Markar Esayan
Sanırım, Cumhurbaşkanı'nın konuşmalarından sonra en çok
saldırıyı alan ikinci kesim, biz Milli Görüş'ten gelmeyen veya ırk olarak Türk
veya din olarak Müslüman olmayan AK Partililer oluyor. Nitekim o konuşmadan
sonra da, sosyal medya ve ardından diğer medya cenahlarında ağır ırkçı
saldırılara maruz kaldık…Onlara göre, bu ülkede milli ve yerli olmak için belli
bir ırktan doğmak gerekiyor… Ama, bizim gibi insanları “olağandan” daha fazla
linç etmeleri, sadece aldıkları ihaleye uygun davranma mecburiyeti veya faşist
olmaları nedeniyle değil. Onlara göre, bir Ermeni, (nereden çıktıysa bu
saplantı) AK Parti'nin ve Erdoğan'ın doğal düşmanı olmalıdır. Bir Kürt,
özgürlükçü bir solcu, bir Alevi, bir başı açık kadın da öyle... Tamam ırkçılar
ama bu aşağılık tavır başka bir nedenden de kaynaklanıyor. Kolonyal eski bir
yöntem o...
***
Sayın Cumhurbaşkanı'nın Yenikapı Barış mitingindeki
konuşmasında yerli ve milli kavramlarını dile getirmesi, bugün yaşanan
siyasi/siyaset dışı mücadelenin tam ortasına oturduğu için çok ilgi çekti.
Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın konuşmalarında “linç” için malzeme arayanlara
yürek tüketip laf anlatmanın hiçbir anlamı yok. Lakin tartışma ve konu
kıymetli. Devam etmekte fayda var.
Sanırım, Cumhurbaşkanı'nın konuşmalarından sonra en çok
saldırıyı alan ikinci kesim, biz Milli Görüş'ten gelmeyen veya ırk olarak Türk
veya din olarak Müslüman olmayan AK Partililer oluyor. Nitekim o konuşmadan
sonra da, sosyal medya ve ardından diğer medya cenahlarında ağır ırkçı
saldırılara maruz kaldık.
İlginçtir, şimdi bu kesimler, bir yandan AK Parti'nin monolitik,
dışa kapalı, otoriter ve kendisinden başkasına tahammülü olmayan bir parti
olduğunu iddia ederken, aynı anda, (cemaatin Sözcü gazetesinin dünkü ırkçı
manşeti gibi) ırk, din, meşrep olarak farklı üyelerini öne çıkararak AK
Parti'yi “yerli ve milli” olmamakla suçluyorlar.
Onlara göre, bu ülkede milli ve yerli olmak için belli
bir ırktan doğmak gerekiyor. Ama bununla da kalmıyor. Mesela dindar
olmayacaksınız, Batı himayesini kabul edeceksiniz, tarihinizi 1923'ten
başlatacaksınız ve öyle memleket işlerine karışmayacaksınız.
Sözcü'nün ifşa ettiği şey çok değerli. Kendilerine
teşekkür ediyorum. Çünkü tam da Sayın Cumhurbaşkanı'nın, ülkedeki kendisine
batılı, laik vs. diyen faşistlerden fersah fersah demokrat ve vizyoner olduğunu
ispatlamış oldular. İşte Sözcü'nün sergilediği bu ırkçılık gayrımillilik ve
gayrıyerliliktir. Sayın Erdoğan'ın da dikkatini çektiği, bu ırkçılıktan
sıyrılmak, çoğulcu ama yerli bir yapı oluşturmaktır. Bir millet içinde türlü
halklar, meşrepler, partiler, medya, STK'lar olabilir. Olmalıdır. Ama bizi
ortaklaştıran, bu ülkeye dair duyduğumuz sevgi, bağlılık ve endişedir.
Bu nedenle Sayın Erdoğan “Hangi partiden olursa olsun,
milli ve yerli milletvekilleri olsun” demiştir. Çünkü bu Sözcü gibi gazete
görünümlü dezenformasyon ve nefret makineleri, istedikleri kadar bayrak,
Türklük vs. pazarlasınlar “yerli ve milli” değildir. Ülkenin altını oymakta,
insanları ayrıştırmaktadır.
Ama, bizim gibi insanları “olağandan” daha fazla linç
etmeleri, sadece aldıkları ihaleye uygun davranma mecburiyeti veya faşist
olmaları nedeniyle değil.
