Kars'ın Digor ilçesinde Beş Kiliseler olarak adlandırılan
tamamı kubbeli ve kesme taştan yapılmış Aziz Karapet, Meryem Ana (Surp
Astvatsatzin), Aziz Krikor ve Aziz Stefanos kiliseleri bakımsızlık ve
ilgisizlik nedeniyle tamamen yok olurken, Beş Kiliseler'den geriye kalan son
kilise olan Aziz Sarkis Kilisesi'de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. İlçeye
5 kilometre uzaklıkta bulunan bir vadide üç kaya çıkıntısı üzerine kurulu Beş
Kiliseler'den günümüze kadar kalmayı başaran Aziz Sarkis Kilisesi, hazine
avcılarının talanı ve yetkililerin ilgisizliği nedeniyle kaderine terk edildi.
Gündeliğe sızıp yüzleşmeye mecbur eden tökezleme taşları
Yazar: Osman Oğuz
Bizim memleketin dört bir yanı da, katledilmiş veya
sürgüne yollanmış Ermenilerin, Rumların, Êzîdîlerin, Süryanilerin ve başka
gayrimüslim halkların hatıralarıyla dolu. Şu günlerde birçok kentin övünerek
“turistik mekâna” dönüştürdüğü, “Antep Evi” gibi tarihi görmezden gelen
isimlerle broşürlere taşıdığı mekânlar, bu halkların artlarında bıraktığı
mirastan başkası değil… Oysa mutfağından zanaatlarına, taş oymacılığından kent
planlamasına kadar birçok şehrin kültürü, başka halkların etkisi bugüne uzanan
katkılarıyla dolu. “Köyümüzün eski adı” diye andığımız, Kürtçe veya Türkçe
sandığımız isimlerin çoğunun Ermenice veya Rumca olduğunu da uzun süredir
öğrenmiş bulunuyoruz. İnsan, komşularıyla birlikte bir kültür inşa etmekten,
renklilikten, dayanışmadan utanır mı? Tarihindeki “birlikte yaşam” pratiklerini
dahi gizleyip saklamaya çalışır mı? Evvelde birlikte yaşadığı halkların adını
küfre dönüştürür mü? Eğer “günahla yüzleşme” konusunda tek bir adım atılmamış
ve günahlar işlendiği tazeliğiyle bugüne ulaştırılmışsa, evet… Ne de olsa,
siyasi hasımlarına “Ermeni”, “Alevi”, “Zerdüşt” gibi siyasal bir odağı değil
doğrudan bir halkı işaret eden ithamlarla “küfrettiğine” inanan bir reisin
cumhuruyuz!
Soykırımlara tepki insan olmaya çağrıdır
Faik Akçay- Aydınlanma
Ermeni Soykırımı sürecinde, Osmanlı İmparatorluğu’nda
yaşayan Ermenilerle ilgili bazı sayısal veriler şöyledir: “Uygulama sonucunda,
operasyonun beyni Talat Paşa’nın özel defterinde 972 bin 246 Ermeni’nin o ana
kadarki topraklarından koparıldığını göstermektedir. 1911 yılında 1 milyon 256
bin 403 olan Osmanlı Ermenileri’nin kayıtlı nüfusu, tehcir sonrası 284 bin 157’ye
düşürülmüştür.”(1)
Ermeni asıllı Türk vatandaşları, Kayseri'deki kilisede düzenlenen ayine katıldı
Ermeni asıllı (Ermeni demek istiyor kendince HYETERT) Türk vatandaşları, Kayseri'deki tarihi Surp
Krikor Lusavoriç Kilisesi'nde ayin yaptı. Caferbey Mahallesi'nde bulunan
kilisedeki ayine, Beyoğlu Ermeni Kilisesi Başpapazı Miron Ayvazyan ile
İstanbul'dan gelen 50 Ermeni asıllı Türk vatandaşı katıldı. Yaklaşık 2 saat
süren ayinde, bir çocuğun vaftiz töreni de gerçekleştirildi.Uzman: Halep, Suriye Ermenilerinden kurtulmak için Türkiye’nin emriyle bombalanıyor
Arabist Armen Petrosyan, “ Niçin aynı Cebet
El-Nusra, gene IŞİD’e karşı savaşan
Suriye hükümet güçlerine karşı savaşıyor. Türkiye’nin onlara yardım ettiği
barizdir″ dedi. Türkiye’nin Suriye Ermenilerinden kurtulmayı arzuladığını
kaydeden uzman, Mayıs sonunda Ermeni mahallelerine yönelik yeni operasyonlara
teşebbüs edilmesine dikkat çekti.
Ermeni soykırım iddialarına karşı çıkmayı suç sayan general şimdi nerede
Emekli Deniz Kurmay Albay Koray Eryaşa, “Ermeni
Soykırımı” iddialarına karşı kurulan Talat Paşa Komitesi Başkanı İsmail Hakkı
Pekin’in raporuyla “Sözde Ermeni soykırımı ile ilgili Akademik Tezler” isimli
açık belge nedeniyle casuslukla suçlandığını ve ceza aldığını açıkladı. Balyoz ve Askeri Casusluk davasından yargılanıp beraat
eden emekli Deniz Kurmay Albay Koray Eryaşa, dönemin Genelkurmay İstihbarat
eski Başkanı ve Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Pekin
hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Patrik Vekili’ne Ermenistan’dan tepki
Hrant Kasparyan/ Yerevan/
Erdoğan’a mektup göndererek
Almanya’nın Ermeni Soykırımı’nı tanımasını “teessürle” karşıladığını söyleyen Türkiye Ermenileri
Patrik Vekili Ateşyan’a Ermenistan’dan tepki var. Taraf’a konuşan Ermenistan
Bağımsız Milletvekili Aragats Akhoyan, “Ateşyan, devlet yanlısı tutumuyla görev
süresini uzatmak istiyor” dedi.
