Etiketler

Patrik Genel Vekilimizin Yeni Yıl Mesajı

Ne mutlu barışçılara! Çünkü onlara Tanrı çocukları denecek (Matta, 5:9). Bizleri yeni bir yılı daha karşılama mutluluğuna eriştiren her şeye kadir Tanrı’mıza yücelik ve şükürler olsun! Yeni yılın ilk anlarına erişenlerden bazıları mutluluk, bazıları ise hüzün dolarlar. Gerçekten de bencil bir yaşam sürenler ve yaşamlarının felsefesini “ye, iç ve sevin” temeli üzerine kuranlar, doğal olarak yoksulluk, açlık ve insani yaşam şartlarından yoksun bir kesimin kıvranmalarını umursamazlar.

100 Yılda Yüzleşilemeyen Suçun Muhasebesini Yapmanın Zamanıdır !

Sarkis Hatspanian
Kıssadan hisse, mesele bu işte ! Hatta mesele o kadar “bu işte” ki, kendi aynasında kendini demokrasi, onur, eşitlik, kardeşlik, barış ve daha bilmem hangi insanî değerlerin savunucusu olarak gören ve aynasındaki yanıltma nedeniyle kendisini, halklara, toplumlara da lafla bu değerler üzerinden tanıtan HDP adlı partinin milletvekilleri listesinde ama Adıyaman’da dedemler gibi onbinlerce Ermeni’yi bebek, çocuk, kız, kadın, yaşlı demeden vahşice boğazlayan, onlara ait her ama herşeyi gasbederek zenginleşen dedelerin torunlarından Dengir Mir Mehmet Fırat gibileri herhal “lâyık görüldükleri” yeri alıp, meclise gönderiliyorlar işte ! Katil dedeler Osmanlı Meclis-i Mebusanı’yken, onların oğulları Mustafa Kemal’in elinden madalya alırken, kanlı katliamın mirasçısı torunları günümüz TBMM’sinde, hem de HDP gibi bir partiden milletvekili olabiliyorlarsa, Ermeni insanı bu gibilere pek haklı olarak “2015’in 1915’ten farkı ne peki ?” sorusunu sormaz mı sanıyorlar acaba ?

Süryani Halkı Kamışlı’da Şehitlerini Uğurluyor, Kamışlı'da İnsanlık Öldü!

Zeynep Tozduman
Bu yazımı Kamışlı’da terör yüzünden hayatlarını kaybeden Süryanilere ithaf ediyorum. Siz okurlarıma yeni bir yıla girerken yeni umutlar, barışa ve sevgiye dair güzel sözler söyleyemediğim için bu kez bağışlayın beni. Kalbim 30 Aralık 2015’de Kamışlı’da vuruldu, bu gün yastayım ve isyandayım. 30 Aralık 2015 günü, gece saat 22.00 sularında Suriye/ Kamışlı’da Süryani halkına ait olan 3 ayrı restorana (Miami, Gabriel ,Madinat al Shabab) İŞİD terör örgütü tarafından bombalı saldırı yapıldı.

Sünnilere geçit vermeyen İran, Ermenilerle sıcak temasta

İran Ermenilerinin Başpiskopos’u Ayetullah Haşimi Rafsancani ile görüştü. Sünnilere geçit vermeyen İran, Ermenilerle sıcak temasta. İran'da Sünnilere karşı baskı ve sindirme politikalarını yürüten bağnaz Şii devleri İran, Sünniler dışında herkesle sıcak ilişkiler içinde kalmak devletin resmi ideolojisi haline geldi. İran hapishanelerinde Sünni çalışmalar sebebiyle yüzlerce Sünni Müslüman tutuklu kalıyor ve Sünni Müslümanlar İran'da idamla yargılanıyor.

‘Türkiye’yi 2016’da Alacakaranlık Kuşağı Bekliyor’

Yıldız Yazıcıoğlu
Türkiye’de iç ve dış politikada 2016 yılında neler yaşanabileceğini değerlendiren uzmanlar, karamsar bir sürece girildiği ve geçtiğimiz yıl başlayan gerilim/çatışma tablosunda ağır bedeller ödeneceği tahmininde bulunuyor.  Amerika’nın Sesi, 2016 yılında Türkiye’yi dış politika ve güvenlik sorunları açısından neler beklediğini uzmanlara sordu. Türk Silahlı Kuvvetleri’nden Binbaşı rütbesinden emekli ve güvenlik alanında uzman akademisyen Metin Gürcan ile Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’ndan (TEPAV) güvenlik uzmanı Nihat Ali Özcan, önümüzdeki dönemle ilgili endişeli bir tablo çiziyor.

