Etiketler

Türkiye: Otoriterleşme İnsan Haklarını Tehdit Ediyor

Human Right Watch: İfade özgürlüğü, Protesto hakkı ve Hukukun Üstünlüğü İlkesi Korunsun


Ermeniler ve temsiliyet...

Markar Esayan
Ben bu temsillerin cemaati doğru yansıttığını hiç düşünmüyorum. Mesela AGOS cemaatte birkaç yüz kişiyi temsil eden bir eğilimi ima ediyor, benim de aralarında yer aldığım birey adacıkları da muhtemelen öyle... Lakin kamuoyunda temsil gücüne sahip kurum ve bireylerden cemaatin tamamına dair bir görüntü yansımakta ve bir kanaat oluşmakta. İşte ben bunun gerçeğin çok küçük bir parçası olduğunu iddia ediyorum. Bunun sorumluluğu tamamen ne AGOS, ne de kişilere kesilebilir. (Ama bu sorumlu olmadığımız anlamına da gelmez.)… *AGOS'un yazıma hakaret, dedikodu ve iftiralarla verdiği ergence tepki dipnotu dahi hak etmiyor. Lakin oradaki sorunu benden daha iyi tarif ettiği kesin. Yazının Devamı: http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/MarkarEsayan/ermeniler-ve-temsiliyet/56110


Ortadoğu ve İslam Dünyasında Katliam Geleneği

Sait Çetinoğlu
İslam’da bu güne kadar zamana/çağa uygun bir yorumun  zemin bulamaması ve gerçekleşmemesi, İslam’da bir reformasyon dönemi yaşanmamış olması, bu gün böyle katı bir yargıyı gerçekliğe dönüştürmektedir. Teorik olarak,  o yolun ilelebet kapalı olduğu anlamına gelen bir ifadeden sakınmak uygun olsa da pratikten vereceğimiz bir örnek bu konudaki ümitlerin sönmesine neden olmakta, bu katı yargıyı bir buçuk asra yakın bir zamanın pratiğinde olduğu gibi, günümüzde de doğrulamaktadır: Nitekim1960'lı 1970'li yıllarda, Sudan'lı Mahmut Muhammed Taha o yönde bir hamle yapılmış, İslamın İkinci Mesajı başlığını taşıyan bir kitap da yazılmıştı ve Taha orada, Cihad'ın bir İslâmi ilke olmadığını iddia ediyordu... Ama Müslüman Kardeşlerin de dahliyle 1986 da idam edildi... Teslimden gelen İslam’dan bir kurtuluş teolojisi çıkması yapısal olarak imkansızdır. Zira kapitalizm gibi kutuplaştırıcıdır. Tekfirci ve selefi gruplar bu çerçeve içinde değerlendirildiğinde, bu grupların yükselişleri anlamlandırılabilir. Dar - ül harb ve Da -ül İslam kavramı İslam için hayati öneme haizdir. İslamın dar-ül harb olmadan uygulanması ve yaşatılması imkansızdır. İslam’ın bugünkü krizi de buradan kaynaklıdır. (Foti Benlisoy’dan ödünç aldığımız iki kavramla açıklarsak) şimdinin canavarlar zamanına denk gelmesi ve vahşetin idaresi ile İslam Devleti’nin önemli kazanımlar sağlaması mümkün olmuştur: “Kurucu kaos” . Kısaca Siyasal İslam’ın vahşete dönüşmesi yapısaldır.

Parev* Hağağutyun**

Filorita Uluk Benli
21 Eylül 2014 Pazar akşamı, Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda, Barış Meclisi’nin düzenlediği 'Orhan Doğan Barış Ödülü' töreninin ikincisi gerçekleşti. Siyasal iktidarın sırt çevirdiği geceye, birçok alan ve meslekten, barışa gönül vermiş insanlar hazır bulundu. Ödülün, bu konuda içtenliğine inandığım insanların başında gelen Eren Keskin‘e verilmesini de son derece isabetli ve sevindirici buldum… Sevgili Eren Keskin, teşekkür konuşmasına “Bize bu coğrafyada çok yalan söylendi.1915 Soykırımının üzerine kurulmuş bir devlete, devrim dendi. Ve solcusuyla, sağcısıyla egemenimize benzedik” diyerek başladı konuşmasına. Tam bu cümle sırasında, sahnede duran ve üzerinde her dilden “Merhaba” ve “Barış” yazan dev panoda Ermenicenin olmadığını çoktan gören gözlerim dolduğu için, yüreğim inceden sızlamaya meyletti.    

