Etiketler

Ermeni siyaset bilimci: Rus-Türk ilişkilerin normalleşmesi beklenilen bir gelişmeydi

Gezetecilere konuşan Kafkasya Enstitüsü Müdürü, Siyaset bilimci Aleksandr İskandaryan Rusya-Türkiye ilişkilerinin iyileşmesinin beklenilen bir gelişme olduğunu söyledi. İskandaryan “Uçağın düşürülmesinden sonra oluşan kriz ne Rusya, ne de Türkiye için elverişliymiş. Batı’dan ve dünyadan izole edilmiş Ankara ve Moskova Batı’yı ve Vashington’u sinirlerlendiriyor. Dolayısıyla zaten var olan sayısız mesele arasında bir de Rusya-Türkiye krizi sonucunda oluşan bu baş ağrısı iki tarafı için de istenmeyen bir durumdu.

Ermenistan Sosyal Gelişim’de 67. sırada

Uluslararası “The Social Progress Imperative” projesinin araştırıcı analist grubu 2016 yılının Sosyal Gelişim Endeksi’ni (Social Progress Index-SPI) yayınladı. Ermenistan listedeki 160 ülke arasında 67. sırada yer aldı.Sosyal Gelişim Endeksi  bir ülkenin vatandaşlarının temel ihtiyaçlarını karşılama, onların hayat kalitelerini sürdürüp iyileştirebilecekleri ortamı oluşturma ve bireylerin potansiyellerini tam olarak değerlendirebilecekleri koşulları sağlama kapasitesini ölçüyor.

Kutsal Günlerin Farklı Tarihlerde Müslüman Toplumlara Ulaşması

Nurettin Değirmenci      
Aralarında Türkiye, Suudi Arabistan, Malezya, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Fas, Mısır ve Ürdün'ün de bulunduğu 50'ye yakın ülkeden ilim adamları, astronomlar ve karar merciinde bulunan yetkililer, 28 - 30 Mayıs tarihleri arasında İstanbul’da toplanıp, üç gün boyunca takvim birliği konusunda tartıştı. Kapanış oturumunda yapılan oylamadan, 60 yıllık ihtilaf son bulup, tekli takvimin uygulanması yönünde karar çıktı. Türkiye 5-7-2016 Salı;  Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, BAE, Ürdün ve çoğunluk Arap ülkeleri Hilali görmediği için bayramı Çarşamba ilan etti. 6-7-2016

Galust Sahakyan: Ermenistan ve Yunanistan arasında hala kullanılmamış potansiyel var

Ermenistan Millet Meclisi Başkanı Galust Sahakyan, Ermeni Soykırımının tanınması ve kınanması işine değindi, bu konuda Yunan Parlamentosunun  Ermeni Soykırımının inkarını cezalandıran yasanın kabulünü yüksek takdir etti. Bu bağlamda 24 Mart 2015’de Ermenistan Millet Meclisinde Osmanlı İmparatorluğu tarafından Pontus Yunanlıları ve Süryanilere yönelik Soykırımı kınayan Deklarasyonun kabulünün önemine dikkat çekildi.

İsrail Parlamentosundan Ermeni Soykırımı konusunda "arşivler araştırılsın" teklifi

İsrail Parlamentosu (Knesset), Ermeni Soykırımı tasarısını artık üçüncü kes Eğitim, Bilim ve Kültür Daimi Komisyonuna gönderdi. 5 Temmuz'da yapılması öngörülen genel kurul toplantısı yapılmazken, sadece önceki yıllarda da olduğu gibi konu görüşüldü. «Meretz» Parti Başkanı, milletvekili Zehava Gal-On'un hazırladığı Ermeni Soykırımı'nı tanıma tasarısı, gündeme getirildi ve 120 milletvekilinden sadece 24'ü konunun görüşülmesine katıldı. (Konuyu tarihçilere havale etmek yerine arşivlere bırakmak topu taca atmanın İsrail versiyonu olmalı. HYETERT)

Sevan Nişanyan: I got Convicted of Provoking Hatred and Animosity Against "the Nation I Belong to"

"They say, I got convicted of provoking hatred and animosity against "the nation I belong to,"  Once said Sevan Nişanyan. When asked, what kind of country Turkey is, he gave the following answer: "A country in which a judge can write the following decision:

