok yorum yapıldı.
Bunu ciddi ciddi soranlar oldu. “ Yerli ve milli ne
demek?” Bunu soran büyük köşe yazarlarına küçük bir cevap verelim. Malum en
azından meraklarını giderelim.
Milli ve yerli demek: Misal AB’nin beslediği fonlardan
cukkalamayan gazeteci yerli ve millidir.
Çeşitli devletler adına Türkiye aleyhtarlığı yapan
gazeteci milli değildir.
Bu vatanın salahiyetinden çok cebini düşünen, patron
yalakalığı yapan gazeteci milli ve yerli değildir.
Kendi payınıza düşeni aldığını umuyorum. Şimdi yerli ve
milli vekil meselesine gelelim:
Bu toprakların insanın verdiği vergilerle maaşını
alacaksın, makam arabasına bineceksin, sonra da bu memleketin ‘Mehmetçiğine’
kurşun sıkandan emir alacaksın, gördüğünde kucaklayacaksın, terörist cenazesini
sırtlayacaksın işte buna kısaca gayri milli deniyor.
Bitti mi? Bitmedi. Avrupa’dan aldığın talimatları burada
uygulayacaksın, ‘Halkımız silahlanmalı’ diyerek bir iç savaş çağrısı
yapacaksın. Bak bu da hainlik derecesinde gayri yerli.
Amerika dönüşü sokakları ateşe verip 50 Kürt’ü
öldürteceksin. Sonra da barış güvercini pozlarına soyunacaksın. Misal bu hem
uyduruk devrim inanışını inkar etmek hem de ABD gölgesinde siyaset.
Bu örnekleri çoğaltabiliriz: Yine bir başka genel başkan
ABD’ye seslenip bizi iktidar yapın bizimle kolay anlaşırsınız diyerek kendi iç
dünyasını ortaya koymuştu.
Gazi Meclis’in ruhuna aykırı vekil mi istiyorsunuz biz de
gırla. Türkiye’ye karşı İran’ın safında yer almaya ant içmişten tutun da Esed
aşığı, Sisi hayranı vekillere uzanan bir silsilemiz mevcut. Bunun yanında dışı
milli içi Soros ve ABD mandacısı tipler de yok değil.
Gelelim şu laik ve amca ve teyzelerin ultra şovenist
gazetesine. Geçen günkü nefret kusarak attığı manşetinde AK Parti’nin Kürt
kökenli vekillerine bir de Ermeni kökenli Markar Esayan’a etnik kimlik
üzerinden gayri milli demiş.
Bu kadar cehaletle bu adamlar memleketin en büyük
gazetelerinde baş köşede yazdılar, televizyonlarını yönettiler. Düşünün o
zamanki memleketin halini.
Yine bu gazete Erdoğan’ın ‘Asabiyet’ sözünü bilmediği
için yanlış bir manşetle çıkmış, Asabiyeti sinir, kızgınlık manalarında
kullanmıştı. Erdoğan’ın söylediği ise ırk ve soy manasındaydı.
Her seferinde Atatürkçüyüz sloganıyla yaşamayı gaye
edinenlerin Türkçe bilmemesi de ayrı bir konu.
Gazetenin meşhurları arasında millete bidon kafalı,
Kürtlere katır diyen de var, lise öğrencilerini namaz kılıyorlar diye fişleyen
zabıta televizyoncusu da. Yıllarca aldığı milyonlarca dolar transfer
ücretlerinden sonra hükümet beni işsiz bıraktı diyen de. Hepsi burada yani.
Kafası hala 1940’ların CHP zihniyetinde kalmış ve durmuş büyük gazeteciler!
Küçük bir tarih dersi verip cehalete fazla bulaşmadan
yazımızı bitirelim:
Milli olmak ırka dayalı bir temele bağlı olamaz. Bugün
manşetine taşıdığınız Markar Esayan bu toprakların milli ve yerli unsurudur.
Sizinle mukayese edilemeyecek kadar vatanperverdir.
Esayan, Artin ve Agop Paşaların, Vahan Efendilerin
izinden yürümektedir. 2. Abdülhamid koca maliyeyi Agop paşaya teslim ederken
koca bir imparatorluğun kaderini de bir Ermeni’ye emanet ediyordu. Agop
Paşa’nın izinden gitmek ne kadar güzel.
Küçük bir tarihi not: Agop Paşa, 21 Şubat 1887’de
maliyenin durumu nedeniyle Hazîne–i Hâssa Nâzırlığı ve Mâliye Nâzırlığı
görevleri dolayısıyla iki yerden maaş almasının doğru olmadığını belirterek
maliye bakanlığı görevinden doğan maaşının ödenmemesini talep etti. Bu talep
doğrultusunda 23 Şubat 1887 nezaret nazırlığı maaşının yarısının ödenmesine ve
gazetelerle dahi ilan edilmesine karar verildi.
Bilmem anlatabildim mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.