Utanç ve Onur 1915 - 2015 Ermeni Soykırımı'nın 100. Yılı
Ermeni Soykırımı gerçeği, yüz yıl sonra, sorumluların çaresiz siyasal ve ideolojik saldırılarla bir kez daha kapatmak istedikleri yalan mahzenini parçalayarak hayatımızdaki yerini alıyor. Bu kitap, Ermeni halkının maruz bırakıldığı kapsamlı ve çok boyutlu yok etme politikasının asla başaramadığı bir sonucu sergilemek istiyor. Bu coğrafyanın sosyal ve kültürel tarihine derin kökleriyle etkide bulunmuş olan Ermeni halkının kaybedilmiş olması, onların yarattığı eserleri, arkada kalanlara emanet ettikleri büyük sanatsal, edebi ve siyasal zenginliği yok edememiştir.
Ermeniler
Nuran Akkaya'nın Alef Yayınları tarafından yayımlanan
foto-belgesel kitabı ‘Ermeniler’ bu soruları görsel olarak cevaplayan, tek
kelimeyle “olağanüstü” bir çalışma. Yine kısa süre önce okurla buluşan '1916
Ankara Yangını’ adlı kitaplarında Taylan Esin ve Zeliha Etöz 1915-1919 arası
Anadolu'nun farklı şehirlerinde çıkan yangınlarda tarihe karışan/karıştırılan
Ermeni mahallelerine odaklanıyorlardı kimi sayfalarında. Öyle ki saydıkları
şehirlerin sayısı ve yayıldığı geniş coğrafi alan, bu toprakların binlerce
yıllık sakinleri Ermeniler'in “talihsiz serüven"inden bir kesiti de gözler
önüne seriyordu. Bugün Anadolu'nun hangi şehrine giderseniz gidin karşınıza
çıkacak kilise, cami, köprü, konut mimarisinde mutlaka bir Ermeni mimarın,
ustanın imzasını görmemiz bu topraklardaki silinmeyecek izlerinin bir diğer
ispatı. Uzun lafın kısası böyle yüklü bir geçmiş mirasından söz ediyoruz ve
kimileri bundan şikâyetçi olsa da, onları anarken “affedersin” diyerek söze
girse de Anadolu coğrafyasında yüzyıllardan bugüne varlığını sürdüren Ermeni
toplumunun “bugününe”, bugünkü haline odaklanıyor Nuran Akkaya.
AGBU Summer Interns Visit Diocesan Center
Close to 30 participants in the AGBU New York Summer
Internship Program visited the Diocesan Center on Wednesday evening, July 29,
where they received a tour of St. Vartan Armenian Cathedral and enjoyed dinner
with Diocesan Primate Archbishop Khajag Barsamian.
Eskişehir'de Ermeni Kilisesi Restore Ediliyor
Ermeni kilisesi kültürevi oluyor . Eskişehir'in Sivrihisar
ilçesinde 1881 yılında yaptırılan Ermeni kiliselerinden Surp Yerortutyun,
Kültür ve Turizm Bakanlığınca restore ettiriliyor. Anadolu'daki en büyük Ermeni
kiliselerinden Surp Yerortutyun, uzun süre depo olarak kullanıldı. Kesme taşla
inşa edilen kilisenin arka kısmında vaftiz, güney kısmında papaz odası bulunuyor.
Restorasyon çalışmaları tamamlandığında kilisede sergi, konser ve toplantı
salonlarının yer alacağı Kültür Evi'ne dönüştürülecek. (Hiç olmazsa senede bir defa ayin yapılacak şekilde restorasyon yapılmalı ve senede bir defa ayine izin verilmeli. HYETERT)
UNESCO Bizi de Al!
Meral Yıldız
Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri’nin UNESCO Dünya
Miras Listesi’ne kaydedilmesinin ardından bölge illerinde umutlu bekleyiş
başladı... Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri’nin UNESCO Dünya Miras
Listesi’ne kaydedilmesinin ardından bölge illerinde umutlu bekleyiş başladı.
Özellikle tarihi ve kültürel yapısı ile Doğu ve Güneydoğu’nun tarihteki önemli
kentlerinden biri olan Van’ın geçici miras listesine girme ısrarı sürerken
geçtiğimiz aylarda geçici miras listesine alınan Akdamar’ın miras listesine
alınmasıyla beraber Van Kalesi ve Şamram kanalı gibi simge olmuş tarihi
mekanların da UNESCO tarafından tescillenmesi bekleniyor.
Ermenistan bayrağı Ağrı dağı zirvesinde dalgalanacak
Açıklamayı “Tigran Mats” Vakfı başkanı Srapion Gevorgyan
yaptığı kaydedildi.
“Karin” geleneksel
Dans Grubu da sanat yönetmeni Gagik Ginosyan başkanlığında Ağrı dağının
zirvesinde dans edecek. Türkiye’nin Ağrı topraklarını Batı Ermenistan diye
niteleyen Vakıf Başkanı Ginosyan, Ağrı dağını kastederek şu anda grubun adak
ziyareti için 5165 metrelik Ararat’ın zirvesine tırmandıklarını ve bu zirvede
dans ederek 100 metrelik Ermenistan Bayrağını dalgalandıracaklarını belirtti. (Bu
paranoya başka bir şey değil. Ne olmuş dansçılar bayrak asmışsa, Ağrı’yı mı
fethettiler? HYETERT)
Kürdlerin sorunu...
Şerif Kaplan / skaplan@tigrishaber.com
Tam bu noktada sözüm meclisten içeri bir noktaya değinmek
istiyorum. Zira az çok, herhangi bir alanda “ben Kürdün bilmem neyiyim...”
diyen her kes Kürd halkı “adına” konuşuyor! Ama durduğu noktaya baktığınızda, kendisine bile faydası yokken, bir
halkın geleceği, varlığı adına nasıl konuşma rahatlığını kendinden buluyor
anlaşılmaz bir durum. Hiç uzatmadan net bir tespitle devam edelim. Kürd
halkı adına ancak Kürdistan sevdası olmazsa olmazı durumunda olan siyasi bir
duruşa sahip olanların söz hakkı olabilirler. Tıpkı diğer ülkelerdeki siyasiler
gibi. Mesela Almanya’yı savunmayan bir Alman, Alman halkı adına konuşamaz… Savaşı
görmüyor musunuz? Savasın sadece Kürdlerin tepesinde dolaştığının farkında
değil misiniz? Kürdler bir bütün olarak hareket etmezlerse, ulusal bir noktada
buluşmazlarsa, korkunç katliamlarla karşı karşıya kalabilirler ve en önemlisi
çocuklar katillerle bir arada yaşamak zorunda kalacaklar.
Amerika Kürtleri ‘sattı’ mı?
Amberin Zaman
Amerika bölgede kendi çıkarlarını kolluyor. IŞİD’e karşı mücadelede öncülüğünü koruduğu sürece YPG’yle işbirliği sürecek. Hatta en ufak şüpheniz olmasın, artacak da… Üstelik ABD Türkiye’nin YPG’ye karşı herhangi olası bir askeri müdahalesine de karşı çıkacak. Herhangi bir güvenli bölgede de Türk askeri bulunmayacak… Ve her ne kadar kamuoyu önünde PKK’yı kınasalar da ABD’li yetkililer Türk mevkidaşlarıyla yaptıkları görüşmelerde operasyonları uzatmamaları için uyarıyor. Sonuçta YPG ve PKK aynı gövdenin parçaları. Tabanları da aynı. Birine verilen zarar öbürüne dokunuyor. ABD’nin muhalefeti yüzünden YPG’yi vuramayan Türkiye PKK’yi vuruyor. Bakalım nereye kadar.
