Etiketler

Almanlar Soykırımı engelleyebilirdi

Ezgi Başaran
Soykırım Müzesi’nin Müdürü Hayk Demoyan’ın Almanların soykırımda nasıl bir rol aldığına dair fikrini de öğrenmek istedim: “Şu kadarını biliyorum: Toplu kıyımların Alman ordusunun bilgisi dahilinde, hatta bazen şahitliği önünde gerçekleştiğine dair birçok sözlü tarih belgesi ve Alman askerleri tarafından yazılmış anı kitabı var. Bazı kaynaklara göre Ermeni kadınlarına tecavüz ettikleri dahi söyleniyor. Fakat olayın bir de başka tarafı var. Bir İsveçli askeri ataşenin tanıklığına göre daha önce Türk ordusu tarafından onur nişanı verilmiş birçok Alman askeri Ermenilerin toplu kıyımına şahitlik ettikten sonra İstanbul’a dönmüş ve madalyalarını Savunma Bakanlığı’nın önüne fırlatmış. Benim bu konudaki duruşum net: Almanların soykırıma ne kadar suç ortaklığı ettikleri hâlâ araştırmaya muhtaç. Ama yapılanları bildikleri kesin. Almanlar bu soykırımı engelleyebilirdi. Çünkü o dönemde Almanya’nın Türk ordusu üstünde ciddi kontrolü vardı. Ermeni soykırımını yapan Osmanlı Türk devletidir ama Almanlar da bunu ideolojik olarak desteklemiştir.”

"Ani" gün yüzüne çıkıyor!

Medeniyetler ve dinler şehri "Ani" gün yüzüne çıkıyor! Türkiye-Ermenistan sınırında yedi kat yerin altındaki medeniyetler şehri Ani'deki ören yerleri ilk defa uygulanacak imar planı ve çevre düzenlemesi çalışmalarıyla turizme kazandırılacak. Kars Kültür ve Turizm Müdürü Hakan Doğanay, yedi kat yerin altında bulunan Ani harabelerinde yapılacak çalışmalarla, ören yerinin gün yüzüne çıkarılarak, geçmişe belge, geleceğe de ışık olacağına inandıklarını söyledi…"Ani tam bir evrensel dinler şehridir. Her milletten, her kültürden, her ırktan yaşayan insanlar olduğu için Ani'ye biz dünya şehri diyoruz. Bu dünya şehrini bir an önce ayağa kaldırıp, dünyaya mal etmek lazım. Haberin Devamı: http://ekonomi.haberturk.com/turizm/haber/788138-ani-gun-yuzune-cikiyor

Yetimhanenin kaderini Kent değiştirecek


Bülent Şanlıkan
Avrupa’'nın en büyük, dünyanın ise 2. en büyük çok katlı ahşap binası 1898-1899 yılları arasında otel olarak inşa edildi. Mimarlığını Alecandre Vallaury'nin üstlendiği bu muhteşem binayı, 1902'de bir Rum bankerin eşi olan Eleni Zarifi, 10 bin sarı lira karşılığında satın aldı. Sultan Abdüllhamid'in izniyle Rum yetimhanesine dönüştürüldü. 1964'te ise bina boşaltıldı…  Hukuk mücadelesi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 2010 yılında binanın tapusunun patrikhaneye teslim edilmesine karar vermesiyle son buldu.Coca-Cola'nın CEO'su Muhtar Kent'in devreye girmesiyle yıllarca kaderine terk edilen Avrupa'nın en büyük ahşap binasının daha uzun yıllar ayakta kalma umudu doğdu. yetimhanenin onarımı için hazırlık içinde olduğunu bildirdi.

Açlık grevlerinde kritik eşik

Fatih Polat / fpolat@evrensel.net
Kürt siyasi tutukluların 12 Eylülde başlattığı ve 60’ı aşkın cezaevinde bin dolayında kişiyle süren açlık grevleri 43. gününde. Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecridin kaldırılarak sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının yaratılması, ana dilde savunma ve eğitim hakkının tanınması talepleriyle başlatılan açlık grevlerine ilişkin olarak kamuoyunda yeni yeni genel bir duyarlılık başladı. Önceki gün telefonla arayan Kürt Bilgesi Musa Anter’in oğlu Dicle Anter, hakim medyanın görmezden gelmesine ve bu konudaki duyarsızlığa tepki göstererek dikkatleri açlık grevlerinin taleplerini çekmek için, kendisi ve ablası Rahşan Anter’in bir günlük açlık grevi gerçekleştireceklerini söyledi.

