Şişli Belediye Başkanlığı’nın, Şişli’nin en can alıcı
yerindeki Ermeni Vakfına ait olan İnci Sineması’nın oluğu alanın plan tadili
için alelacele komisyona dahi getirmeden meclise sunmasına CHP’li meclis
üyeleri tepki gösterdi. (Hiç şaşılmaz, İttihat ve Terakki kafası değişmedikçe
gölge etmesinler başka ihsan istemez. HYETERT)
Fransız milletvekili, Azerbaycanlıların seviyesiz ve kabul edilemez tutumunu kınadı
Fransız milletvekili Azerbaycanlıların benzeri seviyesiz
ve kabul edilemez tutumunu sert bir dille kınadı ve ″ne icracılarına, ne de
siparişi verenlere şeref getirmiyor″ dedi. Fransız medyası Fransa Millet
Meclisi «Ermenistan-Fransa Parlamentolararası Dostluk Grubu» Bşk. Rene Ruke’nin
26 Şubat’ta Ermeni Davası Ofisi tarafından Fransa Parlamentosunda düzenlenen
«Sumgait kırımlarından 25 yıl sonra: Dağlık Karabağ halkının gelecek
perspektifleri» başlıklı konferans
vesilesiyle yaptığı basın duyurusunu yayımladı.
Erivan-Van ilk direk uçuşu 3 Nisan’da

Birkaç yıl süren ön hazırlık çalışmaları sonrasında ilk direk Erivan-Van uçuşu 3 Nisan’da gerçekleştirilecek. NEWS.am’in «Narekavank
Tur» firasından edindiği bilgiye göre; 3 Nisan’dan itibaren haftada 2 gün
Erivan-Van-Erivan seferleri düzenlenecek. Bilet fiyatının 250 ABD doları
olacağı seferlerde ilk ay için % 20 indirimli bilet fiyatı uygulanacak (200
dolar).
Ermeni Gazetesi Editöründen Ermenilere Hocalı Çağrısı
TurkishNY.com - Türkiye’de yayınlanan Ermeni gazetesi
Agos’un genel yayın yönetmeni Rober Koptaş, Ermenilere Hocalı’nın sorumluluğunu
üstlerine almaları için çağrıda bulundu. News.Az’ın haberine göre Rober Koptaş, Agos gazetesinde
yayınlanan “Hocalı Sorumluluğu” başlıklı makalesinde, Hocalı soykırımını
detaylarıyla belirtti ve olayı bir insanlık trajedisi olarak adlandırdı.
22-24 Nisan’da «Ermenice benim kalbimde» başlıklı Panarmenyan Gençlik Konferansı gerçekleştirilecek
22 Şubat’ta Ermenistan Diaspora Bakanlığında Bakan Hranuş
Hakobyan nezdinde düzenlenen istişare
toplantısına 30 civarı gençlik ve toplum kuruluşlarının başkan ve üyeleri
yanı sıra farklı bakanlıklardan temsilciler katıldılar.
Kilise duvarlarındaki resimlere özel güvenlik!
Kapadokya'nın en önemli turizm merkezlerinden Ihlara
Vadisi'ndeki kiliselerin duvarlarındaki bin yıllık resimlerin, ziyaretçiler
tarafından yazı yazılarak tahrip edilmesini önlemek için kameralı güvenlik
sistemi kuruldu. Kapadokya'nın en büyük vadisi 14 kilometre uzunluğundaki
Ihlara'da çok sayıda kaya oyma kilise, şapel ve yaşam alanları bulunuyor. Üç
ayrı noktadaki gişelerden girilebilen vadiyi, yılda 300 binden fazla
yerli ve yabancı turist ziyaret ediyor.İçinden akan Melendiz Çayı'nın hayat
verdiği Ihlara Vadisi, tarih ve doğa olgusunun bir arada görülebildiği Kapadokya'nın en önemli
güzellikleri arasında gösteriliyor. Ancak vadinin iki yakasında kayaların
arasına kurulmuş onlarca kilisede ziyaretçilerin neden olduğu tahribat her geçen gün
artıyor.
İngiltere 'Kürt soykırımı'nı tanıdı
İngiltere parlamentosu, Irak'ta Saddam Hüseyin döneminde
Kürtlere yönelik gerçekleştirilen Enfal katliamını soykırım olarak tanıdı. Irak’ta
Saddam Hüseyin yönetimi döneminde Kürtler’e yönelik gerçekleştirilen Enfal
katliamıyla ilgili karar, İngiliz parlamentosunda oy birliğiyle alındı. Kararda,
1988 yılında Baas yönetimi tarafından Kürtleri hedef alan katliamda 200 bine
yakın kişinin öldürüldüğü ve bunun bir soykırım olduğu belirtildi... Daha önce İsveç ve Norveç de Irak’taki katliamı soykırım olarak tanımıştı.
