Alman basını, Papa Francis'in 1915 ile ilgili çıkışını,
genel olarak ''Papa, Türkiye’nin 1915 Ermeni Soykırım İnkârını zayıflattı'' şeklinde
yorumladı. Vatikan St. Peter Katedralinde,1915 Ermeni Katliamı
kurbanlarının anısına yapılan, Dünya Ermenileri Katolikosu Kareken 1,Kilikya
Katolikosu Aram 1, Katolik Ermenilerin Ruhani Reisi Baş patrik Nerses-Bedros ve
Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan’ın hazır bulunduğu dini anma töreni esnasında
Papa Francis’in vaazındaki sözleri Alman basının gündemine oturdu.
Sarkisyan: Papa'nın sözleri Türk halkının kalbine dokunacaktır
Gerçek 1. Ermeni Soykırımı 24 Nisan 1915’de başladı.

Osmanlı İmparatorluğu’nun kararı ile Ermenilerin
sistematik katliamı ve tarihi anayurtlarından tehciri 24 Nisan 1915’de başladı.
Ermeni toplumunun önde gelen üyelerinden yüzlercesi (siyasetçiler, din
adamları, eğitimciler, sanatçılar) başkent Konstantinopolis’te (İstanbul)
tutuklandılar, bir kısmı kısa süre içinde öldürüldü, bir kısmı sürgüne
gönderildi. Ermeni Soykırımı, Osmanlı devletinin yönetimi altında on yıllar
boyunca Ermenilere ve diğer azınlık toplumlarına yönelik ayrımcılık ve
pogromların ardından gerçekleşmiştir. Pogromlar arasında en önemlileri
1894-1896 Hamidiye Katliamları ile 1909 Adana Katliamı’dır.
Şırnak'ta 100 yıl sonra ilk Paskalya
Asuri, Keldani, Suryani, Arami Kültür ve Dayanışma Derneği
Başkanı Mukaddes Aslan, yalnızlık, gitmek, gelmek, ölmek hikayelerini anlatmak
için buraya geldiklerini söyledi. Aslan, şöyle konuştu: "Bu bayramı burada kutlamak 1 yıl önce
bir ev oturmasında aklımıza geldi. Önceleri bize hayal gibi gelmişti. ’Acaba
yapabilir miyiz?’ demiştik. Ama bugün burada olmak 100 yıl sonra bizim için çok
önemli ve çok değerliydi. Biz bu hayalin peşinde bugün buraya geldik. Bu gün
burada geleceğe, barışa, kardeşliğe kapı aralıyoruz. Hep beraber bu yolda
yürümeyi, barış ve kardeşliği vaat ediyoruz. Asuri, Keldani, Süryani ve
Ermeniler için buraya geldik. Size bugün paskalya yumurtaları pek çok hikaye
anlatacak. Bugün çoğu yıkılmış bahçesinde, yerinde taş bile kalmayan köylerimizin
hikayelerini anlatmaya geldik.
Papa "Soykırım" Dedi, Büyükelçi Geri Çağrıldı
Papa Françesko'nun, Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1,5
milyon Ermeni’nin tehcir edilmesi, çoğunun katliama uğramasıyla ilgili 1915
olaylarını soykırım olarak nitelendirmesi Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın
tepkisine neden oldu… Vatikan’ın Ankara Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı'na
çağrılarak, "Hayal kırıklığı ve üzüntü duyduk. Güven kaybına yol açtı”
mesajı verildi.Ardından Türkiye, Vatikan Büyükelçisi Mehmet Paçacı'yi
istişarelerde bulunmak için geri çağırdı. Başbakan Ahmet Davutoğlu,
"Papa'ya ve bulunduğu makama yakışmadı" dedi.