HDP'li Garo Paylan: "Müzakerelere devam edilmesini istiyoruz"

"Biz tekrar çözüm sürecinin kurulmasını istiyoruz. Müzakerelerin tekrar başlamasını istiyoruz. HDP olarak bunun için mücadele ediyoruz. Başka türlü de yolu yok. Belki de uzun süre çatışmalar devam edecek ve sonunda tekrar masaya döneceğiz. Ama geride pek çok kayıplarımız olacak. O açıdan bizler kayıplarımız olmadan, Türkiye'yi bir iç kaosa götürmeden çözüm sürecine, müzakereye geri dönmesini istiyoruz. Bu ülke defalarca çıkmaz sokağa girdi ve geride bıraktığımız yalnızca kayıplarımız, acıları ve gözyaşları var. O açıdan biz bunlara tevessül etmeden tekrar ülkeyi zehirleyen bu süreçten tekrar çıkılıp, müzakerelere ve çözüm sürecine devam edilmesini istiyoruz."

Two Armenians, two individuals: Ara Güler and Sevan Nişanyan

Samim Akgönül / s.akgonul@todayszaman.com
The end of 2015 in Turkey is the picture of an identity division. Three hermetically sealed groups cohabit in this country without the will to cohabit anymore. A huge opportunistic, submissive and superficially Islamist group does not want to see or understand the secular elite who cannot accept that the formerly oppressed class rules the country. Both, nationalist in the same way, do not want to accept the Kurdish ethno-class, constantly and endlessly oppressed. The entire country is now falling into a bottomless pit of an emphasis on identity, separated by sharp frontiers. There is, without doubt, an inflation of identity in the Turkish society.

Okullarda yılbaşı yasağı Meclis gündeminde

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Zonguldak Çaycuma Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından okullara gönderilen yılbaşı yazısını Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya sordu. Ağbaba TBMM’ye sunduğu soru önergesinde Çaycuma Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yazısında yer alan “Milli ve dini değerlerimizle hiç bir ilgisi olmayan, Hıristiyan batı kültürünün bir geleneği olan yılbaşı kutlamaları çocuklarımızın ve gençlerimizin kendi kültürümüze ve değerlerimize yabancılaşmalarına, yozlaşmaya, başka milletlerin değerlerini benimsemelerine, milli ve manevi değerlerimizden uzaklaşmalarına yol açmaktadır.” ifadelerine değinerek ’’ Bakanlığınız, ülkemizin de 1925 yılında kabul ettiği ve 1926 yılından bu yana kullanmakta olduğumuz miladi takvime göre yeni yıla girilmesini bir Hıristiyan âdeti olarak mı görmektedir?’’ sorusunu yöneltti.

İstanbul Rum cemaatinin 70 yıl önceki şikâyetleri

Basın ve Yayın Genel Müdürlüğü’nün görevlerinden biri de, yurt içinde çıkan gazete ve dergileri gözden geçirmek ve Başbakanlığı bilgilendirmekti.  Gayrimüslim cemaatlerin basını da bu gözlemden kurtulamamıştı. Başbakanlık Basın ve Yayın Genel Müdürlüğü, tek-partili rejimin değişmesinden sonra da kendisine verilmiş eski görevlerine devam ediyor ve basını taramayı sürdürüyordu. O kadar ki; İstanbul’da yayınlanan bazı Rumca gazeteler de bu ilgiden yoksun kalmamışlardı. Maalesef gayrimüslim basının tarihi hemen hemen hiç ele alınmadığından; o alanı pek de bilemiyoruz.

“Güneydoğu’da bir Kürt Yahudi cumhuriyeti kuracaklar” diyen M. Ş. Eygi’ye göre “Terörü bitirmek için Şeriat ilan edilmeli”

Güneydoğu Anadolu’daki savaş hali konusunda Vahdet yazarı Mehmet Şevket Eygi, “Yıllar önce, terörü bitirmek için o bölgede Şeriat ilan edilsin demiştim. Ne uçuk bir teklif değil mi?.. Uçuk değil, en isabetli ve doğru tekliftir” dedi. ‘Özerklik’ talebinin, “Doğu Anadolu’dan, bugünkü Ermenistan’ın beş misli toprak koparılması, Güneydoğu’da da İsrail himayesinde bir Kürt Yahudi cumhuriyeti kurulması” anlamına geldiğini savunan Eygi, “Terörle mücadele eden özel kuvvetler İslamî bir disiplin içinde olmalıdır. Namaz kılınmalı, Kur’an okunmalı, abdestli olunmalıdır. Türkiye’nin yeniden İslamlaşması doğudan ve güneydoğudan başlamalıdır” ifadelerini kullandı. (Allah akıl fikir versin. HYETERT)

"Papaz maaşı devlet tarafından ödensin" Diyanet bu talebe ne cevap verdi?

