Sur’da bulunan Ortadoğu’nun en büyük Ermeni kilisesi Surp
Giragos Kilisesi için kamulaştırma kararı alındı. Diyarbakır Surları ve Hevsel
Bahçeleri UNESCO “Dünya Kültür Mirası” listesinde yer alıyor.Diyarbakır’da
çatışmalar ve sokağa çıkma yasakları devam ederken, Bakanlar Kurulu Sur ilçesi
için acele kamulaştırma kararı aldı. Kamulaştırma kararı alınan yerler arasında
Ortadoğu’nun en büyük Ermeni kilisesi olan Surp Giragos Kilisesi de var. Uzun
yıllar kaderine terk edilen kilise, uzun uğraşların ardından restore edilerek
ibadete açılmıştı. Aynı kararla Süryani, Keldani ve Protestan Kiliseleri de
kamulaştırıldı.
Uygar Gültekin’in Agos’ta yer alan haberine göre, Resmi
Gazete’nin 25 Mart’ta yayınlanan sayısında yer alan Bakanlar Kurulu kararına
göre, Sur ilçesinde yer alan 6 bin 300 parsel yer hakkında ‘acele kamulaştırma’
kararı alındı.
Karara göre, Abdaldede, Alipaşa, Cemal Yılmaz, Camikebir,
Cevatpaşa, Dabanoğlu, Hasırlı, İnönü, İskenderpaşa, Lalebey, Malikahmet,
Özdemir, Süleymangazi, Savaş, Şemhane, Ziyagökalp ve Yenişehir ilçesinin iki
mahallesindeki pek çok yerle ilgili kamulaştırma kararı alındı.
Kamulaştırma kararının alındığı yerler arasında
Ortadoğu’nun büyük Ermeni Kilisesi olan Surp Giragos Ermeni Kilisesi, Surp
Sarkis Keldani Kilisesi, Ermeni Katolik Kilisesi, Süryani Meryem Ana Kilisesi
ve Protestan Kilisesi de bulunuyor.
HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILACAK
Agos’a konuşan, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültürel
Miras Daire Başkanı Nevin Soylukaya, Sur içinde bulunan bütün kiliselere
ve yine vakıflara ait olan mülklere
kamulaştırma kararı verildiğini söyledi.
Soylukaya, büyükşehir belediyesine ait bazı mülklere de
kamulaştırma kararı alındığını ve hukuki
süreci başlatacaklarını söyledi. Soylukaya, mülk sahiplerinin de hukuki süreci
başlatmaları gerektiğini söyledi.
Sur ilçesinde, 124 anıtsal, 410 adet tescilli sivil
mimarinin bulunuyor. Diyarbakır Sur’ları ve Hevsel Bahçeleri 2015 yılında Dünya
Kültür Mirası listesine kabul edilmişti. Sur ilçesi de Diyarbakır Surları için
tampon bölge olarak kabul ediliyor.
İBADATE AÇIK BAŞKA KİLİSE YOK
Sur ilçesi Müslüman olmayanların ibadethanelerinin
bulunduğu tek merkez.
Surp Giragos Ermeni Kilisesi, Süryani Kilisesi, Keldani
Kilisesi ve Protestan Kilisesi de Sur ilçesinde bulunuyor ve ibadete kapanmış
durumda. Diyarbakır’da Müslüman olmayanların gidebileceği başka kilise yok.
Keldani Kilisesi’nin mülkiyeti Mor Petyun Keldani Katolik
Kilisesi Vakfı’na, Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi’nin mülkiyeti Meryem Ana
Süryani Kadim Kilisesi Vakfı’na ait. Diyarbakır’da mülkiyeti devletin çeşitli
kurumlarında olan altı kilise daha var.
RESTORASYON İÇİN MİLYONLAR HARCANDI
Surp Giragos Ermeni Kilisesi, cemaatsiz kalmasının
ardından yıllarca kaderine terk edilmişti. Vakıf yönetimleriyle ilgili yapılan
yasal değişikliğin ardından İstanbul’da yaşayan Diyarbakırlılar, vakıf
yönetimini yeniden oluşturmuş ve restorasyon için çalışmalara başlanmıştı.
Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere pek çok ülkede başlayan yardım
kampanyalarıyla kilise restore edilmişti. Kilise restorasyonu için yaklaşık 2
Milyon TL harcanmıştı. Kilisenin restorasyonu, pek çok prestijli restorasyon ödülüne
layık görülmüştü.
ORTADOĞU’NUN EN BÜYÜK ERMENİ KİLİSESİ
Kilisenin adına ilk kez 1610-1615 tarihleri arasında
Polonyalı Simeon’un Seyahatnamesinde rastlanmıştır. Ermeni mimari tarihinin
önemli eserlerinden biri olan Surp Giragos Kilisesi, Ortadoğu’daki en büyük
Ermeni kilisesidir. 1722 yılında restore edilmiş, daha sonra 1729 yılında
Ermeni mimarlar Şahin, Saruhan ve Yeram daha büyük boyutlarda tekrar inşa
edilmiştir.
