Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Ermenistan'a çağrıda
bulunmak isterim. Size ait olmayan toprakları barış içinde ait olana devredecek
bir barış süreci başlatmanız halinde Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan arasında
oluşan bu vizyon ittifakına sizler de katılabilirsiniz" dedi. Başbakan
Ahmet Davutoğlu, Azerbaycan Diplomasi Akademisi'nde "Küresel Sınamalar
Karşısında Türkiye-Azerbaycan Stratejik Ortaklığı" başlıklı bir konuşma
gerçekleştirdi.
Davutoğlu hiç kimseye tepeden bakılmadığını, hiç kimseye hor
bakılmadığını ifade ederek, "Hiç kimseyi bu anlamda tarihi akışın nesnesi
olarak görmeyiz.
Biz bütün insanları eşit, bütün ülkelere saygın, bütün
kıtaları birbirinin kardeşi addeden bir yaklaşıma sahibiz. Onun içindir ki
Haiti'de Deprem olduğunda Haiti'ye ilk giden uçak Türkiye Cumhuriyetinin
uçağıydı. Japonya'da tsunami olduğunda oraya da inen ilk uçak, Filipinler'de de
tsunami olduğunda da oraya inen ilk uçak ve 20 yıl sonra resmi olarak terk
edilmiş uçak da Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uçağı
oldu. Nerede insani bir mesele varsa Türkiye mutlaka oradadır. Nerede bir
mazlum, mağdur varsa, Türkiye mutlaka oradadır. Biz bu diplomasiye, insani
diplomasi, vicdani diplomasi diyoruz. Bugün de bütün zorluklara rağmen
Suriye'de barbar bir rejimden, katil ve barbar terör örgütlerinden kaça
Suriyeli kardeşlerimize ev sahipliği yapmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Biz
Suriyeli kardeşlerimizin üzerine bomba yağdırmadık Biz Suriyeli sivillere
hiçbir zarar vermedik ama Suriye'deki mazlumların üzerine bomba yağdıranlar söz
konusu olduğunda onlar kaçtıklarında, Türkiye'ye sığındıklarında sen Müslüman
mısın, Hristiyan mısın, Arap mısın, Türkmen misin, Sünni misin, Şii misin diye
sormadan bağrımızı açtık" dedi.
"TÜRKİYE VE AZERBAYCAN SON 15 YILDIR DÜZENLİ BİR
HAMLE DÖNEMİ YAŞIYOR"
Suriye nüfusunun neredeyse yüzde 15'ine yakın nüfusunun
şu anda Türkiye ‘de olduğunu bildirerek, "2.5 milyona yakın mülteci
barındırıyoruz. Suriye krizinin bedelini neredeyse Türkiye tek başına insani
olarak üstlenmiş götürüyor. AB'de bunları tartıştık. Ve şunu bir kez daha ifade
edeyim. Suriye halkının yegane kardeşi olarak Türkiye Cumhuriyeti her zaman
Suriye halkının yanında olmaya devam edecektir. Kim Suriye halkını bombalarsa
bombalasın Suriye'ye dönük, yanlış politikalar uygularsa uygulasın biz her
zaman Suriye halkının yanında olacağız. Bunu da en iyi Azeri halkı anlar. Çünkü
Dağlık Karabağ'dan terk etmek durumunda kalan Azeri nasıl bizim için aziz ise
ve onlar bu acıyı nasıl hissetmişlerde Suriye'den kaçanlar da bombalardan,
işgalden kaçanlar da yine aynı derecede insani olarak azizdir. Bu konuya tekrar
döneceğim ancak öncelikle Türkiye-Azerbaycan ilişkileri Türkiye'nin genel
perspektifini verdikten sonra Azerbaycan ilişkilerine girmek istiyorum.