HDP'den önemli açıklama
Halkların Demokratik Partisi Merkez Yürütme Kurulu
yaptığı açıklamada, "Yapılması gereken, çatışma politikasını bir kenara
bırakıp, barışçıl çözüm yollarını yeniden devreye koymaktır. Çözüm sürecinin
askıda tutulduğu her bir günün halklarımıza maliyeti çok ağırdır. Bir kez daha
ülkeyi yönetenleri sorumluluğa çağırıyoruz. HDP, üzerine düşen olumlu rolü her
zaman olduğu gibi oynamaya hazırdır. Biz çatışmaların durdurulması için
çabalarımızı yoğun bir biçimde sürdürmeye devam edeceğiz. Size savaş
yaptırtmayacağız. (!!! HYETERT)
Ermenistan-Irak Kürdistanı: Eğitim işbirliği perspektifi
Ermenistan Eğitim ve Bilim bakanı Armen Aşotyan bugün 30
Temmuz’da çalışma ziyareti çerçevesinde
Ermenistan’da bulunan Kuzey Irak Kürt Özerk Yönetimi Planlama bakanı Ali
Sindi’yi kabul etti. Konuk bakan Irak Kürdistanı’ndaki eğitim sistemine ilişkin
bilgi verdi, Ermenistan ziyaretinin esas amacının ortak işbirliği alanları
bulmak olduğunu, bu açıdan özellikle yüksek öğrenim alanında ikili bağların
gelişmesinin önemini vurgulayarak eğitim alanında işbirliğini önemsediklerini
kaydetti.
'Hristiyan Taliban'ı kuracağız'
Ukrayna'daki ‘gönüllü' taburlardan birinin lideri olan
Korçinskiy, bir 'Hristiyan Taliban' kurmayı istediklerini ifade etti. Dmitro
Korçinskiy, Ukrayna'nın doğusundaki bağımsızlık yanlısı milislere karşı Kiev
güçlerine 'yardım eden' 'Azize Meryem' adındaki 'gönüllü' taburlardan birinin
lideri… Emirleri, İçişleri Bakanlığı'ndan aldığını söyleyen Korçinskiy, ''Emir
gelmesi halinde taburum savaşmayı bırakır'' dese de şunları ekledi: ''Ancak
ondan sonra devletten bağımsız bir biçimde kendi yöntemlerimizle devam ederiz.''..
Korçinskiy, 'tam olarak ne istedikleri' sorulduğunda ise Ukrayna'nın
doğusundaki bölgeleri ve Kırım'ı 'geri almak için' bir 'Hristiyan Taliban'
kurmak istediğini söyledi. ''Ukrayna'nın Haçlı Seferleri'ne liderlik etmesini
isterdim'' diyen Korçinskiy şöyle devam etti: ''Görevimiz sadece işgalcileri
kovmak değil, intikam da almak istiyoruz. Moskova yanmalı.'' (Matah bir şeymiş
gibi Taliban’a özeneceğinize, Hıristiyanlığa özenin. HYETERT)
ABD Kongre üyesi Eshoo: Özel yükümlülüklerim var
Ermeni kökenli ABD Kongre üyesi Anna Eshoo (anne
tarafından Babayan) Ermeni-Amerikan bağlarının pekişmesi konusunun şevkli
taraftarlardan biri. Kongre üyesi, Ermeni ve Süryani kökenli olması hesaba
katıldığında, bu ilişkilerin pekişmesi işinde kendisinin özel bir rol
oynayabileceğini ifade etti. Kongre üyesi Amerika’nın Sesine (WoA) yaptığı
açıklamada şunları belirtti: «Ermeni halkıyla ilişkilerin gelişimine yardım
etme konusunda özel bir sorumluluğa, kutsal bir yükümlülüğe sahip olduğumu
hissediyorum. Birleşik Devletler, Ermenistan’da kamu ve toplumsal kuruluşların
gelişimine katkıda bulunmalı. Bu kurumlar demokrasinin gelişiminde en iyi
enstrümanlara dönüşecektir, bu da ülkedeki ekonomik durumu iyileştirecektir»
dedi.
Türkiye Ermeni Soykırımının tanınması geri dönüştürülmez süreciyle uzlaşıyor
″Türkiye, Ermeni Soykırımını tanıması sonrasında
Belçika’dan elçisini çekmedi″ imasına yanıt veren Ermenistan Dışişleri bakan
yardımcısı Şavarş Koçaryan şunları kaydetti: ″Türkiye yönetimi, Ermeni
Soykırımının tanınma sürecinden dönüş olmadığı gerçekliğiyle uzlaştığından ve
Soykırım meselesinin bu trajedinin tanındığı başkentlerden Türkiye’nin
başkentine naklolmakta olduğunun bilincine varmaya başladığından, Belçika’daki
elçisini geri çekmedi″ dedi.
Rüyadan Gerçeğe
Ömer Özkaya / omerozkaya@gunes.com
1774-1824 yılları arasında Almanya'nın Dülmen kasabasında
yaşayan felçli rahibe Anna Katharina Emmerich, gördüğü rüyalarla, Meryem
Ana'nın yaşadığı yeri tarif eder. Emmerich'in rüyaları daha sonra "Meryem
Ana'nın Yaşamı" adıyla kitap haline getirilir. Felçli rahibenin vefatının
üzerinden yaklaşık 70 yıl geçer. Filles de Charité Tarikatı'nın İzmir'de
işlettiği bir hastanede tedavi görmekte olan yaşlı bir kadın "Keçilerimi
otlatmaya götürdüğüm dağda orman içinde bir yıkıntı bulunuyor. O yıkıntılar
arasında birçok kez siyah başörtülü bir kadın gördüm. Kadın bana, 'Ben
Meryem'im' diyordu" diye sayıklar. Tam da bu günlerde, tarikatın baş rahibesi
Marie de Mandat Grancey, Emmerich'in "Meryem Ana'nın Yaşamı" adlı
kitabını okumaktadır. Yaşlı kadının "sayıklama"larına önce itibar
edilmez, sonra, 29 Temmuz 1891 günü, yaşlı kadının bahsettiği yer, aramaya
çıkılır. Bir süre sonra bir kilise yıkıntısına ulaşılır. Kitaba bakılır...
Burası ve kitapta anlatılan yer birbirine uymaktadır. Bakire rahibe çığlıkları
yankılanır Efes ormanlarında, "Bulduk" derler, "İşte Meryem
Ana'nın Evi!"
Herkesin Vladimir’i kendine... Din değiştiren prensin 1000. yıl dönümü
Rusya ve Ukrayna’da dün çok önemli bir tarihi kişiliğin
1000’inci ölüm yıldönümü büyük törenlere konu oldu. 988 yılında Slavların pagan inançlarını
bırakıp, bugünkü Kırım’da vaftiz olarak hıristiyanlığı seçen Kiev Rus
Prensliği’nin başı Prens Vladimir anıldı. Slavların din değiştirmesiyle tarihi
bir dönüm noktasını imza atan Vladimir, çatışma ortamındaki Rusya ile Ukrayna
arasında bu kez “birleştici” olamadı. Aksine herkes kendi bakış açısıyla
Vladimir’i sahiplendi.