Քիմ Քարտաշեանը Դարձած է «Լոս Անճելըսի Մանկական Հիւանդանոցի Պատուաւոր Հայ Դեսպան»
Քիմ Քարտաշեանը վերջերս արժանացած է յատուկ շնորհակալութեան՝
Լոս Անճելըսի մանկական հիւանդանոցին օգնելու համար: Հիւանդանոցի նախագահ Փոլ Վիվիանոն՝
«Լոս Անճելըսի մանկական հիւանդանոցի պատուաւոր դեսպաններ»ուն հետ հանդիպման ժամանակ՝
Քիմ Քարտաշեանին նուիրած է յուշատախտակ մը:
Քիմը նաեւ ճանչցուած է «Լոս Անճելըսի մանկական հիւանդանոցի պատուաւոր հայ դեսպան»:
Այս մասին կը հաղորդէ Artsakhpress.am-ը։
“En İyi Ermeni Ölü Ermenidir" Meselesi
Migirdic Margosyan
Neredeyse daha alfabeyi söker sökmez okullarımızda
okutulan "resmi tarih"e göre; bizleri sırtımızdan hançerleyen Ermeni
çetelerinin hainliklerini sular seller gibi hatmettikten sonra, şimdi bugün bu
saat oturup sil baştan "yeni" bir tarih yazacaksak, peki o zaman bu
"eski" ama bir türlü eskimeyen "milli ezberler"imizi hangi
halının altına süpüreceğiz zo! Kendi kapımızın önünü henüz temizlememişken,
beri taraftan komşumuz Suriye'ye sanki üstümüze vazifeymişçesine
"akıl" hocalığına kalkışıp, "demokrasi havarisi" kesilip,
akabinde de hani mil pardon bir çuval inciri bilmem ne yaptıktan sonra,
şimdilerde de etrafımızda, sağımızda solumuzda dost arayıp inlerken, bula bula
Almanya'nın "ihanet"iyle karşılaştığımızda; bu kez de İstanbul'daki
Alman Konsolosluğu'nun önünde, tıpkı "eşeğini dövemeyen semerini
döver" misali Almanya'ya sözde kızarken, diğer yandan "En iyi Ermeni
ölü Ermenidir " avaz avaz bağırırken, acaba farkında olmadan hangi
acizliğimizi sergiliyoruz ağparik!
Ermeniler Üzerine Talihsiz Sözler
Yannis V. Yaylalı / yannisvyaylali@hotmail.com
HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ağabeyi Nurettin
Demirtaş Almanya’da yayınlanan Yeni Özgür Politika gazetesinde “Ermeni
milliyetçiliğinin Kürt düşmanlığı” başlıklı bir yazı yazmış. İki kişinin
hapishane tanıklığı üzerinden Ermeni ulusunu mahkûm etmek Nurettin Demirtaş
gibi bir arkadaşa yakışmamış. Elbette milliyetçilik hastalığı çeşitli türevleri
ile her yerde mevcut, fakat bir ulusu bu şekilde mahkûm etmek doğru değil. Bir
de Besa Hozat arkadaşın Rum lobisi, Ermeni lobisi (nefret söylemi de içeren)
gibi gayri ciddi açıklamasını kendine dayanak yapması hiç anlaşılır değil.
Numan Kurtulmuş'tan Almanya'ya çok sert eleştiri
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, sözde Ermeni
soykırımı tasarısının Alman Meclisi’nde kabul edilmesine ilişkin, “1915’in
hakikati nedir, kim bunu öğrenmek istiyorsa hodri meydan” dedi… İftara Başbakan
Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, AK Parti İstanbul İl Başkanı
Selim Temurci, Bayoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, İstanbul Müftüsü
Rahmi Yaran, Ermeni Patrikhanesi Dinlerarası İlişkiler Sorumlusu Episkopos
Sahak Maşalyan, Süryani Ortodoks Cemaati Ruhani Lideri ve Patrik Başvekili
Metropolit Yusuf Çetin, Azınlık Vakıflar Temsilcisi Laki Vingas, sivil toplum
kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. (Sayın Bakan haklı
hemen iki devlet anlaşarak konuyu bir uluslararası mahkemeye taşısın ve sonucunu kabul etsin.
HYETERT)
Eski Ermeni Kilisesi’nde İftar Programı
Çanakkale’de eski Ermeni Kilisesi’nde Çanakkale Onsekiz
Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tasavvuf Topluluğu tarafından iftar düzenlendi.Çanakkale’de
17. yüzyılda inşa edilen, uzun yıllar ayinlerin yapıldığı Surp Kevork Ermeni
Kilisesi’nde Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tasavvuf Topluluğu
tarafından iftar düzenlendi. Kilise, dönem dönem silah deposu, etnografya
müzesi, kültür merkezi ve güzel sanatlar bölümü dersliği olarak kullanıldı.
Eski yapı, son olarak ÇOMÜ Tasavvuf Topluluğuna, Kültür ve Sanatevi olarak
kullanılması için tahsis edildi.
Türkiyeli Ermenileri bölen mektup!
Almanya'nın "soykırım" tasarısını kabul
etmesiyle başlayan tartışmalar Türkiye'de yaşayan Ermenileri de böldü.Türkiye
Ermenileri Patrik Vekili Başepiskopos Ateşyan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan'a Alman Federal Meclisinde Ermeni iddialarına ilişkin alınan karar ile
ilgili bir mektup göndermişti. Suikastle öldürülen Hrant Dink'in genel yayın
yönetmenliğini yaptığı Agos gazetesi ise "Sarayın Patrik Vekili"
manşetiyle çıktı. Gazete başyazısını ayırdığı mektup için Ateşyan'a tepki
gösterdi.
Nurettin Demirtaş: Almanya Türk-Ermeni milliyetçiliğini kızıştırıyor
HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın ağabeyi, DTP
eski Genel Başkanı, Nurettin Demirtaş, örgütün Avrupa'daki gazetesi Yeni Özgür
Politika'ya açıklamalarda bulundu. "Ermenistan cezaevlerinden çıkanların
yanında Ermeni dostluğundan bahsetmeye korkuyor insan: 'Bana Ermenilerden
bahsetmeyin' diye kestirip atıyorlar" diyen Demirtaş, Ermeniler'in
Kürtler'e yönelik katliam yaptığını iddia etti. Ermenistan'da gözaltına alınan
ve tutuklanan PKK'lileri hatırlatan Demirtaş, "Bundan daha önemlisi gözaltı,
mahkeme ve cezaevi süreçlerinde Ermeni yetkililerin söyledikleridir: 'Hakkari
taraflarında en küçük çocukları dahil birçok Kürt aileyi imha ettik, daha da
öldürmeye devam edeceğiz' 'Ağrı, Van ve diğer yerleri elinizden alacağız!'