İtalya Türkiye’nin Papa eleştirisini haksız buldu
Papa’nın “20. yüzyılın ilk soykırımı Ermenilere yapıldı”
şeklindeki, açıklamasına tepki gösteren Türk makamlarına İtalya’dan cevap
geldi. Dışişleri Bakanı Paolo Gentiloni, Papa’ya sert cevaplar veren
Türkiye’nin haksız olduğunu savundu. Papa Francesco’nun, Vatikan’da dün
düzenlediği ayin sırasında, 20. yüzyılın ilk soykırımının Ermenilere yaptığını
söylemesi İtalya’da geniş yankı buldu. Bazı muhalif siyasiler ve basın
kuruluşları, Başbakan Matteo Renzi liderliğindeki hükümete baskı yaparak,
Papa’ya destek verici bir tavır koyması ve ‘soykırım vardır’ demesi çağrısında
bulundu.
AB: Aday ülke Türkiye ile Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi önemli
Avrupa Birliği Komisyonu, uzlaşma prensibinin Avrupa
projesinin temel değerlerinden olduğunu belirterek, "Bu bakımdan Türkiye
ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin mümkün olduğu kadar hızlı şekilde
normalleşmesi özellikle önemli." açıklamasını yaptı.
Diaspora Papa'ya soykırım dedirtti, Ermeni yurttaşlardan tepki geldi.
İstanbul'da yaşayan Ermeni asıllı Saro Sarasyan Papa’nın din
üzerinden halkları zehirlemeye çalıştığını ifade etti. Sarasyan, Vatikan’ın
açıklamasının diaspora tarafından hazırlandığını ve diasporanın Ermenilerin
zararına çalıştığını dile getirdi. Ankara'da yaşayan Sarkis Kısaohanyan da,
açıklamanın Papa’nın Ermenilerin acılarını hissettiği için yapılmadığını
söyledi. Kısaohanyan, sözlerin diaspora baskısıyla yapıldığını vurguladı.
(Zırva tevil götürmez. HYETERT)
QUOTATION OF THE DAY
"It seems that humanity is incapable of putting a
halt to the shedding of innocent blood. It seems that the human family has
refused to learn from its mistakes caused by the law of terror, so that today,
too, there are those who attempt to eliminate others with the help of a few,
and with the complicit silence of others who simply stand by." POPE FRANCIS, describing the mass killing of Armenians by
the Ottoman Turks as the first genocide of the 20th century.
AB-ABD Serbest Ticaret Anlaşması Ve Türkiye’ye Etkileri
Yusuf Ertuğral / Beykent Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve
Uluslararası İlişkiler
Türkiye’nin önünde iki seçenek bulunmaktadır. İlk
seçenek, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın da belirttiği gibi, GB’yi
serbest ticaret anlaşmasına dönüştürmek olabilir. Ancak, Gümrük Birliği
sayesinde Türk ekonomisi dışa açıldı ve 1996-2012 yılları arasında 67milyar
dolardan 389 milyar dolar ticaret hacmine ulaştı. Ayrıca, ilk defa Rekabet
Yasası uygulamaya konulmasının yanı sıra Türk ekonomisinin rekabet gücüne
önemli katkıları olmuştur. Tüm bunlar GB’nin Türkiye üzerindeki olumlu
etkilerinden sadece birkaçı. Bu nedenle, birinci tercihin rasyonalitesi
tartışmalıdır. Bunun Türkiye-AB ilişkilerini zedelemesi ihtimali de söz
konusudur. Bu kaygıdan hareketle Ali Babacan; “O (AB) hedeften Türkiye sapmaya
başlarsa o zaman nereye gideceğini kimse kestiremez. İşte siz o zaman
ekonomiden korkmaya başlayın” diyerek konunun önemine işaret etmiştir. TTYO’nun
hayata geçirilmesi durumunda ABD, GB kapsamında Avrupa pazarları üzerinden
Türkiye’ye gümrüksüz giriş yapabilecektir. Fakat Türkiye aynı şartlarda ABD
pazarlarında rekabet hakkı elde edemeyecek. Bu durumun Türkiye’nin zaten açık
veren mevcut dış ticaret dengesini daha da bozması söz konusudur Ayrıca Türk
firmalarının Avrupa’da da pazar dışına itilme riski bulunuyor. Bu nedenle
Türkiye’nin TTYO anlaşmasının parçası olması gerekmektedir.