Priests Ordained in the Mother See of Holy Etchmiadzin
On July 26, with the blessings of His Holiness Karekin
II, Supreme Patriarch and Catholicos of All Armenians; during the celebration
of the Divine Liturgy, the faithful witnessed the sacrament of priesthood
ordination. The celebrant was His Grace Bishop Vardan Navasardyan,
Director of the Christian Education Center of the Mother See, who ordained
seven deacons into the priesthood.
Halep Ermeni meskun mahallelerinin bombalanması devam ediyor
Suriye’nin Halep kentinde elektrik ve su tedariki konusu
nispeten düzeldi.Gandazasar» gazetesinin verdiği bilgiye göre; kente günde 6
saat elektrik verilmekte, su ise Halep’teki birçok mahalle için erişilebilir
durumda. Ancak Halep’in dış dünyayla bağlantısı kesik olup, Internet erişimi
bulunmamakta. Kent sakinlerinin güvenliğine ilişkin olarak, durumda gerilim
devam etmekte. 27 Temmuz’da Halep Nayal mahallesinin bombalanması sonucu bir
kişi yaşamını yitirirken, birçokları yaralandı. Anılanların etnik aidiyetine
ilişkin gazetede bilgi yer almamakta. Ermeni Nor Gyugh mahallesi de teröristlerin varil
bombalarından payını aldı. Mahalle büyük maddi hasar aldı.
IŞİD Bir Şeyler Söylüyor
Yap-bozu tekrar edelim. IŞİD Türkiye’yi zorda bırakıyor,
Fransa’yı tehdit ediyor. Kürtler konusunda bu iki ülkeyi farklı biçimlerde de
olsa tercihe zorluyor; bir yandan da Suriye’nin bölüneceği gerçeğini teyit
ediyor. IŞİD neden aynı zamanda hem Türkiye hem de Fransa’yı zor durumda
bırakıp başka devletlerde eylem yapmıyor diye sorulduğunda ise karşımıza tek
yanıt çıkıyor. Sadece Fransa ve Türkiye Esad karşısında açık pozisyon
almışlardı. Sonuç olarak IŞİD Türkiye ve Fransa’yı ortak bir müdahaleye
zorluyor. Muhtemelen Suriye’de sağı solu bombalayan bir ABD olduğuna göre bu
tür bir koalisyonun NATO şemsiyesinde olma olasılığı yüksek. Dolayısıyla
Türkiye müdahale edecekse, bunu hangi çerçevede yapacağı belli. AB konusunda
pazarlık için en uygun zaman…..
Cumhuriyet Meydanında sivil itaatsizlik eylemleri devam ediyor
«Ermenistan Ayağa Kalk!» İnisiyatifinin Erivan Cumhuriyet
Meydanındaki elektrik zam kararına
yönelik sivil itaatsizlik eylemleri devam ediyor. NEWS.am muhabirinin
verdiği bilgiye göre bugün 2. gündür inisiyatif üyelerine daha önceden
duyurulan meydanın ortasında oturma eylemi gerçekleştirmeye yönelik
programlarını hayata geçirmelerine izin verilmemekte. İnisiyatif üyesi Davit
Sanasaryan bugün 28 Temmuz’da iki kez
polis duvarını yarmada başarılı oldu ve meydandaki halı desenine ulaştı.
Polisler Sanasaryan’ı alandan hızla uzaklaştırdılar.
Gerçekle artık yüzleşmeliyiz; “maskeli balo” bitmelidir
Soner Yalçın / hsoneryalcin / syalcin@sozcu.com.tr
Batı, Türkiye ile ilişkilerinde iyi niyetli
değildir… Bu, -özellikle Batı gölgesinde yaşayan kimi Türk medyası
eliyle dayatılan- “celladına aşık” rolü terk etmeliyiz. “Terör” dersiniz;
“insan hakları” diye karşımıza dikilirler. Kerkük’te, Telafer’de Türkmenler
katledilir, sesleri çıkmaz. Ne zaman teröristleri sınır ötesinde de
kovalarsanız, “bu bir ülkenin içişlerine müdahaledir” diye karşı çıkarlar.
Diyemezsiniz ki, “Irak’ta, Afganistan’da ne işiniz vardı!” “Ermeniler ile büyük
acılar yaşandı” dersiniz; “soykırımı kabul et” diye dayatırlar. “Kıbrıs’ın can
güvenliği” dersiniz; “işgalci” derler. Ama Dağlık Karabağ işgaline tek söz
etmezler. “Ege’deki Türk adaların işgaline göz yumamayız” dersiniz; “Barbarlar
Yunanistan’la savaşmak istiyor” diye yalan söylerler. Türkiye’yi, Irak, İran ve
Suriye gibi komşularına düşman ettirirler. Patrikhaneyi desteklerler, ekümenik
statüsü için ayağa kalkarlar “Elhamdülillah Müslümanım” diyeni radikal dinci
ilan ederler! Türkiye’deki irticayı sanki kendileri koruyup kollamadı. Hangisini
yazayım…Hepsini biliyorsunuz. (O halde Batı ile koparın her türlü bağları. Kim tutuyor sizi? HYETERT)
Kırgızistan'ın AEB'ye Katılımına Onay
Rusya, Belarus ve Ermenistan'ın, Avrasya Ekonomik
Birliği'ne (AEB) tam üye olan Kırgızistan'ın katılım anlaşmasını onayladığı
bildirildi. Kırgızistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, katılım
anlaşmasının Rusya, Belarus ve Ermenistan parlamentoları ve devlet
başkanlarının onayından geçtiği ve bakanlığın ülke içindeki tüm prosedürlerin
tamamlandığına ilişkin diplomatik nota ile bilgilendirildiği belirtildi. AEB üyesi ülkelerden, Kırgızistan ile sınırı olan
Kazakistan'dan da böyle bir notanın gelmesinin beklendiği ifade edildi.
TBMM'de olağanüstü toplantı: Komisyon önerisi reddedildi
CHP'nin olağanüstü toplantı çağrısı üzerine CHP'li Meclis
Başkanvekili Şafak Pavey'in başkanlığında toplandı. CHP'nin terör için komisyon
kurma önerisi reddedilirken hükümet adına konuşan Arınç terör operasyonlarının
bilançosunu açıkladı: 1061 kişi gözaltına alındı, 156 kişi serbest bırakıldı.
PKK ve DHKP-C'ye yönelik operasyonda 847 kişi gözaltına alındı. DAEŞ'e yönelik
136 kişi gözaltında alındı, 31 tutuklu var.
Başbakan Erdoğan: Başımıza her şey gelebilir
Markar Esayan
Hafıza-i beşer nisyanla malüldür. Gelin o aman biraz
hafıza tazeleyelim. Aralık 2012'de dönemin Başbakanı Sayın Erdoğan TRT
ekranlarında şöyle tarihi cümleler sarf etmişti. "Ben risk alıyorum,
müsteşarım risk alıyor. Başına her şey gelebilir. Görüştükleri kişiler malum.
Ben siyasetçi olarak bu görüşmeyi yapamam, ama onların eli ayağı durumu olan
devletteki temsilcileri vardır ve bunları yapar. Ada ile de görüşür, adanın
kanaatlerini, düşüncelerini arar, sorgular. Neymiş, anlaşmalar yapılıyormuş.