Onlara göre, bir Ermeni, (nereden çıktıysa bu saplantı)
AK Parti'nin ve Erdoğan'ın doğal düşmanı olmalıdır. Bir Kürt, özgürlükçü bir
solcu, bir Alevi, bir başı açık kadın da öyle...
Tamam ırkçılar ama, bu aşağılık tavır başka bir nedenden
de kaynaklanıyor. Kolonyal eski bir yöntem o... AK Parti, Erdoğan ve tabanını
DAEŞ'ten hallice, mezhepçi, farklılığa kapalı bir kimliğe oturtmak istiyorlar
ki, bu hareket meşruiyetini, özellikle de Batı'da desteğini kaybetsin, darbe demokratik
bir görünümle kotarılabilsin. Tıpkı Mısır'daki gibi...
Medya ve sivil toplum ellerinde olduğu için bunu kısmen
başarıyorlar da. Ancak, işte bizim gibilerin AK Parti'deki varlığı, bu
dikotomiyi/ezberi bozuyor.
Bu nedenle, onca emeklerinin boşa çıkmasını sağlayan bu
kişilerin ne kadar nefret çektiklerini tahmin edersiniz.
Bilmedikleri bir şey var ki, öyle rüzgar yaratmakla
insanların hafızası ve tavrı değişmez. Bir iki tanesine paralel gazetesinde üç
beş kuruş verip ortalıkta dolandırabilirsiniz, ama bu, yakılacak odunları
cilalamaya benzer. Yüz kaplan gücünde Hürriyet veya Todays Zaman köşesi bile,
olmayan saygınlığı, olmayan ahlakı ve aklı yaratamaz. Güneş de balçıkla
sıvanmaz.
Buna benzer durumu 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın
başında yaşamıştık. Şimdi de Kürt halkını kandırarak aynı oyunu sergilemeye
çalışıyorlar. Dün Osmanlı'da yabancı devletlerin ajanları ve yerli
işbirlikçileri cirit atıyordu, şimdi de gelişen iletişim araçları ile aynı şey
daha yoğun Türkiye'de sergileniyor.
Oysa mesela Ermenilerin Millet-i Sadıka sıfatının yanında
bir diğer sıfatları da, “Son Osmanlı” oluşlarıdır. Bugünkü beşbenzemez
ittifakın ataları, yani İttihatçılar tehciri gerçekleştirirken, dindar Müslüman
komşularımız ve haysiyetli Osmanlı devlet görevlileri bizim dedelerimizi
ölümden kurtarmışlardı. İşte o haysiyetli damarın bugünkü temsilcisi AK
Parti'dir. Bu nedenle, Dersim için özür, 1915 için taziye yayımlama
sorumluluğunu da Sayın Erdoğan yerine getirmiştir.
Hiç hikaye okumasınlar. Biz ırkçının da, faşistin de kimler
olduğunu gayet iyi biliyoruz. İttihatçı torunları, CHP'liler azınlık mallarına
el koyarken, bugün dindar hükümet bunları geri veriyor, bir dediğimizi iki
etmiyor. Sorun mal mülk değil. Son 13 yıllık süreç, bizim bu ülkede hem Ermeni,
hem Kürt, hem Alevi, hem de aynı zamanda eşit yurttaş olmamızı sağladı.
Ülkemizde çıktığımız gurbet Erdoğan sayesinde bitti.
Artık daha tecrübeliyiz. Kürtler PKK ve HDP'nin oyununa
gelmiyor, sokağa dökülmüyor. Ben inanıyorum ki, MHP ve CHP'li seçmenler de
partilerinin bu ülkeyi gayrımilli bir tavırla mahva sürüklemelerine dur
diyeceklerdir.
Bu ülkenin kurtuluşu, ayağa kalkışı, Türk, Kürt, Alevi,
Ermeni, milliyetçi, dindar, solcu, müslim gayrımüslim birlik, milli ve yerli
olmaktan geçiyor.
*Tüm İslam alemi ve vatandaşlarımızın Kurban Bayramı
mübarek olsun. Kurban Bayramı acılı İslam coğrafyası ve tüm dünyaya barış ve
esenlik getirsin, bizlere de nefislerimizi kurban etme hikmetini nasip etsin.
http://www.yenisafak.com/yazarlar/markaresayan/sozcu-zihniyeti-erdoganin-tirnagi-dahi-etmez-2021999
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.