Etiketler

Beş Kiliseler'den Azis Sarkis de yok olmak üzere

Kars'ın Digor ilçesinde Beş Kiliseler olarak adlandırılan tamamı kubbeli ve kesme taştan yapılmış Aziz Karapet, Meryem Ana (Surp Astvatsatzin), Aziz Krikor ve Aziz Stefanos kiliseleri bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle tamamen yok olurken, Beş Kiliseler'den geriye kalan son kilise olan Aziz Sarkis Kilisesi'de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. İlçeye 5 kilometre uzaklıkta bulunan bir vadide üç kaya çıkıntısı üzerine kurulu Beş Kiliseler'den günümüze kadar kalmayı başaran Aziz Sarkis Kilisesi, hazine avcılarının talanı ve yetkililerin ilgisizliği nedeniyle kaderine terk edildi.

Gündeliğe sızıp yüzleşmeye mecbur eden tökezleme taşları

Yazar: Osman Oğuz
Bizim memleketin dört bir yanı da, katledilmiş veya sürgüne yollanmış Ermenilerin, Rumların, Êzîdîlerin, Süryanilerin ve başka gayrimüslim halkların hatıralarıyla dolu. Şu günlerde birçok kentin övünerek “turistik mekâna” dönüştürdüğü, “Antep Evi” gibi tarihi görmezden gelen isimlerle broşürlere taşıdığı mekânlar, bu halkların artlarında bıraktığı mirastan başkası değil… Oysa mutfağından zanaatlarına, taş oymacılığından kent planlamasına kadar birçok şehrin kültürü, başka halkların etkisi bugüne uzanan katkılarıyla dolu. “Köyümüzün eski adı” diye andığımız, Kürtçe veya Türkçe sandığımız isimlerin çoğunun Ermenice veya Rumca olduğunu da uzun süredir öğrenmiş bulunuyoruz. İnsan, komşularıyla birlikte bir kültür inşa etmekten, renklilikten, dayanışmadan utanır mı? Tarihindeki “birlikte yaşam” pratiklerini dahi gizleyip saklamaya çalışır mı? Evvelde birlikte yaşadığı halkların adını küfre dönüştürür mü? Eğer “günahla yüzleşme” konusunda tek bir adım atılmamış ve günahlar işlendiği tazeliğiyle bugüne ulaştırılmışsa, evet… Ne de olsa, siyasi hasımlarına “Ermeni”, “Alevi”, “Zerdüşt” gibi siyasal bir odağı değil doğrudan bir halkı işaret eden ithamlarla “küfrettiğine” inanan bir reisin cumhuruyuz!

Soykırımlara tepki insan olmaya çağrıdır

Faik Akçay- Aydınlanma
Ermeni Soykırımı sürecinde, Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan Ermenilerle ilgili bazı sayısal veriler şöyledir: “Uygulama sonucunda, operasyonun beyni Talat Paşa’nın özel defterinde 972 bin 246 Ermeni’nin o ana kadarki topraklarından koparıldığını göstermektedir. 1911 yılında 1 milyon 256 bin 403 olan Osmanlı Ermenileri’nin kayıtlı nüfusu, tehcir sonrası 284 bin 157’ye düşürülmüştür.”(1)

Ermeni asıllı Türk vatandaşları, Kayseri'deki kilisede düzenlenen ayine katıldı

Ermeni asıllı (Ermeni demek istiyor kendince HYETERT) Türk vatandaşları, Kayseri'deki tarihi Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi'nde ayin yaptı. Caferbey Mahallesi'nde bulunan kilisedeki ayine, Beyoğlu Ermeni Kilisesi Başpapazı Miron Ayvazyan ile İstanbul'dan gelen 50 Ermeni asıllı Türk vatandaşı katıldı. Yaklaşık 2 saat süren ayinde, bir çocuğun vaftiz töreni de gerçekleştirildi.

Uzman: Halep, Suriye Ermenilerinden kurtulmak için Türkiye’nin emriyle bombalanıyor

Arabist Armen Petrosyan, “ Niçin aynı Cebet El-Nusra,  gene IŞİD’e karşı savaşan Suriye hükümet güçlerine karşı savaşıyor. Türkiye’nin onlara yardım ettiği barizdir″ dedi. Türkiye’nin Suriye Ermenilerinden kurtulmayı arzuladığını kaydeden uzman, Mayıs sonunda Ermeni mahallelerine yönelik yeni operasyonlara teşebbüs edilmesine dikkat çekti.

Ermeni soykırım iddialarına karşı çıkmayı suç sayan general şimdi nerede

Emekli Deniz Kurmay Albay Koray Eryaşa, “Ermeni Soykırımı” iddialarına karşı kurulan Talat Paşa Komitesi Başkanı İsmail Hakkı Pekin’in raporuyla “Sözde Ermeni soykırımı ile ilgili Akademik Tezler” isimli açık belge nedeniyle casuslukla suçlandığını ve ceza aldığını açıkladı. Balyoz ve Askeri Casusluk davasından yargılanıp beraat eden emekli Deniz Kurmay Albay Koray Eryaşa, dönemin Genelkurmay İstihbarat eski Başkanı ve Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Pekin hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Patrik Vekili’ne Ermenistan’dan tepki

Hrant Kasparyan/ Yerevan/ 
Erdoğan’a mektup göndererek Almanya’nın Ermeni Soykırımı’nı tanımasını “teessürle”  karşıladığını söyleyen Türkiye Ermenileri Patrik Vekili Ateşyan’a Ermenistan’dan tepki var. Taraf’a konuşan Ermenistan Bağımsız Milletvekili Aragats Akhoyan, “Ateşyan, devlet yanlısı tutumuyla görev süresini uzatmak istiyor” dedi.

