Etiketler

Şair Davit Hovhannisyan hayatın kaybetti

Şair Davit Hovhannisyan 71 yaşında hayatın kaybetti. 17 Şubat 1945’t doğan şair, Erivan Devlet Üniv. Filoloji Fakültesinden mezun oldu. Basında ve «Hayfilm» Film Stüdyosunda çalıştı. Ermenistan yüksek öğrenim kurumlarında Antik ve Yabancı Edebiyat dersleri verdi. 1975 yılından itibaren Ermenistan Yazarlar Birliği üyesidir. 1980-90 yıllarında Ermenistan devlet televizyonunda aylık «Nork» edebiyat programını yönetti.

Dink cinayetinin kilit ismi M.D.'ye cunta gözaltısı

Hrant Dink cinayeti sırasında yüzbaşı olan ve olay yerindeki jandarmalarla telefon trafiği belirlenerek cinayetteki kilit rolü ortaya çıkarılan Albay M.D., darbe girişiminin ardından Ankara’da gözaltına alındı.

Kerry: ABD ve Rusya Dağlık Karabağ Sorunu yönünde birlikte çalışıyoruz

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, ABD ve Rusya’nın Dağlık Karabağ sorunu de dahil bir kaç yönde birlikte çalıştıklarını bildirdi. Kerry Rusya’ya yaptığı son ziyareti sonucu Suriye’de varılan anlaşmayı  yourumlayarak Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir  Putin ile Ukrayna’nın yanı sıra Dağlık Karabağ sorunu gibi bir çok konular ele aldıklarını bildirdi.

Cesur Papa

TIME Dergisi Papa Francis'i 'Yılın Adamı' seçti. Papa, üçüncü Vatikan Konseyi sonrasında, kilisenin geleceğini tartışmaya açarak, mevcut Katolik doktrin ve dogmaların yeniden tanımladığını ifade etti. Açık söyleyelim Katolik Hristiyanlık bambaşka bir “yenilenme” içinde. Papa; dinin doğrularının zamanla gelişip, değişeceğinden söz ederek, “Tanrı da bizim gibi gelişiyor ve değişiyor, çünkü o içimizde ve kalplerimizde yaşıyor. ‘İncil’ çok güzel bir kutsal kitap, fakat diğer tüm büyük ve eski yapıtlar gibi onun da eskiyen bölümleri var” diyor ve devam ediyor: “Hatta bazı bölümler hoşgörüsüzlüğe ve yargılamaya çağırıyor. Sevgi ve doğruluk mesajının aksine, bu mısraları sonradan eklemeler olarak görmenin vakti geldi. Aksi takdirde bu fikirlerin kutsal kitaptan çıktığı sanılacaktır” diyerek adeta vitesi yükseltiyor. En önemli vurgusu da Tanrı’nın bir Yargıç olmadığı, insanların dostu ve affedicisi olduğu, şeklinde...

Gazturman Gayan Sevgi Sofrası


Discover Armenia’s 15 Best Kept Secrets / The Most Popular Tourist Destinations in Armenia

Armenia is a small country that doesn’t find itself on the list of popular tourist destinations. But for tourists who like to explore nature, learn about history, drink and eat delicious food, Armenia is the right choice. It’s a rustic ancient land with amazing countryside where people take great pride in their traditions, culture, religion and cuisine.

UGS: Asayiş ekipleri silahlı grupla yoğun müzakerelere devam ediyor

«Ermenistan Ulusal Güvenlik Servisi (UGS) 17 Temmuz 2016’da Polis Devriye ve Nöbet Servisi Alayına (PDNSA)  yapılan silahlı saldırı sonucu oluşan duruma ilişkin bilgi vermeye devam etmektedir. Şu an itibarıyla Ermenistan asayiş organları temsilcileri silahlı grup üyeleriyle onların kamu otoritesine teslim olmalarının tertiplenmesi ve rehinelerin serbest bırakılması için, özel operasyon düzenlemeksizin yoğun müzakerelere devam etmekteler.

