İbrahim Ekinci / Ayrıntı Yayınları
Nihayetinde herkesin hikayesi ayak izlerindedir. Muzaffer
Oruçoğlu’nun doğduğu köy Zavot bir Malakan köyüdür. Vartinik ise bir Ermeni
mezrasıdır. Oruçoğlu birinde doğmuş, diğerinde baskına uğramıştır. Bu iki
mekândan da birer halk sürülmüştür. Oruçoğlu’nun sürgün ve mekansız kalmasıyla
buradaki halkların sürgün ve mekansız oluşu arasında bir ilişki olduğu söylenebilir.
Aslına bakılırsa Oruçoğlu’nun şimdi yaşadığı Merlbourne’deki varlığı da
öyledir. Yeter ki, “Neden Avustralya?” diye bir soran olsun… Cevabı son elli
yılın sol’dan hikayesidir.
Zavot ve Merlbourne…
Oruçoğlu’nun bu iki mekân arasında geçen kişisel hikayesinin
önemi, aynı zamanda siyasal tarihimizin önemli anlarına, zamanlarına
tanıklığından kaynaklanıyor. Bizzat hikayenin yazıcısı olarak içerden bir
tanıklıktır bu. Sağlamdır. Doğrudur. Bunun kayda geçmesi gerekiyordu. Bu
kitapta bu amaçlanmıştır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.