Քիմ Քարտաշեանը Դարձած է «Լոս Անճելըսի Մանկական Հիւանդանոցի Պատուաւոր Հայ Դեսպան»

Քիմ Քարտաշեանը վերջերս արժանացած է յատուկ շնորհակալութեան՝ Լոս Անճելըսի մանկական հիւանդանոցին օգնելու համար: Հիւանդանոցի նախագահ Փոլ Վիվիանոն՝ «Լոս Անճելըսի մանկական հիւանդանոցի պատուաւոր դեսպաններ»ուն հետ հանդիպման ժամանակ՝ Քիմ Քարտաշեանին նուիրած է  յուշատախտակ մը: Քիմը նաեւ ճանչցուած է «Լոս Անճելըսի մանկական հիւանդանոցի պատուաւոր հայ դեսպան»: Այս մասին կը հաղորդէ Artsakhpress.am-ը։

“En İyi Ermeni Ölü Ermenidir" Meselesi

Migirdic Margosyan
Neredeyse daha alfabeyi söker sökmez okullarımızda okutulan "resmi tarih"e göre; bizleri sırtımızdan hançerleyen Ermeni çetelerinin hainliklerini sular seller gibi hatmettikten sonra, şimdi bugün bu saat oturup sil baştan "yeni" bir tarih yazacaksak, peki o zaman bu "eski" ama bir türlü eskimeyen "milli ezberler"imizi hangi halının altına süpüreceğiz zo! Kendi kapımızın önünü henüz temizlememişken, beri taraftan komşumuz Suriye'ye sanki üstümüze vazifeymişçesine "akıl" hocalığına kalkışıp, "demokrasi havarisi" kesilip, akabinde de hani mil pardon bir çuval inciri bilmem ne yaptıktan sonra, şimdilerde de etrafımızda, sağımızda solumuzda dost arayıp inlerken, bula bula Almanya'nın "ihanet"iyle karşılaştığımızda; bu kez de İstanbul'daki Alman Konsolosluğu'nun önünde, tıpkı "eşeğini dövemeyen semerini döver" misali Almanya'ya sözde kızarken, diğer yandan "En iyi Ermeni ölü Ermenidir " avaz avaz bağırırken, acaba farkında olmadan hangi acizliğimizi sergiliyoruz ağparik!

Ermeniler Üzerine Talihsiz Sözler

Yannis V. Yaylalı / yannisvyaylali@hotmail.com
HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ağabeyi Nurettin Demirtaş Almanya’da yayınlanan Yeni Özgür Politika gazetesinde “Ermeni milliyetçiliğinin Kürt düşmanlığı” başlıklı bir yazı yazmış. İki kişinin hapishane tanıklığı üzerinden Ermeni ulusunu mahkûm etmek Nurettin Demirtaş gibi bir arkadaşa yakışmamış. Elbette milliyetçilik hastalığı çeşitli türevleri ile her yerde mevcut, fakat bir ulusu bu şekilde mahkûm etmek doğru değil. Bir de Besa Hozat arkadaşın Rum lobisi, Ermeni lobisi (nefret söylemi de içeren) gibi gayri ciddi açıklamasını kendine dayanak yapması hiç anlaşılır değil.

Numan Kurtulmuş'tan Almanya'ya çok sert eleştiri

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, sözde Ermeni soykırımı tasarısının Alman Meclisi’nde kabul edilmesine ilişkin, “1915’in hakikati nedir, kim bunu öğrenmek istiyorsa hodri meydan” dedi… İftara Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci, Bayoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran, Ermeni Patrikhanesi Dinlerarası İlişkiler Sorumlusu Episkopos Sahak Maşalyan, Süryani Ortodoks Cemaati Ruhani Lideri ve Patrik Başvekili Metropolit Yusuf Çetin, Azınlık Vakıflar Temsilcisi Laki Vingas, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. (Sayın Bakan haklı hemen  iki devlet anlaşarak konuyu bir uluslararası mahkemeye taşısın ve sonucunu kabul etsin. HYETERT)

Eski Ermeni Kilisesi’nde İftar Programı

Çanakkale’de eski Ermeni Kilisesi’nde Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tasavvuf Topluluğu tarafından iftar düzenlendi.Çanakkale’de 17. yüzyılda inşa edilen, uzun yıllar ayinlerin yapıldığı Surp Kevork Ermeni Kilisesi’nde Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tasavvuf Topluluğu tarafından iftar düzenlendi. Kilise, dönem dönem silah deposu, etnografya müzesi, kültür merkezi ve güzel sanatlar bölümü dersliği olarak kullanıldı. Eski yapı, son olarak ÇOMÜ Tasavvuf Topluluğuna, Kültür ve Sanatevi olarak kullanılması için tahsis edildi.

Türkiyeli Ermenileri bölen mektup!

Almanya'nın "soykırım" tasarısını kabul etmesiyle başlayan tartışmalar Türkiye'de yaşayan Ermenileri de böldü.Türkiye Ermenileri Patrik Vekili Başepiskopos Ateşyan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Alman Federal Meclisinde Ermeni iddialarına ilişkin alınan karar ile ilgili bir mektup göndermişti. Suikastle öldürülen Hrant Dink'in genel yayın yönetmenliğini yaptığı Agos gazetesi ise "Sarayın Patrik Vekili" manşetiyle çıktı. Gazete başyazısını ayırdığı mektup için Ateşyan'a tepki gösterdi.

Nurettin Demirtaş: Almanya Türk-Ermeni milliyetçiliğini kızıştırıyor

HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın ağabeyi, DTP eski Genel Başkanı, Nurettin Demirtaş, örgütün Avrupa'daki gazetesi Yeni Özgür Politika'ya açıklamalarda bulundu. "Ermenistan cezaevlerinden çıkanların yanında Ermeni dostluğundan bahsetmeye korkuyor insan: 'Bana Ermenilerden bahsetmeyin' diye kestirip atıyorlar" diyen Demirtaş, Ermeniler'in Kürtler'e yönelik katliam yaptığını iddia etti. Ermenistan'da gözaltına alınan ve tutuklanan PKK'lileri hatırlatan Demirtaş, "Bundan daha önemlisi gözaltı, mahkeme ve cezaevi süreçlerinde Ermeni yetkililerin söyledikleridir: 'Hakkari taraflarında en küçük çocukları dahil birçok Kürt aileyi imha ettik, daha da öldürmeye devam edeceğiz' 'Ağrı, Van ve diğer yerleri elinizden alacağız!' Bunlar maalesef bir-iki kendini bilmez-aymazın sözleri değil, bir istisna olsa anmaya bile değmezdi"ifadelerini kullandıktan sonra şöyle devam etti: "Hakkari’de ne zaman nasıl katliam yapmışlar bilemiyoruz fakat boşuna bu sözü sarf etmedikleri son 30 yıl içinde yaşanan katliamlardan bellidir: Gerek PKK gerillası kılığına girerek, gerekse bizzat Türk komandoları adıyla yüzlerce cinayet işlendiği kayıtlıdır." (Yoruma gerek var mı? HYETERT)