Adadaki bırakılacakmış, böyle bir şey söz konusu değil. Bizler mesafe almak
istiyoruz. Adayla görüşmeler halen var. Çünkü netice almamız lazım. Bunun
ışığını görüyorsak adımı atmaya devam ederiz."
"Türkiye'de ayin yapamazlar"
Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği
(ASİMDER) Marmara Bölge Başkanlığı, Türk Diaspora teşkilatlarını Akdamar
Adasına davet etti. "Yıllardır Türkiye'de yaşayan ve vatandaşımız olan
Ermenilere, Van'ın Akdamar Adası’ndaki kilisede ayin yapmalarına devletimiz
tarafından izin verilmiştir. Ancak son yıllarda bu ayini siyasi bir miting
haline getirildiği görülmüştür. Ermenistan bayrağı açılması ve siyasi sloganlar
atılıp halay çekilerek kutlamalar bile yapıldı. Bizim cuma namazı talebimizi
devlet politikası diyerek ret eden bir zihniyet gelip Türkiye'de ayin yapamaz.
Bütün ülkelerde kurulmuş görev yapan Türk ve Azerbaycan diaspora teşkilatlarına
sesleniyorum. Devletlerimiz ve milletimiz için gecenizi gündüzünüze katarak
çalıştığınız bu dava artık birlik günüdür. Tek taraflı inanç zihniyetine sahip
bu faşist düşüncenin engellenmesi için tüm teşkilatlarımızı Eylül 2015
tarihinde Van Akdamar Adası’na davet ediyoruz." (Akdamar değil Ahtamar ya da Ağtamar. Dedik ya zulmünüz artsın,
belanızı bulun. HYETERT)
Haritada Kürdistan'ın Yerini Bulmak...
Atatürk Üniversitesi, Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd.
Doç. Dr. Savaş Eğilmez, “Tarihi süreç içerisinde, Kürtlerin ikâmet ettiği
bölgeyi tanımlamaya çalışırsak Kürdistan adına dayanamayız dedi… Kürtlerin
kökenleri ve Türklerle beraber tarih sahnesine çıkmadan önce yaşadıkları
coğrafya hakkında sınırlı bir alanda araştırma yapan batılı araştırmacıların da
Kürdistan tanımı üzerinde fikir birliğine varamadıklarını dile getiren Eğilmez,
“Hatta önde gelen oryantalistlerden Basil Nikitin gibi bazı araştırmacılar
böyle bir coğrafi ismin ortaya çıkarılabilmesinin imkânsızlığından bahsederler.
Türkler Anadolu’ya doğru büyük göçe başladıklarında bu coğrafyada Rumlar,
Ermeniler, Süryaniler bulunmaktaydı. Yani Kürtler bölgeye Türkleri takiben
gelmişlerdir. Kürtlerin bugün ki coğrafya ya yerleşmelerinde, Selçuklu
Türklerinin, Bizans’ı geri çekilmeye mecbur etmesinin payı çok büyüktür.
İsviçre’li Ermeni işadamı «Eski Erivan» projesini hayata geçirecek
Başbakan Hovik Abrahamyan, İsviçre’li Ermeni işadamı,
hayırsever, «Frank Müller» firması CEO’su Vardan Sirmakesh’i kabul etti. Başbakan,
işadamının Ermenistan ekonomisine katkılarını ve gerçekleştirdiği projeleri
oldukça takdir etti. Abrahamyan, İsviçre’li Ermeni işadamının finansmanıyla
«Eski Erivan» Projsinin hayata geçirilmesi, bunun için 150 milyon Dolar civarı
yatırım yapılacağına dikkat çekti.
Karaburun esnafı da o kongreyi desteklemiyor
Karaburun Belediye Başkanı Ahmet Çakır'ın, 10. Karaburun
Bilim Kongresi'nin çağrı metninde yer alan "1915 Ermeni ve Süryani
Soykırımı" ifadesi nedeniyle tepki gösterip desteğini çekmesinin ardından,
esnaf da kongreye destek vermeyeceğini açıkladı. (Karaburun’un bilim ve kültürünün
seviyesi belli oldu böylece. HYETERT)
Sevgili Dostlar
Temmuz basında yeni bir soruşturma nedeniyle İstanbul a
ifade vermeye gittim. Evimi tamamen boşaltıp bir depoya yerleştirdim. Kitaplığım
ve arşivim artik kolilerde. Bakalım onlara ne zaman kavuşacağım. Ama güzel şeyler de
oldu. Bir Temmuz’da iki buçuk yıl cezaevinde kalan oğlum Deniz ile yine ayni
dönemde hapis yatan Seda nişanlandılar. Niyetleri Eylül ayında evlenmek. 15 Temmuz'da
da Deniz in yaş gününü kutladık.Uniting Church in Australia recognises the Armenian Genocide
The Uniting Church in Australia has formally acknowledged
that the Armenian massacres and forced deportations constitute a genocide.The
UCA is the third denomination at a national level to acknowledge the genocide
that took place 100 years ago. Carried out during and after World War I under
the Turkish Government, the genocide was implemented in two phases – the
wholesale killing of the able-bodied male population and subjection of army
conscripts to forced labour.PKK ergenlik tuzağında
Etyen Mahçupyan / etyen.mahcupyan@aksam.com.tr
Kürt siyasetinin kaybettiği meşruiyeti Demirtaş yeniden
sıfır noktasına dönerek yakalayabileceğini sanarak Dolmabahçe mutabakatını
hatırlattı. Gerçekten de AKP’nin seçim kaygısıyla olsun olmasın, bu ‘fotoğrafı’
reddetmesi Çözüm Süreci’nin rafa kalkmasını ifade ediyordu. Ancak her siyasi
karar gibi bedeli de ödendi ve AKP’nin yüzde 4-5 oyu HDP’ye gitti. Öte yandan
temel ilkesel karar olan ateşkes durumu etkilenmedi. Hükümet Çözüm Süreci’ni
duraklatma tercihinin parçası olarak Kandil’i bombalamaya kalkmadı. Oysa Kandil
Çözüm Süreci’nin gereklerini yapmadığı gibi, karşı tarafın duraksaması
karşısında ilkesel zemini sabote etmeyi tercih etti. Devrimci halk savaşı ilan
ettiler ve somut eylemlere giriştiler. İki polisi uykuda öldürmenin sembolik
anlamını herhalde bilmiyor değillerdi… Aksine bu cinayetlerin anında
sahiplenilmesi ve hele Cizre katliamının intikamı olarak sunulması açık bir
savaş ilanıydı. Hükümetin bu davete icabet etmemesi devlet olma vasfından
feragat etmeyi gerektirirdi ve nitekim Kandil bombalandı…
Demirtaş’ın dokunulmazlık çıkışı
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup
toplantısındaki açıklamasında HDP'li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının
kaldırılması için dilekçe vereceklerini söyledi. (Sadece HDP milletvekilleri
için ise umarım bu resti görmezler ve bu çıkış pahalıya patlamaz. HYETERT)
HDP'li Fırat: Terörle ilişkisi olan bir parti varsa önce MHP’dir
Dengir Mir Mehmet Fırat, MHP’nin partilerine yönelik sert
sözlerine ve suçlamalarına cevap verdi. HDP Mersin Milletvekili Dengir Mir
Mehmet Fırat, terörle mücadele etmek isteyenlerin önce MHP’nin tarihine bakması
gerektiğini söyledi. 80 vekille dokunulmazlıklarının kaldırılması için
başvuracaklarına dikkat çeken Fırat, “Söz konusu terörse önce Devlet
Bahçeli’nin geçmişini incelemeleri lazım. Hatta Kahramanmaraş ve Çorum
katliamından başlasınlar incelemeye” dedi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan HDP için 'terör' incelemesi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Partiler
Bürosu'nun, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'ın “Biz sırtımızı YPG'ye,
YPJ'ye ve PYD'ye yaslıyoruz. Bunu söylemekte, bunu savunmakta hiçbir sakınca
görmüyoruz", Selahattin Demirtaş'ın, “Halkımız, siyasi kurumlarımız, sivil
toplum örgütleri, belediyeler, meslek örgütleri gibi bütün toplumsal yapılar
kendi güvenlik tedbirlerini de geliştirmelidir" açıklamaları ile HDP
Milletvekili Faysal Sarıyıldız hakkındaki " PKK kuryesini Ceylanpınar'a
götürdüğü" iddialarının incelendiği belirtiliyor.‘Ermenistan, Ayağa Kalk’: Polis uzun süre meydanı abluka altında tutamaz
Polis, tüm gücünü uzun süreli meydanın ablukasına
yönlendirecek durumda değil, öyle ki yurttaşların meşru taleplerine taviz
vermeye mahkumdur. Açıklama ‘Ermenistan, Ayağa Kalk!’ Sivil İnisiyatifi
Konseyinden geldi.