Ortadoğu ve İslam Dünyasında Katliam Geleneği

Sait Çetinoğlu // Mail: cetinoglus@gmail.com
Yapısal etmenin en önemli aktörü, bu coğrafyanın ezici çoğunluğunun inancı olan İslam’dır. Her din gibi İslam’ın da bir ideoloji olmasına karşın, bir toplum projesi olmayan İslam, revizyonu ve dönüştürülmesine olanak olmayan arkaik bir ideolojidir. Günümüze 1400 yıl öncesinden referans verilemez. Son tahlilde din de bir ideoloji olduğuna göre, bu kadar katı bir yargıdan kaçınmak gerektiği söylenebilir. Ancak   İslam’da bu güne kadar zamana/çağa uygun bir yorumun zemin bulamaması ve gerçekleşmemesi, İslam’da bir reformasyon dönemi yaşanmamış olması, bu gün böyle katı bir yargıyı gerçekliğe dönüştürmektedir… Nitekim 1960’lı 1970’li yıllarda, Sudan’lı Mahmut Muhammed Taha o yönde bir hamle yapılmış, İslamın İkinci Mesajı başlığını taşıyan bir kitap da yazılmıştı ve Taha orada, Cihad’ın bir islâmi ilke olmadığını iddia ediyordu… Ama Müslüman Kardeşlerin de dahliyle 1986 da idam edildi…

George Soros: Azerbaycan birçok şeyden ötürü sorumlu

Soros kendisinin birkaç kez bu ülke devlet başkanıyla doğrudan tartışmak durumunda kaldığını ifade ederek ″Sıklıkla  Azerbaycan’daki baskılardan ötürü sorumluluk taşımadığı rolüne bürünmekte. Ancak benimle konuşurken, cezaevlerinde  kalan bu veya şu hükümlüye  ilişkin bunların hangi suçlamayla tutuklandıkları vb. ilişkin öylesine ayrıntılı bilgiler ortaya koymakta ki...Öyle ki bu sadece şeklen böyle. O (İlham Aliyev) çok şey için sorumlu . Yeni potansiyel petrol havzaları göstererek Batı’yı memnun etmeye çalışıyor. Ben, Batı’nın onu savunarak büyük bir hataya müsaade ettiğini sanıyorum.

Gerçek 84. Avarayr savaşı İ.S. 26 Mayıs’da gerçekleşti.




İ.S. 428 yılına gelindiğinde Büyük
Ermenistan Krallığı’nın artık bağımsız bir hükümdarı yoktu; komşu İran’daki (Part ülkesi) Sasani hanedanının boyunduruğu altındaydı ama, Ermeni soylular kendi topraklarını yönetmeye ve ülkede önemli bir rol oynamaya devam ediyorlardı. Bu ailelerden biri de, uzun zamandır komutan anlamına gelen “sparapet” (“sbarabed”) ünvanını taşıyan Mamikonian’lardı (Mamigonian).

Kudüs Ermeni Patrikliği: Knesset bu şekilde meseleyi ‘uyutuyor’

Kudüs Ermeni Patrikhanesi Divan sekreteri Peder Koryun, ″İsrail şimdi Türkiye’yle ilişkilerini iyileştirmeye çalışıyor, Knesset’in meseleyi görüşmemesinin sebebi bu. Knesset, geçen yıl Komisyon başkanı İsrail Hükümetine Ermeni Soykırımının tanınması ve Eğitim Bakanlığına soykırım konusunun eğitim tedrisatına alınması somut önerilerinde olduğu gibi sanıyorum meseleyi uyutmaya çalışıyor. Ancak Knesset bugün görüştü, ancak oylamaya koymadı″. 5 Temmuz’da İsrail Parlamentosu Knesset’in Ermeni Soykırımının Tanınması konusunu oylamaya koyması beklenmekteydi.

Gavur Hamamı’nı ve Kiliseyi Kurtaracak Yok Mu?

Tarihi Kilise ve Gavur Hamamı tarih olmaya mahkum edildi. Akşehir’de yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan iki önemli değerimiz yıllardır görmezden geliniyor. Tarihi Ermeni Kilisesi ve Gavur Hamamı yıllardır turizme kazandırılacağı günü bekliyor. Gavur Hamamı bakımsızlık nedeniyle artık çevredeki çocuklar için tehlike oluştururken, tarihi kilisenin de duvarlarındaki çatlaklar durumun önemin ortaya koyuyor. Özellikle Gavur Hamamının her an yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu söyleyen çevre sakinleri oyun için gavur hamamına girip çıkan çocuklar için artık büyük tehlike arz ettiğini söylediler.

