Sur'dan yansıyan bilgilere göre birçok tarihi yapı gibi
Ortadoğu'daki en büyük Ermeni Kilisesi olma özelliğe sahip Surp Giragos Ermeni
Kilisesi'nin bir bölümü de tahrip edildi…Kilise Vakfı Yönetim Kurulu üyesi
Gafur Türkay, Ermeni, Keldani, Suryani, Kürtler, Türkler, Arapların bir arada
yaşadığı Sur'u değerlendirdi… Kilisenin 2012'de büyük emekler sonucunda nasıl
yeniden açıldığını anlatan Türkay, "Kiliseyi açtığımızda birçok Ermeni
gelmişti. Gelen Ermeniler, baba ve dedelerinin o kilisede yaptığı vaftiz
yaptıklarını söyleyip ağladıklarını gördük. Bize diyorlardı 'Annem burada
vaftiz oldu. Kardeşim burada vaftiz olmuş. Dedemin cenazesi bu kilisede
kalkmış' deniliyordu. Ermenilerin eskiye dayalı duygular canlanıp büyük bir
özlem giderilmişti... 100 yıl önce bu ülkede Ermeni Soykırımı'nın yapıldığını
ve bir halkın yok edildiğini söyleyen Türkay, bugün de onlardan kalan küçük bir
yaşam alanında, yüz yıl sonra yeniden birleşen yaşamların yeniden kesintiye
uğratıldığını kaydetti.
***
''Sur'da ibadet yapılamıyor'
Sur'dan yansıyan bilgilere göre birçok tarihi yapı gibi
Ortadoğu'daki en büyük Ermeni Kilisesi olma özelliğe sahip Surp Giragos Ermeni
Kilisesi'nin bir bölümü de tahrip edildi.
2012 yılında restore edilerek hizmete açılan kilise ile
Ermenilerin yüz yıl sonra yeniden birleşen yaşamlarının bugün bir kez daha
kesintiye uğradığını söyleyen Kilise Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Gafur Türkay,
çan sesinin ezan sesine katıştığı Sur'da, ne ezan sesi ne de çan sesi kaldığını
dile getirdi.
UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesine aldığı
Diyarbakır'ın tarihi Sur ilçesinde, bugüne kadar ilçedeki pek çok tarihi yapı
tahrip edildi, yakılıp yıkıldı. Tarihi Kurşunlu Cami, Paşa Hamamı, Haci Hamit
Cami bunlar arasındaki en önemli eserler oldu.
Bu eserlere son günlerde sosyal medya üzerinden
paylaşılan fotoğraf ve görüntülerden anlaşıldığı kadarıyla Ortadoğu'nun en büyük
Ermeni Kilisesi olma niteliğine sahip olan Surp Giragos Ermeni Kilisesi
eklendi.
97 yıllık terk edilmişlikten sonra restore edilen Kilise,
2012 tarihinde Türkiye, Avrupa ve ABD'de çok sayıda Ermeni'nin katıldığı ve
Türkiye Ermenileri Patrikliği Genel Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan'ın
yönettiği ayinle ibadete açıldı.
Ancak Kilise'nin duvarlarının tahrip edilerek içerisine
girildiği yönünde iddialar ortaya atıldı. Bunun yanı sıra 'bozkurt' işareti
yaparken görülen bir özel hareket timinin, 11 Şubat'ta kiliseden çekilmiş bir
fotoğrafını "Sultan Alparslan'ın torunları kilisedeki küfarları (Kafir,
Müslüman olmayan) imana getiriyor" diye yazarak paylaştığı da öne sürüldü.
'Sur'da ibadet yapılamıyor'
Kilise Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Gafur Türkay, Ermeni,
Keldani, Suryani, Kürtler, Türkler, Arapların bir arada yaşadığı Sur'u
değerlendirdi.
Sur'un 5 bin yıldır bütün kültürlerin bir arada
yaşamlarına devam ettiği bir alan olduğunu dile getiren Türkay, kimi zaman
sıkıntıların yaşandığı dönemler olsa da Barış Süreci ile beraber her şeyin çok
güzel işlediğini ifade etti.
'Sur'da çan sesi de ezan sesi de sustu'
Ancak çan ve ezan seslerinin sustuğuna işaret eden
Türkay, yasak nedeniyle cami ve kiliselere girilip ibadet yapılamadığını
söyledi. Türkay, "Bu tür durumlarda eminim hangi dine mensup olursa
insanlar yaptıkları ibadetlerden ne keyif alır ne de bir anlam yükleyebilir
ibadetlerine. Birçok insan da ibadet yapamıyor. Sur'daki ne bir kilise ne de
camiye girilebiliyor. Kurşunlu Cami'yi yerle bir ettiler. Kurşunlu Cami'yi
tekrar yapabilir de ama o ruhu katamazlar o tınıyı yakalayamazlar. Dört Ayaklı
Minare yapsanız da sanki çölde yapılmış bir ağaç gibi olur" şeklinde
konuştu.
'Ermenilerin eskiye dayalı büyük bir özlem giderilmişti'
Türkay, kiliselerinde çekilmiş bozkurt işaretli fotoğraf
karşısında tarif edilemeyecek büyük bir üzüntü duyduklarını ifade etti.
Kilisenin 2012'de büyük emekler sonucunda nasıl yeniden
açıldığını anlatan Türkay, "Kiliseyi açtığımızda birçok Ermeni gelmişti.
Gelen Ermeniler, baba ve dedelerinin o kilisede yaptığı vaftiz yaptıklarını
söyleyip ağladıklarını gördük. Bize diyorlardı 'Annem burada vaftiz oldu.
Kardeşim burada vaftiz olmuş. Dedemin cenazesi bu kilisede kalkmış'
deniliyordu. Ermenilerin eskiye dayalı duygular canlanıp büyük bir özlem
giderilmişti. Bu kadar uzun süreden sonra bin bir emekle Surp Giragos Ermeni
Kilisesi yapıldı. Onun tekrar işlevsiz hale gelmesi, kullanılamaz hale gelmesi
ciddi bir çöküntü moral bozukluğu, hayal kırıklığını da beraberinde
getiriyor" dedi.
Kiliseye bir şey oldu mu acaba?
100 yıl önce bu ülkede Ermeni Soykırımı'nın yapıldığını
ve bir halkın yok edildiğini söyleyen Türkay, bugün de onlardan kalan küçük bir
yaşam alanında, yüz yıl sonra yeniden birleşen yaşamların yeniden kesintiye
uğratıldığını kaydetti.
Kilise'ye dair her gün diken üstünde olduklarını anlatan
Türkay, yaşadıkları bu kaygı ve korkuyu ise şu sözlerle anlattı: "Her gün
acaba kiliseye bir şey oldu mu? O güzelim mekanı yıkacaklar mı? Hep kaygılarla
yaşıyoruz. Bir haber de alamıyoruz. Devlet yetkilileriyle görüştük. Hiçbir
bilgi alamadık. Yasak diye bilgi de vermiyorlar."
'Ermeni cemaati tedirgin'
Türkay, kilisenin yıkık görüntülerinin yayınlanması
üzerine Türkiye'nin diğer kentlerinde yaşayanlar kadar Avrupa ve Amerika'da
yaşayan Ermenilerin de sürekli kendilerini aradığını ve kilise hakkında bilgi
almaya çalıştığını paylaştı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.