Bunlar maalesef bir-iki kendini bilmez-aymazın sözleri değil, bir istisna olsa
anmaya bile değmezdi"ifadelerini kullandıktan sonra şöyle devam etti: "Hakkari’de
ne zaman nasıl katliam yapmışlar bilemiyoruz fakat boşuna bu sözü sarf
etmedikleri son 30 yıl içinde yaşanan katliamlardan bellidir: Gerek PKK
gerillası kılığına girerek, gerekse bizzat Türk komandoları adıyla yüzlerce
cinayet işlendiği kayıtlıdır." (Yoruma gerek var mı? HYETERT)
AP Çek milletvekili: "Almanya'nın kararı domino etkisi yaratabilir"
Çek gazeteci, Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili,
Evranest Parlamenter Asamblesi heyet üyesi Jaromir Ştetina, Çek Cumhurbaşkanı
Miloş Zeman'ın, kendi ülkenin parlamentosuna ve hükümetine, Almanya örneğine
takip etme çağrısını olumlu bir adım olarak değerlendirdi. Ermenistan kaynaklı
"ArmenPress" haber ajansına konuşan Ştetina, "Cumhurbaşkanı'nın
sözü, tabi ki etkileyicidir. Ben, bu adımını tamamen destekliyorum. Çünkü Çek
Parlamentosu henüz Ermeni Soykırımı'nı tanımadı. Bu, ülkemizin ayıbıdır"
ifadelerini kullandı.
Guardian: Dokunulmazlık yasası Ankara'nın AB umudunu bitirdi
Guardian yazarı Simon Tisdall, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan'ın dokunulmazlık yasasını onaylamasıyla Türkiye'nin Avrupa Birliği
üyeliği olasılığının tamamen kaybolduğunu yazdı. Tisdall İngiltere'nin Avrupa
Birliği'nden (AB) çıkmasının oylanacağı referandum öncesi, AB'den çıkma yönünde
kampanya yapanların savunduğu gibi Türkiye'nin 2020 itibarıyla AB üyesi olma
ihtimalinin kalmadığını belirtti. Tüm aday ülkelerin demokratik yönetim ile hukukun
üstünlüğü, ifade özgürlüğü ve azınlıkların korunması gibi temel değerlere bağlı
kalmasını şart koşan 1993 tarihli Kopenhag kriterlerine uymasının öngörüldüğünü
hatırlatan Tisdall "Türkiye bu kriterlere uyum sağlamakta zorlanıyor"
dedi: "Bu yeni önlemler AB üyeliğini daha da
imkânsızlaştırıyor. Yasanın muhalif milletvekillerine karşı siyasi amaçlı
kovuşturmalara izin vererek Erdoğan'ın iktidardaki neo İslamcı Adalet ve
Kalkınma Partisi'ne karşı parlamentodaki muhalefetin içini daha da boşaltması
bekleniyor.
Almanya'nın soykırım kararına evet diyen Türkiye kökenli 11 vekile Nobel önerisi
Süryani Soykırım Araştırmalar Merkezi 11 vekil için Nobel
adaylığı mektubu yazdı. Seyfo Center olarak da bilinen Süryani Soykırım Araştırmalar Merkezi’nin
Başkanı Sabri Atman, Nobel Barış Ödülü Komitesi’ne mektup yazarak Almanya’daki
Ermeni Soykırımı tasarısının kabul edilmesi yönünde oy veren Türkiye kökenli
vekillere Nobel Barış Ödülü verilmesini önerdi.
Sharmazanov: ''Aliyev'in açıklaması saçmalık''
Ermenistan Parlamento Başkan yardımcısı Eduard Sharmazanov'dan Azerbaycan
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ''Sadece Karabağ'ın değil , Syunik'ten Yerevan'a
kadar Azerbaycan'ın tarihi toprakları olduğu'' iddiasına sert tepki geldi.Aliyev'in
açıklamasını komik ve saçmalık olarak nitelendiren Sharmazanov ''Aliyev bir
cümle ile tüm dünya tarihinin büyük tarihçilerini yalanlıyor... dedi.
eNewsletter of the Eastern Diocese
Saintly Defiance
The king ruled over an empire of many nations, and had a
great opinion of himself. He had his own image sculpted in a statue of gold, 90
feet tall, and ordered all the authorities of his realm—political, judicial,
religious—to fall down and worship it. Predictably, they all did. Almost all. For among the captive nations ruled by King
Nebuchadnezzar, three Hebrew men refused to obey the command. Shadrach,
Meshach, and Abednego were identified by lackeys of the king, and brought
before his angry judgment. The king offered them a simple choice—worship the
idol or die—along with a menacing question: “Who is the god that will deliver
you out of my hands?”
Ukrayna Parlamentosu Fener Patrikhanesi'ne başvuracak
Yunanistan'ın Girit adasında önümüzdeki hafta bin yıl
aradan sonra düzenlenecek olan Ortodoks Konsülü öncesinde Ukrayna
Parlamentosu'nda iktidar partilerine mensup milletvekilleri, Fener
Patrikhanesi'ne, Ukrayna'da Rus Kilisesi'nden bağımsız Ukrayna Ortodoks
Kilisesi kurmasına yardımcı olması için çağrıda bulunmaya hazırlanıyor.
Kocharyan: ''Ateşyan'ın mektubu İstanbul Ermenileri'nin baskı altında yaşadığını kanıtlıyor''
Ermenistan Dışişleri Bakan yardımcısı Shavarsh Kocharyan İstanbul Ermeni Patrikhanesi Vekili Aram Ateşyan'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yazdığı mektubun, İstanbul Ermenilerinin baskı altında yaşadığını kanıtladığını dile getirdi.... Ermenistan Parlamentosu Müreffeh Ermenistan grup temsilcisi
milletvekili Naira Zohrabyan, Ateşyan’ın yaptığının daha önce Ermeni tarihinde
görülmemiş aşağılıkta bir davranış olduğunu söylerken Eçmiadzin’e çağrıda
bulundu , “Bu kişi görevden alınmalıdır, bu aynı zamanda bana farklı kanallar
ile ulaşan birçok İstanbullu Ermeninin de arzusudur” şeklinde konuştu. Zohrabyan’ın
bu çağrısına Eçmiadzin’den cevap geldi. Mayr Ator (Ana Merkez) Eçmiadzin Haberleşme Bölümü Müdürü Kahana Vahram
Melikyan “Bolis Ermeni Patrikliği orada yaşayan insanlar yani Ermeni cemaati
için sorumludur. Bugün o ülkede ne kadar büyük bir korku ortamı olduğunu
hepimiz biliyoruz. Ateşyan’ın bu adımı cemaatini korumak ve Türk milliyetçilerin olası saldırılarını
engellemek için atılmıştır. Kısaca bu
adımı ihanet olarak değil, bir koruma adımı olarak görmek gerekir” şeklinde
konuştu.