Kamuda geniş çaplı operasyon: 49 bin 321 kişi görevden alındı

Darbe girişiminin ardından bakanlıklar ve kamu kurumlarında on binlerce personel görevden alındı. Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı, YÖK, Milli Eğitim Bakanlığı, MİT, Diyanet İşleri Başkanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Enerji Piyasası Denetleme Kurumu’nda toplam 28 bin 321 kişi görevden alındı. Bunun yanında Milli Eğitim Bakanlığı özel eğitim kurumlarında görev yapan 21 bin öğretmenin lisansını da iptal etti. Toplamda ise 49 bin 321 kişi görevden alınmış oldu.

Hangi darbeciler Ermenistan'a kaçmak istedi

Darbeciler başarısız olunsa sadece Yunanistan'a değil, Ermenistan'a da kaçmak istedi. Şöyle ki; 2 adet AS-532 Cougar Merzifon'dan, 2 adet aynı model helikopter de Malatya'dan havalandı. İçlerinde darbeciler vardı. F-16'lar önce scramble (önleme) yaptı, ardından vurma tehdidi ile bunları Erzurum'a indirdi. Helikopterdeki darbeciler ilk ifadelerinde Ermenistan'a kaçma niyetinde olduklarını itiraf etti.

2016 Yaz Olimpiyatları'nda Ermenistan'ı 33 sporcu temsil edecek

Ermenistan 5-21 Ağustos tarihleri arasında Rio'da düzenlenecek 2016 Yaz Olimpiyatları'na katılacaktır. Olimpiyatlara Ermenistan’ı 33 sporcu temsil edecek. Ermenistan Milli Olimpiyat Komitesinden yapılan açıklamaya göre 8 spor dalında ülkemizi temsil eden sporcular şöyle:

Rusya Silahlı Kuvvetler delegasyonu Ermenistan'a geliyor

19-22 Temmuz tarihlerinde Rusya Silahlı Kuvvetleri Operatif ve Stratejik müdürlüğü delegasyonu Ermenistan’a ziyarette bulunacak. Ermenistan Savunma Bakanlığı Enformasyon ve halkla ilişkiler dairesinden verilen bilgiye göre delegasyon Yerevan'da ikili buluşmalara katılıp Ermenistan ve Rusya Silahlı Kuvvetlerinin ortak bileşiminin oluşturulmasına dair anlaşmanın hazırlanmasını tartışacak.

Yerevan’da polisler 50 saattır rehin tutuluyor

Ermenistan’ın başkenti Yerevan’daki “Erebuni’’ polis karakoluna silahlı bir grup tarafından baskı yaptığı üzerinden 50 saat geçti. “Sasna tsrer” adlı silahlı grup, 2. gündür karakoldaki polisleri rehin tutmaya devam ediyor.  Silahlı grup  22 Haziran’da tutuklanan muhalif “Nor Hayastan’’ (Yeni Ermenistan) siyasi hareketi lideri Jirayr Sefilyan’ın serbest bırakılmasını istiyor. Ermenistan Emniyet Genel Müdürü Yardımcısı tarafından yapılan açıklamaya göre polis merkezinde tutulan 7 rehineden ikisi serbest bırakıldı.

Büyük aptallığın küçük akılları

Etyen Mahçupyan / emahcupyan@karar.com
Gülen cemaati son otuz yılın en çarpıcı başarı hikayesine imza atmış, Türkiye siyasetinde risk almadan iktidar ortağı olmayı becerebilmek gibi hayali zor bir konuma gelmişti… Ama kişiliksizliğin ideolojik gereklilik halini aldığı her harekette olduğu gibi, Gülen cemaatinde de inanılması güç bir ‘büyük aptallık’ hali mevcuttu… Yargı darbesi günlerinde, işlerin pek de istenildiği gibi gitmediğinin görüldüğü noktada bile ‘başarının’ kesin olduğunu, Erdoğan’ın sonunun geldiğini, AK Parti’nin teslim olacağını söylemeye devam ettiler. Aynı görüşte olan insanların birbirlerine aynı gerçek dışı kanaatleri tekrarlayarak nasıl sahte bir gerçekliğe inanabildiklerine tanık oldum… Sonuçta bürokrasideki güç odakları üzerinden oluşmuş olan ağ, etrafındaki çemberin daralmasıyla birlikte bir tür ‘yalnız kurt’ haline geldi. Şiddetin üst noktaya çekilmesi, masum insanların öldürülmesi doğallaştı. Gözü kara olmak, geleneksel darbe sınırlarını aşmak zorunda olduklarını düşündüler ve görünen o ki buna psikolojik olarak hazırdılar. Meclis’in bombalanması bir intihar sendromu olarak görülebilir. Sistemi tümüyle yerle bir edip yeniden kurma hedefinin çılgınlığını ya bilemediler, ya da bilip kendi sonlarına yürüdüler… Gülen hareketi bir büyük deliliğin nasıl kendi iç rasyonalitesini yaratabildiğini, özgürleştiklerine inanan insanların nasıl bir küçük akıllar dünyasına esir düşebildiğini gösterdi…