ASİMDER, Türk Diaspora Teşkilatlarını Akdamar Adası'na Davet Etti
Uluslar Arası Asılsızı Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği
Başkanı Göksel Gülbey, Türk Diaspora Teşkilatlarını Van Akdamar Adası’na davet
etti.Dernek binasında açıklama yapan ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, Eylül
2015 tarihinde Akdamar Adası’nda Ermeni cemaatinin yapacağı ayinin siyasi bir
ayin olduğunu ileri sürerek, bunun için bu söz konusu ayine izin verilmemesi
gerektiğini savundu. (Ne diyeyim zulmünüz artsın da belanızı bulun. HYETERT)
Robert Fisk: Türkiye Pakistan'ın yolundan gidiyor
Fisk, Türkiye'nin bu nedenle IŞİD'in Suruç'taki saldırısı ve
onu takiben PKK'nin iki Türk polisini öldürmesiyle, Türkiye'nin "IŞİD'e
yönelik bombardıman görüntüsü altında PKK'ya saldırmaya başladığını"
belirtiyor. 'Türkiye'nin son hava operasyonu ile Pakistan'ın geçmiş olduğu
"tamamen yozlaşma" yoluna girmiş bulunduğunu' yazan Fisk, şu satırlarla
devam ediyor:"Pakistan, 1980'lerde, ABD'nin de teşviğiyle Afganistan'a
silah ve gerilla akışının sağlandığı kanal haline gelmişti. Pakistanlılar
mücahiddin, Taliban ve diğer İslamcı grupları desteklemişti".
Pe Ke Ke Kamplarının Vurulması Tiyatrosunun Gerçek Yüzü
Abdulbaki Günışığı
"Yukarıda bizimkilerin pekaka dediği, sahiplerinin ise
pekeke dediği ve asıl garip olan ise doğru söylemin pekeke olduğunu bildiğimiz
bu vatan hainlerine karşı verilen tavizlerin acı neticelerini almaya
başladığımız günleri yaşıyoruz. On yılın üstündeki hükümet programı ile başta Ermeniler
olmak üzere kanımıza ekmek doğrayan ne kadar Türk düşmanı var ise onlar ile
görüşmek ve onları bütün itirazlarımıza rağmen muhatap olarak almak yapılan en
büyük yanlışlardan birisi idi. (Bir hezeyan örneği. HYETERT)
Türk Dünyası Gazetecileri Yalova Deklarasyonu (ı)
İsmail Cengiz
YAFEM 18. Türk Boyları Kültür Şöleni kapsamında 21-23
Temmuz 2015 tarihlerinde Yalova’da Kent Müzesi Konferans Salonu’nda
gerçekleştirilen 9. Türk Dünyası Gazeteciler Buluşması’nda; Doğu Türkistan
(Uygur Özerk Bölgesi), Kırım, Suriye ve Irak Türkmenleri, sözde Ermeni
iddiaları ve Karabağ Soykırımı başta olmak üzere, Ortadoğu’dan Kafkaslar’a,
Balkanlar’dan Orta Asya’ya uzanan Tük Kültür Coğrafyası’nın temel sorunları ele
alınmış; yapılan konuşmalar, teklif, öneriler ve istişareler neticesinde alınan
aşağıdaki kararlar “Yalova Deklarasyonu” olarak yayınlanmıştır.
'Kürt meselesi'nin 90 yıllık icmali: Tamam mı, devam mı?
Ayşe Hür
2009'da başlayan 'Kürt açılımı' ya da 'çözüm
süreci', hem devletin hem PKK'nin
şiddete son vererek, 'Kürt meselesi'ni barışçıl yöntemlerle sona erdirme
niyetinin kod adıydı. ‘Sözün bittiği’ daha doğrusu, ‘söz’ün bilinçli olarak
bitirildiği bir atmosferde ne faydası olacak bilmiyorum ama Kürt
milliyetçiliğinin ve Türk milliyetçiliğinin buna verdiği karşılığın 100 yıllık
serencamını bir kez daha özetlemek istiyorum.
Երկար կեանք՝ Ամենապատիւ Տէր Գրիգոր Պետրոս Ի. Կաթողիկոս Պատրիարքի Տանն Կիլիկիոյ Կաթողիկէ Հայոց
Շաբաթ, 25 Յուլիս 2015 - Երկար կեանք՝ Ամենապատիւ Տէր Գրիգոր
Պետրոս Ի. Կաթողիկոս Պատրիարքի Տանն Կիլիկիոյ Կաթողիկէ Հայոց: Ուրախութեամբ կու գանք յայտարարելու, որ Հայ Կաթողիկէ Եկեղեցւոյ
Արքեպիսկոպոսներու եւ Եպիսկոպոսներու ընտրական դռնփակ Սիւնհոդոսը, որ երանաշնորհ Տէր
Ներսէս Պետրոս ԺԹ. Կաթողիկոս Պատրիարքի յաջորդիընտրութեան աշխատանքներուն սկսած էր
14 յուլիս 2015, երեքշաբթի առաւօտեան սուրբ Պատարագով եւ հոգեւորկրթութեամբ, յետ խորհրդակցութիւններու,
իր 25 յուլիս 2015- ի նիստին Տանն Կիլիկիոյ Կաթողիկէ Հայոց քսաներորդԿաթողիկոս Պատրիարք
ընտրեց Արհիապատիւ Հայր Գրիգոր Եպիսկոպոս Կապրոյեանը, որ առաւ ԳրիգորՊետրոս Ի. անունը:
Önce o keleşi indir...
Markar Esayan
Bu ülkenin sokaklarında Türk, Kürt, Alevi, Müslim gayrimüslim
herkes özgürce dolaşsın, korku bitsin, refah ve tebessüm eden mutlu insanlar
geri gelsin istedik. HDP/PKK aslında hiç hak etmedikleri tarihi bir fırsatı
kaçırdı. (Belki de hak etmediği için kaçırması olağandı.) Suruç katliamı ile
başlayan acılı süreçten memnun değiliz. Çünkü bu sürece inanan, emek veren,
risk alan bizleriz. Bu sorunlar, çözümü zor, karmaşık ve sebat isteyen bir
sürece işaret eder. 6-8 Ekim katliamında aslında biten sürece bir şans daha
verilmişti. HDP/PKK bu şansı hükümeti yıkmak için maşa olmakla kullandı. Enseyi
karartmaya gerek yok. Kürtlerin temsilcisi dün de HDP/PKK değildi, bugün de
değil. Çözüm Süreci HDP/PKK'ya endeksli de değil.
