EÜ Felsefe Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Zerrin
Kurtoğu ise, soykırımın hiç islami bir vurgu ile ortak bir zeminde ele
alınmadığını ve soykırımın teolojik bir kaynaktan da beslendiğini kaydetti... İstanbul
Şehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferhat Kentel,
adalet duygusunun yitirildiğini ve Ermeni sorununun temel olarak bir adalet
sorunu olduğunu belirtirken, Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi
Zerrin Kurtoğlu ise, EÜ Felsefe Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Zerrin
Kurtoğu ise, soykırımın hiç islami bir vurgu ile ortak bir zeminde ele
alınmadığını ve soykırımın teolojik bir kaynaktan da beslendiğini kaydetti.
İZMİR - İzmir Yüzleşme Atölyesi, Ermeni soykırımının 100.
yıldönümü ve 8 yıl önce katledilen gazeteci Hrant Dink'in ölüm yıldönümüne
ilişkin Kemeraltı Azize Kafe'de "Yüzyıllık adalet arayışı" konulu
panel düzenledi.
Çok sayıda kişinin dinleyici olarak katıldığı panelde,
Ege Üniversitesi (EÜ) Felsefe Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Zerrin Kurtoğu
ile İstanbul Şehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferhat
Kentel, konuşmacı olarak yer aldı.
Panelde ilk olarak konuşan Kentel, 21.yüzyılda Ermeni
katliamını herkesin bildiğini ve tüm kesimler tarafından konuşulduğunu söyledi.
Türkiye'de yaşayan Ermenilerin üzerlerinde bir baskı hissettiğini ve bunun son
örneği ise katledilen Hrant Dink olduğunu söyledi.
'Soykırıma zemin hazırlanıyor'
Türkiye Cumhuriyeti'nde vatandaşlara çifte standart
uygulandığına dikkat çeken Kentel, "Türk vatandaşısın askere gidersin
fakat Ermeni olduğun için subay olamazsın" dedi. "Ermenileri anlamak
Türkiye'deki diğer halkları anlamak gibidir" diyen Kentel, adalet
duygusunun yitirildiğini ve Ermeni sorununun temel olarak bir adalet sorunu
olduğunun altını çizdi.
EÜ Felsefe Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Zerrin
Kurtoğu ise, soykırımın hiç islami bir vurgu ile ortak bir zeminde ele
alınmadığını ve soykırımın teolojik bir kaynaktan da beslendiğini kaydetti.
Kurtoğlu, Osmanlı döneminden ve cumhuriyetin kurulduğu ulus devlet modelinin
temel alındığı dönemlerde dahi müslümanlık kimliğinin siyasal bir söylemle
pekiştirilerek teolojik bir yaklaşımla soykırıma zemin hazırlandığını söyledi.
'Çözüm olacaksa gerçek bir yüzleşme olmalı'
İslam hukuk geleneğinde özellikle Hz. Ömer döneminde
gayrimüslimlerle yapılan anlaşmalarda gayrimüslimlerin ikinci plana atılarak
islam otoriterliğinin kurulmaya çalışıldığından bahseden Kurtoğlu, son olarak
eğer gerçek bir yüzleşme ve çözüm olacak ise bunun bu gerçeklerle birlikte ele
alınmadan mümkün olmayacağını belirtti.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.