1915’ten 2015’e Tehcir-Taktil-Soykırım

Michigan Üniversitesi’nden sosyal bilimci Fatma Müge Göçek. “İnkârın Şiddeti: Ermenilere Yönelik Toplu Şiddet, 1789-2009” başlıklı konuşmasında Ermenilere yönelik toplu şiddetin inkârının ne kadar geriye gittiği, nasıl ve neden günümüze kadar uzandığı sorularına yanıt arayan Göçek, kendisine bu soruları sorduran süreci ve bu sürecin çalışmalarına ilham veren unsurlarını anlatacak.
Tarih: 2 Ekim 2014 Perşembe
Saat: 18:30
Yer: Tarih Vakfı, Ragıp Gümüşpala cad. No: 10, Eminönü  (Marmara Belediyeler Birliği Binası)

Türkleştire, Türkleştire Bitiremediklerimiz

Zeynep Tozduman
Osmanlı’da azınlıklar, sözde mutlu -mesut ve eşit bir şekilde yaşadılar mavalını gözlerimizin içine baka baka ısrarla hala söylüyorlar. Bir yandan mutlu-mesut yaşattıklarını söylüyorlar, öte yandan milli eğitimin ders kitaplarında azınlıklar için nefret ve ırkçılık suçu 2014 Türkiye'sinde inatla hala işleniyor...Devlet eliyle körpecik beyinler, okullarda ve hayatın her alanında durmaksızın nefret ve ırkçılık zehriyle yıkanıyor. Bir zamanlar Anadolu denilen coğrafyada her dört kişiden biri, Müslüman olmayan halklardan oluşuyordu. 1924 Lozan Antlaşmasına göre bugün azınlık diye tabir ettiğimiz ( Ermeniler, Süryaniler, Rum ve Yahudiler ) kadim halklar ve inançlar Osmanlıda; siyasette, yönetimlerde ve mal edinmede bakın neler, neler yaşadılar...

Sıradağlar Arasında Sancılı Ülke Ermenistan (1)

 İlk Ermenistan gezim 1994 yılında, Deprem sonrası Ermenistan'a tıbbi yardım götürmekle başladı. O tarihten Eylül 2014 tarihine kadar birçok kez Ermenistan’a gittim, ortalama 4 senede bir giderim, her gidişimde yeni bir küçük veya büyük gelişme gördüm. Son olarak 15.9.2014-25.9.2014 tarihleri arasında 22 Alman dostlarımla Ermenistan'da idim.

Aforoz edilen Nestorius’un fikirlerinden doğan bir mezhep: NASTURİLER (1-2-3)

Muhsin Kızılkaya
Aslında hikâye çok eski bir hikâyedir. Kökleri 420’li yıllara uzanır. Bu tarihlerde İstanbul Patriği Nestorius, kendisinin Roma kilisesinden aforozunu getirecek, sapkın olarak nitelendirilip kiliseden kovduracak, o zamana kadar Hıristiyan dünyasında duyulmamış çok tuhaf, çok tehlikeli bir fikir attı ortaya. Şöyle ki: Ona göre, Meryem Tanrı’nın annesi değildi. Çünkü İsa’ya kutsal kelam geldiğinde, İsa 30 yaşındaydı. Demek ki, kelam geldikten sonra İsa tanrılaştı, bu durumda 30 yaşına kadar İsa insandı. İsa’nın “İnsan Tanrı” vasfına sahip olması 30 yaşından itibaren olmuş. O yüzden Meryem “Tanrı İsa”nın değil, “İnsan İsa”nın annesidir. Bu fikirle de yetinmedi Nestorius, “sapkın” fikrini daha da açtı: İsa’nın “Tanrı” ve “insan” kimliği birbirinden ayrıdır. Çarmıha gerildiğinde insan İsa’ydı, dolayısıyla azap çeken insan İsa’dır, Tanrı İsa değil...