Digor’daki Tarihi Beş Kiliseler Yıkılıyor
Almanya’da bir ilk: Soykırım kürsüsü
YSK'dan çok önemli erken seçim açıklaması
Fresno Soykırım Anıtına çirkin saldırı
«The Fresno Bee» portalının verdiği habere göre; daha 3
ay önce açılışı gerçekleştirilen ABD Fresno kentindeki Ermeni Soykırımı anıtına
çirkin bir saldırı gerçekleşti. Haberde Ermenistan’ın Fresno başkonsolosu Berc
Abgaryan, 24 Temmuz’da anıtın tuğlasının koparıldığını belirtti. Kent yönetimi
olaya ilişkin incelemesini sürdürmekte.
Açıklamada metal plaketin zarar gördüğü kaydedilirken anıtın bu hafta
onarılacağı ifade edilmekte.
Suriye Kültür bakanından Ermenistan Kültür Günleri düzenlenmesi önerisi
Ermenistan’ın Şam büyükelçisi Arşak Poladyan, Suriye
Kültür bakanı Issam Khalil’le buluştu. Buluşmada ikili kültürel işbirliğinin
teşvikin yönelik bir dizi konu değerlendirildi. Bakan Khalil, Ermenistan’ın
büyük kültürel potansiyelini hesaba katarak, Ermeni müzisyenlerin Şam Operası
Senfonik Orkestrasıyla çalışma ve konservatuarda seminerler vermesinin önemini
kaydetti. Taraflar aynı zamanda iki ülke arasında kültürel gün değişiminin önemini
vurguladılar, bu vesileyle bakan önümüzdeki süreçte Suriye’de Ermenistan
Kültürü Günleri düzenlenmesini önerdi.
'Soykırım' yasasında Türk imzası
Atakan Özdemir/Brüksel
Sözde Ermeni Soykırımı, önceki gece Belçika Federal
Meclisi’nde 8 çekimser oya karşın 124 oy ile kabul edildi… 4 partinin sunduğu
taslaklarda, 1915 ve 1917 yılları arasında yaşanan olaylar genişletildi.
Taslaklarda soykırım tanımı genişletilerek, Süryani, Yezidi, Keldani ve Rum
soykırımlarının sistematik olarak yapıldığı öne çıkarıldı. Öte yandan sunulan
diğer tasarılar arasında, FDF Genel Başkanı Olivair Mangain’in hazırladığı
inkar edenlerin cezalandırılmasını öngören yasa tasarısı ile CDH (Merkez
Hümanist Parti) tarafından hazırlanan Ermeni soykırımı iddiaları ile birlikte Süryani, Keldanı,
Yezidi, Rum azınlıkları da içeren yasa tasarısı yer aldı. Belçika’da yaşayan
Türklerden en fazla oy alan Sosyalist Parti (PS)’nin, 1915 olayları ile ilgili
parlamentoya sunduğu tasarı; Hollanda, Avusturya ve Lüksemburg meclislerinin
onayladığı tasarılar örnek gösterilip, atıfta bulunuluyor. PS’nin hazırladığı
tasarısının altında Türk kökenli Özlem Özen’in de imzası var.
TEOG’da azınlık okulunda Ermenice sorular
Ermeni okullarında okuyan öğrencilere TEOG sınavında
girecekleri din kültürü ve ahlak bilgisi sorularını kendi dillerinde sorulması
için çalışma başlatıldı. Konuyla ilgili olarak Başrahip Tatul Anuşyan şu
açıklamayı yaptı: “Çocuklara okulda imanı öğretemeyecek olsak da kültürlerinin
en önemli parçası olan dini bilgileri en doğru şekilde vermek zorundayız. Milli
Eğitim Bakanlığı nezdinde koordinatör okul olarak Pangaltı Mıhitaryan Ermeni
Lisesi belirlendi. İlk toplantımızı bu okulda gerçekleştirdik ve ilgili
müfredatı birlikte şekillendirdik. Müfredat kapsamında çıkacak olan kitap 4.
sınıftan 12. sınıfa kadar olan tüm öğrencilere okutulacak. Ancak 8. sınıflar
TEOG sınavına gireceği için onlara kolaylık sağlamak amacıyla çalışmalara 8.
sınıftan başladık. Din derslerinde daha önceden bir şablon vardı ama çok net
değildi. Her öğretmen kendince bir şeyler okutuyordu. Okullarımızda özellikle
kültür dersleri konusunda belli bir standardın oluşturulması gerekiyordu. Bu
anlamda din dersi için TEOG bizi hızlandırmış oldu.”
Türkiye’de ne kadar aydın var?
Ercan Gündoğan / ercangundogan@ilerihaber.org
Türkiye’de aydın Ortaçağ Avrupa’sında olduğundan bile
azdır. Nedeni bana göre, her şey bir yana, üniversiteler ve akademisyenlerdir.
Toplum, “aydın” olmaları için kendilerine büyük bir artı değer aktarmış,
toplumsal bir statü vermiştir. Karşılığını da alamamaktadır. Gazetelere,
dergilere, televizyon programlarına, siyasi partilere destekleri sınırlıdır.
Bilimsel çalışmalarıysa, dar meslek bilgileriyle sınırlı, “kariyer” amaçlıdır.
İndeksli dergilerde yayınlar yapılmakta, doçent ve profesör olunmaktadır. Bu
yayınları bırakalım başkalarını, ilgili diğer akademisyenlerin bile okumaması,
durumun vahametini gösterir… Türkçe’de aydın, Avrupa dillerinde kullanıldığı
şekilde, aynı zamanda “entellektüel” olarak olarak da anlaşılmaktadır. Kısmen
doğrudur. Aydın mutlaka “entellektüel” bir kişidir. Ama, tersi doğru değildir.
Her entellektüelin “aydın” olması zorunlu değildir. Çünkü her entellektüel,
aydınlatma işlevi görmez… En son yüzlerce akademisyenin anayasal demokrasi
kapsamında bir bildiriye isim yazdırıp imza verdiklerini gördük. İmza vermek! O
kadar! Katkı budur! (Bizim fikrimiz
değil aman yanlış anlaşılmasın. HYETERT)
Türkler parlak Yahudiler kara Ermeni ve Rumlar kurşuni renkteydi
Belkıs Kamut Aktürk
Osmanlı evlerinde Türkler parlak renkler, Ermeni ve
Rumlar kırmızı ya da kurşuni tonlar, Yahudiler ise kara renkler kullanırdı.
Arnavutköy’deki kiliseler, birbirinden güzel yalı ve konaklar, Osmanlı
kültürünün renkliliğini tüm güzelliğiyle yansıtır. Öylesine özel bir şehir ki burası her semti farklı
hikayelerin ev sahibi. Bazen bir meyvenin bazen bir yapının bazense bir ağacın
peşinden koşarken dahil olunan hikayelerin. Boğazın süsü olan, yerleşmelerinin
süreci ilk çağa dayanan Arnavutköy gibi...