"Tüm İslam Aleminin Kurban Bayramını Kutluyoruz"

Hatay Ermeni Kiliseleri Din Görevlisi Peder Avedis Tabaşyan, tüm İslam aleminin Kurban Bayramını kutladığını belirtti.

Soykırım Anıtı / Birlik Ve Dayanışma Grubu Paris Notları


Bildik iki gün, yeni dostlar.. Soykırım Anıtı’nın başında idik yeniden.  GOMIDAS’ın o hüzün dolu bakışlarının altında ezildik gibi yeniden.1915 soykırımında katledilen, yok edilen Ermeni kardeşlerimiz, vatandaşlarımız için saygı duruşunun ardından kısa bir konuşma yapıldı. BİRLİK DAYANIŞMA GRUBU adına çelengimiz konuldu.. Yaklaşık üç saat kadar anıtın başında idik..

Medya onlara nefret kustu

Nefretsoylemi.org 'Medyada Nefret Söylemi İzleme Raporu'nu yayınladı. Medyaradar - Mayıs- Haziran-Temmuz-Ağustos aylarında basında yayımlanan haberlerin incelendiği raporda ulusal, etnik ve dini grupları hedef alan 101 köşe yazısı ve haber içeriği yer aldı. Raporun “Ulusal Basında Nefret Söylemi” listesinde ilk sıraları sırayla Milli Gazete, Yeni Akit, Ortadoğu, Yeniçağ ve Yeni Mesaj gazeteleri aldı.Raporda, medyada yer bulan etnik grup ve inançlara yönelik nefret söylemlerinin hedef gruplarında ilk sırada Ermeniler yer aldı.

Armenia Fund Telethon 2012: A Focus on Our Villages


Wednesday, October 10, 2012 marked the launch of Armenia Fund's 15th International Telethon campaign.
 The live 12 hour program is set to air on Thanksgiving Day, November 22, 2012 and will raise funds for the construction of Multifunctional Community Centers in the remote villages of Armenia and Artsakh.

Sözde soykırıma yeni belge! O kurukafalar Türklere de ait çıkabilir...

Dünyaca ünlü gazeteci Robert Fisk, dün 1915’te Erzincan’da çekildiği öne sürülen bir fotoğrafı ilk kez yayınlayarak, “Ermeni soykırımına Almanlar da katıldı mı” diye sordu… Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, “Buna benzer binlerce resimler var. Bu resimdeki kafataslarının Ermenilere ait olduğunu nereden biliyoruz? 1. Dünya Savaşı’nda zaten Alman subaylar görevliydi. Erzurum halkı Ruslar ve Ermeniler tarafından katledilmişti. Bu kafatasları Türklerin de olabilir.”.. Beykent Üniversitesi Prof. Dr. Metin Ayışığı, Kafataslarının Ermenilere ait olduğu nereden biliniyor? O zaman karbon testiyle test ettirelim. (Böyle akademisyenler varken, yalan ve yanlışın baş tacı edilmesine şaşmak gerekir. HYETERT)

Hacı Bayramı

Bayramlar, toplulukların ortak mutlu günleridir. İnsanlar, mutlu, acılardan ve korkudan uzak, sevgiye yakın yasama layıktırlar.
Günümüzde, kapalı toplumların sınırlarının çatlaması sonucu pek çok etkinlik gibi bayramlar evrensel özellik kazanıyor. Ne yazık ki, Müslüman toplumların yöneticileri kapalı özellikleri korumaya çalışıyorlar. Çağın gereklerine göre gelişmeyi ve yönetmeyi bilmeyen yöneticiler sayesinde; Müslüman toplumlarda, değişik mezhep-etnik kökene ait Müslümanlar, çoğunlukla kalıcı acılar ve değişik korkular içinde yaşam sürüyorlar. Sefalet, acı ve korku içinde bayramları kutluyorlar. Gelişmiş ülkeler çalışıp üretiyor, yeni ürünler yaratıyor; Müslüman toplumlar savaşıyor, ölüyor, öldürüyor, yağma-talan peşinde koşuyorlar.

