Mustafa Ali Aykol
Maddenin ve mananın ruhundan söz edebileceğimiz gibi
elbette mekanların ruhundan da söz edebiliriz. Ülkelerin, şehirlerin,
kasabaların ve köylerin dahi bir ruhu vardır… Sakarya'da yaşayan kaç kişi,
Karaosman Mahallesi'ne adını veren Kara Osman'ın azılı bir haydut olduğunu ve
hikayesini bilir? Kaç kişi şimdi üzerinde Mahmudun Fırını'nın bulunduğu
bölgenin eskiden büyük bir kiliseye ev sahipliği yaptığından haberdar?... Uzun
Çarşı'nın tarihi yapısına uygun olarak restore edileceği haberleri okuyoruz
bugünlerde… Uzun Çarşı'daki Hınçak Partisi'nin tarihi binası hiç vakit
kaybedilmeden müze haline getirilmeli. Restorasyon çalışmalarına ilk olarak bu
binanın camlarındaki tuğlaları kaldırarak başlanmalı. Kısıtlı sayıda kaynaktan
öğrendiğimize göre bir dönem şehrimizde çok sayıda Ermeni ve Rum yaşamaktaydı.
Onlardan geriye kalanlar devlet eline
geçti ve maalesef yok oldu. Geriye kalanlara ise şimdiye kadar yeteri kadar
değer verilmedi. Ermeni ya da Rum yapıları olmaları, bizim tarihimizi
yansıtmadığı anlamına gelmez.
***
Maddenin ve mananın ruhundan söz edebileceğimiz gibi
elbette mekanların ruhundan da söz edebiliriz. Ülkelerin, şehirlerin,
kasabaların ve köylerin dahi bir ruhu vardır. Gelenek görenekleri, kültürleri,
dilleri, lehçeleri, dinleri ve elbette tarihleri bu mekanların ruhunu yansıtır
bizlere.
Bir şehrin tarihi, benim gözümde o şehrin her şeyidir.
Tarihi eserler, şehrin tarihini, şehrin ruhunu yansıtır insanlara. Kuleler,
camiler, meydanlar, saraylar, tarihi
bina ve yapılar bir şehrin tarihini gözler önüne seren mekanlara örnektir.
İstanbul, İzmir, Diyarbakır gibi şehirler, tarihine sahip
çıkan, tarihin ruhunu en iyi şekilde yaşatan şehirler. Örneğin İstanbul'a
gittiğinizde Galata Kulesi'nin yanından geçerken üzerinizden Hazerfen Ahmet
Çelebi'nin uçarak boğazı geçtiğini hissedebiliyorsunuz ya da surları
gördüğünüzde bir anda İstanbul kuşatmasının içinde bulabiliyorsunuz kendinizi.
Sarayları, koruları gezerken tarihin içinde hissedebiliyorsunuz kendinizi.
Sakarya için ise aynı şeyleri söylemek ne yazık ki pek
mümkün değil. Tarihi mekanlara, tarihi eserlere yani bizatihi şehrin tarihine
ne kadar sahip çıkabiliyoruz? Sakarya'nın tarihi ile ilgili en fazla kaç sene
öncesine kadar gidebiliyoruz? Bir tek Taraklı'yı ayrı tutuyorum bu
eleştirimden. Taraklı koruyabiliyor ruhunu. Orada tarihin akışı içinde
bulabiliyor insan kendini.
Fakat, Sakarya'da yaşayan kaç kişi, Karaosman
Mahallesi'ne adını veren Kara Osman'ın azılı bir haydut olduğunu ve hikayesini
bilir? Kaç kişi şimdi üzerinde Mahmudun Fırını'nın bulunduğu bölgenin eskiden
büyük bir kiliseye ev sahipliği yaptığından haberdar?
'Tarihi' demekten
dilimizde tüy biten Uzun Çarşı'nın bile tarihi hakkında bilgimiz çok kısıtlı.
Üzerine yapılan derinli çalışmalara ben hiç rastlamadım. Araştırdım, bulamadım.
Uzun Çarşı'nın ortalarında bulunun bir mağazanın üst katının okullarda bize
öğretilen Hınçak Partisi'nin tarihi binası olduğunu arkadaşlarım sayesinde
öğrendiğimde bir hayli şaşırdım. Oysa her gün geçtiğimiz yolun üzerindeydi.
Fakat içerisi camlara doldurulan tuğlalar yüzünden gözükmüyordu.
Uzun Çarşı'nın tarihi yapısına uygun olarak restore
edileceği haberleri okuyoruz bugünlerde. "Yetmez ama evet" Uzun
Çarşı'nın görünüşünü tarihi dokuya uygun hale getirmenin yanında, Uzun
Çarşı'nın tarihi de ayrıntıları ile araştırılmalı ve belki de bir kitap haline
getirilip basılmalı. Ancak o zaman biz o mekana girdiğimizde mekanın ruhunu
hissedebiliriz.
Uzun Çarşı'daki Hınçak Partisi'nin tarihi binası hiç
vakit kaybedilmeden müze haline getirilmeli. Restorasyon çalışmalarına ilk
olarak bu binanın camlarındaki tuğlaları kaldırarak başlanmalı. Kısıtlı sayıda
kaynaktan öğrendiğimize göre bir dönem şehrimizde çok sayıda Ermeni ve Rum
yaşamaktaydı. Onlardan geriye kalanlar
devlet eline geçti ve maalesef yok oldu. Geriye kalanlara ise şimdiye
kadar yeteri kadar değer verilmedi. Ermeni ya da Rum yapıları olmaları, bizim
tarihimizi yansıtmadığı anlamına gelmez.
Sakarya tarihi mekanlarına sahip çıkmalı ve Sakarya
tarihi üzerine derinlikli araştırmalar yapılmalı. Şehrin ruhunu hissedebilmek
için buna ihtiyacımız var.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.