Sultan Uçar/Habertürk
Ermeni Kilisesi Vakfı Başkanı Nazaret Özsahakyan'dan ilginç talep, Onların maaşını da devlet ödesin. Ermeni Kilisesi Vakfı Başkanı Nazaret Özsahakyan, Ortadoks, Süryani ve Ermeni cemaatlerinin din adamlarının maaşlarının devlet tarafından ödenmesini talep etti. Kamu Denetçisi Mehmet Elkatmış, talep üzerinde çalıştıklarını, karar çıkarsa tüm cemaatleri kapsayacağını söyledi.

Ermeni sığınmacılar için özel kurul

Türkiye Ermeni toplumunun Ortadoğu'daki savaş hali nedeniyle yurtlarından göç edenlere nasıl yardım edeceğinin konuşulduğu buluşmaya, Başepiskopos Aram Ateşyan başkanlık etti. Peder Dırtad Uzunyan, sığınmacılar hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Toplantıda, sığınmacı ailelerin çocuklarının eğitim sorunu konusunda nasıl bir yol izleneceği de ele alınırken, yardım ve destek çalışmalarını koordine etmek üzere bir kurul oluşturuldu. Kurulda Peder Dırtad Uzunyan, Toros Alcan, Diana Kamparosyan, Levon Şadyan ve Melkon Karaköse yer aldı.

Ermenistan ve Ermeniler Nerede Yanlış Yapıyor

Alev Kılıç /AVİM Başkanı
Birinci Dünya Savaşında Anadolu Ermenilerinin de acılar çektiği, trajediler yaşadığı Türkiye’de bilinmekte, azımsanmamakta, inkâr edilmemektedir. 1915 yılında Doğu Anadolu’da Ermenilerin zorunlu göçe tabi tutuldukları, bu yer değiştirme sırasında, hastalık, açlık, coğrafi ve iklim şartları ve çetelerin saldırısı sonucu yaklaşık 300.000 kişinin hayatlarını kaybettikleri genel kabul görmektedir. Bu sayı belirtilirken amaç sayısal oyunlara girmek değildir. 300.000 esasen çok büyük bir sayıdır. Her can bir kıymettir ve kaybedilen her can saygıyı ve taziye ile anılmayı hak eder. Burada dikkat çekilmek ve yanlış yapıldığı vurgulanmak istenen, aynı dönemde, aynı coğrafyada 500.000’in üstünde Türk-Müslüman sivil insanın da benzer şartlar altında hayatlarını kaybettikleri vakıasıdır. (Sayın başkan Ermeniler soykırım yaptı biz bir şey yapmadık diyen bilerek yalan söyleyen akademisyenlerin, yazarların, politikacıların varlığını bile görmezden geliyor. Varlıklarına, koyunlarındaki, boyunlarındaki servetlere el koymak için yapılan katliamları hastalığa, iklim şartlarına, çetelere mal ederken, devletin suçunu görmezden gelinmesini normal görüyor,inkar yok, siz de kızıl derilileri öldürdünüz diyor. HYETERT)

Garo Paylan: Bende de biraz ırkçılık vardı, HDP’de iyileştim


TBMM Genel Kurulu 2015 yılının son oturumunda HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, AKP’lilerin tepkisine neden olan konuşmasında ırkçılığın olmadığı tek partinin HDP olduğunu savundu. Paylan, “Bende de belki bir miktar ırkçılık vardı, ben HDP'de iyileştim. HDP ırkçılığın panzehri” dedi.

Kirk Kerkorian Leaves a Legacy of Honesty, Humility and An Epic Film

By Ara Khacahtourian
On June 15 the Armenian nation lost one its greatest sons. A man, who through his brilliance, humility, and honesty rose to become a symbol of generosity to the Armenian nation and an icon of business in the international community. Kirk Kerkorian was 98 when he passed away, leaving a remarkable imprint on the lives of those who were closest to him, as well as the world at large.

