Murat Bebiroğlu
Raporda özellikle biz azınlıkları ilgilendiren bölümleri aşağıya aldık. Kanımca raporda önemli değişiklikler yenilikler olmadığı gibi pek çok da eksiklik var. Ermeni patrik seçimi, Müslüman olmayan azınlıkların, Azınlık Değerlendirme Şube Müdürlüğünde[iii] temsil edilmesi gibi konulara yer verilmediği gibi, bizim için hayati önemde olan cemaatin tüzel kişiliği ve örgütlenmesine izin verilmesi konusu bir cümle ile geçiştirilmiştir. Bu konularla ilgili görüşlerimi ikinci yazıda ele alacağım.
Avrupa Komisyonunun Avrupa Parlamentosuna, Konseye,
Ekonomik ve Sosyal Komiteye ve Bölgeler Komitesine 18. raporunu açıklandı[i].
Rapor, AB Bakanlığının bildirisi ile eleştirildi.[ii]
Raporun bizim kanaat önderlerini ve yöneticileri ne kadar
ilgilendirdiğini bilmiyorum ama bizim için çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Raporda özellikle biz azınlıkları ilgilendiren bölümleri
aşağıya aldık. Doğrusu raporda önemli değişiklikler yenilikler olmadığı gibi
pek çok da eksiklik var. Ermeni patrik seçimi, Müslüman olmayan azınlıkların,
Azınlık Değerlendirme Şube Müdürlüğünde[iii]
temsil edilmesi gibi konulara yer verilmediği gibi, bizim için hayati önemde
olan cemaatin tüzel kişiliği ve örgütlenmesine izin verilmesi konusu bir cümle
ile geçiştirilmiştir. Aşağıda göreceğiniz konularla ve gündeme alınmayan
sorunlarla ilgili görüşlerimi ikinci yazıda ele alacağım.
Raporun önemli bölümleri:
-
Raporda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden
(AİHS) kaynaklanan haklar ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı tam
olarak uygulanmamaktadır. Türkiye'nin, AİHM içtihadını ve tüm hakları
kapsayacak şekilde eylem planının kapsamını genişletmesi ve uygulamasının
izlenmesinin iyileştirmesi gerekmektedir.
-
Ayrımcılık yapmama ilkesi, yasal zeminde ve
uygulamada yeterince uygulanamamakta ve korunmaya en muhtaç gruplar ile azınlık
mensuplarının hakları yeterince korunmamaktadır. Toplumsal cinsiyet temelli
şiddet, ayrımcılık ve azınlıklara yönelik nefret söylemi, lezbiyen, eşcinsel,
biseksüel, transseksüel ve interseks (LGBTI) bireylerin haklarına saygı başlıca
endişe verici alanlardır.
-
Uygun olmayan kısıtlamalara izin verdiğinden,
Anayasa ifade özgürlüğü hakkını tam olarak güvence altına almamaktadır. Çok
sayıda kanun ifade özgürlüğünü kısıtlamaktadır ve Avrupa standartlarıyla uyumlu
değildir… Söz konusu mevzuat AİHM içtihadıyla uyumlu değildir. Dini değerlerin
aşağılanması, hapis cezası gerektiren bir suçtur. Hapis cezasının yanı sıra,
yüksek para cezalarının da özgür basın haberciliği üzerinde caydırıcı etkileri
olmuştur.
-
Nefret söylemine ilişkin mevzuat AİHM
içtihadıyla uyumlu değildir. Gazetecilerin kayıt ve akreditasyonu ve bilgiye
erişim hakkındaki mevzuat uluslararası standartlara tam olarak uygun değildir.
-
Türkiye'nin, özellikle ifade özgürlüğü, suçun
cezasız kalmasıyla mücadele, toplanma özgürlüğü, kişisel verilerin korunması ve
azınlıklara mensup kişilerin korunması başta olmak üzere, temel hak ve
özgürlüklerin tam olarak gözetilmesini sağlaması gerekmektedir.
-
Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü konusunda,
ibadet özgürlüğüne genel olarak saygı gösterilmeye devam edilmiştir.
Cemevlerine ve zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerine ilişkin mahkeme
kararları, düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne saygı için elverişli bir ortamın
yaratılmasına katkıda bulunmuştur. Ancak, AİHM kararları, Avrupa Konseyi
tavsiye kararları ve AB standartları doğrultusunda hukuki çerçevenin
değiştirilmesine ve uygulanmasına ihtiyaç vardır.
-
Zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi
derslerinden muafiyet, kimlik kartlarında din hanesinin bulunması, dini
topluluk ve kurumların tüzel kişiliği, din adamı seçimlerine katılım kuralları,
ibadet yerleri ile yabancı din adamlarına oturma ve çalışma izni verilmesi
konularına ilişkin kararların uygulanmasına özel önem verilmelidir. Türkiye,
zorunlu askerlik hizmetini yapan kişilere, vicdani ret hakkını tanımayan tek
Avrupa Konseyi üyesidir. Patrikhane, resmi makamlardan “Ekümenik” unvanını
serbestçe kullanabileceğine dair bir işaret almamıştır. Avrupa Konseyi Venedik
Komisyonunun bu konulara ilişkin 2010 tarihli tavsiyeleri henüz
uygulanmamaktadır.[iv]
-
Din adamlarının eğitimi konusundaki kısıtlamalar
devam etmiştir. 1971’den bu yana kapalı olan Heybeliada Rum Ortodoks Ruhban
Okulu'nun açılması konusunda adım atılmamıştır.