ZAKARYA MİLDANOĞLU
Diyarbakır, tarihte Ermenilerin en önemli kentlerinden
biri olmuştur. 1952’de New York’ta yayımlanan ‘Amidai Artsakanknerı’ (Amida’nın
Yankıları) adlı kitapta, kentin adları şöyle sıralanır: Amida, Amed, O’mid,
Emit, Amide, Amedu, Kara Amid, Dikranagerd, Diyarbekir.
‘Diyarbakır ve Ermeniler’ ise milattan önce doğan ve
1980’lerde sönmeye başlayan bir tarih. Diyarbakır Ermenilerinin eğitim
hayatları, meslekleri, ekonomileri, dini yaşamları, edebiyatları, basın-yayın
hayatları, gelenek ve görenekleri, kültürel kurumları, siyasal yaşamları,
devletle olan ilişkileri, yerel yönetimlerdeki rolleri gibi onlarca konu
araştırılıyor, araştırmacısını bekliyor.
Diyarbakır ve Ermeniler, 1915 tarihinden itibaren
birbirinden adım adım kopmaya başlar. Dikranagerdli, kendi acılarını
unuturcasına, Der Zor yolculuğuna çıkarılan ve ayakta kalabilen Muşluları,
Bitlislileri, Harputluları ağırlar ve hep birlikte Der-Zor çöllerine yürürler.
Genç bebeler, kızlar, yöre ahalisi tarafından alıkonulur.
Bir kısmı Müslümanlığa geçer. Hayatta kalanların bazıları da geri döner.
Yeniden bir yaşam inşa etmeye çalışırlar, ancak ilerleyen yıllarda iş güç,
barınma ve can güvenliği sorunları hat safhaya ulaşır. Üçer beşer, önce
İstanbul’a, ardından da dünyanın dört bir yanına dağılırlar. Vatan toprağı
unutulur mu? Unutmazlar.
Osmanlı döneminde yağmacıların gözü kilise, manastır ve
mezarlıklarda olmuştur. Tarihin sayfalarını çevirdiğimizde, Diyarbakır
yöresinde kimi aşiretlerin Ermeni kilise ve manastırlarını birer geçim kaynağı
olarak gördüklerini, ardı ardına tüm maddi ve manevi varlıklarını
yağmaladıklarını görüyoruz. Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte ise bu yapılar
okul, PTT binası, Çocuk Esirgeme Kurumu, devlet bankası, orduevi inşaatları
için hazır kaynak olarak görülmüş, top atışıyla, dinamitle yıkılarak taşları
kullanılmış, Ermeni taş ustacılığının izleri bu şekilde silinmek istenmiştir.
Diyarbakır merkezinde yer alan Surp Giragos Kilisesi
ihtişamlı çan kulesiyle, büyüklüğü ile Diyarbakır’ın simgelerinden biridir.
Kilisenin çan kulesi 1913 yılında yıldırım düşmesi sonucu yıkılır. Aynı yıl
Ermeni ileri gelenleri kendi aralarında altın toplayarak yeni bir çan kulesi
inşa ettirirler. 1915’in kara günlerinde yakınındaki minareden yüksek olduğu
gerekçesiyle bu çan kulesi top atışıyla yıkılır.
Kilisenin adına ilk kez 1610-1615 tarihleri arasında
Polonyalı Simeon’un Seyahatnamesinde rastlanmıştır. Ermeni mimari tarihinin
önemli eserlerinden biri olan Surp Giragos Kilisesi Ortadoğu’daki en büyük
Ermeni kilisesidir. 1722 yılında restore edilmiş, daha sonra 1729 yılında
Ermeni mimarlar Şahin, Saruhan ve Yeram tarafından daha da büyütülerek tekrar
inşa edilmiştir.
10 Haziran 1881 yılındaki büyük yangında tamamen harap
olmuşsa da 1883 yılında tekrar yapılmıştır.
1915 yılından zarar gören kilise, 1. Dünya Savaşı
sırasında Alman subaylar tarafından karargah olarak kullanılmıştır. Daha sonra
ise Sümerbank’ın pamuk deposu olarak işlev gördü. 1960 yılından itibaren tekrar
ibadete açılan 3 bin metrekarelik alan üzerindeki Surp Giragos Ermeni Kilisesi,
özellikle 1980 yılından Ermenilerin batı illeri ve Avrupa ülkelerine çeşitli
nedenlerle göç etmesi sonucu terk edildi. Cemaati olmadığı için ayin yapılmayan
ve zaman zaman hırsızlık olaylarının görüldüğü kilisenin, bakımsızlık nedeniyle
bazı yerleri çöktü ve kullanılamaz hale geldi. Surp Giragos Kilisesi Vakfı
yönetiminin çabaları ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi desteğiyle 2011 yılı
sonu itibariyle kilisenin restorasyonunu bitirilip ibadete açıldı.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.