Keriz alayı

Murat Bardakçı /mbardakci@htgazete.com.tr
Biz “yeni yıl” kavramıyla Cumhuriyet sonrasında, 26 Aralık 1925’te kabul edilen “Takvimde Tarih Mebdeinin Tebdili”, yani Milâdi takvimi resmi takvim yapan 698 sayılı kanun sayesinde tanıştık ve 1 Ocak günü de o yeni senenin ilk günü oldu.Türkiye’de 1925’ten önce “yılbaşı” diye bir şey bilinmiyor mu idi? Biliniyordu ama tek değil, iki yılbaşı mevcuttu: Resmî yılbaşı o zamana kadar kullanılmakta olan Hicrî takvimin 1 Muharrem günü idi ama 1 Muharrem sosyal değil, resmî ve dinî mahiyetteydi… İmparatorluktaki gayrımüslimler ile yabancıların yeni yılları ise Milâdi takvime göre idi ve 1 Ocak’ta başlardı…31 Aralık gecesi mutlaka uçuk bir şeyler yapma hevesine kapılanlara ne diyeceğiz? Ahmed Rasim, 19. asrın sonlarından itibaren yılbaşı gecelerini kendini kaybetmiş, maksatsız ve binbir tuhaflıkla geçirenlerden “keriz alayı” diye bahseder... Bu “alay”ın mevcudu şimdilerde öylesine arttı ki, “kolordu” yahut “ordu” kavramları bile az gelir!

Yeni yıldan beklentilerimiz

M. Kemal Çelik / kcelik72@hotmail.com
2015 herkes için gerçekten de çok zor bir yıl oldu. Acı dolu bir yılı daha geride bıraktık…Peki, insanoğlu var olduktan günümüze neden birbirini öldürüyor? Üç kelime ile buna yanıt vereyim;  Para, rant, çıkar…Benim tek arzum, 2016 yılının 2015 yılını aratmamasıdır. İnşallah 2015'i aramayız!.. Ülkemiz gerçekten de çok güzel bir ülke bu ülkenin kıymetini bilelim ve biraz daha paylaşımcı olalım ve azınlık haklarını da unutmayalım. Azınlıklara hak vermek bir ülkeyi küçültmez aksine büyük bir ülke haline getirir. Şunu da unutmayalım ki; Lozan barış antlaşmasının olmazsa olmazlarından biri de azınlıkların haklarının verilmesidir. Kürt halkı tabi ki azınlık değil ama en azından hakları yıllardır verilmemiş bir halk. Bu haklardan bir toplumu mahrum etmek o ülkede kaosu da beraberinde getirir..!

Kutladınız mı? Kutlamadınız mı?

Mehmet Tezkan / mtezkan@milliyet.com.tr
Yılbaşını kutlamak harammış!.. Niyeymiş? Batı dünyasının dini sembolüymüş.. Hayda.. Katolikler 25 Aralık’ta, Ortodokslar 6 Ocak’ta kutlama yapar.. 1 Ocak Hıristiyanlar için ilahi bir tarih değil.. Çoğu sofu Hıristiyan’ın karşı çıktığı bir tarih.. Nedir o zaman? Miladi takvime göre yeni bir yılın başlangıç günü.. İster yeni yıla girişi eğlenerek kutla, ister dans ederek kutla, ister televizyon seyrederek kutla.. İstersen kutlama.. İlgilenme..Bunun Hıristiyanlıkla ilgisi yok… Aslında yapılmak istenen şu; yılbaşı kutlaması hedef alınarak topluma şekil vermek, yaşam tarzı dikte ettirmek.. Bırakın isteyen istediğini yapsın!.. Toplumu bir de ‘yeni yılı kutlayanlar, kutlamayanlar’ ayrımına itelemeyin..

Ermeni toplumunun 2015’i nasıl geçti?

Patrik seçimi yılın ilk yarısında gündemde önemli yer tuttu. Yedi yıldır beklenen Patriklik seçimi yine bir sonraki yıla kaldı, vakıf seçimlerini düzenleyen yönetmelik bu yıl da yayımlanmadı, azınlık okullarının statü sorunu ve ‘iktisadi işletme’ muamması da 2016’ya devroldu.

NEWS.am Ajansı, Yeni Yılınızı kutlar

NEWS.am HaberAnaliz Ajansı çalışanları tüm okuyucularını Yeni Yıl dolayısıyla gönülden kutlar.Size sağlık, büyük saadetler, yaratıcı başarılar, sevgi, kariyerinizde ilerleme ve maddi esenlikler dileriz. 2016 yılı Sizin için birçok mutluluk anlarına vesile olsun. Bizlerse Size her şeye ilişkin hızlı ve kaliteli haber verme gayreti içinde olacağız. Bizler Sizin için çalışıyoruz. Bizimle olduğunuz için teşekkürler.