Etiketler

Ermeni ve Rumların malları nasıl Türkleştirildi?

Gazeteci Nevzat Onaran'ın Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Ermeni ve Rum mallarının Türkleştirilmesini ele aldığı "Emvâl-i Metrûkenin Tasfiyesi" adlı iki ciltlik araştırma-inceleme kitabı Evrensel Basım Yayın'dan çıktı. İki ciltlik kitabın birinci cildinde Osmanlı döneminde (1914-1919 yılları) Ermeni ve Rum mallarının Türkleştirilmesi, ikinci cildinde ise Cumhuriyet döneminde (1920-1930 yılları) Ermeni ve Rum mallarının Türkleştirilmesi ele alınıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı temsilcisi, Ermenistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanları buluşmasını olumlu olarak nitelendirdi

Avrupa ve Avrasya işlerinden sorunlu ABD Dışişleri Bakan yard. Vekili  Victoria Nuland, Ermenistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanlarına cesaret ve yaratıcı yaklaşım göstermeleri çağrısında bulundu. Nuland, «Atlantik konseyi»ndeki  konuşmasında Kasım sonunda öngörülen ve iki yıl içindeki ilk Ermenistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanları buluşmasını olumlu bir gelişim olarak nitelendirerek ″Çözüm yönünde kapsamlı müzakerelere başlama onların güçleri sınırındadır ve biz onlara cesaretli ve yaratıcı olmaları çağrısında bulunuyoruz″ dedi.

Artur Bağdasaryan, İsviçre cumhurbaşkanıyla Karabağ ve Ermeni-Türk ilişkilerini değerlendirdi

İsviçre’ye çalışma ziyaretinde bulunan Ermenistan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Sekreteri Artur Bağdasaryan bugün 15 Kasım’da İsviçre cumhurbaşkanı ve Güvenlik Komisyonu Başkanı Ueli Maurer’le ikili ilişkiler, AB-Ermenistan işbirliği, bölgesel güvenlik, Ermeni-Türk ilişkileri, Dağlık Karabağ sorunun barışçı çözümüne ilişkin konuları değerlendirdi. MGK Basın servisinden verilen bilgiye göre, taraflar 2014 yılında AGİT Dönem Başkanlığını üstenecek İsviçre Konfederasyonunun öncelikleri, Ermenistan’la ilişkilerin daha da derinleştirilmesi zorunluluğu ve ikili ilgi duyulan diğer konulara değindiler.

Sohbet Geceleri


"1915 Travması Devam Ediyor"

Evrim Kepenek / evrimkepenek@gmail.com
Müslümanlaş(tırıl)mış Ermeniler Konferansı için Türkiye’ye gelen Helen Anahit: “1915’i ‘Ermeni Meselesi’ olarak adlandıran bir sistemden bahsediyoruz. 1915, Türkiye’de yaşayanların karşı karşıya bırakıldığı bir enkazdır.”... 1915’i “Ermeni Meselesi” olarak adlandıran bir sistemden bahsediyoruz.  Zira 1915, Türkiye’de yaşayanların karşı karşıya bırakıldığı bir enkazdır. Somut bir örnek olarak, Anadolu’nun kadim halklarından olan Ermeniler’den boşaltılmasının, Birinci Dünya savaşı sonrası kurulan Cumhuriyet’in ertesinde yol açtığı sosyo-ekonomik çöküntüyü gösterebilirim. Dolayısıyla, 1915 ve onun ardından oluşup, devam eden süreç Türkiyeli herkese aittir. 

H.H. Karekin II, Catholicos of All Armenians Condemns Attacks on Syrian Armenians

Holy Etchmiadzin reported this week that attacks were carried out on the St. Sarkis Armenian Church and the Holy Translators Armenian School in Damascus, Syria. Children were among the victims of the November 11 mortar shelling.

Rusya büyükelçisi: Ermenistan, egemenliğinin bir kısmını bırakmak zorunda olacak

″Erivan’dan, Ermenistan’ın egemenliğini kaybedeceği ve böylece Sovyetler Birliğinin yeniden yaratıldığı yönünde  ifade edilen endişelere tepkiniz nedir?″ sorusuna elçi ″Acaba AB üyesi ülkeler birleşirken egemenliklerinin bir kısını kurban etmediler mi? Bu ülkelerden bir kısmı hatta kendi sanayilerini, tarımlarının belli bir kısmını feda ettiler. Ayrıca, Gümrük Birliği benzeri fedakarlıklar talep etmiyor. Dahası Ermenistan’ın sanayi ve tarımı gelişim ve Avrasya piyasasına girmek için ek teşvik kazanır″... Gümrük Birliği üyesi ülkeler kendi egemenliklerini tamamıyla kaybetmezler, ancak egemenliklerinin bir kısmını, tereddüt göstermeksizin, ulus üstü organlara nakletmeliler. Bu hem Batı’da hem Doğu’da nerede olursa olsun tüm entegrasyon birliklerinde gerçekleşmekte″. şeklinde yanıtladı.