AP Çek milletvekili: "Almanya'nın kararı domino etkisi yaratabilir"

Çek gazeteci, Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili, Evranest Parlamenter Asamblesi heyet üyesi Jaromir Ştetina, Çek Cumhurbaşkanı Miloş Zeman'ın, kendi ülkenin parlamentosuna ve hükümetine, Almanya örneğine takip etme çağrısını olumlu bir adım olarak değerlendirdi. Ermenistan kaynaklı "ArmenPress" haber ajansına konuşan Ştetina, "Cumhurbaşkanı'nın sözü, tabi ki etkileyicidir. Ben, bu adımını tamamen destekliyorum. Çünkü Çek Parlamentosu henüz Ermeni Soykırımı'nı tanımadı. Bu, ülkemizin ayıbıdır" ifadelerini kullandı.

Guardian: Dokunulmazlık yasası Ankara'nın AB umudunu bitirdi

Guardian yazarı Simon Tisdall, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dokunulmazlık yasasını onaylamasıyla Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği olasılığının tamamen kaybolduğunu yazdı. Tisdall İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) çıkmasının oylanacağı referandum öncesi, AB'den çıkma yönünde kampanya yapanların savunduğu gibi Türkiye'nin 2020 itibarıyla AB üyesi olma ihtimalinin kalmadığını belirtti. Tüm aday ülkelerin demokratik yönetim ile hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü ve azınlıkların korunması gibi temel değerlere bağlı kalmasını şart koşan 1993 tarihli Kopenhag kriterlerine uymasının öngörüldüğünü hatırlatan Tisdall "Türkiye bu kriterlere uyum sağlamakta zorlanıyor" dedi: "Bu yeni önlemler AB üyeliğini daha da imkânsızlaştırıyor. Yasanın muhalif milletvekillerine karşı siyasi amaçlı kovuşturmalara izin vererek Erdoğan'ın iktidardaki neo İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi'ne karşı parlamentodaki muhalefetin içini daha da boşaltması bekleniyor.

Almanya'nın soykırım kararına evet diyen Türkiye kökenli 11 vekile Nobel önerisi

Süryani Soykırım Araştırmalar Merkezi 11 vekil için Nobel adaylığı mektubu yazdı. Seyfo Center olarak da bilinen  Süryani Soykırım Araştırmalar Merkezi’nin Başkanı Sabri Atman, Nobel Barış Ödülü Komitesi’ne mektup yazarak Almanya’daki Ermeni Soykırımı tasarısının kabul edilmesi yönünde oy veren Türkiye kökenli vekillere Nobel Barış Ödülü verilmesini önerdi.

Sharmazanov: ''Aliyev'in açıklaması saçmalık''

Ermenistan Parlamento Başkan yardımcısı  Eduard Sharmazanov'dan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ''Sadece Karabağ'ın değil , Syunik'ten Yerevan'a kadar Azerbaycan'ın tarihi toprakları olduğu'' iddiasına sert tepki geldi.Aliyev'in açıklamasını komik ve saçmalık olarak nitelendiren Sharmazanov ''Aliyev bir cümle ile tüm dünya tarihinin büyük tarihçilerini yalanlıyor... dedi.

eNewsletter of the Eastern Diocese

Saintly Defiance
The king ruled over an empire of many nations, and had a great opinion of himself. He had his own image sculpted in a statue of gold, 90 feet tall, and ordered all the authorities of his realm—political, judicial, religious—to fall down and worship it. Predictably, they all did. Almost all. For among the captive nations ruled by King Nebuchadnezzar, three Hebrew men refused to obey the command. Shadrach, Meshach, and Abednego were identified by lackeys of the king, and brought before his angry judgment. The king offered them a simple choice—worship the idol or die—along with a menacing question: “Who is the god that will deliver you out of my hands?”

Ukrayna Parlamentosu Fener Patrikhanesi'ne başvuracak

Yunanistan'ın Girit adasında önümüzdeki hafta bin yıl aradan sonra düzenlenecek olan Ortodoks Konsülü öncesinde Ukrayna Parlamentosu'nda iktidar partilerine mensup milletvekilleri, Fener Patrikhanesi'ne, Ukrayna'da Rus Kilisesi'nden bağımsız Ukrayna Ortodoks Kilisesi kurmasına yardımcı olması için çağrıda bulunmaya hazırlanıyor.

Kocharyan: ''Ateşyan'ın mektubu İstanbul Ermenileri'nin baskı altında yaşadığını kanıtlıyor''

Ermenistan Dışişleri Bakan yardımcısı  Shavarsh Kocharyan İstanbul Ermeni Patrikhanesi Vekili Aram Ateşyan'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yazdığı mektubun, İstanbul Ermenilerinin baskı altında yaşadığını kanıtladığını dile getirdi.... Ermenistan Parlamentosu Müreffeh Ermenistan grup temsilcisi milletvekili Naira Zohrabyan, Ateşyan’ın yaptığının daha önce Ermeni tarihinde görülmemiş aşağılıkta bir davranış olduğunu söylerken Eçmiadzin’e çağrıda bulundu , “Bu kişi görevden alınmalıdır, bu aynı zamanda bana farklı kanallar ile ulaşan birçok İstanbullu Ermeninin de arzusudur” şeklinde konuştu. Zohrabyan’ın bu çağrısına Eçmiadzin’den cevap geldi. Mayr Ator (Ana Merkez) Eçmiadzin  Haberleşme Bölümü Müdürü Kahana Vahram Melikyan “Bolis Ermeni Patrikliği orada yaşayan insanlar yani Ermeni cemaati için sorumludur. Bugün o ülkede ne kadar büyük bir korku ortamı olduğunu hepimiz biliyoruz. Ateşyan’ın bu adımı cemaatini korumak  ve Türk milliyetçilerin olası saldırılarını engellemek  için atılmıştır. Kısaca bu adımı ihanet olarak değil, bir koruma adımı olarak görmek gerekir” şeklinde konuştu.