“Nereye gidiyoruz” sorusu, “Kimlerle”, “Nerede” sorusudur!
Ercan Gündoğan / ercangundogan@ilerihaber.org
Artık kesin hale geldi ki, Türkiye, tarihsel sorunlarını kendi içinde çözebilme olanağına sahip değildir. En önemli sorunu Kürt sorunudur, ama bu sorunu aynı zamanda bölgeseldir. Diğer sorun, din ve laiklik sorunudur ki, bu sorunun da, sadece iç değil, dış bağlantılarla dolu olduğu görülüyor. Ermeni sorunu ya da “sözde soykırım” sorunudur, bu da Türkiye’nin kendi içinde çözebileceği bir sorun değildir. Daha küçük gibi görülen “Kıbrıs sorunu” da, içinde neredeyse tüm büyük güçlerin olduğu, Türkiye’yi aşan, çetrefil bir tarihi ve coğrafi sorundur. Parça-bütün ilişkisini en azından “mekansal” düzeyde, anlayabiliyoruz. Ama, özne-yapı ilişkisini daha da açmak lazım. Yukarıda saydığımız temel ve tarihi sorunların hem ortaya çıkışı, hem de hastalıklı biçimde gelişmesi, milli devletin ilk gelişim dönemlerinin bir mirasıdır.
Ermenistan’dan Sarıyer’e Haç Kar
Sarıyer’de bulunan, Büyükdere Surp Hripsimyants Ermeni
Kilisesi Ermenistan’dan yaptırdığı HAÇ KAR’ı (Haç Taşı) Ermenistan’dan
getirterek, Kilisenin girişine diktirdi. Yarımdan tondan fazla yaklaşık 600 kg
olan bu taş, , Büyükdere Surp Hripsimyants Ermeni Kilisesi Vakfı’nın Başkanı
Murat Süme tarafından Ermenistan’da Taş ustalarına yaptırılmış.
Kardeş Türküler'den konserde barış vurgusu
Farklı dil ve
lehçelerden söyledikleri türkülerle adını duyuran Kardeş Türküler, önceki akşam
usta ud sanatçısı Ara Dinkjian ile birlikte konser verdi. Enka Kültür Sanat
Vakfı'nın 27. Yıl Açıkhava Buluşmaları kapsamında sahneye beyaz çiçeklerle
çıkan Kardeş Türküler ve Dinkjian, şarkılarıyla konserde Türkiye'de barış
dilinin kurulması ve toplumsal barış için bir araya gelmenin önemine vurgu
yaptı.
Fener Rum Patriği terör saldırılarını lanetledi
Fener Rum Patriği Bartholomeos, son günlerde meydana
gelen terör saldırılarına ilişkin olarak, aklı başında herkesin terörü reddedip
lanetlediğini söyledi. Fener Rum Patriği Bartholomeos, son günlerde meydana
gelen terör saldırılarına ilişkin, "Gerek Türkiye'de gerekse dünyada böyle
müessif olayların tekrarlanmaması için dua ediyoruz" dedi.
Patrik Bartholomeos, Gökçeada'da Ayin Yönetti
Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi'nde görevli peder Nikolas
Sergaki, Fener Rum Patriği Bartholomeos'un yönettiği ayinle Muğla'nın Bodrum
İlçesi episkoposluğuna terfi ettirildi. Peder Nikolas Sergaki'nin Bodrum
Episkoposluğu'na terfisi için bugün, Türkiye'nin en batısı Gökçeada'daki
Panayia Kilisesi'nde düzenlenen ayine Fener Rum Patriği Bartholomeos'un yanı
sıra, Gökçeada Metropoliti Yorgo Draguni Kyrillos, Bodrum Episkoposluğu'na
terfi ettirilen Peder Nikolas Sergaki ile çok sayıda despot ve papaz katıldı.
Azerbaycan Savunma Bakanlığının hezeyanı
Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Ermenistan Savunma bakanı
Seyran Ohanyan’ın Azerbaycan’a askeri retoriğe son verme ve kuvvet uygulamaktan
vazgeçmesi çağrısına hezeyanla tepki gösterdi… Azerbaycan Savunma Bakanlığı
öfkeyle karışık bir duyuru yayımladı: «Sanki Seyran Ohanyan’ın hafıza kaybı
var. Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında ve bu yıl başında, şehit Ermeni askerlerin
cesetlerini araçlarla götürdükleri Ermenistan Silahlı Kuvvetlerinin kayıplarını
unutmuş gibi. Seyran Ohanyan’a Azerbaycan’lı askerin gücünü, hatta en yakın
zamanda, hatırlatmak zorundayız».
Süryani Kadim Meryem Ana Kilisesi
Tapuda Süryani Kadım Meryem Ana Kilisesi Cemaati Vakfı
adına kayıtlı olan kilise, Diyarbakır Suriçi Bölgesi’nin güneybatı diliminde,
Lale Bey Mahallesi, Ana Sokakta bulunmaktadır. Yapı topluluğu; kilise, Mar
Yakup kutsal alanı, 4 avlu, derslik ve lojmandan oluşur. Kilisenin iç alanı 323
m2’dir. Kubbesi sekiz sütun üzerine oturmaktadır. Avluda sekizgen ve bazalt
taştan yapılmış bir havuz bulunmaktadır. Kilisede tarihi değere sahip üç ahşap mihrap, resimler ve
Roma biçimi kapısı ilgi çekicidir. Ayrıca kilisede bazı azizlerin resmi
bulunmaktadır. Şehriin en güzel Süryanî-i Kadîm/Yakubî mezhebi kilisesidir.
Türkiye, Ermenistan'ı Rusya'ya yaklaştırıyor
ALIN OZINIAN - araştırmacı-yazar
Ermenistan hükümeti AEB'ye katılmakla hiç şüphesiz
Rusya'nın desteğini arkasına almış olacağını hissediyor. Halk psikolojik olarak
Rusya karşıtlığının ülkeyi uçuruma götürebileceğini düşünüyor. Fakat diğer
taraftan zaman zaman özellikle Türkiye medyası tarafından altı çizilen
Putin-Erdoğan samimiyetine ya da Azerbaycan'ın silahlanmasında Rusya'dan
yapılan yüksek silah satışını görünce kafası karışıyor. Tüm bu kafa karışıklığı
içinde Türkiye'nin yarattığı korku ağır basıp, siyasetin “Rusya” yönde
gelişmesine yardım ediyor…
Rio de Janeiro eyaleti Ermeni Soykırımını tanıdı
Brezilya’nın Rio de Janeiro eyaleti 24 Temmuz’da Ermeni
Soykırımını tanıdı ve 24 Nisan’ı «Ermeni Soykırımını Tanıma ve Kurbanlarını
Anma Günü» olarak ilan etti.
Ermeni Katolik Kilisesine yeni patrik
Nisan 2013’e dek Fransa Ermeni Katolikoleri piskoposluğu
görevini icra eden Grigor Gabroyan, mütevefa XIX. Nerses Bedros’tan sonra
Ermeni Katolik Kilisesi Patrikliğine atandı. Bilgi Fransa’da yayımlanan Nouvelles d’Arménie dergisinden geldi.
