Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Rum Cemaati mensubu bir
gencin, "Yeni anayasada azınlıklarla ilgili nasıl yenilikler olacak?"
sorusu üzerine sözlerine şöyle devam etti: "Başbakanlığım döneminden
bahsediyorum. Azınlıkların vakıf mallarına el konulmuştu. Biz iktidarımız
döneminde bütün bu malları kendilerine iade etmeye başladık. Göreve
başladığımda 2,5 milyar civarındaydı. Burada Rum, Ermeni vakıfları hepsi kendi
varlıklarını alıyordu. Hala yasal süreci devam edenlerin olduğunu da biliyorum.
Onlar da iade edilecek. Şu anda bunları biz anayasal teminat altına alarak
yaptık. Bir defa şunu bütün samimiyetimle ifade ermek isterim. Bu ülkede
azınlıkların hukukunu Lozan geçmişte belirlemiştir. Lozan'ın daha da
güncelleştirilmesi ve ülkemizde ben hangi haklara sahipsem azınlıkların da aynı
haklara sahip olması lazım. Şu an Meclis'te azınlıklardan olup milletvekili
olan arkadaşlarımız var. Bugün milletvekilidir, yarın belki bunlardan bakanlar
çıkabilir. Çıkmayacak diye bir şey asla söz konusu değil. Şu anda bu aşama kat edildiğine
göre yarın onlar da olacaktır. Şunu bilmenizi isterim. Azınlıklar ülkemizde
bizim eşit vatandaşımızdır. Bundan taviz vermek söz konusu değil." (Lozan'ın azınlıkları potansiyel iç düşman olarak değil, eşit vatandaşlar olarak gören bir bakışla yeniden yorumlaması önemli yanlışların düzeltilmesini sağlayacaktır. HYETERT)
***
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bu ülkede
azınlıkların hukukunu Lozan geçmişte belirlemiştir. Lozan'ın daha da
güncelleştirilmesi ve ülkemizde ben hangi haklara sahipsem azınlıkların da aynı
haklara sahip olması lazım." dedi.
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen, A
Haber-Atv ortak yayınındaki "Gençlerle Büyük Buluşma" programında
gençlerin sorularını yanıtladı.
"Sosyal medyadan da takip ediyoruz. Sağlık durumunuz ne
durumda. Spor yapıyor musunuz?" sorusu üzerine Erdoğan, gayet iyi
olduğunu, haftada bazen iki bazen üç gün sabahları 1 saat kapalı veya açık
ortamda spor yaptığını söyledi.
Spor olarak koştuğunu, basket ve futbol oynadığını, ağırlık
çalışmaları yaptığını ifade eden Erdoğan, mevsimin de elverişli hale gelmesiyle
sporunu daha da iyi şekilde yaptığını belirtti.
"Boyum 85, kilom 95"
Mümkün olduğunca kilosunu koruduğunu aktaran Erdoğan,
"Kilonuzu sormak ayıp olur mu?" sorusu üzerine, "Hayır, niye
ayıp olsun. 95 kiloyum. Boyum 85, kilom 95. Futbol oynadığım zaman 75 kiloydum.
Bize hep şu söylenirdi, 'on aşağı on yukarı'. Oynarken on aşağıda olmak
idealdir. Tabii 'futboldan sonra bunu bulamayacaksınız' derlerdi. Tabii yoğun
antrenmanlar yapamıyorsunuz. Şu anda 95 ama biraz daha indireceğim. Fazla da
indirmeyeceğim." diye konuştu.
Erdoğan, "Emine Hanım size iyi bakıyormuş. Bitkisel
kürler falan hazırlıyormuş?" sorusuna karşılık "Zaman zaman
hanımefendinin şeylerine uyuyorum, zaman zaman da kaçıyorum. Daha çok içeçekler
şeyinde, ona ısrarla vurgu yapıyor. Onlar da uygun, hazma yönelik şeyler ama
kendisinin uyguladığı kürleri ben uygulamıyorum. Benim kürlerim farklı."
ifadesini kullandı.