Mezopotamya'nın üvey evlatları (Ezidiler 1-2-3)

Muhsin Kızılkaya
Kürtçe adıyla Çiyayê Şingalê, Arapça adıyla Cebel Sıncar, Türkçe adıyla Sincar Dağı, uçsuz bucaksız Mezopotamya Çölü’nün tam ortasında görkemli bir çınar gibi, bir başına, yapayalnız duran bir dağdır. Derin vadilerle bölünmüştür; gür pınarlar, coşkun dereler akar her yerinden. Kızgın çölün ortasında bir vaha, serin bir gölgeliktir; kaçakların, asilerin yurdudur aynı zamanda. İşte bu dağ ve çevresindeki ovaya yayılmış olarak, kendilerinin bile henüz sırrına vakıf olmadıkları, üzerine yazılan onca kitaba rağmen âlimlerin henüz ortak bir fikre varmadıkları, sosyologların, antropologların iştahını kabartan, teologların aynı görüşü paylaşmadığı çok özgün bir dini inancın sahibi olan Ezidiler yaşar.

'Atatürk'ün sandalına takılan veletlerden biriydim

Fotoğrafın efsane adı Ara Güler, Atatürk ile tanışmasından, Adnan Menderes'e ve 6-7 Eylül olaylarına kadar her şeyi "O vakit ne demeye karşıma gelip oturdun" diye terslendiği İzzet Çapa'ya anlattı!  "Florya Köşkü'nün yanındaki kamu plajının üstünde evimiz vardı. Atatürk de vakit zaman oraya gelir, denize girerdi. Atatürk'ü görmüşümdür. Çünkü hep orada otururdu, çizgili mayosuyla. Öyle barikat falan da yoktu. O geldiğinde biz de tüm veletler toplanırdık. Daha küçücüğüz doğal, Atatürk'ün kim olduğunu bilmezdik bile...."

Gazi Üniversitesi'nde Ermeni nefreti

Serbay Mansuroğlu
'Ermeni Zulmü Uluslararası Afiş Yarışması' açıklama metnine göre asıl soykırımı Ermeniler Türklere yaptı, 1 Dünya Savaşı'nda Ermenilerin terör estirmediği yer yok. (Yalandan kim ölmüş? Bu resmen nefret suçu. HYETERT)

Azerbaycan Türkü yazardan imza kampanyası

Azerbaycan Türkü yazar Kebuter Hakverdi’nin teşebbüsü ile İstanbul’da sözde Ermeni soykırımına itiraz olarak imza toplama kampanyası başlamıştır. “Türkler ermenilere soykırım yapmadı diyoruz” sloganı ile başlatılan kampanya İstanbul’un Maltepe, Atatürk Caddesinde yürütülüyor. Elektronik Haber Ajansı (e-ha) muhabirinin edindiği bilgiye göre, bu konuda açıklama yapan yazar şunları söyledi: "Ermenilerin 2015 yılında sözde ermeni soykırımı iddialarının 100. yıl hazırlıklarına "Dur!" demek gerekir. Hatta Hollywood bu yalanı destekleyerek film çekiyor". (Bir onlar eksikti HYETERT)

Tarihe Tanıklık Etmiş Rum ve Ermeni Evleri Yeniden Hayat Buluyor

Manisa’nın Kırkağaç İlçesi’nde tarihe tanıklık etmiş Rum ve Ermeni evleri Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin başlatacağı restorasyon çalışmaları ile yeniden hayat bulacak. Manisa Büyükşehir Belediyesi, ilçelerde restorasyon çalışmalarına başladı. Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Mimar Azmi Açıkdil, Kırkağaç İlçesi’ni ziyaret ederek restorasyon yapılması için uygun olan tarihi evlerde incelemelerde bulundu. Mimar Azmi Açıkdil, ilk olarak Büyükşehir Belediyesi Kırkağaç Hizmet Merkezi’ni ziyaret etti.

Ermenistan’da Ermeni-Ezidi dostluğu anıtı dikilecek

Ermenistan’ın Aknalich köyünde “Ezidilerin kutsal yeri” adlı katedralin yanında 29 Eylül’de Ermeni ve Ezidi halklarının dostluğuna adanmış anıtların açılışı yapılacak.Gazetecilerin sorularını yanıtlayan ”Ezidilerin ulusal komitesi” temsilcisi Sashik Sultanyan “ Anıtlar arasında Ermeni Soykırımı 100. yıldönümü ve Andranik Ozanyana adanmış anıtlar da var’’ dedi.