Amal Clooney, soykırım kurbanı Ezidilerin haklarını savunacak
ET Online’ın verdiği habere göre, aktör George Clooney’nin eşi Amal Clooney,
İŞİD terör örgütü tarafından soykırıma uğrayan Ezidilerin haklarını savunacak. İŞİD
militanları Irak’ın kuzeyindeki kentleri işgal sonrasında kitlesel katliamlar
gerçekleştirdiler. Ayrıca kadınları seks kölesi olarak kaçırdılar. Clooney
açıklamasında ″Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi,
İrak’ta İŞİD tarafından Ezidilere soykırım uygulandığını kabul etti. Nasıl olur
da insanlığın bilindik en ciddi suçları gözlerimiz önünde icra edilir, ancak
Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından cezalandırılmaz″ dedi.
Ermeni Soykırımı’na ithaf edilen bale performansı "Emmy” ödülüne layık görüldü
ABD’de Televizyon'un Oscarları olarak nitelendirilen Emmy
Ödülleri sahiplerini buldu. Ermeni Soykırımı’na ithaf edilen “Yaşamamız için
öldüler” bale performansı ABD “Emmy” ödülüne layık görüldü. Ödül, bale
performansı yapımcıları olan Diane Paskerian ve Charles Paskerian’a verildi.
Beşikçi: 'Seni başkan yaptırmayacağız' anlayışı yanlıştı
PKK'yı, HDP'nin 7 Haziran'da TBMM'ye 80 milletvekili
göndermesi ardından 'geri planda kalmamakla' eleştiren Beşikçi, "HDP’nin,
PKK’yı, Kandil’i ikna edememesi de şüphesiz bir zaaftır. 80 milletvekili
karşısında, PKK/Kandil artık geri planda kalmalıydı. PKK/Kandil bu bilinçte
olmalıydı. Ama PKK’nın, Kandil’in bunun bilincinde olması gerekirdi. Sonuçta bu
tutum elbette HDP’ye büyük zarar vermiştir" dedi. 'Çözüm sürecinde'
yapılan görüşmelere de değinen Beşikçi, müzakerelerin İmralı'da tutuklu bulunan
Abdullah Öcalan’la yapılmasını da sakıncalı buldu: "Görüşmeler, HDP ile
yapılmalıdır. HDP, görüşmeler sürecinde Kandil’le irtibatlı olur. Abdullah
Öcalan’ın çok daha yoğun bir baskı ve kuşatma altında olduğu biliniyor. Bu
koşullar altında, milletvekilleri tarafından Kandil’e ulaştırılan mektupların
içeriğinde, devletin/hükümetin istediklerini dışında bir ifade olabilir
mi?"
“Dersimli” Kemal Kılıçdaroğlu’nun Siyasi Açmazları
Mustafa
Elveren*
“Dersimli” Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP
genel başkanı olmasıyla birlikte demokrasi mücadelesine katkı yapacağını
düşünmüştüm. Bazı olumsuz davranışlarını (Aleviliği, kürdlüğü, sosyal
demokratlığı, vs.) normal karşılamış, bu durumu “güvercin tedirginliği” ve
“dürüstlüğü”ne bağlamıştım. Ne yazık ki, gerçeğin öyle olmadığını
geç de olsa anladım. Şöyle ki: 1. Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı seçildiğinde Aleviliğini
ve kürdlüğünü dolaylı olarak inkâr etmesi. 2. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde MHP’li Ekmeleddin İhsanoğlu’nu
ortak aday olarak göstermesi. 3. Belediye seçimlerinde Ankara Büyük Şehir başta olmak üzere
birçok il ve ilçede MHP’li adayları göstermesi. 4. 7 Haziran seçimleri sonucunda her ne sebeple olursa olsun
Deniz Baykal’ın TBMM Başkanlığına aday olmasına göz yumması.
Sessizlikten sessizliğe ? Ermeni kimliği ve Müslümanlaştırılmış Ermeniler
Laurence Ritter / Sosyoloji doktoru
Kısa süre önce «saklı » ve «Müslümanlaştırılmış » Ermeniler meselesi su yüzüne çıktı. Türkiye’de bazı tabuların yıkılmasından yararlanarak bazı Ermenilerin kimlik uyanışları olgunun farkına varmayı sağladı. Max Sivaslian ile birlikte hazırladığı «Kılıç artıkları » kitabının yazarı, sosyolog Laurence Ritter bu makalede bize Ermenilerin Türkiye toplumunda kendilerini tanımlamakta yaşadıkları zorlukları ve az ya da çok karmaşık durumları aktarıyor. Yerleştikleri ülkelerde kültür kaybına uğrayan diaspora Ermenileri ile bu gruplar arasında paralellik kuruyor. “Müslümanlaştırılmış” Ermenilerin kimlik tartışması diasporada asimilasyon ve kimlik sorunlarında yankı buluyor. Laurence Ritter otoriterleşen bir sistemde Türkiyeli Ermenilerin kimliklerine yeniden sahip çıkmalarına dair mevcut hareketi tehdit eden unsurları da belirtiyor.
Bundestag tarafından Ermeni Soykırımının tanınması Türkiye’yi tuhaf bir duruma düşürdü
Dışişleri Bakan yard. Şavarş Koçaryan’ın ifadesiyle
‘katılımcının suç ortaklığını kabul edip, suçlununsa reddettiği koşullarda’ bu
sonuncunun davranışı en azından tuhaf olmaktadır. Muhabirlerden birinin
"Tasarının kabul edilmesine ilişkin Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili
Aram Ateşyan’ın Türkiye cumhurbaşkanına mektubuna" ilişkin imasına
Koçaryan şu yanıtı verdi: "Yorumlamak istemem ancak sadece İstanbul’da
değil, birçok yerde Ermeniler üzerine büyük baskı uygulandığı anlamına
gelmektedir".