İngiliz basınında Papa'nın 'Ermeni Soykırımı' çıkışı
Katoliklerin ruhani lideri Papa Francesco'nun dün 1915
olaylarının 100. yıldönümü sebebiyle Vatikan'da düzenlediği ayinde "20.
yüzyılın ilk soykırımı Ermenilere yapıldı" demesi, İngiliz basınında geniş
yer buldu.. .Independent gazetesindeki haberin başlığı, "Papa soykırım
iddiası ile Türkiye'yi öfkelendirdi"… Times gazetesindeki haberin başlığı
ise "Papa Ermeni Soykırımı yüzünden Türklerle sert
bir tartışmayı
tetikledi"… Guardian ise Papa Francesco'nun sözlerine tam sayfa ayırmış.
Gazetedeki haberin başlığı, "Papa Ermeni katliamını '20. yüzyılın ilk
soykırımı' ilan ederken, Türkler öfkeli"… Daily Telegraph gazetesindeki
haberin başlığı da, "Papa Ermenilerin 'soykırıma maruz kalması' nedeniyle
Türkleri öfkelendirip galeyana getirdi"… Financial Times'taki haberin
başlığı ise "Papa Ermeni 'Soykırımı' tanımıyla Türkiye'yi şaşırttı". Gazeteyi
"şaşırttı" ifadesini kullanmaya iten Papa Francesco'nun geçen yıl Türkiye'ye
yaptığı ve dostane bir havada geçtiği görünen gezi.Ermenistan'dan Türkiye açıklaması
Ermenistan Dışişleri Bakanı Eduard Nalbandyan, "Son
günlerde çok sayıda uluslararası kuruluş, soykırımı tanıyan açıklamalar
yapıyor, kararlar alıyor ve Türkiye'ye de bu yönde adım atması için çağrıda
bulunuyor. Papa'nın açıklamaları, bu bağlamda evrensel değerlere eklendi.
Türkiye bunu anlamaya başladığında, uluslararası toplum ve Papa gibi büyük
şahsiyetlerin de ne demek istediğini anlayacaktır" diye konuştu. Ermeni
Bakan, Türkiye'nin, geri kalan uluslararası toplumdan farklı bir dil kullandığı
durum içinde olduklarını da ekleyerek, "Türkiye başka bir dil konuşmaktan
da anlamıyor gibi görünüyor" dedi.
2004’ten 2015’e Müreffeh Ermenistan Partisi macerası
Alin Ozinian*
Ermenistan'da son dönemde beklenmeyen bir siyasi değişim
yaşandı. Cumhurbaşkanı Sarj Sarkisyan'ın en önemli rakibi olarak kabul edilen
muhalif işadamı Gagik Tsarukyan, siyaseti bırakma kararı aldı. Sarkisyan, 13
Şubat'ta yaptığı parti grup toplantısıyla, hızla rahatsızlığa dönüşen bir
sürecin başlangıç işaretini vermiş, Müreffeh Ermenistan Partisi (MEP) lideri
Tsarukyan'ın siyasi faaliyetlerine son verileceğini açıklamıştı. Bugüne kadar
Tsarukyan'ın yaptıklarına göz yumduğunu ama artık bir savaşın başladığını
söylerken, bugün “bela” dediği adamlar ile geçmişte iş birliği yaptığını kabul
ediyordu.
Fener Rum Patrikhanesi’nde “Paskalya” Ayini
Fener Rum Patrikhanesi’nde Paskalya Bayramı nedeniyle ayin
yapıldı. Ayine katılan vatandaşlara Fener Rum Patriği Bartholomeos tarafından
rengarenk boyanmış yumurta dağıtıldı.
New Zealand, ANZAC & the UN Security Council
Dr. Simon Adams
The centenary of the Armenian genocide will not receive
the global recognition it deserves. In Turkey just acknowledging the genocide
remains a punishable offence under Article 301 of the country’s penal code. As
a result, and with an eye on burgeoning Turkish trade and investment, many
governments will remain silent on 24 April. New Zealand should not be one of
them. Britain, France and Russia had no qualms in denouncing the massacres at
the time. In May 1915 they jointly declared, for the first time in history,
that the Turkish attempt to exterminate the Armenians constituted a “crime
against humanity.” But post-war attempts to bring the perpetrators to justice
were sacrificed for reasons of expediency.