KGAÖ Dışişleri Bakanlar Konseyinin «Dağlık Karabağ» sorununa ilişkin Duyurusu

 «Cephe hattında tırmanmanın önlenmesi, durumda stabilizasyon ve barışçı müzakere sürecinin ileri taşınması için koşullar yaratılmasına yönelik 16 Mayıs’ta Viyana’da ve 20 Haziran’da St. Petersburg’da Dağlık Karabağ sorununa ilişkin yapılan zirvelerde sağlanan mutabakatlara desteğimizi ifade ediyoruz. Dağlık Karabağ sorununun kesinlikle barışçı çözümünün gerekliliğini teyid ederek, çatışmanın uluslararası hukuk nomları, BM Tüzüğü, özellikle kuvvet ve kuvvet tehdidi uygulamama, devletlerin toprak bütünlüğü, hukuki eşitlik ve halkların kader tayini hakkı olmak üzere Helsinki Nihai Belgesi hükümleri  çerçevesinde çözümüne yönelik AGİT Minsk Grubunun çabalarına desteğimizi ifade ediyoruz».

Türkiye’de Ermeni fotoğrafçı Ara Güler’in sanatını sergileyecek uluslararası fotoğraf müzesi kurulacak

Türkiye’de ünlü Ermeni fotoğrafçı Ara Güler’in sanatını, sanatçı kimliğini ve sanat hayatını yansıtan tüm eserleri ve birikimleri sergilenecek  ilk uluslararası niteliğe sahip fotoğraf müzesi kurulacak. Türkiye’de kültür ve sanatın gelişiminin en önemli destekçilerinden biri olan Doğuş Grubu, fotoğraf sanatının ustalarından Ara Güler ile önemli bir işbirliğine imza attı. İşbirliği kapsamında Ara Güler’in sanatını, sanatçı kimliğini ve hayatını yansıtan tüm eser ve birikimlerin sergileneceği uluslararası nitelikte bir fotoğraf müzesi açılması planlanıyor.

Kültürel Miras ve Tarihsel Belleğe Karşı İşlenen Suç: Terk Edilmiş Mülk Sorunu

Dickran Kouymjian
Ermeni soykırımının başlangıcından yaklaşık bir asır sonra, hayatta kalanlar ve onların torunları, hâlâ, olayın failleri tarafından bu olayın tanınmasını bekliyorlar. Ermeni anavatanı şu an başka bir isimle anılıyor ve burada, Ermenilerin bu topraklardaki tarihsel varlığını inkar edenler ikamet ediyor. Türkiye Cumhuriyeti ‘Ermenistan’ ve ‘Ermeni’ sözcüklerini okul ve tarih kitaplarından, coğrafyadan silerek Ermenileri geçmişinden mahrum bıraktı. Zaman içerisinde Ermeniler, atalarının doğmuş olduğu yerleri, isimleri değişmiş köy ve kasabalarla ilişkilendirmek için daha fazla uğraşacaklardır. Ülkelerinin geçmişi konusunda bilinçli olarak cahil bırakılan yeni kuşak Türkler, Cumhuriyetlerinin kurulmasından önceki on yıldan daha az bir süre içerisinde cereyan eden bu olaylara karşı kayıtsız kaldılar.

Kazakistan, Karabağ sorununun çözüm sürecine yeni aracılar katılmasına karşı

Karabağ sorununun çözüm sürecinde yeni aracılar aranmasına gerek yok. Beyan, Kazakistan Dışişleri bakanı Erlan İdrissov’un Astana’da gerçekleşen basın toplantısıyla geldi. Bakan, Karabağ sorununun çözümü için yeni müzakereciler katmaya gerek olmadığını, Minsk Grubu mutabakatlarının icrasının yeterli olduğunu kaydederek ″Eşbaşkanlarının Rusya, ABD ve Fransa’nın olduğu özel bir Minsk Grubu tesis olmuş durumda.Çatışmanın çözümü için yeni aracılar aranmasına ihtiyaç olmadığını sanıyorum″ dedi.