Türkolog: Ermeni Patrik makamı Türkiye iç ve dış politika çıkarları için kullanılıyor
Yerevan Devlet Üniversitesi Şarkiyat Fakültesi Dekan
Yardımcısı, Türkolog Ruben Melkonyan, tarihe bakıldığı zaman hiç bir Ermeni
Patriğin tarihi gerçeklerden uzak değerlendirmelerde bulunmadığını, ancak Aram
Ateşyan’ın böyle açıklamalar yaparken Ermeni Patrik makamının Türkiye iç ve dış
politika çıkarları için kullanıldığını açıkladı. Melkonyan “Çeşitli dönemlerde
Ermeni Soykırımı yıldönümlerinde Bolis (İstanbul) Ermeni Patrikleri
açıklamalarında siyasi ve tarihi değerlendirmelerden uzak durabildiler, ancak
Aram Ateşyan tarihi tahrif ederek bunu yapıyor. Çok önemli bir şey de
vurgulamak gerekiyor: Aram Ateşyan, Ermeni Apostolik kilisesinin yüksek rütbeli
rahiplerinden biri olduğuna rağmen Ermeni Kilisesi’nin ve Tüm Ermenilerin
Katolikosu’nun tutumlarına karşı açıklamalarda bulunuyor.”
Ermenistan Türkiye Sinemasi atölyesine başvuruda son hafta
Ermenistan Türkiye Sinema Platformu (ETSP), proje
geliştirme atölyesinin tarihleri açıklandı. 11-13 Temmuz 2016’da, Yerevan’da
yapılacak atölyeye, 15 Haziran’a kadar başvurmak mümkün. ETSP, 8. yılında proje
geliştirme atölyelerine devam ediyor. Türkiye ve Ermenistan’ın yanı sıra iki
ülkenin de diasporasına açık olan atölye iki gün sürecek. Kısa filmci ve
belgeselcilere açık olan atölyede, katılımcılar proje sunumlarını yapacak, bire
bir toplantılar düzenlenecek.
Lammert Erdoğan'a sert çıktı
Alman Federal Meclisi Başkanı Norbert Lammert, Ankara'nın
tavrını sert bir dille eleştirdi. Tek bir vekile tehdit yoluyla baskı yapmanın,
tüm parlamentoya saldırmakla eşdeğer olduğunu" vurgulayan Lammert,
Türkiye'den özellikle siyasetçiler tarafından yapılan eleştirilerin meclis
üyelerine yönelik tehdit ve hakaretlere zemin hazırladığına işaret ederek,
"Türkiye'deki bazı üst düzey politikacılar açıklamalarıyla, Ermeni
soykırımı kararı nedeniyle Meclis üyelerine nefret dolu tehditler ve hakaret
içeren söylemlere kısmen ön ayak oluyor" eleştirisini getirdi.Lammert
"21. yüzyılda demokratik bir seçimle işbaşına gelmiş bir cumhurbaşkanının,
yine demokratik seçimle görevlendirilmiş Alman Federal Meclis üyelerinin
Türkiye kökeninden şüphe etmesini, kanlarını 'bozuk' olarak
nitelendirebileceğine hiç ihtimal vermezdim" dedi ve "Meclis
üyelerinin bir de teröristlerin uzantısı olduğu yönündeki iddialarını tamamen
geri çeviriyorum" şeklinde konuştu.‘Hakaret ve tepkiler soykırımın daha çok tartışılmasını sağladı’
Almanya’nın Ermeni Soykırımı’nı resmen tanımasının
ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hedef aldığı Alman Yeşiller Partisi Eş
Başkanı Cem Özdemir, tasarının kabul edildiği 2 Haziran’dan sonra yaşananları
anlattı. Almanya’nın aldığı kararla Türkiye’ye “Biz de oradaydık” mesajı
verdiğini söyleyen Özdemir, kendisine yönelik hakaret ve tehditlere ilişkin
olarak da “Soykırımın daha çok tartışılmasını sağladı” dedi.
Screening of the Award-Winning Movie “The Cut“ at OIA Center.
Rhode Island Senatosu Ermeni Soykırımı eğitim programı eyaletin müfredatına dahil eden yasayı onayladı
Holokost’u ve başka soykırımlarını anlatan eğitim programını
ABD Rhode Island eyaletinin müfredatına dahil edecek yasa tasarısı yakında
Temsilciler Meclisinin oylamasına sunulacak. Senato tarafından oybirliği ile
onaylandığı yasa tasarısı Ermeni Soykırımı’nı, Holokost’u, Kamboçya, Irak,
Ruanda ve Darfur soykırımlarını da kapsayan eğitim programının, 7 -12. sınıfların müfredatı içerisinde zorunlu
kılmasını öngörüyor. Şu anda ABD eyaletlerinden California, Florida, Illinois,
Michigan, New York, New Jersey ve Pennsylvania’da artık bu gibi yasalar kabul
edilmiş durumundadır.