Bahsettiğim bütün bu zeminde, stratejik zeminde dünya büyük bir ekonomik
politik krizden geçerken ve jeopolitik fay kırılmaları etrafımızdaki ülkeleri
birer birer sarsarken bu coğrafyada iki istikrarlı ülke Türkiye ve Azerbaycan
son 15 yıldır düzenli bir hamle dönemi yaşıyor" açıklamasını yaptı.
"TÜRKİYE'NİN YÜKSELİŞİNDE AZERBAYCAN'IN,
AZERBAYCAN'IN YÜKSELİŞİNDE TÜRKİYE'NİN DOĞRUDAN KATKISI VAR"
Doksanlı yılların hem Türkiye hem de Azerbaycan için
soğuk savaş sonrasının döneminin krizli yılları olduğunu belirterek,
"Türkiye, istikrarsız koalisyonlar, 94-99-2001 yılında yaşanan ekonomik
krizler ve terör tehdidi ile boğuşuyor ve dış yardıma ihtiyaç hisseden zayıf
bir Ekonomi ile bütün sorumlulukları yürütmeye çalışıyordu. Azerbaycan ise
soğuk savaşın depremini üzerinden atmaya, Karabağ işgali ile ortaya çıkan işgali
aşmaya, kendi birliğini sağlamaya çaba gösteriyordur. Haydar Aliyev,
Azerbaycan'ın bu anlamda iç huzurunu istikrarını sağlayarak Azerbaycan'ın
ufkunu önünü açtı. Aynı şekilde 2002 yılından sonra da AK Parti iktidarı ve
sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakan olduğu dönemlerde yaptığı hamlelerle Türkiye
de kendi istikrar dönemini başlattı. Son 12-13 yıldır her iki ülke istikrarlı
olarak kalkınıyor. İstikrarını sürdürüyor ve geleceğe Avrasya'nın en önemli
projelerine öncülük ederek geleceğe hazırlıyor. Türkiye gayri safi milli
hasılasını son 13 yıl içinde 3-4 misli arttırırken Azerbaycan da bunu 5 misline
arttırdı. Azerbaycan gayrı safi milli hasılası 205 yılında 2015 yılına kadar
15-16 milyar dolarlardan 75 milyar dolarları aşan düzeylere geldi. Bu tarih önemlidir
çünkü aynı zamanda Bakü-Tiflis-Ceyhan'ın devreye girdiği tarihtir. Yani
Türkiye'nin yükselişinde Azerbaycan'ın, Azerbaycan'ın yükselişinde Türkiye'nin
doğrudan katkısı vardır" ifadelerini kullandı.
"BİZ KARŞILIKLI OTURSAK BİLE HER YERDE TEK BİR HEYETİZ"
Türkiye ve Azerbaycan'ın öylesine bir omurga teşkil
ettiğini ifade ederek, "Birbirleriyle bir kez çıkar çatışması olmayan
birinin çıkarı söz konusu olduğunda birinin diğerini destekleyen nadir
ülkelerden biri olarak nasıl bir millet iki devlet denmişse, dün Aliyev'le
oturduğumuzda iki heyet gibi oturmuyoruz hiçbir zaman. Biz karşılıklı otursak
bile her yerde tek bir heyetiz" dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye ve Azerbaycan'ın
barışa, istikrara, refaha ulaşmak için işbirliği içinde olduğunu söyleyerek,
"Ermenistan'a da buradan bir çağrıda bulunmak isterim size ait olmayan
toprakları barış içinde ait olana devredecek bir barış süreci başlatmanız
halinde Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan arasında oluşan bu vizyon ittifakına
sizler de katılabilirsiniz" dedi.