French mayor of Valence, Alain Maurice, gives unpublished archives to the Memorial Museum

Today, a French delegation consisted of about twenty representatives of several regions of France led by the mayor of Valencia Alain Maurice, assisted by Grégoire Tafankedjian, President of the COADA (Armenian Coordination of Organizations the Drôme Ardèche) and of Baba Sada Sow, project leader of  Valence city for the International Relations, will prepare the Conferences of the French-Armenian decentralized cooperation which will take place in Valencia in September 2013 in partnership with the group France constituted within the Association of the Municipalities of Armenia.

Berlin’de Ermeni Soykırımı temalı kalıcı sergi

Ermeni Soykırımı teması  Berlin’de kalıcı sergiye dönüşüyor. Proje 2016 yılında «Sürgün Merkezi»nin açılması sonrasında hayata geçirilecek. 2000 yılından itibaren Almanya’da «Anti -Sürgün Merkezi» Fonu soykırım ve sürgün kurbanlarına dayanışmasını ifade etmekte. Merkezin başkanı, Almanya’nın iktidar partisi Hıristiyan Demokrat Parti milletvekili  Erika Steinbach, programda Ermeni Soykırımının da yer almasını sağladı. Erica Steinbach Ermeni Soykırımının tanınması yönündeki çalışmalarını sadece Türklere değil Alman hükümetine de yöneltmekte.

Suriye'deki Asuri ve Ermeniler tedirgin

İsveç Hıristiyan Demokrat Parti Milletvekilleri Robert Halef, Annika Eclund, Annelie Enochson Parlamentoya verdikleri önergede Ortadoğu ülkelerinde yaşayan Hıristiyan azınlık üzerindeki baskı ve saldırıları gündeme getirip önlem alınmasını talep ettiler. Mısır’da nüfusun % 10’nu oluşturan Kıptilerin İslamcı grupların saldırılarına uğradıkları ve kiliselerinin yakıldığı belirtiliyor. Irak’ın işgalinden sonra Hıristiyan azınlığın yarısının baskı ve ölümler nedeniyle ülkelerini terk ettikleri, Suriye ve Ürdün’de mülteci olarak yaşadıkları ve bazılarının da Avrupa’ya iltica ettikleri hatırlatılıyor. Türkiye’de Hıristiyan çocukların ana dillerinde eğitim görme hakları olmadığı, azınlıkların mallarına el konulma tehdidiyle karşı karşıya oldukları, Türk devletinin aşırı baskılarından dolayı kiliselerin çalışmalarını açıkça yürütemedikleri belirtiliyor. 1600 yıllık Mor Gabriel Manastırının topraklarına el konulduğu hatırlatılan önergede okulda okutulan tarih kitaplarında Hıristiyan azınlığın vatan hainliği ve yabancı ülkelerle işbirliği yapmakla suçlandıklarına da vurgu yapılıyor.

Kafkasya’daki 3 cumhuriyet içinde en fazla Ermeniler ABD yurttaşlığı kazanıyor

Resmi verilere göre son 10 yılda ABD’ye giriş yapan 19.469 Ermeni ABD yurttaşlığı aldı. Özgürlük Radyosu’nun verdiği bilgiye göre; anılan zaman diliminde 5.840 Gürcistan ve 9.300 Azerbaycan yurttaşlı ABD vatandaşlığı aldı.

Devlet televizyonunda Peygamber ifadesi nasıl olmalı?