Yahudi Soykırımı’nın inkârına hapis cezası
İtalya, Yahudi Soykırımı’nın inkârının hapis cezasıyla
cezalandırılmasını öngören yasa tasarısını kabul etti.İtalyan milletvekilleri,
Yahudi Soykırımı'nın inkârı ve belirli etnik gruptaki insanlara karşı nefret
çağrılarına 2-6 yıl arasında hapis cezası öngören yasa tasarısını kabul etti.İtalyan haber ajansı Ansa'nın haberine göre, 237
milletvekili yasa tasarısına evet derken, 5 kişi hayır oyu kullandı. 102
milletvekili ise çekimser kaldı.(Tabi Perincek yok oralarda fırsattan istifade:)HYETERT)
Ermeni İş Adamı, Oğlunun Düğünü İçin 2 Milyon Dolar Harcadı
Milyarder Ermeni iş adamı Samvel Karapetyan, oğlu Sargis
Karapetyan'ın düğünü için 2 milyon dolarlık harcama yaptı. Son zamanların en
görkemli düğünlerinden biri geçtiğimiz günlerde gerçekleşti. Milyarder Ermeni
iş adamı Samvel Karapetyan'ın oğlu Sargis Karapetyan, Salome Kinsturashvili ile
Rus ve Ermeni cemiyet hayatının önde gelen konuklarının tanıklığında evlendi.AB Parlamento Başkanı'ndan Erdoğan'ı kınayan mektup
Avrupa Birliği (AB) Parlamento Başkanı Martin Schulz,
Türkiye Cumhurbaşkanı'nın Almanya Bundestag'ı tarafından onaylanan Ermeni
Soykırımı tasarısı konusundaki konuşmalarını kınadı. Schulz, konuyla ilgili Recep Tayyip Erdoğan'a
bir mektup iletti. Mektutan bazı alıntılar Alman basınına da sızdı. AB Parlamento başkanı, Alman Federal Meclisi'nin Türk
kökenli milletvekillerine yönelik Erdoğan'ın açıklamalarına cevaben şunları
kaydetti: "Böyle bir adım, tabulerin açık ihlalidir .Ben bunu sert bir
şekilde kınıyorum." Parlamentodaki milletvekilleri, görev tanımları
çerçevesinde kendilerini fikir ayrılıklarından bağımsız olarak özgürce ifade
etme hakkına sahip olduklarını dile getiren Schulz, " Buna istinaden asla
terörist olarak nitelenemezler." diye ekledi. Milletvekillerinin yargılanması olasılığını
"söz konusu bile olamaz" diyen Schulz, kendisini milletvekillerini
"korumak zorunda hissettiğini" kaydetti.
Stratejik ilişkilerde soykırım gerilimi
Soykırım gerilimi, güvenlik ve savunma alanında stratejik
öneme sahip Türk-Alman işbirliğini etkileyecek mi? Uzmanlar ihtimal vermiyor
ancak endişeli bekleyiş sürüyor. Türkiye ile Almanya arasında soykırım gerginliği
tırmanırken, “ilişkiler bundan zarar görecek” restini çeken Ankara’nın
tepkisini hangi alanlarda göstereceği belirsizliğini koruyor. Siyasi
gözlemcilere göre, Türkiye ile Almanya yol ayrımında. Siyasi gerilimin
ilişkileri her alanda zedeleyecek boyutta tırmanmasına izin mi verilecek? Yoksa
Federal Meclis’in soykırım kararı bir görüş ayrılığı konusu olarak kendi
dinamikleri çerçevesinde tartışılırken, her iki ülkenin çıkarına olan stratejik
alanlardaki işbirliğine devam edilmesi mi tercih edilecek?
'Almanya yanlışından geri dönmeli'
Alman parlamentosunda 1915 olaylarının 'soykırım' olarak
niteleyen tasarının onaylanmasına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Almanya
bu yanlış adımdan dönmeyecek olursa bizim de atacağımız adımlar farklı
olacaktır" dedi.
FETÖ’nün kanı bozuk yazarı da ‘soykırım’ dedi
Yarına Bakış adlı sözde gazetede Ümit Kardaş isimli
yazar, Almanya’nın aldığı “Ermeni” kararına destek vererek alçakça “Ermenilere
soykırım yapıldı” diye yazdı.. İşte Paralel Yapı’nın “kapatın artık bu gazeteleri” dedirten
yayın organında yayımlanan o yazı: Almanya, aklı ve vicdanı öne çıkarıp, medeni
bir şekilde Ermenilere yapılan mezalimin suç ortağı olduğunu kabul ederek doğru
olanı yaptı. İttihat ve Terakki ile yaptığı suç ortaklığı nedeniyle
özeleştiride bulundu, vicdanlıca sorumluluğunu üstlendi, akıllıca elini kolunu
bağlayan prangaları attı, toplumunu ve siyasetini bu olay nedeniyle iyileştirme
yoluna soktu. Almanya, geçmişinden gocunmadan bu zulme ortak olanlarla yolunu
ayırmasını bildi,“onlar benim ecdadım” demeden objektif ve ilkesel bir tavır
sergiledi ve özür dilemesini bilen bir kültüre sahip olduğunu da gösterdi.
Almanya’nın bunu hangi siyasî saikle yaptığı hiç önemli değil. Aslında bunu
Erdoğan ve Merkel birlikte yapabilirlerdi. Bu, Türkiye’yi güçlendirir ve
itibarlı hale getirirdi. Oysa İttihat ve Terakki vandallığının zihniyet
kodlarıyla yaşayan siyasetçi ve bürokrat erbabının beyanları hepimizi
medeniyetten, akıl ve vicdandan uzak bir çapsızlığın ve kalitesizliğin içine
gömdü. Köşemin elverdiği ölçüde bu meseleyi bir süre analiz etmeye çalışacağım.
Ermeni soykırım iddialarını kabulden bir şey olmazmış
Dr. Ahmet H. Kepekçi
/ posta@ahmethamdikepekci.com
Ülkemizde gündem sürekli değişse de temelde sorunlar
aynı. Son yaşadığımız gündem Almanya'nın ermeni soykırım
iddialarının kabulü oldu. Hükümet başta olmak üzere, gereken tepkide
gösterilmedi. Ayrıca oylama öncesinde de hükümet gereken diplomasiyi ortaya
koymadı. Hele oylama sonrasında bundan bir şey olmaz yaklaşımı kurbanlık koyun
gibi başına gelecekleri kabullenmiş bir devlet ve hükümet görüntüsü verdi. Ermenilerin
4T diye bilinen dünyanın kabul ettiği ve devletimiz tarafından da çok iyi
bilinen açılım, maalesef hükümet tarafından pek de dikkate alınmıyor.