İHA

7 yorum:
2,5 milyon multeci barindigindan bahseden sayin basbakan , Siz bu servisi ne babanizin hayirina yapiyorsunuz ve ne de insanliga hizmet icin , milyarlarca euro odeniyor ....... milyarlarca ...... Ermenilere ait olmadiklari topraklari terketmeyi oneren Sayin basbakan , acaba Kibrisin topraklari size mi aittir ki 40 seneden beri orayi isgal edip multrciler yarattiniz , zavalli halki evlerinden - barklarindan ettiniz . Sunu da bilhassa belirtmek isterim ki acaba bugun Azeriler ait olan NAGHiCHEVAN vaktinde kime aitti de ne hile ve duzenbazlikla Ermenilerden alindi .
Icimden gecenleri burada yazsamda, yayimlanmaz, ustelik kimselerin basini da belaya sokmak istemem. Ama ermeni halki icinde, cok ama cok az istisna disinda, muslumanlardan ve özellikle de turklerden, herhangi bir sekilde olumlu bir tutum, iyilik umut eden, bekleyen varsa, ya cok ama cok aptal ya da o decede naif olmali. Emin olunki, Ermenistan, o topraklardan hemen cekilse, soykirim konusunda da vazgece de, azeriler ve turkler, ellerinden gelse aninda Ermenistan'i yerle bir eder, canli tek bir ermeni birakmazlar. Bundan adim gibi eminim. Gelecegin icin gecmisine bak. Bunlarla evlilik yapanlari da keinlikle lanetliyorum ve hic bir sekilde ermeni olarak saymiyorum ve de elimden geldigince de bunlarla mucadele edecegim. Umraim tanrim beni ve benim gibi dusunenleri affeder. (Istisna, onlardan bir gercekten, tum kalbiyle hiristiyan dinine gecerse, belki kabul edilir, belki...). Turkler derler ya "turkun turkten baska dostu yoktur" diye, gercek su ku, bu söylem en cok ermeni halki ve ulusu icin gecerli. Ermenistan'i herhangi bir bölgesinden de öte, elinin altindaki bir karakol gibi yöneten ve Ermenistan'in hic bir hassasiyetini gözetlemeyen, aksine dusmanlarini elini guclendiren Rusya'ya bakin. Rusya'nin Gyumri'deki uslerin masraflarini Ermenistan'a ödetiyor ve de 45 yilligina da anlasma imzalatiyor. (Bu sunu dusunun, Incirlik icin turkler amerika'dan neler neler aliyor).Ayni zamanda Azerilere en modern silahlari satiyor. Turkiye - Rusya iliskilerine bakin. Ticaret olsun, kulturel faaliyetler olsun, Rusya'da acilan turk kurumlari, okullari, isyerleri olsun - bu iki ulke arasindaki iliskiler daha önce tarihte hic bir azaman bu kadar cok ve yogun olmamisti. Simdi dusurulen ucaktan dolayi, Rusya'ye sempati mi duyalim? Asla! Ektiklerini biciyorlar!
ikinci yorumu yapan IRKCI sahisa ( ben birinci yorumu yapan sahisim ) , bazi hususlarda coookkkk haklisin ve dogru yazmissin , mesela ne Azeri'ye ve ne de Turk'e guvenilir , ellerinden gelse Ermenistan'i yerle bir ederler ( zaten birbirlerinin kicini yaliyorlar ) , merak etme Rus arkamizda oldugu muddettce bir b.k yiyemezler icin rahat olsun , Ermenistan emniyettedir Rus orada oldugu muddetce .Seninle hemfikir olmadigim konu ise butun Turkleri asagilaman . Turkler arasinda o kadar temiz kalpli , durust , bizim haklarimizi mudafaa eden ( kamp Armen davasinda oldugu gibi ) iyi insanlar var ki , Seni utandirirlar .......Ben sahsen Seni ayipliyorum ...... bilhassa evlilikler hakkinda yaptigin yorum , aralarinda o kadar mutlu olanlar var ki ( zannetme ki bunu yaziyorsam ben bir Turkle evliyim ) belki bir Ermeni ile evlenselerdi bukadar mutlu olamiyacaklardi . Evlilik bir alin yazisi ve kaderdir , buna da dil uzatamazsin haddini bil ve IRKCI olmaktan vazgec . Hakli oldugun konuda Seni destekledigim gibi , haksiz oldugun konuda da Seni tenkit etmeme kizma .
