Röportaj: Kezban Yılmaz / kezban.yilmaz@posta.com.tr
Ermeni Kralı Ara ile ihtiraslı Asur Kraliçesi Şamiram'ın
MÖ 300'lere ait mitolojik aşk ve savaş hikayesi 'Ara & Şamiram' dünyada ilk
defa İstanbul'da sahneleniyor. Projenin yönetmeni Ani İpekkaya, koreografi
direktörü ise Lerna Papazyan. İki sanatçıyla söyleştik.
Lerna Papazyan (solda) ve Ani İpekkaya dansın
sahnelendiği Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde sorularımızı cevapladılar.
KARŞILIKSIZ AŞKTA TRAJİK SON
Hikayeyi nasıl sahneye taşıdınız?
L.P.: Kraliçe Şamiram, Asur Kralı’yla evlidir. Fakat
yakışıklılığı dillere destan olan Ermeni Kralı Ara’ya aşık olur. Ermeni Kralı
da evlidir. Şamiram, ihtirasları çok yüksek bir kadın olduğu için aşkı uğruna
eşini öldürmeyi göze alır. Ermeni Kralı Ara’ya Elçilerle haber gönderir;
“Benimle birlikte ol, bütün Asur’u ayaklarının altına sereceğim” der. Ama Kral
Ara “Benim kendi topraklarım ve eşim var” diyerek reddeder. Savaş çıkar.
Şamiram’ın tek isteği Ara’yı canlı ele geçirmektir. Fakat Ara savaşta ölür.
Daha sonra Şamiram kendioğlu tarafından öldürülür. Biz, gösteride, Şamiram gibi
ihtiraslı bir kadının nasıl ortaya çıktığını anlatıyoruz.
‘Yaşandığını düşünüyoruz
Hikaye çok hüzünlü, gerçekten yaşanmış mı?
L.P.: Kesin bir bulgu yok. Biz yaşandığını düşünüyoruz.
Ani Hanım, projenin yönetmenisiniz. Nasıl dahil oldunuz ?
Ani İpekkaya: Çocuklar beni düşünmüş, sağ olsunlar. Bu
konuyu, birçok Ermeni mitoloji profesörü yazmış. Bu şekilde bize ulaşmış.
Hikayenin dramaturjisi yönünde çalışma yaptım. Figürlerimiz çok güzel, çok
etkileyiciydi. Sadece bir ruh getirmek lazımdı. O ruhu hissettirmek, mimiklerle
aksettirmek ve o arkaik havayı korumak üzerinde titizlikle durdum. Bunu
seyirciye de geçirdiklerine inanıyorum. Çocuklar da çok özveri gösterdi.
Yaptığım işten haz aldım. Almamam imkansız! Mesleğim için yaşamışım bunca sene.
Misal, hiçbir şeyi hatırlamam ama sahneye çıkınca 80 sayfalık rolü hatırlarım.
‘Ara&Şamiram’ isimli dramatik dans projesi fikri
nasıl ortaya çıktı?
Lerna Papazyan: Biz, Maral Müzik ve Dans Okulu Derneği
olarak sanatın her dalıyla ilgili projeler yapıyoruz. Kökenimiz danstan,
folklordan geldiği için dansla ilgili bir şey yapmak istedik. Mitolojik bir
hikaye olan ‘Ara ile Şamiram’ı seçtik. Bu hikayenin içinde aşk, ihtiras,
ayrılık, ölüm gibi insani duyguların hepsi var.
Ne zamandır bu proje üzerinde çalışıyorsunuz?
L.P: Üç yıldır... Yaptığımız araştırmalarda ‘Ara ile
Şamiram’ın dramatik dans olarak işlenmiş haline rastlamadık. 1971’de,
Ermenistan’da bale olarak işlenmiş ama ne kadar birebir olduğundan emin
değiliz. Bu yüzden elimizde özgün bir beste veya müzik de yoktu. Özgün müzik
yaratamadık, olmadı. Çünkü bunun için bir üç sene daha gerekiyordu. Biz de 12
Ermeni bestekarın eserinden yola çıkarak hikayedeki ruhu, duyguyu veren
müziklerden bir kolaj oluşturduk.