Batının Türkiye Aleyhtarlığının Tarihi Kökeni
Dr. Oğuzhan Yanarışık / Akademik Perspektif Enstitüsü
Başkanı
Ortalama bir Batılının bu kasıtlı yanlış bilgilendirme
bombardımanının etkilerinden kurtulabilmesi oldukça zor. Türkiye’ye sempati ile
bakanlar arasında bile, Türkiye hakkında seyrettiği, okuduğu veya dinlediği pek
çok olumsuz yayının izlerini görmek mümkün. Tarihî kökenleri derinlere uzanan
bu karalama kampanyasında, Osmanlı’ya karşı duyulan nefretin ciddi bir payı
var. Nitekim özellikle pek çok tarihi çalışmanın da açıkça ortaya koyduğu
üzere, İstanbul’un fethinden itibaren, Avrupa’daki kiliselerde Türklere karşı
dinî ayinler düzenlenmeye başlandı. Osmanlı’nın sürekli zafer kazanıp Avrupa
içlerine doğru ilerlemesiyle birlikte, Türklerin Hristiyanlığı yok edeceği
korkusu bütün Avrupa’yı sardı. Kilise, bu duruma ilginç önlemler almaya
çalıştı. Örneğin, Prag Başpiskoposu Türklerin Hristiyanlık üzerindeki
galibiyetlerini ve yaklaşan tehlikeyi halka hatırlatması için, her Cuma saat
dokuzda kilise çanlarının çalınması talimatını verdi. 16. yüzyılda yaşamış
Viyana Piskoposu Fabri, vaazında cemaatini uyarıyordu: “Bu gökyüzü altında
Türklerden daha merhametsiz ve daha gözü pek cani yoktur. Genç yaşlı veya kadın
erkek ayrımı yapmadan, herkesi katlederler.” Sadece 16. yüzyılda bile,
Avrupa’da Türk düşmanlığı ihtiva eden 2500 civarında kitap yazıldı. Böylece,
“kana susamış Türk” imajı zihinlere iyice kazınmaya çalışıldı (Karlsson, 2006).
Avrupa'dan Erdoğan'a sert mesajlar
Avrupa Komisyonu, Erdoğan'a “AB konusunda niyetini açıkça
söyle” çağrısında bulunurken, Avrupa Parlamentosu'nun en önemli grubu Hristiyan
Demokratlar'dan ilk defa “Türkiye güvenilir ülke olmaktan çıkıyor” mesajı geldi…
Oturumda Avrupa Komisyonu adına söz alan Genişlemeden sorumlu Avusturyalı
komiser Johannes Hahn, Ankara ile “bulunduğu coğrafi konum” nedeniyle birçok
konuda görüşülmesi ve işbirliği yapılması gerektiğini söylemekle birlikte,
“Türkiye'nin AB'den uzaklaşıp, bambaşka bir istikamete yöneldiğine” işaret
etti. “AB üyesi olmak isteyenin Türkiye olduğunu” hatırlatan Hahn, bunun için
şartlar olduğunu, bu şartların yerine getirilmemesi halinde üyeliğin mümkün
olamayacağını ifade etti. Hahn, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çağrıda bulunarak
"AB üyeliği konusunu ciddiye alıp almadığına açıklık getirmesini"
istedi. "Aksi halde bu konuya bu kadar zaman ayırılmış olması yazık"
şeklinde konuşan Hahn, "Biz hazırız ama sadece Avrupa koşullarıyla. Hukuk
devletine saygı müzakere edilemez. Demokrasinin Türk varyantı yoktur"
ifadelerini kullandı. Hahn, Avrupalı parlamenterlere "Ne siz ne de bizim
Başkan Erdoğan'dan korkmamız için sebep yoktur. Bizim inanç ve ilkelerimiz
ortada.
Agos’tan Erdoğan’a Mektup Yazan Ateşyan’a Mektup
Agos, Almanya’nın Ermeni Soykırımı’nı kabul etmesi sonrası Erdoğan’a mektup yazan ve Ermeni toplumunun üzgün olduğunu iddia eden Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan’a mektup yazdı...“Mektubu teessür, öfke ve hicap duyguları ile okuduk.” “Almanya’da kabul edilen Ermeni Soykırımı yasasına ilişkin Cumhurbaşkanı’na hitaben ve ‘Türkiye Ermenileri Cemaati olarak’ ifadesiyle yazmış bulunduğunuz mektubu teessür, öfke ve hicap duyguları ile okumuş bulunmaktayız. “Bu mektubu, o cemaate mensup olan ancak sizin dile getirdiğiniz görüşlerin içerik ve üslubuna katılmayanların sesi olarak kabul edin. “Bir halkın vatandaşı olduğu devletin kararı ve sistematik uygulaması ile yaşadığı topraklardan neredeyse topyekûn silinişini, ‘Birinci Dünya Savaşı’nın trajik dönemlerinde cereyan etmiş olaylar’ şeklindeki devlet söylemiyle tarifiniz, sizin de dahil olduğunuz halkın nezdinde atalara, kurbanlara ve kalanlara hakarettir.
Soykırımda fabrika ayarlarına dönüş
Cengiz Aktar
Aksi şaşırtıcı olurdu. Milliyetçi travmayla yatıp kalkan
bir memlekette Türk/Sünnî/Erkek olmayan her farklıya gösterilen şiddetin Ermeni
meselesine bulaşmaması mümkün değildi. Esasen ilk salvo Nisan başında “iki
devlet bir millet” soydaşımız Azerbaycan’ın Karabağ saldırısı sonrasındaki açık
tarafgir beyanla geldi. Ankara bütün diplomatik teamüllerin aksine Ermenistan’a
ayar verdi, Bakü dışında kimsenin dikkate almadığı ama bir kenara not ettiği
beyanlarda bulundu. Rusya’nın, Fransa’nın ve ABD’nin aksine Güney Kafkasya’da
günün birinde bir çözüm gerçekleşirse Türkiye’nin bu çözümde asla tuzu
olamayacağını bir kez daha kanıtladı. Ankara Bakü’nün (ve Katar ile Suud’un)
petrolü tükenene kadar onlara bağımlı olarak yaşayacak, başka kimsesi
olmadığından. Ermenistan politikası da bu bağımlılık ve elbet Ermeni
düşmanlığıyla belirlenecek.
Eğer ABD mahkemesi Ermeni Soykırımı'nı tanırsa, hükümet de aynısını yapmaya mecbur kalacak
"The Independent" gazetesi, şöyle yazdı:"ABD
vatandaşı olan üç Ermeni, Adana'dan birkaç kilometrelik mesafede bulunan
Amerikan İncirlik üssüne olan mülk haklarının iadesi talebiyle Kaliforniya
mahkemesine başvurdu. Bu, esrarengiz bir tarihi argüman değil, çok uygunsuz bir
siyasi durumdur"... "Independent", bir asır önce bu mükemmel
toprakların, Osmanlı Devleti'nde yaşayan Ermenilere ait olduğunu anımsattı:"Bu
topraklarda çiftlikler, evler, kilise, okul ve Adana'daki Hristiyanların
yazlıkları, bir de incir bahçeleri vardı. Osmanlı İmparatorluğu'nun işlediği
Soykırım sonucunda adeta tüm Ermeniler yok edildi. Onlar bıçaklarla
katledilerek toplu mezarlara atılmış, karıları tecavüz edilmiş, çocukları ise
canlı canlı yakılmıştır." Ermenilerin bu acısının , Rusya, Fransa ,
Almanya dahil dünyanın 20'den fazla ülkesi tarafından tanındığını hatırlatan
gazete, "İncirlik'i kaybetmekten ve Türkiye'yi kızdırmaktan korkan ABD,
Ermeni Soykırımı'nın tanınmasını hala reddeden az sayıdaki modern Batı
ülkelerinden biridir. Halbuki bu tarihi gerçek, Türk tarihçiler de dahil birçok
tarihçiler tarafından kabul ediliyor.