Amal Clooney, soykırım kurbanı Ezidilerin haklarını savunacak

ET Online’ın verdiği habere göre,  aktör George Clooney’nin eşi Amal Clooney, İŞİD terör örgütü tarafından soykırıma uğrayan Ezidilerin haklarını savunacak. İŞİD militanları Irak’ın kuzeyindeki kentleri işgal sonrasında kitlesel katliamlar gerçekleştirdiler. Ayrıca kadınları seks kölesi olarak kaçırdılar. Clooney açıklamasında ″Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, İrak’ta İŞİD tarafından Ezidilere soykırım uygulandığını kabul etti. Nasıl olur da insanlığın bilindik en ciddi suçları gözlerimiz önünde icra edilir, ancak Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından cezalandırılmaz″ dedi.

Ermeni Soykırımı’na ithaf edilen bale performansı "Emmy” ödülüne layık görüldü

ABD’de Televizyon'un Oscarları olarak nitelendirilen Emmy Ödülleri sahiplerini buldu. Ermeni Soykırımı’na ithaf edilen “Yaşamamız için öldüler” bale performansı ABD “Emmy” ödülüne layık görüldü. Ödül, bale performansı yapımcıları olan Diane Paskerian ve Charles Paskerian’a verildi.

Beşikçi: 'Seni başkan yaptırmayacağız' anlayışı yanlıştı

PKK'yı, HDP'nin 7 Haziran'da TBMM'ye 80 milletvekili göndermesi ardından 'geri planda kalmamakla' eleştiren Beşikçi, "HDP’nin, PKK’yı, Kandil’i ikna edememesi de şüphesiz bir zaaftır. 80 milletvekili karşısında, PKK/Kandil artık geri planda kalmalıydı. PKK/Kandil bu bilinçte olmalıydı. Ama PKK’nın, Kandil’in bunun bilincinde olması gerekirdi. Sonuçta bu tutum elbette HDP’ye büyük zarar vermiştir" dedi. 'Çözüm sürecinde' yapılan görüşmelere de değinen Beşikçi, müzakerelerin İmralı'da tutuklu bulunan Abdullah Öcalan’la yapılmasını da sakıncalı buldu: "Görüşmeler, HDP ile yapılmalıdır. HDP, görüşmeler sürecinde Kandil’le irtibatlı olur. Abdullah Öcalan’ın çok daha yoğun bir baskı ve kuşatma altında olduğu biliniyor. Bu koşullar altında, milletvekilleri tarafından Kandil’e ulaştırılan mektupların içeriğinde, devletin/hükümetin istediklerini dışında bir ifade olabilir mi?"

“Dersimli” Kemal Kılıçdaroğlu’nun Siyasi Açmazları

Mustafa Elveren*
“Dersimli” Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olmasıyla birlikte demokrasi mücadelesine katkı yapacağını düşünmüştüm. Bazı olumsuz davranışlarını (Aleviliği, kürdlüğü, sosyal demokratlığı, vs.) normal karşılamış, bu durumu “güvercin tedirginliği” ve “dürüstlüğü”ne bağlamıştım. Ne yazık ki, gerçeğin öyle olmadığını geç de olsa anladım. Şöyle ki: 1.    Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı seçildiğinde Aleviliğini ve kürdlüğünü dolaylı olarak inkâr etmesi. 2.    Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde MHP’li Ekmeleddin İhsanoğlu’nu ortak aday olarak göstermesi. 3.    Belediye seçimlerinde Ankara Büyük Şehir başta olmak üzere birçok il ve ilçede MHP’li adayları göstermesi. 4.    7 Haziran seçimleri sonucunda her ne sebeple olursa olsun Deniz Baykal’ın TBMM Başkanlığına aday olmasına göz yumması.

Sessizlikten sessizliğe ? Ermeni kimliği ve Müslümanlaştırılmış Ermeniler

Laurence Ritter / Sosyoloji doktoru
Kısa süre önce  «saklı »  ve  «Müslümanlaştırılmış » Ermeniler meselesi su yüzüne çıktı. Türkiye’de bazı tabuların yıkılmasından yararlanarak bazı Ermenilerin kimlik uyanışları olgunun farkına varmayı sağladı. Max Sivaslian ile birlikte hazırladığı «Kılıç artıkları » kitabının yazarı, sosyolog Laurence Ritter bu makalede bize Ermenilerin Türkiye toplumunda kendilerini tanımlamakta yaşadıkları zorlukları ve az ya da çok karmaşık durumları aktarıyor. Yerleştikleri ülkelerde kültür kaybına uğrayan diaspora Ermenileri ile bu gruplar arasında paralellik kuruyor. “Müslümanlaştırılmış” Ermenilerin kimlik tartışması diasporada asimilasyon ve kimlik sorunlarında yankı buluyor. Laurence Ritter otoriterleşen bir sistemde Türkiyeli Ermenilerin kimliklerine yeniden sahip çıkmalarına dair mevcut hareketi tehdit eden unsurları da belirtiyor.

Bundestag tarafından Ermeni Soykırımının tanınması Türkiye’yi tuhaf bir duruma düşürdü

Dışişleri Bakan yard. Şavarş Koçaryan’ın ifadesiyle ‘katılımcının suç ortaklığını kabul edip, suçlununsa reddettiği koşullarda’ bu sonuncunun davranışı en azından tuhaf olmaktadır. Muhabirlerden birinin "Tasarının kabul edilmesine ilişkin Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan’ın Türkiye cumhurbaşkanına mektubuna" ilişkin imasına Koçaryan şu yanıtı verdi: "Yorumlamak istemem ancak sadece İstanbul’da değil, birçok yerde Ermeniler üzerine büyük baskı uygulandığı anlamına gelmektedir".

