1915’e gelindiğinde Osmanlı
İmparatorluğu’nda, Konstantinopolis dışında yaklaşık 700-800 Ermeni okulunda,
toplam 80.000 civarında öğrenci okuyordu. Bunların yarısı bugünkü Türkiye’nin
orta ve doğu bölgelerindeydi. Konstantinopolis’tekiler, Katolik ve Protestan
Ermeni okullarını da dahil edersek, bir tahmine göre okul sayısı 2.000’e
yaklaşıyordu. Dönemin en önlü Ermeni okullarından biri, doğu Anadolu’da,
Erzurum’daki (Ermenice Garin ya da Karin) Sanasaryan Koleji’ydi. Mustafa
Kemal’in önderliğindeki yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atacak olan
devrim sürecinde, Temmuz -Ağustos 1919’da Erzurum Kongresi Sanasaryan Kolejinde
toplandı. Richard Hovannisian, bu binanın “1. Dünya Savaşı öncesindeki on
yıllar boyunca doğu vilayetlerinde Ermeni kültür ve eğitiminin önde gelen
kuruluşu”na ait olması nedeniyle, bunun “ironik” bir durum olduğunu yazar.
Okur yazar bir kişi olmak Ermeni
kültüründe bir değere sahip olmak demektir. Bu anlayış kaynağını, Ermeni
alfabesinin yaratıcısı olan ve Ermenistan’da İ.S. 5. yüzyılda ilk kez okullar
kuran Mesrop Mashtots’un geleneğinden alır. O dönemde okullar genellikle
kiliselere bağlıydı ve ağırlık dini eğitime verilir, rahipleri göreve
hazırlamak hedeflenirdi. Ermeni Kilisesi, genel olarak Osmanlı
İmparatorluğu’ndaki Ermeni toplumuna yönelik formel okulları 1790’lı yıllarda
kurmaya başladı. 50 civarında Ermeni okulu – o dönem için ilerici bir
yaklaşımın göstergesi olan kız okulları da dahil olmak üzere – uzun yıllar
boyunca çoğunlukla Konstantinopolis civarında toplanmıştı.
19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu
geliştikçe Ermeni ilk ve orta okullarının, ayrıca liselerin (genellikle “kolej”
denilirdi) sayısı arttı. Ermeni Kilisesi, yani Konstantinopolis Patrikhanesi ve
Ermeni Katolik Kilisesi de, özellikle Venedik ve Viyana’daki Mıhitarist Cemaati
aracılığıyla eğitim çalışmalarına katkıda bulundu.
1800’ler yeni bir oyuncunun –Protestan
mezhebi – sahneye çıktığı dönemdi. Birçok Ermeni ve diğer mezheplerden
Hıristiyanlar, Amerikalı misyonerlerin öncülüğünde Protestanlığa geçtiler.
Bunun yanı sıra, kurulan bir dizi Amerikan okulunun çatısı altında, öğrenci ya
da öğretmen olarak çok sayıda Ermeni toplandı. Bugün hâlâ İstanbul’un önemli
okullarından olan Robert College bu okulların ünlülerindendir. Kharpert’te
(Harput ya da bugün Elazığ) Fırat Koleji, Marsovan’da (Merzifon) Anadolu Koleji
ve Ayıntap’ta (Gaziantep) Orta Anadolu Koleji, Amerikalı misyonerlerin kurduğu
okullardan yalnızca birkaçıdır. Aslına bakılırsa, yeni bir entelektüeller
kuşağı bu okulların mezun ettiği öğrencilerden doğmuş, onların çoğu Batı’da
üniversiteye devam etmiş, ardından Osmanlı İmparatorluğu’nda reform için
harcanan çabaların ön saflarında yer almış ve daha da sonra 1915’te
tutuklanmış, sürülmüş ve öldürülmüştür.
Ermeni okulları, yalnızca İstanbul’da ve
15-20 tane olmak üzere, bugün de Türkiye’de faaliyette. Türkiye’de azınlık
okulları yeterince maddi destek görmüyor ve gereğinden fazla denetim altında.