Süryanilerden Bakan Bağış'a Tepki
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakerecisi Egemen Bağış'ın İsveç'teki Süryani milletvekili ve kurum temsilcilerine, "İsveç ve Avrupa’da soykırım 'mastürbasyonu' yapıp İsveç’in soykırımı tanımasına sebep oldunuz" demesi Süryani kuruluşları ve bireyleri arasında büyük bir tepkiye yol açtı. Tepkilerini bir bildiri halinde kaleme alan Süryani birey ve kuruluşları imzaya açtıkları bu bildiriyi medyaya dağıttılar... Bakan Bağış, “İsveç ve Avrupa’da soykırım mastürbasyonu yapıp İsveç’in soykırımı tanımasına sebep oldunuz da ne oldu? Neden Pontus Rumlarını bu işe karıştırarak kışkırtmacılık yapıyorsunuz?” diyerek heyette bulunanları azarlamış ve tahkir etmiştir. Süryani/Asuri halkı adına bireysel ve örgütsel olarak Bakan Bağış´ı, siyasi ahlaktan mahrum kin ve nefret kokan ifadelerinden dolayı en sert bir şekilde kınıyor, Bakanlık gibi önemli bir vazifeye layık olmayan bu ferdin vazifesinden azledilmesini talep ediyoruz.
'Sevag, Ermeni olduğu için öldürüldü'

Mahkeme öncesi Balıkçı’nın yakınları, BDP Diyarbakır
Milletvekili Emine Ayna ile İHD Diyarbakır şubesi üyeleri 2’inci Hava Kuvvet
komutanlığı karşısında toplanarak basın açıklaması yaptı... BDP Diyarbakır
Milletvekili Emine Ayna, sadece Ermeni olduğu için bir insanın katledildiğini
ileri sürdü. Ayna, "Bir Ermeni Batman’da askerlik yapıyordu. Türkiye
Cumhuriyeti devletine askerlik yapıyordu. Ülkenin bütünlüğünü korumak için
oradaydı ve Ermeni olduğu için katledildi. Başka bir nedenden dolayı değil.
Bugün burada işte karşımızda bizi oradan uzak tutuyorlar.
Ankara'nın Ajanı'na tazminat
Arzu Çakır Morin/Paris
Fransa’da seçimlere aday olunca ‘Ermeni soykırımını inkâr
ediyor’ gerekçesiyle hedef olan Sırma Oran, diyasporanın önemli ismi Laurent
Leylekyan’a açtığı hakaret davasını kazandı. Leylekyan “İnkârcı” dediği Oran’a
7 bin 500 Euro (yaklaşık 10 bin TL) ödeyecek. (Bizim inkar yasası karşıtlarına
destek çıktı, hadi hayırlısı. HYETERT)
Haberin Devamı: http://www.hurriyet.com.tr/planet/22711434.asp
AEBF Başkanı.: Tüm fiziksel baskılar arifesinde kültürel soykırım gerçekleşiyor

Avrupa Ermeni Kuruluşları Forumu (AEKF) Başkanı Aşot
Grigoryan, ″Ermeni Soykırımının tanınması mücadelesi yanı sıra UNESCO’da Eski
Çulfa Mezarlığı haçkarlarının imhası konusunda mücadele ediyoruz. Azerbaycan
UNESCO’ya 1.5 milyon dolar ödemiş durumda ve biz bu vesileyle örgütün Genel Direktörü
Irina Bokova’ya zorunlu olarak şikayette bulunacağız.″ dedi.
Flash... İşte İmralı’daki Görüşmenin Tutanakları
Namık Durukan
‘23 Şubat 2013 görüşme notları’ başlığı altında oluşan
görüşme notları, Abdullah Öcalan’ın, “Tarihi önemde bir toplantıya başlıyoruz.
Nasıl bir yöntem izleyelim?” sözü ile başlıyor. Heyetten “Size nasıl uygunsa”
yanıtı alan Öcalan, çözüm süreci ile ilgili değerlendirmelerinin ve
önerilerinin yanı sıra BDP heyetindekilerle özel konularda sohbet de ediyor... Türkiye’de
3 koldan paralel devlet çalışması var. Bu ilişkileri sabote edilmeye başladı.