Türkolog: Ermeni Patrik makamı Türkiye iç ve dış politika çıkarları için kullanılıyor

Yerevan Devlet Üniversitesi Şarkiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı, Türkolog Ruben Melkonyan, tarihe bakıldığı zaman hiç bir Ermeni Patriğin tarihi gerçeklerden uzak değerlendirmelerde bulunmadığını, ancak Aram Ateşyan’ın böyle açıklamalar yaparken Ermeni Patrik makamının Türkiye iç ve dış politika çıkarları için kullanıldığını açıkladı. Melkonyan “Çeşitli dönemlerde Ermeni Soykırımı yıldönümlerinde Bolis (İstanbul) Ermeni Patrikleri açıklamalarında siyasi ve tarihi değerlendirmelerden uzak durabildiler, ancak Aram Ateşyan tarihi tahrif ederek bunu yapıyor. Çok önemli bir şey de vurgulamak gerekiyor: Aram Ateşyan, Ermeni Apostolik kilisesinin yüksek rütbeli rahiplerinden biri olduğuna rağmen Ermeni Kilisesi’nin ve Tüm Ermenilerin Katolikosu’nun tutumlarına karşı açıklamalarda bulunuyor.”

Ermenistan Türkiye Sinemasi atölyesine başvuruda son hafta

Ermenistan Türkiye Sinema Platformu (ETSP), proje geliştirme atölyesinin tarihleri açıklandı. 11-13 Temmuz 2016’da, Yerevan’da yapılacak atölyeye, 15 Haziran’a kadar başvurmak mümkün. ETSP, 8. yılında proje geliştirme atölyelerine devam ediyor. Türkiye ve Ermenistan’ın yanı sıra iki ülkenin de diasporasına açık olan atölye iki gün sürecek. Kısa filmci ve belgeselcilere açık olan atölyede, katılımcılar proje sunumlarını yapacak, bire bir toplantılar düzenlenecek.

Lammert Erdoğan'a sert çıktı

 Alman Federal Meclisi Başkanı Norbert Lammert, Ankara'nın tavrını sert bir dille eleştirdi. Tek bir vekile tehdit yoluyla baskı yapmanın, tüm parlamentoya saldırmakla eşdeğer olduğunu" vurgulayan Lammert, Türkiye'den özellikle siyasetçiler tarafından yapılan eleştirilerin meclis üyelerine yönelik tehdit ve hakaretlere zemin hazırladığına işaret ederek, "Türkiye'deki bazı üst düzey politikacılar açıklamalarıyla, Ermeni soykırımı kararı nedeniyle Meclis üyelerine nefret dolu tehditler ve hakaret içeren söylemlere kısmen ön ayak oluyor" eleştirisini getirdi.Lammert "21. yüzyılda demokratik bir seçimle işbaşına gelmiş bir cumhurbaşkanının, yine demokratik seçimle görevlendirilmiş Alman Federal Meclis üyelerinin Türkiye kökeninden şüphe etmesini, kanlarını 'bozuk' olarak nitelendirebileceğine hiç ihtimal vermezdim" dedi ve "Meclis üyelerinin bir de teröristlerin uzantısı olduğu yönündeki iddialarını tamamen geri çeviriyorum" şeklinde konuştu.

‘Hakaret ve tepkiler soykırımın daha çok tartışılmasını sağladı’

Almanya’nın Ermeni Soykırımı’nı resmen tanımasının ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hedef aldığı Alman Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir, tasarının kabul edildiği 2 Haziran’dan sonra yaşananları anlattı. Almanya’nın aldığı kararla Türkiye’ye “Biz de oradaydık” mesajı verdiğini söyleyen Özdemir, kendisine yönelik hakaret ve tehditlere ilişkin olarak da “Soykırımın daha çok tartışılmasını sağladı” dedi.

 Screening of the Award-Winning Movie “The Cut“ at OIA Center.


Event details
Date; on June 12, 2016
Time: st 6:00 pm
 Oia Center 9726 Sherman Way Winnetka, CA 91306
 More info: 818 800 1976

Rhode Island Senatosu Ermeni Soykırımı eğitim programı eyaletin müfredatına dahil eden yasayı onayladı

Holokost’u ve başka soykırımlarını anlatan eğitim programını ABD Rhode Island eyaletinin müfredatına dahil edecek yasa tasarısı yakında Temsilciler Meclisinin oylamasına sunulacak. Senato tarafından oybirliği ile onaylandığı yasa tasarısı Ermeni Soykırımı’nı, Holokost’u, Kamboçya, Irak, Ruanda ve Darfur soykırımlarını da kapsayan eğitim programının, 7 -12.  sınıfların müfredatı içerisinde zorunlu kılmasını öngörüyor. Şu anda ABD eyaletlerinden California, Florida, Illinois, Michigan, New York, New Jersey ve Pennsylvania’da artık bu gibi yasalar kabul edilmiş durumundadır.

Yahudi Soykırımı’nın inkârına hapis cezası

İtalya, Yahudi Soykırımı’nın inkârının hapis cezasıyla cezalandırılmasını öngören yasa tasarısını kabul etti.İtalyan milletvekilleri, Yahudi Soykırımı'nın inkârı ve belirli etnik gruptaki insanlara karşı nefret çağrılarına 2-6 yıl arasında hapis cezası öngören yasa tasarısını kabul etti.İtalyan haber ajansı Ansa'nın haberine göre, 237 milletvekili yasa tasarısına evet derken, 5 kişi hayır oyu kullandı. 102 milletvekili ise çekimser kaldı.(Tabi Perincek yok oralarda fırsattan istifade:)HYETERT)

Ermeni İş Adamı, Oğlunun Düğünü İçin 2 Milyon Dolar Harcadı

Milyarder Ermeni iş adamı Samvel Karapetyan, oğlu Sargis Karapetyan'ın düğünü için 2 milyon dolarlık harcama yaptı. Son zamanların en görkemli düğünlerinden biri geçtiğimiz günlerde gerçekleşti. Milyarder Ermeni iş adamı Samvel Karapetyan'ın oğlu Sargis Karapetyan, Salome Kinsturashvili ile Rus ve Ermeni cemiyet hayatının önde gelen konuklarının tanıklığında evlendi.