Erkam Tufan Aytav
Bir süredir dikkatimi çekiyor. Devlet televizyonu olan TRT'de haber bültenlerinde ‘Peygamber Efendimiz' ifadesini kullanıyor… ‘Peygamber Efendimiz' ifadesindeki birinci çoğul şahıs yani-miz ekini problemli görüyorum. Bu ülkede herkes Müslüman değil ki!... Biri saygısızca Efendimiz (SAV)'e ismi ile hitap eder, başına Hazreti ifadesini bile koymaz, diğeri ise Peygamber Efendimiz der. Her ikisi içinde gayrı Müslimler yok hükmündedir… Yok, eğer eşit vatandaş değil isek, gayrimüslimler zımmi ise (zımmi: Bir İslâm devletinin himaye ve hakimiyetini kabul etmiş Yahudi ve Hiristiyanlara verilen ad) mesele yok. Yok, eğer eşit vatandaş isek devlet, dilini eşitlikçi olarak kullanmalı. Çoğunluk azınlık demeden adil davranmalı.

ABD Başkanlık Yarışı Hız Kazanıyor

ABD’de Başkanlık seçimine sayılı günler kala Demokratların adayı Barack Hüseyin Obama ile Cumhuriyetçilerin adayı Mitt Romney arasındaki çekişme gitgide kızışmaktadır… Türkiye’de Obama’nın destekçileri % 94′e ulaşmış durumda …Başkan Obama Türkiye için büyük önem arz eden Ermeni soykırım iddialarının alevlendiği her 24 Nisan’da yaptığı ilk konuşmasında “Büyük Felaket” anlamına gelen “Meds Yeghern” terimini kullanması ve iki taraf için de ortak tatmin edici tabiri bulmaya çalışması, kendisinin hem ABD’deki, hem de Türkiye’deki prestiji açısından önemliydi.

Doğumunun 143. ve Ölümünün 77. Yılında Gomidas Vartabed'in Anısına.

 Soğhomon  Soğhomonyan  (26 Eylül 1869-22Eylül 1935) 

Archbishop Torkom Manoogian Laid to Rest

On Monday, October 22, the funeral service was performed for His Beatitude Archbishop Torkom Manoogian, of blessed memory, the late 96th Armenian Patriarch of Jerusalem, and former Primate of the Eastern Diocese, who passed away on October 12.

IN MEMORIAM: HIS BEATITUDE ARCHBISHOP TORKOM MANOOGIAN

Reflections of Archbishop Khajag Barsamian
On Monday, October 22, 2012, the funeral service was performed for His Beatitude Archbishop Torkom Manoogian, of blessed memory, the late 96th Armenian Patriarch of Jerusalem, and former Primate of the Eastern Diocese, who passed away on October 12. On the prior evening, the casket was carried in a procession from the Jaffa Gate to Sts. James Armenian Cathedral, where the Divine Liturgy was celebrated on Monday morning. The Patriarch was subsequently interred at the Holy Savior Monastery at the Zion Gate.

Avrupa’nın Yükselen Trendi: İslamofobi

İslamofobi kelime olarak ”İslam korkusu” anlamına gelmekte, Müslümanlara ve İslam dinine önyargı ve ayrımcılıktan kaynaklanmaktadır… İslamofobi’nin son 10 yılda popülaritesinin artmasında Samuel Huntington’un “Medeniyetler Çatışması” adlı makalesinin payı ise su götürmez bir gerçektir… 11 Eylül 2001’de New York’taki İkiz Kulelere yapılan saldırılar ise bir süreliğine uykuda olan İslamofobi’yi uyandırmakla kalmamış, Avrupa için dönüm noktası sayılabilecek bu saldırılar İslam dininin terör, şiddet, köktendincilik ile anılmasına neden olmuştur… . Bu konuda öncelikli olarak Batılı devletlerin yapması gereken ilk iş İslamofobi olaylarına karşı yasal düzenlemeler getirmesi olmalıdır. Çünkü “ifade özgürlüğü” adı altında yapılan bu eylemlerin Batılılara getirisi yalnızca bayraklarının yakılması, kendi elçilerinin yaşamını yitirmesi ve zarar gören hoşgörüleri olacaktır.(Öncelikle talep bir şantaj kokuyor, yoksa siz zarar görürsünüz tavrı, yanlış. İkinci olarak kendi inancına saygı isteyenlerin başkalarının inancına saygı göstermesi Hıristiyanlar gavur, kafir diyenlerin engellenmesi, Yezidi ve Zerdüşt inancına da saygı gösterilmesi ve her inancın  korumaları gerekir. HYETERT)