UNICEF: 250 milyon çocuk çatışmada büyüyor

İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez dünya genelinde bu kadar fazla insan kaçmak zorunda. Her sığınmacıdan biri ise çocuk. UNICEF savaş ve çatışma ortamlarında büyüyen çocuklar için yardım çağrısı yapıyor. BM Çocuklara Yardım Fonu UNICEF, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana, kriz bölgelerinde yaşayan çocukların sayısının en yüksek sayılara ulaştığına dikkat çekti. Örgütün Salı günü yayınladığı raporda, dünya genelinde 250 milyon çocuğun savaş, silahlı çatışma ve kriz bölgelerinde yaşadığı belirtildi.

Ramazan Bayramı düşünceleri...

Rasim Ozan Kütahyalı
Eski Türkiye rejimi 2008'in Ramazan Bayramı ortamında aynen sürüyordu ve halen Türk devlet sistemi zenci olarak gördüğü toplumsal kesimleri dışlamaya devam ediyordu... Gayrimüslim yurttaşlarımızın hakları ve özgürlükleri noktasında -hâlâ sıkıntılar ve eksikler olmakla birlikte- eskisine oranla büyük ilerlemeler var. 1915 meselesi konusunda 2014'te Recep Tayyip Erdoğan mükemmel bir taziye metni yayınladı. Her satırı çok doğruydu o metnin. O çizginin devam etmesi gerekiyor...

Kazakistan cumhurbaşkanı Ermenistan’ı ziyaret edecek

Kazakistan, farklı yönlerde Ermenistan’la ilişkilerini geliştirme arzusunda. Beyan bugün 4 Temmuz’da Ermeni mevkidaşı Edward Nalbandyan’la buluşma esnasında Kazakistan Dışişleri bakanı Erlan İdrissov’dan geldi. Konuk bakan, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) Dışişleri Bakanlar Konseyi oturumuna katılım amacıyla Erivan’da bulunmakta.

“Devletinin toplumu” nasıl muhalefet üretecek

Cengiz Aktar
Merkezin işleri ele almasının sonuçları farklıdır. Ulusal hareketler çoğunlukla bağımsızlık yani kopuşla sonlanırlar. Ayan yok edilir. Ağırlıklı olarak Gayrimüslim olan burjuvazi de Ermeni Soykırımı ve Rumların kovulmasıyla vatanlarından silinip atılır. (Hıristiyan burjuvazinin yok edilmesi ile vuk’u bulan medeniyet kaybı, bugünkü çölleşmeyi “Hıristiyanlık-Demokrasi ilişkisi” bağlamında önümüze koyar; ancak bu konuda Türkiye’de derinlemesine bir çalışma duymadım.) Devlet veya merkez böylece, kendi dışında hiçbir mihrakın maddî ve manevî gücüne cevaz vermeyeceğini, iktidarı paylaşmayacağını, yönetime çeperi dâhil etmeyeceğini, merkez-çeper ilişkisinin daima tek yönlü olacağını ve toplumun ancak devlet eliyle ve devletin çizdiği sınırlar dâhilinde var olabileceğini demir yumruğuyla hatırlatır. Hatırlayalım: Yok edilen ayanın ve Gayrimüslimlerin mal varlıklarına ağırlıklı olarak devlet el koyar. Yok edilen burjuvazinin yerine de “kapıkulu” ve tamamen devlet sayesinde var olan millî ve yerli burjuvazi ikame edilir… Türkiye bugün itirazdan ziyade biat üreten kavruk iç dinamiği ve canının malının sahibi olan “sevgili” devletiyle başbaşa. Öyle görünüyor ki önce faşizmini şöyle dibine kadar yaşayacak, sonra belki bir gün, başına çok büyük bir felâket gelmezse, kendisiyle yüzleşip, nedamet getirip rüştünü ispat edecek. Daha çok var…

Tavşan, dağ, referandum

Metin Münir / metinmunirt24@gmail.com
Gümrük Birliği anlaşması hemen hemen bütün Türk ürünlerinin gümrüksüz olarak AB’nin 28 ülkesine girmesini sağlar. AB’yi Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı yapan bu kolaylıktır. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre 2015’te,
·      İhracatının yüzde 45.5’i AB ülkelerine gitti.
·      En çok Türk malı alan on ülkenin altısı,
·      En çok turist yollayan on ülkenin beşi,
·      En çok yatırım yapan on ülkenin yedisi AB üyesidir.
Türkiye’nin AB’ye olan ihtiyacı AB’nin Türkiye’ye olan ihtiyacından büyüktür. Gümrük birliği anlaşmasının iptali ekonomiyi darmadağın eder ve içinden çıkılması yıllar süren bir ekonomik krize yol açar.