Etyen Mahçupyan / etyen.mahcupyan@aksam.com.tr
Bu seçimde meselenin özü şuydu: Söz konusu esnek seçmen
davranışı sergileyebilen kesim açısından bakıldığında, apaçık şekilde daha
doğru davranan bir AKP vardı. Bu eğilimin AKP’yi sosyolojik açıdan ‘normal’
düzeyi olan yüzde 45’e doğru çıkaracağı belliydi. Ama bir ilave olgu daha
yaşandı. Parti tercihleri üzerinde ne denli etkili olacağını bilemediğimiz bir
olgu: Söz konusu aynı kesim açısından MHP ve HDP apaçık şekilde daha yanlış
davranmışlardı. Öte yandan bunun bir oy kaymasını ifade edip etmeyeceği belli
değildi, çünkü bu seçmenlerin bir önceki seçimde farklı bir partiye oy vermiş
olmaları şimdi AKP’ye doğru bir geçişi zorlaştırabilirdi… Seçim sonuçları bunu
bize söylüyor… Bu ‘eşik’ hiç de yüksek değil. Türkiye toplumunun en az üçte
biri son derece sağduyulu ve rasyonel davranabiliyor ve iktidarı da bu insanlar
belirliyor. Diğer partiler böylesine basiretsiz olmaya devam ettikleri sürece,
basireti öne çıkaran seçmen grubunun öncelikle AKP’ye muhatap olması, doğru
yolda gördüğünde onu desteklemesi, ideolojik hayallerin ötesine geçen bir
toplum tasavvuru olmayanlara da Osmanlı tokadı indirmesi hiç şaşırtıcı değil…
***
Bu başlığı bir zaman önce Agos’ta 2010 referandumunun
sonucunu yorumlamak üzere kullanmıştık. Toplumun siyasi kısır çatışmanın
ötesine giderek kendi geleceğine el koymasının ifadesiydi. Bugün bir kez daha
aynı noktadayız. Toplumun kimliksel siyasete sıkışmış kısmının en fazla yüzde
70’lerde olduğu, geri kalanının ise esas olarak AKP’ye baktığını bu sütunda bir
süre önce yazdım. Bu grup AKP’nin doğruları ve yanlışları ile ilgili kararını
veriyor ve eğer bu partiyi doğru yolda gördüğünde de onu destekliyor.
Bu seçimde meselenin özü şuydu: Söz konusu esnek seçmen
davranışı sergileyebilen kesim açısından bakıldığında, apaçık şekilde daha
doğru davranan bir AKP vardı. Bu eğilimin AKP’yi sosyolojik açıdan ‘normal’
düzeyi olan yüzde 45’e doğru çıkaracağı belliydi. Ama bir ilave olgu daha
yaşandı. Parti tercihleri üzerinde ne denli etkili olacağını bilemediğimiz bir
olgu: Söz konusu aynı kesim açısından MHP ve HDP apaçık şekilde daha yanlış
davranmışlardı. Öte yandan bunun bir oy kaymasını ifade edip etmeyeceği belli
değildi, çünkü bu seçmenlerin bir önceki seçimde farklı bir partiye oy vermiş
olmaları şimdi AKP’ye doğru bir geçişi zorlaştırabilirdi. Diğer bir ifadeyle
AKP’den uzaklaşmış olan seçmenin geri dönüş açısından nasıl bir ‘psikolojik
eşik’ ile karşı karşıya olduğunu bilmiyorduk.
Seçim sonuçları bunu bize söylüyor… Bu ‘eşik’ hiç de yüksek
değil. Türkiye toplumunun en az üçte biri son derece sağduyulu ve rasyonel
davranabiliyor ve iktidarı da bu insanlar belirliyor. Diğer partiler böylesine
basiretsiz olmaya devam ettikleri sürece, basireti öne çıkaran seçmen grubunun
öncelikle AKP’ye muhatap olması, doğru yolda gördüğünde onu desteklemesi,
ideolojik hayallerin ötesine geçen bir toplum tasavvuru olmayanlara da Osmanlı
tokadı indirmesi hiç şaşırtıcı değil…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.