-
Ermeni Patrikhanesinin, üniversitede Ermeni
diline ve Ermeni din adamlarına yönelik bir bölüm açılması önerisi birkaç
yıldır sonuçlanmamıştır.
-
Süryani Ortodoks cemaati, resmi olarak kurulmuş
okullarda değil, sadece gayri resmi olarak eğitim verebilmektedir.
-
Hristiyanlara ve Musevilere yönelik nefret
söylemi ve nefret suçları bildirilmeye devam etmiştir. İstanbul'daki Ayasofya
Müzesinin camiye dönüştürülebileceği yönündeki mesajlar tartışmalara yol
açmıştır.
-
Ocak'ta Vakıflar Meclisi, İstanbul'daki Ermeni
Katolik Kilisesinin tüzel kişiliğini (vakıf statüsü) iade etmiştir. Mor Gabriel
Süryani Ortodoks Manastırının arazi mülkiyeti konusundaki davalar da dâhil
olmak üzere, mülkiyet iadesine ilişkin çok sayıda dava devam etmiştir.
Süryaniler ve Yezidiler, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde taşınmazların
tescili ile ilgili zorluklarla karşılaşmışlardır. Latin Katolik Kilisesinin
tüzel kişiliği ve cemaat vakfı statüsü bulunmamaktadır ve bu durum
taşınmazların tescili ile geçmişte el konulmuş olan taşınmazların iadesini veya
tazminini imkânsızlaştırmaktadır.
-
Türk makamlarının değiştirilen 2012 tarihli Tapu
Kanunu'nun diğer ülke vatandaşlarının dışında Yunanistan vatandaşlarının mülk
edinimini kısıtlayan uygulamasını takiben, Yunanistan vatandaşlarının
mülkiyetin miras yoluyla edinilmesi ve mülkiyetin tescil edilmesinde hâlâ
sorunlarla karşılaştığı bildirilmiştir. Venedik Komisyonunun mülkiyet ve eğitim
haklarının korunmasına ilişkin 2010 tavsiyelerinin uygulanması gerekmektedir.
-
Hükümet ve azınlık temsilcileri arasındaki diyalog
devam etmiştir. Özellikle gayrimüslim cemaatlere yönelik davalarda olmak üzere,
nefretin teşvik edilmesine ilişkin kısıtlayıcı yorumlar mahkemelerde devam
etmiştir.
-
Azınlıklara yönelik nefret söylemi ciddi
endişeler yaratmaya devam etmektedir. Gökçeada'daki Rum azınlık okulunun
ortaokul ve lise kısmı Eylül itibarıyla faaliyete geçmiştir.
-
Ayrımcı söylemlerin silinmesi için ders
kitaplarının gözden geçirilmesi ihtiyacı devam etmektedir.
-
Türk vatandaşı olmayan ve azınlık okullarına
misafir öğrenci statüsüyle devam eden çocukların, resmi mezuniyet belgesi
alabilmeleri yönünde herhangi bir tedbir alınmamıştır ve yasalar uyarınca,
bahse konu belgeleri yalnızca Türk vatandaşları alabilmektedir. Türkiye'nin
sadece başka bir devlet tarafından Türk vatandaşlarına tanınan haklara benzer
hakları tanımasını ifade eden mütekabiliyet ilkesi geçerliliğini sürdürmüştür.
-
Gayrimüslim cemaat vakıflarının seçim usullerine
ilişkin düzenleme halen yayımlanmamıştır ve bu durum, azınlık vakıflarının,
kurul üyeleri için seçim yapabilmelerini engellemektedir.
-
Başbakan, Nisan 2015'te, 1915 olaylarının 100.
yıldönümünün arifesinde, hayatlarını kaybedenlerin torunlarına bir kez daha
taziyelerini sunmuştur. Avrupa Birliği Bakanı, bir anma törenine katılmış;
törende Cumhurbaşkanı'nın mesajı okunmuştur. Sivil toplum örgütleri tarafından
İstanbul, Diyarbakır, Ankara, İzmir ve Van'da düzenlenen özel anma
etkinlikleri, barışçıl bir şekilde gerçekleşmiştir. Türk makamları, söz konusu
olaylar yurtdışında soykırım olarak her tanındığında, sistematik olarak ve
güçlü bir biçimde tepki vermiştir.
-
Ermeni gazeteci Hrant Dink'e yönelik 2007'de
gerçekleştirilen suikastla ilgili dava yavaş ilerlemektedir. Dink suikastının
anılması amacıyla çeşitli etkinlikler gerçekleştirilmiştir.
-
Ermenistan ile ilişkilerin normalleştirilmesine
yönelik 2009 yılı protokolleri henüz onaylanmamıştır.
Devam edecek ./.
[ii]
http://hyetert.blogspot.com.tr/2015/11/ab-bakanlgnn-2015-yl-turkiye-ilerleme.html
[iii]
http://www.illeridaresi.gov.tr/azinlik-sorunlarinin-degerlendirilmesi-sube-mudurlugu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.