Ara ile Şamiram’ın hikayesi neden bugüne kadar işlenmedi
sizce?
L.P.: ‘Ara ve Şamiram’ efsanesinin tarihi, kimi
kaynaklara göre MÖ 9. yüzyıla, kimine göre de MÖ 5. yüzyıla dayanıyor. Kaynak
bulunamadığı için yapılmadığını düşünüyorum. Ama biz de olabildiğince
araştırdık. Elde ettiğimiz bulguları değiştirmeden, titizlikle çalıştık. Bu
açıdan bu proje dünyada bir ilk.
“Şamiram’ı canlandıracak oyuncu yok”
Gösteride yer alan oyuncular kimler?
L.P.: Hepsi Maral Müzik ve Dans Okulu Derneği’nin
üyeleri. Biz cemaat derneği olduğumuz için özel bir gelirimiz yok. Zaten proje
üzerinde çalışırken prodüksiyon anlamında ciddi sıkıntılar yaşadık.
Dayanışmayla ve dostlarımızdan borç alarak bu işe giriştik. Gösterimizin
bitiminde o borçları bir şekilde ödeyeceğiz.
Ne kadar harcadınız?
L.P.: 300 bin liraya yakın. Bazı şeyleri para harcamadan
halledebildik. Özellikle Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar’a, sahne
sıkıntımızı çözdüğü için çok teşekkür ediyoruz. Ağır hamallık yaptık. Emeği
geçen herkese teşekkürler. Gösterimizde toplam 33 dansçı, 90 kostüm, 150’ye
yakın aksesuar kullanıldı. Kostümlerimiz ve aksesuarlarımız o dönemi yansıtacak
şekilde tasarlandı.
A.İ.: Bu çocukların belli bütçeleri yoktu. Takdire şayan
bir çaba gösterdiler. Bu isimsiz kahramanlar hiç el atılmamış, kimsenin aklına
gelmemiş böyle bir prodüksiyonu becerdiler. Amatör grup için çok ciddi
prodüksiyondu. Ama amatörün çok üstünde bir gösteri ortaya çıktı.
Projenin tanıtımını nasıl yapıyorsunuz?
L.P.: Sayenizde... Özel tanıtım yapamadık, cemaat içinde
kaldı daha çok. Ermeni gazetelerinde de haberlerimiz çıktı. Ama cemaat dışına
açılmak istiyor, sosyal medyadan da faydalanıyoruz.
A.İ.: Sanat, toplumun her kesimine ulaşmalı. Özellikle bu
zamanlarda ihtiyacımız olan birlik ve beraberliğe çok değer veriyorum. Doğduğum
ve büyüdüğüm bu topraklar hepimizin. Onun için herkes seyretsin istiyorum.
Zaten konu da çok evrensel. Üstelik bizim topraklarda; Van-Ağrı sınırında
yaşanmış. Tarihte Kleopatra bilinir mesela, ama Şamiram da var. Müthiş bir
kadın çünkü. Çok isterim bir yazarın Şamiram’ı işlemesini. İnşallah iyi bir
oyuncuyla filmi de yapılır. Ama Şamiram’ı oynamak müthiş bir kadın oyuncu
ister.
Var mı böyle bir oyuncu sizce?
A.İ.: Şu an yok. Onu canlandıracak oyuncu uç noktalara
gider. Oysa o derinliği bulmak ve ruhu yansıtmak lazım. Hem oyuncu hem de
yönetmen çok donanımlı olmalı.
Gösteri ne zaman ve nerede tekrarlanacak?
İlk kez 1 Mart’ta Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ne çıktık.
Bundan sonra 18 Mart’ta ve 1 Nisan’da İstanbul-Akatlar’daki Mustafa Kemal
Kültür Merkezi’nde olacağız. Sonrası Allah kerim.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.