Başkan Çakır'dan "soykırım" vetosu
Çakır, "Kongrenin çağrı metninde yer alan '1915 Ermeni ve
Süryani Soykırımı' ifadesini asla kabul etmiyoruz" dedi. Karaburun
Belediye Başkanı Ahmet Çakır, ilçede gerçekleştirilecek bilim kongresinin çağrı
metninde yer alan "1915 Ermeni ve Süryani Soykırımı" ifadesi
nedeniyle kongreden desteğini çekti. Kongrenin Karaburun'da bu yıl 10'uncu kez
düzenleneceğini belirten Çakır, "Son 3 yıldır kongrede tek taraflılık
dikkat çekiyor. Bu ifadeleri kabul etmiyoruz. Bu nedenle de bu yıl destek
vermiyoruz" dedi. Karaburun Gündelik Yaşam Bilim ve Kültür Derneği
tarafından 2-6 Eylül 2015 tarihleri arasında düzenlenecek Karaburun Bilim
Kongresi'nde ana tema bu yıl "20. Yüzyılda Yaşanan Soykırımlar, Katliamlar
ve Savaşlar" olarak belirlendi. (Ne dersek boş, kafa değişmiyor. HYETERT)
"Size Savaş Yaptırmayacağız"
HDP, HDK, DTK, DBP ve İmralı heyetinin ortak
açıklamasında "Müstafi Başbakan Davutoğlu’nun yapmamızı istediği tercihi
yaptığımızı bildiriyoruz: Size savaş yaptırmayacağız!” denildi. Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler
Partisi (DBP), Halkların Demokratik Kongresi(HDK) ve Demokratik Toplum Kongresi
(DTK) eşbaşkanları ile İmralı müzakere heyeti, ortak bir açıklama yaparak “Size
savaş yaptırmayacağız” dedi. (!!!HYETERT)
Davutoğlu'ndan çözüm süreci açıklaması
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Çözüm sürecini istismar
etmek, kamu düzenini yok etmeye çalışan kim olursa olsun tutumumuzu açıkça
ortaya koyacağız. Silah mı, demokrasi mi? Şiddet mi, barış mı? şiddete
karşıysalar bunu açıkça sözleri ile değil, eylemleri ile göstermek
durumundalar" dedi.
Azerbaycan-Ermenistan sınırında çatışma: 6 ölü
Azerbaycan-Ermenistan sınır hattında çıkan çatışmada 5
Ermenistan askeri ve 1 Azerbaycan askeri hayatını kaybetti. Azerbaycan
medyasına yansıyan bilgilere göre Azerbaycan- Ermenistan sınırında çıkan
çatışmada 5 Ermenistan askeri ölürken, 1 Azerbaycan askeri de hayatını
kaybetti.
Fitch 3 ülkeye notunu verdi
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings,
İzlanda, Belçika ve Ermenistan'ın kredi notlarını teyit etti. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings,
İzlanda'nın kredi notunu "BBB+"ya yükseltirken, Belçika'nın
"AA" ve Ermenistan'ın "B+" düzeyinde bulunan kredi
notlarını da teyit etti.
Tsarukyan’dan, Kilikya Katolikosluğu ve Suriye Ermenilerine bağış/ Ծառուկեան» Հիմնադրամը 500 Հազար Տոլար Նուիրեց Սուրիահայութեան Եւ Անթիլիասին
Müreffeh Ermenistan Partisi eski Gn. Bşk. Gagik Tsarukyan
Kilikya Katolikosluğu ve Suriye Ermenilerine 500 bin ABD Doları bağışladı. «Azdak»
gazetesinin verdiği habere göre; Gagik Tsarukyan 24 Temmuz’da Kilikya
Katolikosu Aram I’in davetiyle Lübnan’a hareket etti, Antilias Manastırını
ziyaret etti. Tsarukyan daha sonra Kilikya Katolikosuyla buluştu. Yaklaşık bir
saat süren buluşma sonrasında Tsarukyan, Katolikosluk ve Suriye Ermenileri için
500 bin ABD oları bağışta bulunduğunu duyurdu.
Is This the End of Christianity in the Middle East?
Assyrian International News Agency / By Eliza Griswold New
York Times
A member of a Christian militia unit tries to persuade
Kamala Karim Shaya, one of the last residents of Telskuf, to move to a secured
home near their barracks (Peter van Agtmael/Magnum, for The New York
Times).There was something about Diyaa that his wife's brothers didn't like. He
was a tyrant, they said, who, after 14 years of marriage, wouldn't let their
sister, Rana, 31, have her own mobile phone. He isolated her from friends and
family, guarding her jealously. Although Diyaa and Rana were both from
Qaraqosh, the largest Christian city in Iraq, they didn't know each other
before their families arranged their marriage. It hadn't gone especially well. Rana
was childless, and according to the brothers, Diyaa was cheap. The house he
rented was dilapidated, not fit for their sister to live in.
Bir garip tanıma
Belçika meclisinin sembolik
nitelikteki kararında 1915 olayları “soykırım” olarak nitelendirildi. Ancak
Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihsel ve manevi açıdan bu trajediden sorumlu
tutulamayacağı belirtildi… Kararda, 1915 olayları sırasında farklı tahminlere
göre 300 bin ila 1,5 milyon Ermeni'nin hayatını kaybettiği ve Süryani, Keldani,
Asuri, Pontus Rumlarının yoğun katliamlara uğradığı savunuluyor. Kararda, bu
dönemde yaşanan çatışmalarda Türkler ve Müslümanlar arasında da kayıplar
yaşandığı ifade ediliyor. Türkiye ve Ermenistan'a ilişkileri normalleştirme
çağrısı yapılan kararda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet
Davutoğlu'nun farklı dönemlerde Ermeniler ile empati kuran açıklamalar
yapmalarının memnuniyetle karşılandığı belirtiliyor… Muhalefet partilerince
verilen "sözde soykırımı inkarın cezalandırılması" ve "soykırımı
tanımanın" Türkiye'nin AB üyeliği için ön şart olması yönündeki değişiklik
önergeleri kabul edilmedi… Dışişleri Bakanlığı, Belçika Temsilciler Meclisi'nin
“Ermeni soykırımının yüzüncü yılının anılmasına” ilişkin kararını şiddetle
kınadı.
İstanbul: 'Büyük Barış Yürüyüşü'ne izin yok
İstanbul Valiliği, Pazar günü Aksaray'da yapılacak 'Büyük
Barış Yürüyüşü'ne izin vermedi. Valiliğin Barış Bloku temsilcilerine gönderdiği
tebligatta Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu gerekçe gösterilerek yürüyüşe
izin verilmediği bildirildi.
Tarihte Ermeniler (1) Ermeniler ve Hıristiyanlık (2)
Anadolu'daki Ermeni varlığı Hititlere kadar gider.
Prehistorik dönem her ne kadar efsanelerle dolu olsa da tarihçiler ve
araştırmacılar için önemli hipotezler taşır. Ermeni kimliği ile ilgili tarih de
öyle... Ermeni sözlü tarihine (Hayg destanı) göre M.Ö. 12 yy.
Hitit uygarlığın yıkılmasıyla Hay'ların ülkesi bağımsızlığına kavuştu. Anadolu'nun kadim halklarından biri olan bu topluluk
Karadeniz havzası ve bugünkü Anadolu'nun doğu illeri Van, Sivas, Erzurum gibi
şehirleri yurt edinmişlerdi. Herodot gibi antik Yunan tarihçilerin
aktarımlarına göre Ermenilerin yaşadıkları bölgelerde kullandıkları dil son
derece eski bir dildi.




