AB Parlamento Başkanı'ndan Erdoğan'ı kınayan mektup

Avrupa Birliği (AB) Parlamento Başkanı Martin Schulz, Türkiye Cumhurbaşkanı'nın Almanya Bundestag'ı tarafından onaylanan Ermeni Soykırımı tasarısı konusundaki konuşmalarını kınadı.  Schulz, konuyla ilgili Recep Tayyip Erdoğan'a bir mektup iletti. Mektutan bazı alıntılar Alman basınına da sızdı. AB Parlamento başkanı, Alman Federal Meclisi'nin Türk kökenli milletvekillerine yönelik Erdoğan'ın açıklamalarına cevaben şunları kaydetti: "Böyle bir adım, tabulerin açık ihlalidir .Ben bunu sert bir şekilde kınıyorum." Parlamentodaki milletvekilleri, görev tanımları çerçevesinde kendilerini fikir ayrılıklarından bağımsız olarak özgürce ifade etme hakkına sahip olduklarını dile getiren Schulz, " Buna istinaden asla terörist olarak nitelenemezler." diye ekledi.  Milletvekillerinin yargılanması olasılığını "söz konusu bile olamaz" diyen Schulz, kendisini milletvekillerini "korumak zorunda hissettiğini" kaydetti.

Stratejik ilişkilerde soykırım gerilimi

Soykırım gerilimi, güvenlik ve savunma alanında stratejik öneme sahip Türk-Alman işbirliğini etkileyecek mi? Uzmanlar ihtimal vermiyor ancak endişeli bekleyiş sürüyor. Türkiye ile Almanya arasında soykırım gerginliği tırmanırken, “ilişkiler bundan zarar görecek” restini çeken Ankara’nın tepkisini hangi alanlarda göstereceği belirsizliğini koruyor. Siyasi gözlemcilere göre, Türkiye ile Almanya yol ayrımında. Siyasi gerilimin ilişkileri her alanda zedeleyecek boyutta tırmanmasına izin mi verilecek? Yoksa Federal Meclis’in soykırım kararı bir görüş ayrılığı konusu olarak kendi dinamikleri çerçevesinde tartışılırken, her iki ülkenin çıkarına olan stratejik alanlardaki işbirliğine devam edilmesi mi tercih edilecek?

'Almanya yanlışından geri dönmeli'

Alman parlamentosunda 1915 olaylarının 'soykırım' olarak niteleyen tasarının onaylanmasına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Almanya bu yanlış adımdan dönmeyecek olursa bizim de atacağımız adımlar farklı olacaktır" dedi.

FETÖ’nün kanı bozuk yazarı da ‘soykırım’ dedi

Yarına Bakış adlı sözde gazetede Ümit Kardaş isimli yazar, Almanya’nın aldığı “Ermeni” kararına destek vererek alçakça “Ermenilere soykırım yapıldı” diye yazdı.. İşte Paralel Yapı’nın “kapatın artık bu gazeteleri” dedirten yayın organında yayımlanan o yazı: Almanya, aklı ve vicdanı öne çıkarıp, medeni bir şekilde Ermenilere yapılan mezalimin suç ortağı olduğunu kabul ederek doğru olanı yaptı. İttihat ve Terakki ile yaptığı suç ortaklığı nedeniyle özeleştiride bulundu, vicdanlıca sorumluluğunu üstlendi, akıllıca elini kolunu bağlayan prangaları attı, toplumunu ve siyasetini bu olay nedeniyle iyileştirme yoluna soktu. Almanya, geçmişinden gocunmadan bu zulme ortak olanlarla yolunu ayırmasını bildi,“onlar benim ecdadım” demeden objektif ve ilkesel bir tavır sergiledi ve özür dilemesini bilen bir kültüre sahip olduğunu da gösterdi. Almanya’nın bunu hangi siyasî saikle yaptığı hiç önemli değil. Aslında bunu Erdoğan ve Merkel birlikte yapabilirlerdi. Bu, Türkiye’yi güçlendirir ve itibarlı hale getirirdi. Oysa İttihat ve Terakki vandallığının zihniyet kodlarıyla yaşayan siyasetçi ve bürokrat erbabının beyanları hepimizi medeniyetten, akıl ve vicdandan uzak bir çapsızlığın ve kalitesizliğin içine gömdü. Köşemin elverdiği ölçüde bu meseleyi bir süre analiz etmeye çalışacağım.

Ermeni soykırım iddialarını kabulden bir şey olmazmış

Dr. Ahmet H. Kepekçi  /  posta@ahmethamdikepekci.com
Ülkemizde gündem sürekli değişse de temelde sorunlar aynı. Son yaşadığımız gündem Almanya'nın ermeni soykırım iddialarının kabulü oldu. Hükümet başta olmak üzere, gereken tepkide gösterilmedi. Ayrıca oylama öncesinde de hükümet gereken diplomasiyi ortaya koymadı. Hele oylama sonrasında bundan bir şey olmaz yaklaşımı kurbanlık koyun gibi başına gelecekleri kabullenmiş bir devlet ve hükümet görüntüsü verdi. Ermenilerin 4T diye bilinen dünyanın kabul ettiği ve devletimiz tarafından da çok iyi bilinen açılım, maalesef hükümet tarafından pek de dikkate alınmıyor.

