Mehmet Oğuzhan Tulun
Kilikya Ermeni Katolikosluğu (diğer adıyla Kilikya Kutsal
Makamı), Ermeni Apostolik Kilisesi’nin dört ana idari biriminden biridir.Tarih
boyunca çeşitli vesilelerle yer değiştirmiş olan Katolikosluk, uzun bir süre günümüzde
Adana’nın Kozan (Sis) ilçesindeki bir arazide konumlanmıştı. Ancak Millî
Mücadele dönemi sırasında, 1921 yılının sonlarına doğru Fransız birlikleri
Güney Anadolu’da işgal ettikleri topraklardan geri çekilmeye hazırlanırken,
Kilikya Katolikosluğu da Kozan’dan ayrılarak ilk önce Suriye’ye geçmiş,
sonrasında ise Lübnan’da Beyrut yakınlarındaki Antilyas kasabasına
yerleşmiştir. Katolikosluğun terk ettiği taşınmaz, Emval-i Metruke mevzuatı
çerçevesinde Devlete intikal etmiştir.
Nisan 2015’de Kilikya Katolikosluğu, temsilcisi
aracılığıyla Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmuş ve terk ettiği
taşınmazın iadesini talep etmiştir. Katolikosluk, başvurusunda özetle
“taşınmaza emval-i metruke mevzuatı hükümlerine göre el konulması nedeniyle
mülkiyet hakkının, bir ibadet mekânına el konulmakla din ve vicdan özgürlüğü
ile eşitlik ilkesinin ve tapu kayıtlarına ulaşılmasının engellenmesi nedeniyle
de adil yargılanma hakkının ihlal” edildiğini öne sürmüştür.[1] Katolikosluk,
başvurusunda taşınmazına tazminat ödemeden el konulduğunu ifade etmiştir. Aynı
zamanda Kozan Tapu Müdürlüğü’nün, Katolikosluğun taşınmazla ilgili kayıtlara
ulaşma talebinin, "İlgi[li] dilekçenizde belirtilen taşınmazlara bakmak
için ilgisini inanılır kılan bir belgeniz olmadığından talebiniz yerine
getirilememiştir"[2] diyerek reddettiğini ifade etmiştir.
Anayasa Mahkemesi Haziran 2016’da aldığı kararda, Kilikya
Ermeni Katolikosluğun başvurusunun usulen reddedildiğini, zira Katolikosluğun
Anayasa Mahkemesine başvurmadan önce idari ve yargısal başvuru yollarını
tüketmediğini ifade etmiştir. Anayasa Mahkemesi özetle bireysel başvurunun
ikincil bir hukuki yol olduğunu, bu yöntemin sadece birincil yol olan derece
mahkemelerde ve mevcut mevzuat çerçevesinde iddia edilen hakların iade edilmesi
için makul bir olasılık olmaması koşulunda geçerli olabileceğini ifade
etmiştir.
Kilikya Katolikosluğu Kozan Tapu Müdürlüğü’nün ret
kararına itiraz etmemiş, bu konuyu mahkemeye taşımamıştır. Ayrıca hak iddia
ettiği taşınmazının kendisine iade edilmesi için de herhangi bir mahkemeye
başvurmamıştır, ki mevcut mevzuata göre tapu bilgileri kesin bilinmese bile
tapu anlaşmazlıkları mahkemeye taşınabilmektedir.[3] Bunun yanında Anayasa
Mahkemesi, Katolikosluğun başvurusunda bireysel başvuru yapmadan önce idari ve
yargısal başvuru yollarını tüketmesine gerek olmaması konusunda çelişkili
ifadeler kullandığını tespit etmiştir. Mahkeme, Katolikosluğun “bir yandan
başvuru yollarının etkisiz olduğunu ifade etmekte diğer yandan ise mevzuatta
taşınmazın mülkiyetinin iadesine veya tazminat ödenmesine yönelik hükümler
olduğunu belirtmekte hatta buna ilişkin başarıyla sonuçlandığını belirttiği
yargısal içtihatlardan”[4] söz ettiğini belirtmiştir.