Turk kasabin onunde kuzu , kuzunun onude kasap kesilir .
Սիրելի հայրենակից,
Շատ ուրախ եմ որ , ձեզ պես հայեր գոյութիւն ունին. Որոնք որ կ՛երազեն թուրքը կարող է հայի ընկեր ըլլա, աւելի լաւ հոգեբանի մոտ երթան. Ո՞վ որ Թուրքի հետ կ՛ամուսնանա պետք է տանել ախորը կապել որպես էշ ...
Yukarda yazdigim bir kac satir yazi disinda, hakkimda hic bir sey biliyorsun. Bu yazidan yola cikarak, utanmatan bana IRKCI sifatini da uygun bulmussun. Ustune ustluk, bir de kustahlik yapip "haddini bil" yazmayi da unutmamisssin. Umurumda degil. Bir defa yaziyi dikkatla okusaydin "turklerin arasinda cok az da olsa, istisnalar var" diye yazdigimi görurdun. Cocuklugumdan beri yurtdisinda yasadigim halde, Turkiye'de olup bitenleri takip ediyor ve en az senin kadar iyi biliyorum. Önceki yazimda istisnalardan bahsetmistim. Istersen bir kac tane örnek te yazayim. Mesela Cemal Pasa'nin torunu Hasan Cemal, Ragip Zarakolu, Murat Paker, bir yere kadar Halil Berktay, Baskin Oran, Oya Baydar, Taner Akcam...ve daha bir coook insan ...Ama dedigim gibi bunlar bir istisna. Istisnalar kaideyi bozmaz. Kaldiki, bunlardan bazilari Soykirim’a SOYKIRIM da demiyor, trajik olaylar gibi sacma sapan benzetmelerden bahsediyor. "Turkler arasinda temiz kalpli insanlar varmis da, Kamp Armen'de haklarimizi savunmuslar" diye yazmissin. Vallahi gözlerim yasardi! Bu ne fedakarlim be kardesim! Yahu bu bir lutuf mu oluyor? Bu kadar da olmasin mi? Senin halkini, ulsunu BINLERCE YIL YASADIKLARI TOPRAKLARINDA, YASLI, COCUK DEMEDEN, IMHA ETMIS, MALINA MULKUNE ELKOYMUS, NAMUSUNU KIRLETMIS, INSALARINI ZORLA ISLAMLASTIRMIS, bir halkin torunlari arasinda simdi bir kac kisi cikmis, zaten sana ait olan Kamp Armen'in sana iade edilmesini savunmus ve sen de bunu bir lutufmus gibi "bak ne kadar iyi insanlar bunlar" diye mutluluktan nerdeyse aglayacaksin! Bu kadar da olmasin mi? Hayret ! Karma evliliklere gelince. Evet ben karma evliliklerin yanlis oldugunu dusunuyorum. Özellikle de bizim gibi gunden gune sayilari azalan bir halk icin. Fakat en cok karsi ciktigim su: Bir ermeninin bir musluman ile evlenip, dinini degistirmesi. Hatta yukarda da yazdigim gibi, eger karsi taraf, kendi arzusuyle, gercekten hiristiyan olmayi tercih ederse, o zaman da bana göre sorun yok. Fakat tam tersine, eger ermeni kisi, bir musluman ile evlenip dinini degistirirse, o zaman o kisi dinine, irkina ve önemlisi, sadece gecen yuzyilin degil, belki de tum insanlik tarihinde esi benzeri görulmemis, yasanmamis bir gaddarlik, bir zulumle, binlerce yil yasadiklari topraklarinda imha edilen milyonlarca, masum insanin hatirasina da ihanet ediyor. Irzlarina gecip, zorla muslumanlastirilmis, yuzbinlerce masum, cocuk yasta kiz ve kadinlarimizi, bazilari dedeleri yaslarindaki insanlarla "evlenmek" zorunda kalmis. ölene kadar, belki bir mucize olur da, bir akrabasini görme umudu