Sıradan lobiler değil. ABD’de Yahudi, Ermeni ve Rum lobileri stratejik ve
taktik müdahale ediyorlar. Her 3’ü de Anadolu çıkışlıdır. Sözde bir hükümet
var, sözde bir parlamento var. CHP ve MHP paralel devletin izdüşümleridir,
basit aletleridir; AKP’ye de, medya ve iş adamlarına da sızmışlar. Sadece MİT
kalmış, hedeflenen bizim geliştirdiğimiz diyalogdur. (Ankara'ya bomba gibi düşen bu tutanaklar umarız süreci de havaya uçurmaz. HYETERT)
Ermenistan Büyükelçisi: Sumgait’e ilişkin gerçekliği Nuremberg Mahkemesi gibi bilmek gerek
24 Şubat’ta Bulgaristan’ın başkenti Sofya’nın «Erivan
Parkı»na yerleştirilen Ermeni Haçkarına Sumgait kurbanlarını anmaya yönelik bir
tören gerçekleştirildi... Bulgaristan Büyükelçisi Arsen Shoyan anma töreni
esnasındaki konuşmasında ″25 yıl sonra, Safarov’un iadesi vakası nezdinde
Azerbaycan katili kahramanlaştırarak aynı siyaseti bugün de sürdürüyor. Ancak
yeni soykırımlardan kaçınmak için, insanın Sumgait’e ilişkin gerçekliği
Nuremberg Mahkemesinin olayları gibi bilmesi gerekiyor″ dedi.
Sevag Balıkçı soruşturması genişletilmeyecek
Enis Tayman- enis.tayman@radikal.com.tr /
24 Nisan 2011'de, Ermeni Soykırımı Anma Günü ve Paskalya
bayramına denk gelen günde Batman Kozluk'taki kışlada devre arkadaşı tarafından
vurulan Sevag Balıkçı'nın ölümüyle ilgili davanın 13. duruşması dün
Diyarbakır'da yapıldı. Balıkçı ailesinin avukatı İsmail Cem Halavut
soruşturmanın genişletilmesi talep etti. Ancak mahkeme heyeti bu talebi
reddetti. Savcı ise esas hakkında mütalaasında bilinçli taksirle adam
öldürme suçlamasıyla ceza istedi. Duruşma 26 Mart’a ertelendi.
Evet, ben Sevr Anlaşmasını tercih ederdim
Ayşe Günaysu
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu mitlerinden en esaslısı
belki de Sevr Antlaşması’nın emperyalistlere tutsaklık, Lozan Anlaşması’nın
“kurtuluş” olduğuna ilişkindir. En esaslısı dedim çünkü devlet herkesi buna
inandırmayı başarmış durumda. Hâlâ da Sevr tabusu kırılabilmiş değil. Serdar
Kaya’nın Taraf gazetesinde Temmuz-Ağustos 2012’de yayınlanan Sevr Antlaşması
ile ilgili bir dizi yazısı bu nedenle çok önemli bir “ilk”i oluşturmuştu. (Değerli İnsan Hakları savunucusu Ayşe Günaysu'nun bu yazısı umarız Sevr paranoyası ile yatıp kalkan çevrelere ders olur.HYETERT)
Cumhuriyet Tarihinde bir ilk
Soner Tufan
Geçtiğimiz günlerde bildiğiniz gibi Almanya Başbakanı
Angela Merkel Türkiye’de idi, Merkel Başbakanımız Tayyip Erdoğan ile birlikte
Başbakanlık’ta dini cemaat temsilcilerle birlikte bir toplantı yaptı. Ancak
Cumhuriyet tarihinde bir ilk yaşandı, bu toplantıya Protestan Kiliseler Derneği
Yönetim Kurulu Üyesi Umut Şahin de davet edildi... Samuel Aktaş Mor Gabriel
manastırının arsalarına hazine tarafından el konulmasına tepki gösterip bunun
bir hukuksuzluk olduğunu ifade etmiştir. Ancak bunun haberleştirilmesi
gerekirken, gerçek olmayan bir söylentiden yola çıkarak Samuel Aktaş’ın
yarattığı gerginliğe dem vurularak, öbür cemaat önderlerinin Samuel Aktaş’a
tepki gösterdiği basına yansıdı. Ancak ne Aktaş, ne de öbür cemaat önderleri bu
haberi doğruladı. Aslında basına bu şekilde sızdırılan haberle Süryani
cemaatinin haklı davası itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştır. Zira Mor Gabriel’in
elinden alınan arazilerle ilgili dava gerçekten de ciddi bir sorun yaratabilir.
