AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, 65.
hükümet programını TBMM Genel Kurulu'nda okudu… Yıldırım şöyle konuştu: “Bu bağlamda,
geleneksel irfan merkezleri ve Alevi vatandaşlarımız dahil olmak üzere farklı
öğretilerin ihtiyaçlarının karşılanmasına destek olacağız. Bu amaca yönelik
üniversitelerdeki araştırma ve uygulama merkezlerinin sayısını artıracağız.
Kanaat önderleri ile diyalog içinde demokratik uzlaşı temelinde gerekli
adımları atacağız. Roman vatandaşlarımızın sorunlarının çözümüne katlı
sağlayacak strateji ve eylem planını hayata geçireceğiz. Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşı olan gayrimüslim azınlıkların ihtiyaçlarına dönük olarak bütün hukuki
ve fiili tedbirleri almaya devam edeceğiz.”
***
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, 65.
hükümet programını TBMM Genel Kurulu'nda okudu. Yıldırım, "başkanlık
sisteminin mevcut yapımıza en uygun yönetim modeli olduğuna inanıyoruz. Mevcut
sistemimiz içindeki tıkanıklığın Meclisimizde oluşacak uzlaşmalar ile aşılacağına
inanıyoruz" dedi.
Başbakan Yıldırım, Genel Kurul Salonu'na alkışlar
eşliğinde girdi.
Yıldırım, AK Parti'li milletvekilleri ve bakanların yanı
sıra MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ile bazı MHP'li ve CHP'li
milletvekilleriyle de tokalaştı.
Başbakanlık'ta görev devir teslimi tamamlandı
Daha sonra Yıldırım, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın
başkanlık ettiği toplantıda, alınan karar gereğince hükümet programını okumaya
başladı.
Hak ve hürriyetler alanında AK Parti Hükümetleri
döneminde sağlanan kazanımların kararlılıkla korunacağını belirten Başbakan
Binali Yıldırım, herkesin hak ve özgürlüklerden en ileri derecede yararlanacağı
bir Türkiye’yi hedeflediklerini belirtti. Yıldırım, bu hedef doğrultusunda
toplumdaki her bireyin yaşam tarzını güvence altına alan bir yaklaşımı
benimsediklerini ifade etti.
Yıldırım şöyle konuştu: “Bu bağlamda, geleneksel irfan
merkezleri ve Alevi vatandaşlarımız dahil olmak üzere farklı öğretilerin
ihtiyaçlarının karşılanmasına destek olacağız. Bu amaca yönelik
üniversitelerdeki araştırma ve uygulama merkezlerinin sayısını artıracağız.
Kanaat önderleri ile diyalog içinde demokratik uzlaşı temelinde gerekli
adımları atacağız. Roman vatandaşlarımızın sorunlarının çözümüne katlı
sağlayacak strateji ve eylem planını hayata geçireceğiz. Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşı olan gayrimüslim azınlıkların ihtiyaçlarına dönük olarak bütün hukuki
ve fiili tedbirleri almaya devam edeceğiz.”
Terörle mücadele
65’inci hükümet döneminde hukukun üstünlüğüne karşı
tehditleri bertaraf etmek üzere, vatandaşların mağduriyetinin önlenmesi, can ve
mal güvenliğinin sağlanması için terörle mücadelenin kararlılıkla süreceğini
belirten Yıldırım şöyle konuştu: “Terörle mücadele amaçlı devam eden
operasyonlar, vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği mutlak surette sağlanıncaya,
sivil vatandaşlarımıza ve güvenlik güçlerimize yönelik silahlı saldırılar
kalıcı bir şekilde sona erdirilinceye ve terör gruplarının silahları bıraktırılıncaya
kadar kararlılıkla sürdürülecektir.”
Parelel yapıyla mücadele
Paralel devlet yapılanmasının milli güvenliği ve meşru
demokratik sistemi tehdit eden yeni bir vesayet odağı olduğunu kaydeden
Başbakan Binali Yıldırım, “17-25 Aralık darbe girişimiyle birlikte su yüzüne
çıkan; iş dünyasını, sivil toplumun çeşitli kesimlerini, eğitim camiasını, dini
cemaatleri, güvenlik ve yargı bürokrasisini ele geçirmeye çalışan paralel terör
örgütü ve bu örgütün iç ve dış uzantılarıyla hukuki ve idari mücadelemiz kesintisiz
ve kararlılıkla sürdürülecektir. Hiçbir kişi veya kesimin devletle bilek güreşi
tutuşmasına izin verilmeyecektir." dedi.
Yeni anayasa
Sivil, katılımcı, çoğulcu, özgürlükçü bir demokratik ve
sivil anayasanın yapımına öncülük etmeye kararlı olduklarını belirten Binali
Yıldırım, şöyle konuştu: “Yeni anayasa, bireysel özgürlüklere dayanmalı, yargı
bağımsızlığı ve tarafsızlığını sağlamaya yönelik kurumsal güvenceleri içermeli
ve siyasi sistemin işleyişindeki belirsizlikleri ortadan kaldırmalıdır. Yeni anayasayı
Türkiye’de demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünün kökleşmesi
bakımından hayati bir aşama olarak görmekteyiz. Anayasamız tüm toplumu
kucaklayan, kader birliğimizi yansıtan, demokratik denge ve denetim ilişkisini
esas alan bir mahiyette hazırlanacaktır. Yeni anayasa, ortak değerleri ve
çeşitlilik içinde birlik anlayışını esas alacaktır."
Başkanlık sistemi
2007 yılında yapılan ve referandum sonucunda
Cumhurbaşkanını halkın seçmesi uygulamasının başlamasıyla birlikte, sistem
sorununun belirginleştiğini ve ertelenemez bir hal aldığını ifade eden Başbakan
Yıldırım, şöyle devam etti: “Bir yandan vesayetçi bir şekilde kurgulanarak
demokratik doğasından koparılmış parlamenter sistemin yol açtığı siyasal
istikrarsızlıklar, öte yandan yeni Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu etkin ve dinamik
yönetim dolayısıyla, başkanlık sisteminin mevcut yapımıza en uygun yönetim
modeli olduğuna inanıyoruz. Mevcut sistemimiz içindeki tıkanıklığın
Meclisimizde oluşacak uzlaşmalar ile aşılacağına inanıyoruz. Başkanlık sistemi
öncelikli olmak üzere sistem sorununa bulunacak çözüm, ülkemizin temel
hedeflerine çok daha hızlı ulaşmasını sağlayacaktır. Yeni anayasayla,
seçimlerin istikrar üretebildiği, yasama ve yürütmenin müstakil olarak etkin
olduğu, demokratik denge ve kontrol mekanizmalarının etkin işlediği, toplumsal
farklılıkların siyasal temsilinin sağlandığı, karar alma süreçlerinin
hızlandığı yeni bir siyasal sistem öngörülmektedir. AK Parti’nin başkanlık
sistemi önerisi, üniter yapıyı esas almaktadır.”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.