100. yılında sürgün yolunda-2: Geyveli Ermeniler'e ne oldu?
Tarihi 4 bin yıl önceye dayanan ve benim de anne
tarafımın memleketi olan Geyve'de binlerce Ermeni yaşıyordu. Bugün bir zamanlar
Ermeniler'in yaşadığı köyden geri tek şey miras ise kilise kalıntıları... ( Yunanistan'a göç etmiş Rumlar, Geyve köylerini görmeye geliyorlar.)
Ortodoks Hristiyanlar Kudüs’e Akın Etti
M.Borat
Dünyanın dört bir yanından Kudüs’e akın eden Ortodoks
Hristiyanlar, Kamame Kilisesi’nde “Kutsal Ateş” ayini düzenledi. Hristiyan inancına göre Hz. İsa’nın çarmıha gerilip
öldüğü ve daha sonra yeniden dirildiğine inandıkları gün anısına Ortodokslar,
her sene olduğu gibi bu yıl da Paskalya öncesinde Bizans Kralı Konstantin’in
yaptırdığı Kamame (Holy Sepulchre) Kilisesi’ne akın etti.
"Büyük soykırım"
Yeni Şafak'ın ulaştığı önemli belgelerden biri de Fethullah
Gülen'in 1965'te Ermeni Patriği'ne yazdığı mektup. Gülen kendi imzasını taşıyan
mektupta aynen şöyle diyor: "1915 yılında Ermenilere yapılan büyük
soykırımını lanetle yadetmekten geçemeyeceğim. Katledilen insanları derin bir
hassasiyetle/saygı ile anıyorum."Yeni Şafak Fethullah Gülen'le ilgili
çarpıcı bir belgeyi daha okurlarının dikkate sunuyor: Gülen'in Ermeni Patriği
Şinork Kalustyan'a 1965 yılında yazdığı mektup.
1915 Soykırım Sürecinde Ermeni Gen Havuzuna El Konması ve Seks Köleliği
Çeşitli Ermeni kaynaklarında üstündeki elbisenin önü
beline kadar açık ve yeni buluğa erdiği anlaşılan yarı çıplak genç kız
fotoğrafına bir anlam veremezdim. Son günlerde üzerinde çalıştığım Yves
Ternon’un “Mardin 1915, Bir Yıkımın Patolojik Anatomisi” kitabında
kullanacağımız fotoğrafları seçerken bu fotoğraf yine karşıma çıktı altında
şöyle bir yazı vardı: “Seks kölesi yapılan Mardinli Ermeni bir kız”. Ortaya
çıkan İttihad Terakki Cemiyeti’nin toplum mühendisliğinin yeni bir şaheseri ve
1915 Soykırımında Ermeni çocuk ve kadınların uğradığı bir başka insanlık
onurunu çiğneyen uygulamalarından ve Soykırımın önemli ayaklarından biriydi:
Ermeni çocuk ve kadınların seks kölesi olarak çalıştırılması.
Ermeni bir helvacı’dan Osmanlı’ya sadrazam olursa
Vahan Altiparmak
Osmanlı İmparatorluğu’nun 130. sadrazamı, Ermeni asıllı
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, Ürgüp’ün Muşkara (Nevşehir) köyünde, 1660
yılında doğdu. İbrahim Paşa, Hıristiyan veya devşirme öğrencilerin eğitim
gördüğü Enderun-i Hümayun'dan, yani Osmanlı saray okulundan yetişen
sadrazamların on üçüncüsüdür. Zeytun’dan devşirilerek İstanbul’a getirilip daha
sonar, Osmanlı tarihine altın sayfalar bağışlayan Yeniçeri Kaptan-ı Derya Halil
Paşa, Sadrazam Süleyman Paşa gibi sadrazamlığa yükselen birçok Ermeni’den
biriydi. 1855 yılında Paris’te basılan Alfonse d’Lamartin’in Osmanlı tarihine
yönelik tarih çalışması İbrahim Paşa’nın Ermeni olduğuna dair en güzel
kanıttır.