Batının Türkiye Aleyhtarlığının Tarihi Kökeni

Dr. Oğuzhan Yanarışık / Akademik Perspektif Enstitüsü Başkanı
Ortalama bir Batılının bu kasıtlı yanlış bilgilendirme bombardımanının etkilerinden kurtulabilmesi oldukça zor. Türkiye’ye sempati ile bakanlar arasında bile, Türkiye hakkında seyrettiği, okuduğu veya dinlediği pek çok olumsuz yayının izlerini görmek mümkün. Tarihî kökenleri derinlere uzanan bu karalama kampanyasında, Osmanlı’ya karşı duyulan nefretin ciddi bir payı var. Nitekim özellikle pek çok tarihi çalışmanın da açıkça ortaya koyduğu üzere, İstanbul’un fethinden itibaren, Avrupa’daki kiliselerde Türklere karşı dinî ayinler düzenlenmeye başlandı. Osmanlı’nın sürekli zafer kazanıp Avrupa içlerine doğru ilerlemesiyle birlikte, Türklerin Hristiyanlığı yok edeceği korkusu bütün Avrupa’yı sardı. Kilise, bu duruma ilginç önlemler almaya çalıştı. Örneğin, Prag Başpiskoposu Türklerin Hristiyanlık üzerindeki galibiyetlerini ve yaklaşan tehlikeyi halka hatırlatması için, her Cuma saat dokuzda kilise çanlarının çalınması talimatını verdi. 16. yüzyılda yaşamış Viyana Piskoposu Fabri, vaazında cemaatini uyarıyordu: “Bu gökyüzü altında Türklerden daha merhametsiz ve daha gözü pek cani yoktur. Genç yaşlı veya kadın erkek ayrımı yapmadan, herkesi katlederler.” Sadece 16. yüzyılda bile, Avrupa’da Türk düşmanlığı ihtiva eden 2500 civarında kitap yazıldı. Böylece, “kana susamış Türk” imajı zihinlere iyice kazınmaya çalışıldı (Karlsson, 2006).

Avrupa'dan Erdoğan'a sert mesajlar

Avrupa Komisyonu, Erdoğan'a “AB konusunda niyetini açıkça söyle” çağrısında bulunurken, Avrupa Parlamentosu'nun en önemli grubu Hristiyan Demokratlar'dan ilk defa “Türkiye güvenilir ülke olmaktan çıkıyor” mesajı geldi… Oturumda Avrupa Komisyonu adına söz alan Genişlemeden sorumlu Avusturyalı komiser Johannes Hahn, Ankara ile “bulunduğu coğrafi konum” nedeniyle birçok konuda görüşülmesi ve işbirliği yapılması gerektiğini söylemekle birlikte, “Türkiye'nin AB'den uzaklaşıp, bambaşka bir istikamete yöneldiğine” işaret etti. “AB üyesi olmak isteyenin Türkiye olduğunu” hatırlatan Hahn, bunun için şartlar olduğunu, bu şartların yerine getirilmemesi halinde üyeliğin mümkün olamayacağını ifade etti. Hahn, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çağrıda bulunarak "AB üyeliği konusunu ciddiye alıp almadığına açıklık getirmesini" istedi. "Aksi halde bu konuya bu kadar zaman ayırılmış olması yazık" şeklinde konuşan Hahn, "Biz hazırız ama sadece Avrupa koşullarıyla. Hukuk devletine saygı müzakere edilemez. Demokrasinin Türk varyantı yoktur" ifadelerini kullandı. Hahn, Avrupalı parlamenterlere "Ne siz ne de bizim Başkan Erdoğan'dan korkmamız için sebep yoktur. Bizim inanç ve ilkelerimiz ortada.

Agos’tan Erdoğan’a Mektup Yazan Ateşyan’a Mektup

Agos, Almanya’nın Ermeni Soykırımı’nı kabul etmesi sonrası Erdoğan’a mektup yazan ve Ermeni toplumunun üzgün olduğunu iddia eden Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan’a mektup yazdı...“Mektubu teessür, öfke ve hicap duyguları ile okuduk.” “Almanya’da kabul edilen Ermeni Soykırımı yasasına ilişkin Cumhurbaşkanı’na hitaben ve ‘Türkiye Ermenileri Cemaati olarak’ ifadesiyle yazmış bulunduğunuz mektubu teessür, öfke ve hicap duyguları ile okumuş bulunmaktayız. “Bu mektubu, o cemaate mensup olan ancak sizin dile getirdiğiniz görüşlerin içerik ve üslubuna katılmayanların sesi olarak kabul edin. “Bir halkın vatandaşı olduğu devletin kararı ve sistematik uygulaması ile yaşadığı topraklardan neredeyse topyekûn silinişini, ‘Birinci Dünya Savaşı’nın trajik dönemlerinde cereyan etmiş olaylar’ şeklindeki devlet söylemiyle tarifiniz, sizin de dahil olduğunuz halkın nezdinde atalara, kurbanlara ve kalanlara hakarettir.

Soykırımda fabrika ayarlarına dönüş

Cengiz Aktar
Aksi şaşırtıcı olurdu. Milliyetçi travmayla yatıp kalkan bir memlekette Türk/Sünnî/Erkek olmayan her farklıya gösterilen şiddetin Ermeni meselesine bulaşmaması mümkün değildi. Esasen ilk salvo Nisan başında “iki devlet bir millet” soydaşımız Azerbaycan’ın Karabağ saldırısı sonrasındaki açık tarafgir beyanla geldi. Ankara bütün diplomatik teamüllerin aksine Ermenistan’a ayar verdi, Bakü dışında kimsenin dikkate almadığı ama bir kenara not ettiği beyanlarda bulundu. Rusya’nın, Fransa’nın ve ABD’nin aksine Güney Kafkasya’da günün birinde bir çözüm gerçekleşirse Türkiye’nin bu çözümde asla tuzu olamayacağını bir kez daha kanıtladı. Ankara Bakü’nün (ve Katar ile Suud’un) petrolü tükenene kadar onlara bağımlı olarak yaşayacak, başka kimsesi olmadığından. Ermenistan politikası da bu bağımlılık ve elbet Ermeni düşmanlığıyla belirlenecek.