"Lozan'ın daha da güncelleştirilmesi lazım"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Rum Cemaati mensubu bir
gencin, "Yeni anayasada azınlıklarla ilgili nasıl yenilikler olacak?"
sorusu üzerine sözlerine şöyle devam etti:
"Başbakanlığım döneminden bahsediyorum. Azınlıkların
vakıf mallarına el konulmuştu. Biz iktidarımız döneminde bütün bu malları
kendilerine iade etmeye başladık. Göreve başladığımda 2,5 milyar civarındaydı.
Burada Rum, Ermeni vakıfları hepsi kendi varlıklarını alıyordu. Hala yasal
süreci devam edenlerin olduğunu da biliyorum. Onlar da iade edilecek. Şu anda
bunları biz anayasal teminat altına alarak yaptık. Bir defa şunu bütün
samimiyetimle ifade ermek isterim. Bu ülkede azınlıkların hukukunu Lozan
geçmişte belirlemiştir. Lozan'ın daha da güncelleştirilmesi ve ülkemizde ben
hangi haklara sahipsem azınlıkların da aynı haklara sahip olması lazım. Şu an
Meclis'te azınlıklardan olup milletvekili olan arkadaşlarımız var. Bugün
milletvekilidir, yarın belki bunlardan bakanlar çıkabilir. Çıkmayacak diye bir
şey asla söz konusu değil. Şu anda bu aşama katedildiğine göre yarın onlar da
olacaktır. Şunu bilmenizi isterim. Azınlıklar ülkemizde bizim eşit
vatandaşımızdır. Bundan taviz vermek söz konusu değil."
"Binlerce engelliyi devlet kurumlarına taşıdık"
Erdoğan, Eskişehir'de hukuk okuyan engelli bir öğrencinin
"Engellilerin kamuda istihdamına nasıl bakıyorsunuz. Örneğin engelliler,
hakimlik, savcılık gibi mesleklere gelemiyor. Bu konuda düşünceniz nedir?"
sorusu üzerine, gerek başbakanlığı döneminde gerekse şu anda, Türkiye'de
engellilerin hiçbir dönemde istihdam edilmediği kadar devlet kurumlarında
istihdam edilmeye başlandığını söyledi.
Son rakamları bilmediğini ancak yüzde 3 gibi bir engelli
istihdamının söz konusu olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Özel sektörü de bu konuda çok teşvik ettik. Sizler de
engelli alacaksınız. 100 kişi mi çalıştırıyorsunuz 3'ü engelli olacak. Burada
bir ölçüyü paylaşmak isterim. Tabii bu engelli kardeşlerim içinde öyleleri var
ki engeli bazı meslekleri yapmayı müsade etmiyor. Mesela, 'hakimlik, savcılık'
dedi. Tabii bir görme engelli hakim, aynı şekilde duyma engelli hakim olursa
kararını veremez. Dil noktasında sorun varsa kararını veremez. Ama diyelim ki
kol ve ayağında sıkıntı varsa hakim ve savcı olmasında sıkıntı yok. Görmede,
duymada, konuşmada engeli varsa maalesef bu işin önünü kesiyor. Örneğin
dışişlerinde beden noktasında ayakta engeli varsa büyükelçi veya başkonsolos
olmasına mani yok. Bir arkadaşım var. Şu anda dışişlerinde başkonsolos olarak
çalışıyor. Kendisine 'artık ciddi tecrüben var büyükelçi yapalım seni' dedim
'ben bu noktada kalmak istiyorum' dedi. Diğer birimlerde de engelin çeşidine
göre bazı atamalarda sıkıntı olabilir.. Okumuş yetişmiş binlerce engelliyi
devlet kurumlarına taşıdık. Öğretmenelik yapan kardeşlerim var. Şu anda
devletin diğer kurumlarında sekreteryada, şurada, burada görev yapanlar var.
İlk defa bu 12-13 senede önleri bu kadar açıldı, bundan sonra bu daha da devam
edecek."

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.