Beyaz Saray'da kadeh tokuşturarak nasıl kutlandı
Dünyayı idare eden güçler; yeryüzündeki tüm ulus devletlerini yok ederek yerine, “Tek bir dünya devleti” kuracaktı. İlk resmi karar ise Lawrence P.McDonald’ın Kasım 1975’de ABD Kongresi'nde yaptığı bir konuşmada ortaya çıktı. Aslında Samuel Huntington’da 1996 yılında yayınlanan Medeniyetler Çatışması isimli kitabı da bu kararı yazdı. Planı uygulayan güçler, küreselleşmelerinin önünü açmak için ulus devletlerini hedef alan tüm muhaliflerle, Türkiye’de ise laik cumhuriyetle sorunu olan tüm kurumlarla ittifak halindeydiler. Bunların başında da, yüzyıllardır özellikle İstanbul’da emelleri olanların bir numaralı adresi olan Fener Rum Kilisesi idi. Tarihteki büyük oyunları anlamak için Fener Rum Kilisesi’ni izlemek yeterliydi.(Gerçekten bu görüşler paranoyayı bile aşıyor, olsa olsa hedef göstermek amaçlıdır. HYETERT)
Dünyada 8 bin Nadir Hastalık Var
Gazete Habertürk
Bugün 28 Şubat dünya Nadir Hastalık Günü. Her yıl Şubat
ayının son günü "Orphan Disease Day-Yetim ve Nadir Hastalık Günü"
olarak adlandırılıyor. Binde 1 ile, 200 binde 1 görülen tüm hastalıklara
"Nadir / Yetim Hastalık" adı veriliyor. Nadir hastalıkların yüzde
80'i genetik ve hayat boyu. Kalıtsal olduğu için bir kuşaktan diğerine geçiyor.
Kalan yüzde 20'sinin nedeni ya çevresel
ya da bilinmiyor. (Bütün hastalara, şifa diliyoruz. HYETERT)
Editörlere Mektup: Bir Beyaz Türk’ün “Ermeni Diasporası”yla İmtihanı
By Gorkem Daskan
Sırrı Sakık’ın geçtiğimiz ay gündemi ve kamuoyunu meşgul
eden nevi şahsına münhasır özrünü takiben Azad Alik blog’unda yayımlanan “Özür
Dilemek ‘Bildiğiniz Gibi Değil’” başlıklı yazı bu özrü ve genel olarak kamusal
alanda dilenen benzer özürlerin nasılını nicesini mercek altına alıyordu. Aynı
mecrada daha önce yayımlanmış olan ve Ermeniler, Kürtler, Aleviler gibi
toplumsal grupların Türkiye’deki statüko ile çatışmasını insan hakları
perspektifinden değerlendiren diğer eleştirel yazılar zaman içerisinde yakın
tarihli kişisel bir özür deneyimimin hazırlayıcı altyapısını oluşturmuşken, bu
son yazı yabana atılmayacak fikir ve önerileriyle bana bu deneyimimin
sağlamasını yapma imkânı verdi.
Patrik Mutafyan yoğun bakımda
Bilge Eser
Demans teşhisi nedeniyle 2008 yılından beri görevini sürdüremeyen Ermeni Patriği Mesrob Mutafyan (57) pazar günü akciğer enfeksiyonu nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldı. Ermeni Patrikhanesi'nin internet sitesinde yer alan duyuruda, Mutafyan'ın uzun süredir Surp Pırgiç Hastanesi'nde gözetim altında bulunduğu belirtildi. Ermeni Patriğin pazar günü ateşinin yükseldiğini belirten açıklamada, "kan basıncında gözlemlenen ani düşüş nedeniyle, hastanenin yoğun bakım servisine nakledildi" ifadeleri kullanıldı. Kaynaklar, "Korkacak bir durum yoktur. Arada kötüleşebiliyor" ifadelerini kullandı. (Ne diyelim, Allah yardımcısı olsun, şifa versin. HYETERT)
Demans teşhisi nedeniyle 2008 yılından beri görevini sürdüremeyen Ermeni Patriği Mesrob Mutafyan (57) pazar günü akciğer enfeksiyonu nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldı. Ermeni Patrikhanesi'nin internet sitesinde yer alan duyuruda, Mutafyan'ın uzun süredir Surp Pırgiç Hastanesi'nde gözetim altında bulunduğu belirtildi. Ermeni Patriğin pazar günü ateşinin yükseldiğini belirten açıklamada, "kan basıncında gözlemlenen ani düşüş nedeniyle, hastanenin yoğun bakım servisine nakledildi" ifadeleri kullanıldı. Kaynaklar, "Korkacak bir durum yoktur. Arada kötüleşebiliyor" ifadelerini kullandı. (Ne diyelim, Allah yardımcısı olsun, şifa versin. HYETERT)