Eğer ABD mahkemesi Ermeni Soykırımı'nı tanırsa, hükümet de aynısını yapmaya mecbur kalacak

"The Independent" gazetesi, şöyle yazdı:"ABD vatandaşı olan üç Ermeni, Adana'dan birkaç kilometrelik mesafede bulunan Amerikan İncirlik üssüne olan mülk haklarının iadesi talebiyle Kaliforniya mahkemesine başvurdu. Bu, esrarengiz bir tarihi argüman değil, çok uygunsuz bir siyasi durumdur"... "Independent",  bir asır önce bu mükemmel toprakların, Osmanlı Devleti'nde yaşayan Ermenilere ait olduğunu anımsattı:"Bu topraklarda çiftlikler, evler, kilise, okul ve Adana'daki Hristiyanların yazlıkları, bir de incir bahçeleri vardı. Osmanlı İmparatorluğu'nun işlediği Soykırım sonucunda adeta tüm Ermeniler yok edildi. Onlar bıçaklarla katledilerek toplu mezarlara atılmış, karıları tecavüz edilmiş, çocukları ise canlı canlı yakılmıştır." Ermenilerin bu acısının , Rusya, Fransa , Almanya dahil dünyanın 20'den fazla ülkesi tarafından tanındığını hatırlatan gazete, "İncirlik'i kaybetmekten ve Türkiye'yi kızdırmaktan korkan ABD, Ermeni Soykırımı'nın tanınmasını hala reddeden az sayıdaki modern Batı ülkelerinden biridir. Halbuki bu tarihi gerçek, Türk tarihçiler de dahil birçok tarihçiler tarafından kabul ediliyor.

Hristiyan Ortodokslar Ramazan ayını afişle kutladı

Salih Berktaş
Hatay'ın İskenderun ilçesinde Hristiyan Ortodoks Kilisesi'nde açılan pankartla Ramazan ayı kutlandı. Her yıl Ramazan ve Kurban Bayramı'nda kilise duvarına pankart asan Hristiyan cemaati, bu yıl da Müslümanların Ramazan ayını kutladı. Şehit Pamir Caddesi'ndeki Aziz Nikola Ortodoks Kilisesi'nin duvarına "Tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutlarız" yazılı pankart asıldı.

Türk avukattan Almanya Anayasa Mahkemesi’ne "soykırım" başvurusu

Almanya Parlamentosu’nun 2 Haziran’da aldığı ve büyük tepkilere neden olan Ermeni soykırım kararının iptali için, Alman yargısına ilk başvuru bir Türk avukattan geldi. Ankaralı Avukat Melih Akkurt, parlamentonun aldığı kararın yok sayılması için Almanya Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. Akkurt “Uluslararası örnekler ve Alman hukuku haklı olduğumuzu gösteriyor. Birkaç gün içinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne de gideceğim. Sonuçta hukukun evrensel ilkelerinin kazanacağına eminim“ dedi.

Sarkisyan: Ermeni Soykırımı’nın tanınma sürecinin engellenmesi mümkün değil

Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan resmi ziyaret için Ermenistan’da bulunan Çek Cumhurieyti Cumhurbaşkanı Miloš Zeman’ı kabul etti. Görüşme sonrasında düzenlenen ortak basın toplatısında Sarkisyan, mevkidaşına, Çek parlamentosu dış ilişkileri komisyonu tarafından Ermeni Soykırımı’nın kabul edilmesi için Ermeni tarafının memnuniyetini ilettiğini açıkladı.Sarkisyan, Almanya Parlamentosu’nun Ermeni Soykırımı’nı tanıyan yasa tasarısını kabul ettiğini dile getirerek “Bir kaç gün önce Almanya’da Bundestag’ın Ermeni Soykırımı’nın tanınmasına dair tarihi kararı, gerçekleri inkar ederek, tarihi  tarhif ederek veya tehdit ederek Soykırımın tanınma sürecinin engellenmesi mümkün olmadığını yeniden ispatladı” ifadelerini kullandı.

Kutsal Ejmiadzin temsilcisi: "Ateşyan'ın bu tür davranışları bir ilk değil"

Ermenistan kaynaklı "Tert.am" internet gazetesine konuşan Kutsal Ejmiadzin Ana Makamı Bilgilendirme Servisi Başkanı rahip Vahram Melikyan, Alman Bundestagı tarafından Ermeni Soykırımı'nın tanınmasının ardından Türkiye Cumhurbaşkanı'na mektup yazarak Cemaat adına üzüntülerini sunan Ateşyanı eleştirdi. Önceki dönemde Türkiye Ermenileri Patriği Mesrop Mutafyan'ın faaliyetleri ile konuşmalarını hatırlatan Melikyan, Ateşyan'ın ise bu tür davranışlarının bir ilk olmadığına dikkat çekti.

Avrupa Konseyi, Azerbaycan'da Ermeni karşıtı nefret propagandasını kınadı

Avrupa Konseyi'nin(AK) , Irkşılığa ve Ayrımcılığa Karşı Mücadele Komisyonu, Azerbaycan hakkındaki raporunu 7 Haziran'da yayınladı. Raporda, Azerbaycan'da nefret propagandası yapan açıklamalar, bağımsız sivil topluma ve basına karşı devam eden baskılar, cinsel azınlıklara uygulanan saldırı ve şiddetten dolayı en derin kaygılar ifade edildi. Raporda, son 5 yılda Azerbaycan'da ırkçı nefret sebepli cinayetler işlenmediği , fakat buna rağmen yine de siyasi önderler, eğitim kurumları ile basın mensuplarınca Ermenilere karşı nefret propagandası yapılmaya devam ettiği kaydedildi.

İspanya'da sözde Ermeni soykırımı iddialarına ret


Şenhan Bolelli     
İspanya'nın 17 özerk yönetiminden ve ülkenin kuzeybatısındaki Galisya özerk yönetiminin yerel parlamentosu, sunulan sözde Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili bir karar tasarısını reddetti. Galisya Parlamentosundaki Karma Grup tarafından 25 Nisan'da gündeme getirilen ancak Genel Kurulda oylaması bugün yapılan sözde Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin karar tasarısı 32 lehte oya karşı 38 oyla reddedildi.

YÖK'ten 'Uluslararası Ermeni Konferansı' çağrısı

Selma Kasap
YÖK Başkanı Saraç, Alman Federal Meclisi'nde Ermeni iddialarına ilişkin alınan karara karşı, konunun üniversitelerde bilimsel zeminde ele alınması ve tartışılması gerektiğini belirterek, iddialara karşı uluslararası nitelikte akademik bir konferans düzenlenmesi çağrısı yaptı.Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Alman Federal Meclisi'nde Ermeni iddialarına ilişkin alınan karara karşı, konunun üniversitelerde bilimsel zeminde ele alınması ve tartışılması gerektiğini belirterek, iddialara karşı uluslararası nitelikte akademik bir konferans düzenlenmesi çağrısı yaptı.