Dr. mad. Sarkis Adam
1955’de zamanın Türkiye' sinde iktidar partisi Demokrat Partinin
yanlış, hatalı politikası ve yönetimi sonucunda oluşan ve gittikçe kötüleşen
Ülke ekonomisi, Ülkenin dış politikada kaybettiği saygınlık, halk arasında
huzursuzluk, gerginlik, iktidara karşı güven ve itibar kaybı yaratmış, buna
karşılık muhalefeti daha güçlü duruma getirmişti. Bu arada Kıbrıs sorunu
Türkiye kamuoyu gündemine oturmuş, iktidarın yandaş basını halkın milliyetçi
duygularını ateşleyen "Kıbrıs Türk'tür" sloganlarını manşet yaparak, gündemi
çarpıtıyor halkı galeyana getirmeye çalışıyordu.
Diğer taraftan ise Londra'da Kıbrıs sorunuyla ilgili
Uluslararası görüşmeler devam ediyordu, 6 Eylül 1955 öğle saatlerinde Londra'da
alınan kararla dar boğaza giren DP iktidarı, bu durumu Türk kamuoyundan
gizlemek ve durumu dengelemek için halkın milli duygularını kullanmak amacıyla
yandaş basın yoluyla "Atamızın Evi Bombalandı" yalan haberin
yaygınlaşmasını sağladı ve halkın milli duygularını kaşıyarak halkı galeyana
getirdi. Başta Rumlar olmak üzere Müslüman olmayan halkın evleri, işyerleri,
ibadethaneleri, okulları yağmalandı, talan ve tahrip edildi. Ölüm, yaralama,
darp, ırza tecavüz olayları yaşandı.
6-7 Eylül 1955 olayları Türkiye 'de toplumsal ve siyasi
yaşamın karanlık dönemlerinden ve utanç sayfalarından biri olarak anılmaktadır
ve böyle anılacaktır. Bu olaylarda 11 ölü, 300 yaralanma olayı olmuş, 400 kadın
tecavüze uğramış, 4210 ev, 1004 iş yeri, 73 kilise, 1 sinagog, 2 manastır 26
okul ile aralarında fabrika, otel, bar, atölye gibi yerlerin bulunduğu 5300 mekân
tahrip edilmiştir. Maddi hasarın, zamanın parasıyla 150 milyon - 1 milyar TL
olarak tahmin edilmiş, DP hükümeti mağdurlara 60 milyon tazminat ödemiştir.
Olaylardan sonra sıkıyönetim ilan edilmiş 5104 kişi
tutuklanmıştır. Bu olayların ardından binlerce Rum, Ermeni ve Yahudi Türkiye’yi
terk ederek göç etmiştir.
6-7 Eylül 1955 olayları, çok uluslu Osmanlı devlet
yapısından, Türk - Ulus devlet yapısına geçiş döneminde yaşanan sorunlarla
ilişkilendirmek mümkün. Farklı etnik gurupları bağrında barındıran Anadolu'nun
mozaik yapısının ve Osmanlı zihniyetinin başarıyla değiştirilmesinden sonra
geliştirilen zihniyet Ulus- Devlet anlayışının devlet kuruluşunda "Türk
Kimliği"ni vazgeçilmez unsur ve şart olarak görmüştür. Yeni kurulan devlet
yapısı ve anlayışı Müslüman olmayan azınlıkların bazı haklarını korumasına
rağmen, günlük yaşamda kimlik politikasını "Türklük" üstünde
temellendirmiş ve bu yolla çağdaşlaşmayı amaçlamış, batılaşma sürecine bu
şekilde hız kazandıracağını ümit etmiştir.
6 - 7 Eylül 1955 Olayları, 1930'larda Kürtlere uygulanan
göç politikasının, 1934’te Yahudileri zorunlu göçe zorlayan "Trakya
Olayları" politikasının, 1942’de yalnızca Müslüman olmayanlara uygulanan
"Varlık Vergisi" politikasının ve zihniyetin 1955 'de de devam
ettiğini göstermektedir bir.
6-7 Eylül 1955 yılında ben 10 yaşında idim, rahmetli
annem, rahmetli babam ve iki kız kardeşlerimle Kurtuluş- Büyük Akarca
mahallesinde ara sokakların birinde kiracı olarak ikamet ediyorduk. Annem,
2014' de rahmetli olan erkek kardeşime 6 aylık hamile idi. 6 Eylül akşamı saat
18-19 'a doğru mahalleye ellerinde kazma, kürek, balta, döner bıçağı gibi
yaralayıcı aletler taşıyan "Kıbrıs Türk'tür" diye sloganlar atan,
çevreye korku saran, Müslüman olmayan insanların evlerine, iş yerlerine, ibadet
yerlerine saldıran, tahrip eden, talan eden, yağmalayan kadınlarına saldıran
8-10 kişilik guruplar akın akın gelmeye başladılar. Hepimizi korku sarmış,
korkudan evin bir köşesine sinmiştik, özellikle hamile olan annem korkudan
baygınlık geçirmiş titriyordu. Rahmetli babam, "Korkmayın, arka bahçe
kapısından çıkar, iki sokak ötemizdeki babamın (dedemin) evine gideriz, babamın
kapı komşusu polis Muzaffer Bey (dedemin komşusu) bizi korur" diyerek bize
kuvvet vermeye çalışıyordu. Bu arada evimizin kapısı çalındı, hiç birimiz
kapıyı korkudan açamıyorduk. Babam, benden pencereden kapıya bakmamı istedi,
kapımızı çalan, komşumuzdu. Heyecandan ve korkudan bayrak asmayı unuttuğumuz
için bize yardıma ve ikaz etmeye gelmiş beraberinde de bayrak getirerek
bana:"Oğlum bu bayrağı pencereden asın "demiş bizleri rahatlatmıştı.
6-7 Eylül 1955 Olayları, Türkiye'nin yakın tarihinin kara
ve utanç sayfalarından biridir
Dr. med. Sarkis Adam
Kaynak :
-
6-7 Eylül Olayları (Radikal - Eylül 2005)
-
400 Kadın Tecavüz Edildi (Dr. Dilek Güven -
Sabah - 1 Şubat 2009)
-
6-7 Eylül 1955, Karanlıkta Kalan Büyük Utanç
(Toplumsal Tarih Dergisi)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.