Armenian art at Cambridge School of Weston exhibit

A piece by Armenian-born Gagik Aroutiunian COURTESY PHOTO
The Thompson Gallery at The Cambridge School of Weston (CSW) will showcase "Kiss the Ground," a three-part exhibition series that examines and celebrates contemporary Armenian art, organized to overlap with the centennial memorialization of the 1915 Armenian Diaspora and Genocide. The three shows in the series explore Armenian culture from different vantage points, yet intersect on themes of memory, loss and celebration. 

Patrik’ten camiye yardım

Doğu Karadeniz gezisini sürdüren Fener Rum Patriği Bartholomeos, Giresun’da tarihi yapıları gezdi, ziyaretlerde bulundu. Tirebolu ilçesinde tarihi Tirebolu Kalesini gezen Fener Rum Patriği Bartholomeos, ardından da kalenin altında yer alan parkta dinlendi, çay içti. Giresun’a geçen Bartholomeos, önce Giresun Müzesi’ni gezdi, bilgi aldı. Bartholomeos, Bulancak ilçesinde yapımı 27 yıldır sürdürülen, Osmanlı ve Selçuklu mimarisiyle inşa edilen Sarayburnu Camisi’ni gezdi.Camide hatıra fotoğrafı çektiren Bartholomeos, yardım kasasına bir miktar para attı. 

Ermenistan'a konutla giriyor

Sinan Özedincik
Afrika'daki projeleriyle bilinen Öztürkler Holding, Kâbe yakınında kurulacak olan yeni şehrin inşasında görev alacak. Şirket, Ermenistan'a da konut projesiyle giriyor. Afrika'da birçok projeye imza atan Öztürkler Holding, Kâbe'ye 2 bin 800 metre uzaklıktaki 100 bin hacının konaklayabileceği ve tüm ihtiyaçlarını karşılayabileceği (yemek, sağlık, alış veriş vb.) yeni şehir projesinde görev alacak.

Taş devri tarihini değiştiren buluş

Ermenistan'daki kazılarda elde edilen 350 bin yıllık aletler, dönemin teknolojisinin Afrika'dan gelen göçlerden bağımsız geliştiğini gösterdi. Ermenistan'ın Nor Geghi bölgesinde yapılan arkeolojik kazılar, taş devri tarihinin önemli bir varsayımını çürütecek yenilikler ortaya çıkardı. Taş işçiliğinin çok çeşitli örneklerine rastlayan araştırmacılar, dönemin teknolojisinin Afrika'dan gelen göçlerden bağımsız olarak da geliştiği tezini ortaya attı.

Ümit Kurt: Yüzyıllık tedirginlik

Doksan dokuz yıl önceydi. 24 Nisan’da, bu topraklarda yaşayan bir halkın soyunun kırılması amacıyla bir ölüm yolculuğu başlatıldı. Sonuçta yüzbinlerce insan öldü, yüzbinlercesi kökünden kopartılıp dünyanın dört bir yanına savruldu. O halkın bu topraklardaki izleri büyük ölçüde silindi. Ama tamamıyla değil. Ermeni Soykırımı’nın üzerinden yıllar geçerken, bu topraklarda ancak Ermeni Hristiyan kimliklerinden vazgeçerek hayatta kalabilenlerden yeni nesiller doğdu. Şimdi sayılarının bir milyona vardığı konuşuluyor. Yavaş yavaş hikâyelerini anlatmaya başladılar.

Ermeni Soykırımı 100. yılı vesilesiyle Los Angeles’ten Yerevan’a motosiklet rallisi

Ermeni motosikletçilerin “Armenian Brigade” derneği Ermeni Soykırımı 100. yılı vesilesiyle Los Angeles’ten Yerevan’a motosiklet rallisi düzenleyecek. Dernek başkanı Harut Bogarya “Bizim için en önemlisi Ermeni Soykırımının uluslararası tanınmasında katkıda bulunmaktır. Biz Türkiye Büyükelçiliğı önünde sürekli eylemler yapıyoruz ve Ermeni Soykırımı 100. yıldönümü arifesinde de büyük bir eylem yapmayı planlıyoruz.