10th Anniversary - A Decade of Rebirth

Bildiğin günah!

Umur Talu
Her işin başı bu felsefe. İktidara mesafesiz bir feylesofun buyurduğu üzre:"çoğunluğun istemediği, zararlı, çirkin, gayr-i meşru gördüğü bir davranışı, bir uygulamayı, bir ilişkiyi hükümetler de kanun ve düzenlemelerle koruyamaz .Bireyler muhtaç oldukları çoğunluğun hatırı için bazı özgürlüklerini gönüllü olarak kullanmamalı." Demek oluyor ki, başta evrensel hukuk, gönüllü veya mecburen kabul ettiğin hak ve özgürlükler "çoğunluk" karşısında hikaye. Ya gönüllü vazgeçersin... Ya da hükümetler de zaten bunu (ve galiba seni) koruyamaz!"çoğunluğun istemediği" tabii öyle soyut uygulamalar, davranışlar, ilişkiler olmuyor. Somut, etten kemikten, candan kandan insanlar oluyor.Bazen, şimdi "Afrikan Amerikan" denerek sözde onurlandıran "zenciler" oluyor. Balkanlarda "Türkler, Müslümanlar" Anadolu'da "Ermeniler, Rumlar" oluyor.

Armenia Should Renounce Turkish Protocols Long Before Genocide Centennial

By Harut Sassounian
Expecting a public relations nightmare during the Armenian Genocide Centennial, Turkish officials are anxious to prevent further damage to their country’s already tarnished reputation.
Even though they have no intention to open the border with Armenia, Turkey’s leaders are pretending to do so by constantly issuing fake conciliatory statements. By falsely claiming that Turkey is in the process of patching up its differences with Armenia, Ankara’s hidden agenda is to discourage additional countries from recognizing the Armenian Genocide.

Mehmet Perinçek'i Ermeni Lobisi mi attırıdı?

İstanbul Üniversitesi Atatürk İlke ve İnkılapları Enstitüsü araştırma görevlisi kadrosundan çıkarılan Mehmet Perinçek'in durumu Meclis gündemine taşındı. CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, "Perinçek'in Ermeni lobisini rahatsız eden akademik araştırmaları nedeniyle cezalandırıldığı doğru mu" diye sordu. ( Bu CHP hiç değişmiyor. Ermeni lobisinin başka işi yok da üçüncü sınıf tarihçilerle mi uğraşacak? HYETERT)

ՀԱՅ-ԹՈՒՐՔ ՅԱՐԱԲԵՐՈՒԹԵԱՆ ՆՈՐ ԶԱՐԳԱՑՈՒՄՆԵՐ

ՍԴՀԿ Մամլոյ եւ Տեղեկատուութեան Դիւանը կը հաղորդէ.- Հինգշաμթի, 7 Նոյեմμեր 2013-ին, Պոլսոյ մէջ ,Կանաչներ եւ Ձախ Ապագայե կուսակցութեան մէկ յանձնախումμը ժողով մը գումարած է ասնակցութեամμ տարμեր կազմակերպութիւններու եւ անհատներու, որոնք ճանչցած են Հայոց Ցեղասպանութիւնը, ,Պատմութեան Հետ Առերեսումե վերնագրին տակ, քննարկելու մինչեւ 2015 թուականը Հայոց Ցեղասպանութեան 100-ամեակին առթիւ տարուելիք աշխատանքներն ու ձեռնարկները: Այս ժողովին մասնակցելու հրաւէր ստացաւ Ս. Դ. Հ. Կուսակցութիւնը:

Muharrem İnce’ye kıymayın ya da ‘gâvurun’ siyasal işlevleri


İstanbul’daki Rum yayıncılığına 50 yıl sonra yeniden can veren İstos Yayınları’nın editörlerinden Foti Benlisoy, Muharrem İnce’nin “Atatürk olmasaydı adınız Dimitri olurdu, Yorgo olurdu” açıklamalarını üzerine yazdı: Türkiye’de ‘gâvur düşmanlığının’ ana akım siyasetin ortak paydası olduğunu bilmiyor muyuz? Şaşıracak ne var?

Andınız,bizim inkâr edilen varlığımızdı

Jaklin Çelik*
Varlığımızı her sabah tüm içtenliğimizle Türk varlığına armağan ediyorduk. Bunu da birbirimizle, kim daha sesli okuyacak yarışına girerek yapıyorduk. Çünkü Misak-ı Milli sınırları içerisinde onların "Ata" diye tapındığına bizim "Allah" diye tapınmamız gerekiyordu ki samimiyetimiz inandırıcı olsun. Andımız işte buydu: İnkâr edilen varlığımız beş yıl boyunca Türk varlığının sirkesine yatırılacaktı. Sonuçta, küpün içinden kimse organik bir Türk çıkmasını beklemeyecekti, damağa hitap edecek hizmetkâr bir turşu tadında olmamız kâfiydi. Bizim için tam bir trajedi olan 1915 bu andın gölgesinde bir komediye dönüşüyordu farkında olmasak da.

