Konuşmasında Patrik Bartholomeos, Yeni Roma sayılan
Konstantiniyye’nin başpiskoposu konumunu savundu. Konuşmasının başlıca mesajı
“Ben Ortodoks dininin kurucularının halefiyim” idi. Bunun yanı sıra Patrik
Bartholomeos, her halkın kendi alfabe hakkının olduğu gibi etnik özelliğinin
tamamen tanınması gerektiğini de savundu. Konuşmasında ama Bulgar Patriğine
hitabıyla Konstantiniyye için Bulgar kilisesinin patrikhane değil, hala
ekzarklık olduğunu gösterdi… Skandal ama bununla sınırlı kalmadı. “Stara
Planina” nişanı ile ödüllendirilmesinde Patrik Bartholomeos, Birinci Dünya Savaşı
sırasında Syara ve Drama civarındaki manastırlardan Sofya’ya nakledilen kilise
kutsal eşyası ve belgelerinin geri verilmesi konusunu dile getirdi. Bu sorun
ise çoktan ikili Bulgar-Yunan sözleşmeler ve uluslararası konvansiyonlar
tarafından çözülmüştür.
***
Diplomasi çok hassas bir alandır. Kilise’de diplomasi söz
konusu olduğunda da bu böyledir. Tüm bunlar, Rum Ortodoks Patrikhanesi Patriği
Bartholomeos ve Bulgar Patriği Neofit’in “Az. Aleksandır Nevski” katedralindeki
Arhangelovden yortusu için ayinden sonraki sözlerinden de belli oldu.
Konuşmasında Patrik Bartholomeos, Yeni Roma sayılan
Konstantiniyye’nin başpiskoposu konumunu savundu. Konuşmasının başlıca mesajı
“Ben Ortodoks dininin kurucularının halefiyim” idi. Bunun yanı sıra Patrik
Bartholomeos, her halkın kendi alfabe hakkının olduğu gibi etnik özelliğinin
tamamen tanınması gerektiğini de savundu. Konuşmasında ama Bulgar Patriğine
hitabıyla Konstantiniyye için Bulgar kilisesinin patrikhane değil, hala
ekzarklık olduğunu gösterdi.
Bulgar Patriği Neofit de Patrik Bartholomeos’a hitabında
tutumlu kaldı ve konuşmasında Bulgaristan Ortodoks Kilisesi’nin bütün
yıldönümlerini hatırlattı. Bunlar da şöyle: Bulgar halkının vaftizinin 1150.
yıldönümü, 870 yılında ilk Bulgar başpiskoposluğunun kurulmasının 1145.
yıldönümü. Eski anlaşmazlıklara dikkati çevirmek yerine Patrik Neofit, iki
kilise arasındaki asırlarca devam eden Tanrı’daki birliği üzerinde vurgu yaptı.
Bununla Patrik Neofit, “biz eşitiz ve Konstantiniyye’nin herhangi bir iddiası
olamaz” demek istiyordu. Skandal ama bununla sınırlı kalmadı. “Stara Planina”
nişanı ile ödüllendirilmesinde Patrik Bartholomeos, Birinci Dünya Savaşı
sırasında Syara ve Drama civarındaki manastırlardan Sofya’ya nakledilen kilise
kutsal eşyası ve belgelerinin geri verilmesi konusunu dile getirdi. Bu sorun
ise çoktan ikili Bulgar-Yunan sözleşmeler ve uluslararası konvansiyonlar
tarafından çözülmüştür.
Bu skandaldan kim kazandı ve kim kaybetti? Kaybeden kuşkusuz
ekoloji, yoksullukla mücadele ve Yakın Doğu’daki Hıristiyanların korunması için
çalışmalarını tanıyan inananlar arasında ve Bulgar topluluğunda iyi adı olan
Patrik Bartholomeos. Patrik Bartholomeos’un şimdiki iddiaları ve önceden ilan
edilen medya mensuplarıyla görüşmesini atlatarak medyaları tanımaması, zor bir
hap oldu.
Bu hoşnut olmayan durumdan kazanan ise kuşkusuz Patrik
Bartholomeos ile öngörülen görüşmeyi reddeden Başbakan Boyko Borisov.
Bnr
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.