Hristiyan Ortodokslar Ramazan ayını afişle kutladı
Salih Berktaş
Hatay'ın İskenderun ilçesinde Hristiyan Ortodoks
Kilisesi'nde açılan pankartla Ramazan ayı kutlandı. Her yıl Ramazan ve Kurban
Bayramı'nda kilise duvarına pankart asan Hristiyan cemaati, bu yıl da
Müslümanların Ramazan ayını kutladı. Şehit Pamir Caddesi'ndeki Aziz Nikola Ortodoks
Kilisesi'nin duvarına "Tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutlarız"
yazılı pankart asıldı.
Türk avukattan Almanya Anayasa Mahkemesi’ne "soykırım" başvurusu
Almanya Parlamentosu’nun 2 Haziran’da aldığı ve büyük
tepkilere neden olan Ermeni soykırım kararının iptali için, Alman yargısına ilk
başvuru bir Türk avukattan geldi. Ankaralı Avukat Melih Akkurt, parlamentonun
aldığı kararın yok sayılması için Almanya Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda
bulundu. Akkurt “Uluslararası örnekler ve Alman hukuku haklı olduğumuzu
gösteriyor. Birkaç gün içinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne de gideceğim.
Sonuçta hukukun evrensel ilkelerinin kazanacağına eminim“ dedi.
Sarkisyan: Ermeni Soykırımı’nın tanınma sürecinin engellenmesi mümkün değil
Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan resmi ziyaret
için Ermenistan’da bulunan Çek Cumhurieyti Cumhurbaşkanı Miloš Zeman’ı kabul
etti. Görüşme sonrasında düzenlenen ortak basın toplatısında Sarkisyan,
mevkidaşına, Çek parlamentosu dış ilişkileri komisyonu tarafından Ermeni
Soykırımı’nın kabul edilmesi için Ermeni tarafının memnuniyetini ilettiğini
açıkladı.Sarkisyan, Almanya Parlamentosu’nun Ermeni Soykırımı’nı
tanıyan yasa tasarısını kabul ettiğini dile getirerek “Bir kaç gün önce
Almanya’da Bundestag’ın Ermeni Soykırımı’nın tanınmasına dair tarihi kararı,
gerçekleri inkar ederek, tarihi tarhif
ederek veya tehdit ederek Soykırımın tanınma sürecinin engellenmesi mümkün
olmadığını yeniden ispatladı” ifadelerini kullandı.
Kutsal Ejmiadzin temsilcisi: "Ateşyan'ın bu tür davranışları bir ilk değil"
Ermenistan kaynaklı "Tert.am" internet
gazetesine konuşan Kutsal Ejmiadzin Ana Makamı Bilgilendirme Servisi Başkanı
rahip Vahram Melikyan, Alman Bundestagı tarafından Ermeni Soykırımı'nın
tanınmasının ardından Türkiye Cumhurbaşkanı'na mektup yazarak Cemaat adına
üzüntülerini sunan Ateşyanı eleştirdi. Önceki dönemde Türkiye Ermenileri
Patriği Mesrop Mutafyan'ın faaliyetleri ile konuşmalarını hatırlatan Melikyan,
Ateşyan'ın ise bu tür davranışlarının bir ilk olmadığına dikkat çekti.
Avrupa Konseyi, Azerbaycan'da Ermeni karşıtı nefret propagandasını kınadı
Avrupa Konseyi'nin(AK) , Irkşılığa ve Ayrımcılığa Karşı
Mücadele Komisyonu, Azerbaycan hakkındaki raporunu 7 Haziran'da yayınladı.
Raporda, Azerbaycan'da nefret propagandası yapan açıklamalar, bağımsız sivil
topluma ve basına karşı devam eden baskılar, cinsel azınlıklara uygulanan
saldırı ve şiddetten dolayı en derin kaygılar ifade edildi. Raporda, son 5 yılda Azerbaycan'da ırkçı nefret sebepli
cinayetler işlenmediği , fakat buna rağmen yine de siyasi önderler, eğitim
kurumları ile basın mensuplarınca Ermenilere karşı nefret propagandası
yapılmaya devam ettiği kaydedildi.
İspanya'da sözde Ermeni soykırımı iddialarına ret
Şenhan Bolelli
İspanya'nın 17 özerk yönetiminden ve ülkenin
kuzeybatısındaki Galisya özerk yönetiminin yerel parlamentosu, sunulan sözde
Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili bir karar tasarısını reddetti. Galisya
Parlamentosundaki Karma Grup tarafından 25 Nisan'da gündeme getirilen ancak
Genel Kurulda oylaması bugün yapılan sözde Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin
karar tasarısı 32 lehte oya karşı 38 oyla reddedildi.
YÖK'ten 'Uluslararası Ermeni Konferansı' çağrısı
Selma Kasap
YÖK Başkanı Saraç, Alman Federal Meclisi'nde Ermeni
iddialarına ilişkin alınan karara karşı, konunun üniversitelerde bilimsel
zeminde ele alınması ve tartışılması gerektiğini belirterek, iddialara karşı
uluslararası nitelikte akademik bir konferans düzenlenmesi çağrısı yaptı.Yükseköğretim
Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Alman Federal Meclisi'nde Ermeni
iddialarına ilişkin alınan karara karşı, konunun üniversitelerde bilimsel
zeminde ele alınması ve tartışılması gerektiğini belirterek, iddialara karşı
uluslararası nitelikte akademik bir konferans düzenlenmesi çağrısı yaptı.






