Diyarbakır'daki Ermeniler anadillerini öğreniyor

Diyarbakır'da açılan bir kurs iki yıldır Ermenilere anadilini öğrenme fırsatı sunuyor. Diyarbakır'ın Sur Belediyesi'nin açtığı kursa 66 Ermeni katıldı. Kursu, Kurdi-Der ve Ermeni Cemaati Vakfı ortak düzenledi. Üç aylık periyotlarla iki kur şeklinde düzenlenen kurstan, şimdiye kadar 67 kişi mezun oldu. Bu 67 kişiden sadece biri Ermeni değil. (Vakıf yöneticilerimizi yürekten kutluyor, Kurdi-Der yönetimine teşekkür ediyoruz. HYETERT)

Liberallerin, Kürtçülerin ve Gezicilerin Kemalizm’i

Yıldıray Oğur / 
Türkiye Öcalan’ın “Mahir Çayan’ın emanetini teslim ettiğini” söylediği HDP kuruldu. Partinin başına da Çayan’ın yol arkadaşı Ertuğrul Kürkçü getirildi. Çayan,“Milli Mesele” diye kodlanan Kürt meselesinin çözümünde halkların kendi istikballerini tayin hakkı gibi klasik sosyalist çözümü, özerkliği destekleyen bir sosyalistti. Ama aynı zamanda savunmasında“Milli Kurtuluşçu bir tutum yansıtması açısından bizler sapına kadar Atatürkçüyüz. Onun Milli Kurtuluşçuluk bayrağını, hayatımız da dahil, her şeyimizi ortaya koyarak biz dalgalandırıyoruz” diyecek kadar da bir Kemalist...  Kemalizm sadece bir devlet ideolojisi, siyasi bir fikir de değildi. O aynı zamanda Müslüman bir ülkede Batılı ve laik bir hayat sürenlerin o kalabalık dindar kitleyle ilişkilerini, onlar hakkında kurdukları dili tanzim eden bir hayat tarzı ideojisiydi, yol gösteren bir rehber, İslam ülkesinde laikler için hayatta kalma kılavuzu, insani ilişkilere kadar sirayet edebilmiş bir politik adab-ı muaşeret bilgisiydi. Başörtülüler üniversitelere girsin orada zaten aydınlanırlar” diyen liberallerin de, Kürtleri feodalizmden ve gericilikten kurtarmaya çalışan PKK’lıların da, AKP’li seçmenle “Hüloooğ” diye dalga geçen Gezicilerin de hısım olduğu işte bu Kemalizm’di.  

Azerbaycan ile bütünleşme... Ermenistan ile normalleşme?

Sami Kohen / skohen@milliyet.com.tr
Azerbaycan, Kafkasya’da Türkiye’ye siyasal, ekonomik, kültürel bakımdan en yakın ülke. Aliyev’in ziyareti, bu bağların yeni imzalanan anlaşmalarla daha da pekişmesine vesile oldu... Ankara’ya göre, Karabağ sorununa çözüm bulunursa, Erivan ile mevcut engel kalkacak. Ne var ki, bu 20 yıllık problemin hallinde şimdiye kadar en ufak bir ilerleme kaydedilemedi. AGİT’in Minsk Grubu yıllardır bir çözüm arıyor, ama bir sonuç alamıyor. Ermenistan bu bölgedeki işgaline son vermek ve bu toprakları (veya bunun geniş kesimini) Bakü’ye iade etmek niyetinde değil... Bu durumda Ankara’nın Ermenistan’la normalleşme sürecini başlatması pek mümkün görünmüyor. Velev ki Karabağ sorununda çözüm yolunda bir mucize olsun!

“Avrupa’yı Hıristiyanlık karşıtı ihtilal dalgası vurdu”

Avrupa, Hıristiyanlık karşıtı bir ihtilal dalgasının etkisi altında kaldı. Böyle bir açıklamada bulunan Devlet Duması (Rusya parlamentosunun alt kanadı) Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı Aleksey Puşkov Twitter sayfasında, bazı Avrupa ülkelerinde Hıristiyanlığa gösterilen yaklaşımdan dolayı ciddi kaygılar duyduğunu ifade etti. (Maalesef biz de aynı dalganın etkisindeyiz. HYETERT)

10th Annual Diocesan Christmas Ball Less Than a Month Away!

 

Advent: A Season of Preparation

"Establish your hearts, for the coming of the Lord is at hand." (James 5:8). Sunday, November 17, marks the beginning of the Advent season. Advent means “coming”—the coming of Christ. In Armenian it is called Hisnag, from the word “fifty.” Advent is the 50-day period during which we prepare to celebrate the Nativity and Theophany of our Lord Jesus Christ. It is a time to reflect on our relationship with God and to rededicate ourselves to Christ through our actions, thoughts, and prayers. Advent can also be an occasion to discover God’s gifts all around us.