İstanbul’daki modern Ermeni toplumu Ermeniceyi sınırlı kullanıyor; bunun bir
nedeni azınlık kültürlerinin – örneğin eğitimin – gelişmesi ve sürdürülmesi
için gerekli desteğinTürkiye’de hâlâ sınırlı olması.
~~~~
100 Yıl, 100 Gerçek Projesi ekibi, New
Jersey’den Nurhan Becidyan’ın kendileriyle iletişime geçmesinden mutluluk duymuştur.
Nurhan Becidyan, Sanasarian Koleji’nin üç müdüründen biri olan Hovsep
Madatian’ın büyük torunun oğlu ve bu okuldan mezun olan tek kız öğrencinin,
aşağıda diplomasını gördüğünüz Nıvart Madatian-İnciciyan’ın torunudur.
Nvart Madatyan in Sanasaryan Diplomasi-page-001
Diploma üç dilde hazırlanmış: Ermenice,
Arap harfleriyle Osmanlı Türkçesi ve Fransızca. Basılı olan “Monsieur” (Bay)
sözcüğünün üzeri çizilerek elle “Mlle” (Bayan) yazılmış. En üstte stilize
harflerle “Sanasarian Koleji”nin Ermenicesi yazılmış. Sağdaki sütun şeklindeki
süsleme üzerinde okulun Osmanlıca adı kaligrafi kullanılarak Arap harfleriyle
tekrarlanmış. Sol taraftaki sütün şeklindeki süsleme üzerinde de okulun
Fransızca baş harfleri “C” ve “S” görülüyor. Bayan Madatian bütün derslerden
“iyi” ve “çok iyi” notları almış. Dersler şöyle: Din, kilise tarihi, (hem
modern hem klasik)Ermenice, tarih, coğrafya, doğa tarihi, fizik, kimya,
matematik, cebir, geometri, kaligrafi, resim, müzik ve jimnastik. Almanca ya da
diplomada Osmanlıca olarak geçen Türkçe (Ermenice “Osmaneren”, Fransızca Langue
Ottomane”, Türkçe “Osmaniye”) dil derslerini almamış. Okulun bulunduğu kent
Fransızca ve Türkçe “Erzéroum”, ama Ermenice “Garin” olarak belirtilmiş.
100 Yıl, 100 Gerçek Projesi Nurhan
Becidyan’a katkıları için teşekkür eder.
Referanslar ve diğer kaynaklar
1. The Armenian Genocide
Museum-Institute. “Western Armenian Education”
2. Raffi Bedrosyan. “Bedrosyan:
Searching for Lost Armenian Churches and Schools in Turkey”, The Armenian
Weekly,1 Ağustos 2011
3. Aziz Oguz. “Turkey’s last Armenian
schools”, Le Monde diplomatique English edition, Aralık 2012
4. Rouben Paul Adalian. Historical
Dictionary of Armenia. Scarecrow Press, 2010, s. 305
5. Richard Hovannisian. The Republic of
Armenia, Vol.1: 1918-1919. University of California Press, 1969, s. 435-436
6. “Turkish Court Rejects Request to
Return Historic Building to Armenian Patriarchate”, Massis Post, 4 Temmuz 2014
7. Houshamadyan. “Education and sport”
100y100f_092_SchoolsColleges
Görsele ait bilgi
Getronagan Varjaran, Türkçe olarak
Merkez Koleji, 1886’da, İstanbul’un ana caddelerinden biri üzerindeki Surp
Krikor Lusavoriç kilisesinin bitişiğinde kurulmuştur. Birçok ünlü ismin mezun
olduğu okul binasında bugün Gomidas’ın (Komidas) çaldığı piyano bulunuyor.
Atıf ve kaynak
Edal Anton Lefterov (kendi çektiği
fotoğraf) [CC-BY-SA-3.0 ya da GFDL], bkz. Wikimedia Commons
Bizi takip edin
Facebook – Twitter – Instagram – Google+

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.