MHP milletvekilleri Özdağ ve Halaçoğlu'nun konuşmaları-
MHP milletvekilleri Özdağ ve Halaçoğlu, Berlin'de 1915 olaylarıyla ilgili
düzenlenen konferansa katıldı… Alman parlamentosu, haksız yanlış kararla yasama
organıyken yargı organı yerine koymuş ve savunma hakkı dahi vermeden yargısız
infaz yapmıştır. Ben Almanya'nın moral emperyalist bir politika izlememesi
gerektiğini düşünüyorum. MHP milletvekilleri olarak Alman parlamentosunun bu
kararını hızla gözden geçirmesi gerektiğini ve ilişkilerin sağlıklı yürümesi
için kararın geri alınmasını düşünüyoruz." diye konuştu. (Yargısız
infazdan söz edenlere bak sen. Yıllardır Ermeniler katliam yaptı, soykırım yaptı
diyen yalancı yazar çizer ve akademisyenlerle karıştırdı galiba. HYETERT)
***
MHP
milletvekilleri Özdağ ve Halaçoğlu'nun konuşmaları- MHP milletvekilleri Özdağ
ve Halaçoğlu, Berlin'de 1915 olaylarıyla ilgili düzenlenen konferansa katıldı
Ümit Özdağ: "Alman hükümeti ve parlamentosu Türk milletinin tarihini
karalayan bu kararı ile Batı Asya'da ve Ortadoğu'da istikrara değil
istikrarsızlığa hizmet etmiştir. MHP milletvekilleri Özdağ ve Halaçoğlu'nun
konuşmaları
- MHP milletvekilleri Özdağ ve Halaçoğlu, Berlin'de 1915
olaylarıyla ilgili düzenlenen konferansa katıldı
Ümit Özdağ:
"Alman hükümeti ve parlamentosu Türk milletinin
tarihini karalayan bu kararı ile Batı Asya'da ve Ortadoğu'da istikrara değil
istikrarsızlığa hizmet etmiştir."
"Yasama, yürütme ve yargının birbirinin işine
karışması hukuk devletini ortadan kaldırır. Alman parlamentosu haksız yanlış
kararla yasama organıyken kendisini yargı organı yerine koymuş ve savunma hakkı
dahi vermeden yargısız infaz yapmıştır."
MHP Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, Almanya Federal
Meclisi'nin (Bundestag) 2 Haziran'da aldığı Ermeni iddialarına ilişkin kararla
ilgili, "Alman hükümeti ve parlamentosu Türk milletinin tarihini karalayan
bu kararı ile Batı Asya'da ve Ortadoğu'da istikrara değil istikrarsızlığa
hizmet etmiştir." dedi.
Özdağ ve MHP Kayseri Milletvekili Prof. Dr. Yusuf
Halaçoğlu Almanya'nın başkenti Berlin'de, Türk Öğrenci Birliği'nin düzenlediği
"1915 olaylarının anlamı" konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı.
Almanya parlamentosunun aldığı kararın Türk Alman
ilişkilerindeki konjonktürel gerilimle yakından ilgili olduğu gerçeğinin
farkında olduklarını belirten Özdağ, "Alman hükümeti ve parlamentosu Türk
milletinin tarihini karalayan bu kararı ile Batı Asya'da ve Ortadoğu'da istikrara
değil istikrarsızlığa hizmet etmiştir." ifadesini kullandı.
İki ülke arasındaki siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri
ilişkilerin Türkiye'nin Avrupa kıtasında sahip olduğu en köklü ve istikrarlı
ilişkiler olduğunun altını çizen Özdağ, Almanya açısından da Türkiye ile
ilişkilerin Asya'nın tamamından Balkanlara kadar en istikrarlı ilişkilerden
olduğunu dile getirdi.
Her iki ülke içinde karşılıklı olarak ilişkilerin büyük
önemi olduğunu ifade eden Özdağ, "Suriye merkezli olarak yaşanan Ortadoğu
krizinin Türkiye'ye ve Avrupa'ya yansımasıdır. Suriye merkezli Ortadoğu
krizininin Avrupa üzerindeki etkileri Türkiye'nin jeopolitik ve siyasi
ölçüsünde azalacak veya artacaktır. Bu konudan bakıldığında konjonktürel
Türkiye ve Almanya ilişkileri haksız adil olmayan ve hatta düşmanca karar ve
politikalar ile baskı altına alınarak her iki tarafında da karşılıklı
menfaatlerine ağır zararlar verilir. Alman parlamentosu Türk milletinin
tarihini karalayan bu kararı ile Batı Asya'da ve Ortadoğu'da istikrarsızlığa
hizmet etmiştir." diye konuştu.