Kilikya Ermeni Katolikosluğu, Anayasa Mahkemesinden
sadece usulen ret almış olmasına rağmen ve Türkiye’deki idari ve yargısal
başvuru yollarını tüketmeyi bile denemeden, meseleyi doğrudan Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesine (AİHM) taşımaya karar vermiştir. Katolikosluk, 7 Aralık’ta
Brüksel’de yaptığı bir toplantıda başvurusunun AİHM’e ulaştığını
duyurmuştur.[5]
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Kilikya Ermeni
Katolikosluğunun başvurusuna nasıl bir tepki vereceği bilinmemektedir; bu
konuda AİHM sürecinin sonucunun beklenmesi dışında yapılabilecek bir şey
yoktur. Yalnız bu vesileyle bazı tarihi gerçekleri bir kere daha okuyucuya
hatırlatmakta, bu mesele konusunda kamuoyunun hafızasını canlandırmakta yarar
vardır. Başta belirtildiği gibi, Kilikya Katolikosluğu geçmişte çeşitli yerler
değiştirdikten sonra uzun yıllar Kozan’da konumlanmıştı. Bu Katolikosluğun
tarihte Ermenilerin dahil olduğu iç karışıklıklarda önemli rol oynadığı
bilinmektedir. Fransızların, geri çekilmeye hazırlanırken Adana ve çevre
bölgelerde yaşayan (Ermeniler dahil) Hristiyan nüfusun buralardan ayrılmasına
karşı çıktığına dair kayıtlar mevcuttur.[6] Aynı zamanda Türkiye Büyük Millet
Meclisi Hükümetinin buralardaki Hristiyan nüfusu Fransız işgaline karşı
birleşik bir cephe oluşturmaya çağırdığı[7] ve buradaki Hristiyan nüfusun
gitmemesi için açıkça çaba gösterdiğinin de kayıtları mevcuttur.[8] Tüm bunlara
rağmen Katolikosluk tek taraflı bir kararla ve hiçbir başka siyasi neden veya
baskı olmamasına rağmen Anadolu topraklarından ayrılmıştır.
Dolayısıyla, Katolikosluğun zamanında ısrarlara rağmen
Kozan’da kalmayıp, 95 yıl sonra terk ettiği yerlerde tekrar hak iddia
etmesinin, hak aramaktan ziyade herhalde başka amaçları vardır. Bu amaçların
bugünkü siyasi konjonktür içinde değerlendirilmesi faydalı olacaktır.
Katolikosluğun taşınmazlar meselesini yukarıda anlatılan şekilde AİHM’e
götürmesi ise, meselenin uluslararası bir mahkeme olan AİHM’de ele alınmasını
sağlayarak, Osmanlı’nın son dönemleri ve Türkiye’nin ilk dönemleriyle ilgili
propagandalarla dolu bir anlatı konusunda sansasyon yaratmak niyeti olduğu
izlenimini yaratmaktadır.
*Fotoğraf: www.anayasa.gov.tr/
[1] Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi, “Karar:
Kilikya Ermeni Katolikosluğu Başvurusu (Başvuru Numarası: 2015/7661)”, karar
tarihi: 15.06.2016, s. 2,
http://www.kararlaryeni.anayasa.gov.tr/Content/pdfkarar/2015-7661.pdf
[2] Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi, “Karar:
Kilikya Ermeni Katolikosluğu Başvurusu…”, s. 2.
[3] Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi, “Karar:
Kilikya Ermeni Katolikosluğu Başvurusu…”, s. 18-19.
[4] Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi, “Karar:
Kilikya Ermeni Katolikosluğu Başvurusu…”, s. 18.
[5] Varduhi Balyan ve Uygar Gültekin, “Sis için AİHM’ye
başvuru”, Agos, 08.12.2016,
http://www.agos.com.tr/tr/yazi/17204/sis-icin-aihmye-basvuru
[6] Maxime Gauin, “How to Create a Problem of Refugees:
The Evacuation of Cilicia by France and the Flow of Armenian Civilians
(1921-1922)”, Review of Armenian Studies, 2012, No. 25, s. 79.
[7] Gauin, “How to Create a Problem of Refugees…”, s. 75.
[8] Gauin, “How to Create a Problem of Refugees…”, s.
79-80.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.