Ermeni Patrikliği devletin bekası için dua etti

FETÖ'cü darbe girişimi üzerine Türkiye Ermenileri Patrikliği, 17 Temmuz 2016 Pazar günü kiliselerde dua etti.Türkiye Ermenileri Patrikliği, ülkemizde düzenlenen FETÖ'cü hain darbe girişimin ardından, devletin bekası için bir dua töreni düzenledi. Devletin ve hükümetin yanında olduklarını ileten Türkiye Ermenileri Patrikliği "Allah Devletimizi şerden koruyarak güçlü kılsın ve geliştirsin. Vatandaşların huzur ve esenlik içinde yaşam sürmeleri için, Devlet erkânına güç ve başarı ihsan etsin" ifadelerini kullandı.

Londra'da açık havada Ermeni Festivali gerçekleştirildi

17 Temmuz'da Londra'nın Surb Sargis Kilisesinin bahçesinde Ermenilerce ve Ermeniler için bir Açık Hava Festivali gerçekleştirildi. Festival, Birleşik Krallık'ta düzenlenen en büyük Pan - Ermeni etkinliği olma niteliğini taşıyor. Ülkenin değişik bölgelerinde yaşayan Ermeniler, her yıl etkinliğe katılmak üzere Londra'ya geliyor. Bir gelenek haline getirilen festival, bu yıl 6. kez gerçekleştirildi.

Polisler, Özgürlük Meydanında toplananları güvenlik merkezlerine sevk ediyor

NEWS.am muhabirinin verdiği bilgiye göre «Talana Hayır!» İnisiyatifinin düzenlediği halka açık tartışma esnasında Erebuni yönünde hareket edilerek 17 Temmuz sabahı erken saatlerde Polis Devriye ve Nöbet Servisi Alayını (PDNSA) işgal eden gruba destek ifade edilmesi kararı alındı. Bu tartışmadan dakikalar sonrasında polis aralarında Davit Sanasaryan ve milletvekili Nikol Paşinyan’ın oğlu da olmak üzere eyleme katılanlardan birkaç kişiyi emniyete sevk etti. Erivan İl Emniyet Md. Aşot Karapetyan, kargaşalık çıkması endişesiyle Erebuni yönünde hareket izni vermediklerini ifade etti.

Azerbaycanlı ''Meydan TV''den Ermeni Soykırımını tanıma çağrısı

“Türkiye’ye karşı haksızlık” başlıklı metnin yazarı Renata Akhundova yazısında şu ifadelere yer verdi: “Bugünkü Azerbaycan’da cumhurbaşkanın başta olmak üzere bütün vatandaşları Ermeni Soykırımının inkar ediyor. Kendilerini demokrası için mücadele verenler sayan ünlü entelektüllerden ve siyasetçilerden hiç kimse Ermeni Soykırımı hakkında “sözdesiz” konuşmuyor. Soykırımı inkar edenlerin inatçılığının temelinde Karabağ sorunu. Karabağ ihtilafı yüzünden Azerbaycanlılar Ermenistan'ı ülke olarak, Ermeni halkını ise etnik millet olarak kabul etmiyorlar''. Renata Akhundova yazısında Azerbaycan'a tarihi gerçeği kabul edip Ermeni Soykırımını tanıma çağrısını yaptı.