AB'nin ve Avrupa kıtasının geleceğinin büyük belirsizliğe
sürüklendiği bir dönemde Türkiye ile Almanya arasındaki istikrarlı ilişkilerin
Almanya başta olmak üzere tüm Avrupa kıtası için çok daha önem kazandığının
ortada olduğuna işaret eden Özdağ, "Kimse Türkiye'nin düşmanı olmayı
tercih etmemelidir." dedi.
Ortadoğu'dan başlayan göç hareketinin Avrupa ve Alman
siyasetini nasıl istikrarsızlığa sürüklediğinin görüldüğünü belirten Özdağ,
sözlerini şöyle sürdürdü:
"Burası Türkiye'den daha az dayanıklı bir coğrafya.
Gaziantep'te 300 binin üzerinde Suriyeli var. Münih'e 20 bin Suriyeli geldi.
Belediye Başkanı, Münih çöküyor diye Berlin'e telefon edip şikayette bulundu.
Almanya'da siyasi sistem bu tür göçlere aşırı tepki veriyor. Irkçı ve yabancı
düşmanı politikalar bu göçlerle daha da gelişmektedir. Alman parlamentosunun
almış olduğu her anlamdaki yanlış karar Almanya'da Türk düşmanlığının artması
için zemin oluşturacaktır. Irkçı yabancı düşmanı partiler Almanya'da yaşayan
Türk azınlığına karşı düşmanlık nedeni olarak kullancaklar. Genç Almanlar da
bundan olumsuz etkilenecektir. Bu karar onlar arasında tür düşmanlığı için
uygun bir zemin hazırlayacaktır. Ders kitaplarında tarihi gerçeklere aykırı
iddiaların genç nesillere öğretilmesi ve Hristiyan bir azınlık diye
Ermenilerden bahsedilerek sanki Türk milletinin ve devletinin Hristiyan düşmanı
olduğunun genç zihinlere kazınması ne yazık ki politik atmosferi olumsuz
etkileyecektir."
Ümit Özdağ, Türk milletinin de bundan sonra hiç olmadığı
kadar Yahudi soykırımını hatırlayacağını vurgulayarak, Berlin yakınlarındaki
Alman devlet bürokrasisinin Yahudilerin nihai imhasının planını hazırladığı
villayı ziyaret edeceklerini söyledi.
Demokrasilerin vazgeçilmez ilkesinin kuvvetler ilkesi
ayrılığı olduğuna dikkati çeken Özdağ, "Kuvvetler ayrılığı ilkesi olmadığı
ülkelerde demokrasi yoktur. Yasama, yürütme ve yargının birbirinin işine
karışması zaman içinde hukuk devletini ortadan kaldırır. Alman parlamentosu,
haksız yanlış kararla yasama organıyken yargı organı yerine koymuş ve savunma
hakkı dahi vermeden yargısız infaz yapmıştır. Ben Almanya'nın moral emperyalist
bir politika izlememesi gerektiğini düşünüyorum. MHP milletvekilleri olarak
Alman parlamentosunun bu kararını hızla gözden geçirmesi gerektiğini ve
ilişkilerin sağlıklı yürümesi için kararın geri alınmasını düşünüyoruz."
diye konuştu.
Halaçoğlu
MHP Kayseri Milletvekili ve tarih profesörü Yusuf
Halaçoğlu ise Alman parlamentosunun kararını eleştirdi.
Halaçoğlu, parlamentonun kendisini yargı erki yerine
koyduğunu ve bunun mümkün olmadığını vurgulayarak Bundestag'ın aldığı kararla
yargısız infaz gerçekleştirdiğini ifade etti.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde savunma hakkı
tanınmadan kimsenin yargılanamayacağı ve yargılanamadan kimsenin mahkum
edilemeyeceği maddesinin bulunduğunu aktaran Halaçoğlu, "Alman
parlamentosunda bunlar konuşulurken savunma anlamında kimi dinlediler? 'Osmanlı
yaptı size dokunmuyor' demekle bizi devre dışı mı bıraktıklarını zannediyorlar?
Kimse kusura bakmasın onlar benim dedem." dedi.
Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir'i kastederek,
"Musa Dağı'nda 40 Gün" romanını okuduğunu ve çok etkilendiğini
haberlerden öğrendiğini belirten Halaçoğlu, "Böyle bir romanı okuyup
gerçekleri görmeden karar tasarısına destek veriyor ve bir milleti böylesine
ağır bir iddiayla suçluyorsanız kimse kusura bakmasın insanlıktan nasibini
almamıştır." ifadesini kullandı.
Halaçoğlu ayrıca tarihi belgelerle bir de sunum yaptı.
Yusuf Halaçoğlu sunumunda, 1914 ve 1915 yıllarında
Osmanlı topraklarında Ermenilerin kurduğu çeteler ve yaptıkları katliamları,
yabancı,arşivlerden alınan belgeleriyle anlattı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.