tasiyan, ölum sirasinda, son nefesinde bile, elinde anne, baba veya kardesine ait bir nesne, evinden bir kumas parcasi veya her hangi baska bir seyi tutan bu kadinlarin cektigi izdirabi gözmezden mi gelelim, unutalim mi? Simdi sen gel kendi iradenle bir muslumanla evlen, dinini degistir, aile kurup cocuk dogur ve bu cocuklari musluman (muhtemelen de turk) olarak buyut ve buna ragmen "ermeniyim" iddiasinda bulun! Hayir kardesim, Sen artik tercihini yapmissin. Irkina, soykirim'da hayatlarini kaybedenlere, irzlarina gecip, zorla islamlastirilan yuzbinlerce masum kiz ve kadinlarimiza, hayatta kalip, bu travmayi ölene kadar yasayan tum insanlara ihanet etmissin. Yetmedi, su anda bile elinden gelse, senin irkini yoketmek icin bir saniye bile tereddut etmeyen, bir irktan birisiyle evlenirsen, secimini yapmissin. Böyle bir insanla ortak hic bir paydam olamaz ve bu insanlari dislamak onurlu her ermeninin görevi olmali. Olay bu kadar basit. Soykirim'da hayatta kalmayi basarmis, babamin amcasinin anlattiklarini bizzat birebir görmus, duymus bir insan olarak, bu korkunc insanlik sucunun hic bir zaman unutulmamasi icin yasadigim surece caba sarfedecegim.
Önceki yazimin devami (karma evlilikler, rusya-ermenistan konusu vesaire).
Rusya'ya ve Ermenistan'in guvenlik konusuna gelince. Seninle ayni fikirde degilim. Kesinlikle degilim! Bir defa, ruslar gecmiste nerdeyse turkler ve kurdler kadar bize her zaman zarar vermis. Ermenistan'in nerdeyse nesi varsa, ruslar "satin almis". Aslinda elkoymus. Söyleki, Avrupa birligi, atom santarlinin kapatilmasi icin, Ermenistan'a belli bir miktar para tekliginde bulunmustu. Tabii, Ermenistan (hakli olarak) bu asagilayici bu teklifi kabul etmemisti. Fakat cok kisa bir sure sonra, bu miktarin da cok altinda bir parayla ruslara verdi. Ruslar’in Gyumri’deki uslerinin tum masraflarini Ermenistan karsiliyor, ustelik 45 yil gibi uzun bir sure icin de anlasma yapmis. Halbuki, tipki turklerin Incirlik icin Amerika ile yaptigi anlasmada oldugu gibi, Ermenistan’in Rusya’dan para alamasi gerekiyor. Ruslar icin Gyumri usu cok önemli. Cunku o cagrafyada Ermensitan disinda baska bir ulke ruslara us vermek istemiyor. Ruslar ise Ermenistan’a bir kolonisi gibi muamele etmekle kalmiyor, dusmanlarina en agir silahlari satiyor. Örnegin Azerbaycan ile savas durumda olan, ve nerdeyse her gun bir veya bir kac gencecik ermeni askerin ölduruldugunu bildigi halde Rusya Ermenistan’i savunmuyor. Daha gecenlerde turk jetleri, Ermenistan hava sahasini defalarca ihlal ettigi halde, Rusya’nin citi cikmadi. Neyse, ben böyle dusunuyorum . Senin istedigin sonucu cikarabilirsin.
Varsa, ki vardir… yanlis turkce, imla hatalarindan dolayi, kusura bakmayin. Sonucta sonradan ögrendigim bir dil ve de genelde kullanmadigim bir dil…
Ara/Isvec
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.