Türkologa göre, Türkiye'nin durumu Ermeniler dahil tüm azınlıklar için risklidir

Türkolog Levon Hovsepyan, bu günlerde Türkiye'de yaşanan olayların, yerel etnik ve dini azınlıklar için risk oluşturduğunu ifade ederek, ülkenin bazı bölgelerinde alevilerin yoğun olarak yaşadıkları yerleşim yerleri ile evlere saldırılar düzenlendiğini bildirdi. Sokaklara çıkan halk, Trabzon'daki Katolik ve Malatya'daki Protestan Kiliselerine saldırırken, Ankara ve diğer şehirlerde Suriyelilere ait dükkan ve evlere karşı da saldırı ve benzeri eylemler düzenlendi. Hovsepyan, "Bu gergin ve karmaşık durumda benzeri kışkırtma ve provokasyonlar yapabilen radikal islamcı unsurlar, farklı milliyetçi gruplar, sokaklara çıktı. Bu açıdan yerel Ermeni toplumu için de bazı tehlike ve riskler mevcut olabilir.

Ana tanrıçadan ilk Hristiyanlara

Her şekilde Doğu Roma İmparatorluğu’nun varisleriyiz. Ve bu gerçek hiç değişmeyecek…  İlber Ortaylı’ya göre Osmanlı, “son Roma İmparatorluğu”dur. Tarihçi, üç farklı Roma İmparatorluğu’ndan söz eder. Birincisi: Klasik Roma’dır. Pagandır. Muhteşemdir. Çağlar içerisinde en kalıcı olanıdır. İkincisi: Batılıların sonradan “Bizans” dedikleri Hıristiyan Roma’dır. En azından Doğu Avrupa ve Balkanlar bu uygarlığın izlerini taşır. Üçüncüsü ise: Osmanlı İmparatorluğu’dur. Ve zannedilenin aksine İstanbul’un fethinden sonra kurulan yeni yapı, hiç de Asyalı bir devlet görünümünde değildi. Derhal Roma İmparatorluğu’nun müesseseleri benimsendi . Hatta ve hatta, Kayser-i Rum (“Roma İmparatoru”) unvanını taşıyan Fatih’in düşü, Roma’yı da alarak, kadim Roma İmparatorluğu’nu bütünüyle kendi hükmü altında ihya etmekti… Geçenlerde, ‘Cahiliye Dönemi’nin Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, 1932 yılından beri protokol cenazelerinde çalınan Chopin’in “Opus 35, 2 numaralı Sibemol Minör Piyano Sonatı”nı eleştirerek, “Cenaze törenlerinde Polonyalı müzisyenin Cenaze Marşı adını verdiği bir müziğinin çalınması doğru değil. Bizim kendimize ait değerlerimiz, kültürümüz var. Itri’nin Tekbir’i var ki, muhteşem bir bestesidir” dedi. Peki… “Bizim kültürümüz” diye önerdiği Klasik Türk Musikisi özünde Bizans (Rum Ortodoks Hıristiyan) kilise müziği değil midir? Elbette! Ancak bizim dinciler, Osmanlı’yı idealleştirip hayallerinin istediği oranda tarih yazarlar!

Çin, Vatikan ile normalleşmeye çalışıyor

Çin ve Vatikan arasındaki diplomatik ilişkiler 1951 yılında kesilmişti. Şu anda Çin'de resmi ve resmi olmayan iki Katolik Kilisesi var. Çin'deki taraftarları yaklaşık dört milyon kişi olan resmi Katolik kilisesinin piskoposları Vatikan'ın onayı olmadan Çin hükümeti tarafından atanıyor. Reuters ajansı kaynakları Çin hükümeti ve Vatikan arasında diplomatik ilişkilerin tam restorasyonu öngörmeyen, ancak her iki taraf için önemli noktaları içeren anlaşmanın bazı ayrıntılarını açıkladı. Rus RIA "Novosti" ajansına göre ise, Roma Papası Franciscus Vatikan ve Çin arasındaki ilişkiyi tersine çevirme niyetinde.