ANAYASA Uzlaşma Komisyonu, Ortodoks ve Katolik
kiliselerinin ardından bugün Protestan Hıristiyanların taleplerini alıyor.
Türkiye Protestan Kiliseler Derneği, Meclis’e gönderdiği ön raporda, yeni
Anayasa’nın sadece vatandaşlara değil “Türkiye Cumhuriyeti’nin misafirlerine”
de haklar tanımasını ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “çok dinli” olarak
yeniden yapılanmasını istedi.
Türk Tarih Kurumu'nun görevi 1915 ile dalga geçmek midir?
YETVARTDANZİKYAN - Radikal
Bir etnik grubun yaşadığı topraklardan kazınmasını "E ama başka yerlerde yaşıyorlar" diye meşrulaştıran bir kişinin tam da Ermeni masası şefi olmasını nasıl açıklayalım? Evet Türkiye devletinin bugüne kadarki resmi duruşuyla hayli uyumludur bu kişi. Ancak ben bu soruyu geçmişimizle hesaplaştığı için AKP'den hayli memnun olanlara soruyorum. Bu kişinin konuya böyle bakması acaba AKP'nin de tercihi midir?
Bir etnik grubun yaşadığı topraklardan kazınmasını "E ama başka yerlerde yaşıyorlar" diye meşrulaştıran bir kişinin tam da Ermeni masası şefi olmasını nasıl açıklayalım? Evet Türkiye devletinin bugüne kadarki resmi duruşuyla hayli uyumludur bu kişi. Ancak ben bu soruyu geçmişimizle hesaplaştığı için AKP'den hayli memnun olanlara soruyorum. Bu kişinin konuya böyle bakması acaba AKP'nin de tercihi midir?
Çaktırmadan Erivan'a yol almak
FEHİM TAŞTEKİN - Radikal
Erivan’ın işlek caddeleri Moskovyan ve Teryan’ın buluştuğu kavşakta yolum David Yerevantsi ile kesişti. Fransız vatandaşı Yerevantsi, Elysee Sarayı’ndan madalya almış bir heykeltıraş. 24 Nisan’da açtığı heykelin başında dostlarıyla poz veriyordu. Ermeni matbuatının 500. yılına adanan heykel 1915’te Muş’tan kaçarken en eski Ermeni el yazması Msho Charentir’i (Muş Koleksiyonu) kurtarma adına bebeğini yitiren kızı sembolize ediyor. Bir Türk gazetecinin 1915’in yıldönümünde Erivan’da bulunmasına hayli şaşırdı. “Soykırım hakkında ne düşünüyorsun” diye sordu, “Bu bizim de trajedimiz” dedim. Buna daha da şaşırdı. 1915 olaylarının‘soykırım’ olarak anılması ve tanınması çabaları, çağdaş Ermeni kimliğini oluşturan temel faktör. Erivan’ın omurgasında da bu trajedi var. Kente hakim bir tepenin yamaçlarına inşa edilen ve içinde bir müze barındıran Kaskad’ın merdivenlerinden tırmandığınızda Ermenilerin “Bak” dediği yer, ufuk çizgisindeki Ararat yani Ağrı Dağı’dır. Ararat teması her yerde.
Ermeni meselesini neden konuşamıyoruz
Ahmet Hakan
Ermeni meselesine çalışan tarihçilerimiz, tarihe
gerçeklerin ortaya çıkarılması için değil, ‘Türk tezi’ne dayanak bulmak
amacıyla yaklaşıyorlar. (Bakınız: Türk Tarih Kurumu çalışmaları) · Suçun
bireyselliği unutulup, Ermeni komitacıların gerçekleştirdiği katliamlar ya da
Ermenistan Devleti’nin uygulamaları tüm Ermenilerin sorumluğundaymış gibi
algılanıyor. (Bakınız: Televizyon tartışmasına katılan Ermeni vatandaşımıza
“Peki sen Ermenistan’ın şu uygulaması hakkında ne düşünüyorsun?” diye sorulması.
‘Devletin aldığı karar doğrultusunda gerçekleşen katliam’ ile ‘komitacılık
yaparak gerçekleşen katliam’ arasında bir fark görülmüyor. (Bakınız: “iki taraf
da yaptı” cümlesi)·
Sıcağı Sıcağına…
Nabi Yağcı
1894/96 yıllarındaki Hamidiye Alayları’nın katliamları,
aldığı boyut açısından sanırım bu ‘katliam ve yağma mikrobu’nun bulaştığı ilk
dönemdir. Yaklaşık daha dar bir zaman dilimini kastederek, 1915/16 yıllarında
yaklaşık 17/18 ay süren ‘katliam ve yağma mikrobu’nun sıradan ve sıradan
olmayan insanlarda tekrar ‘nüksetme’sinin ‘toplumsallığı’nın boyutları
ürkütücüdür.” (...)“Bu ‘mikrop’un, yaygınlaşmasını ve meşrulaştırılmasını
sağlayan iki temel araç vardı: Din ve maddi etken. Bana göre, 1915/16 bu iki unsur
ile mümkün olabildi.” (...) “Tehcir döneminde dinî açıdan bakıldığında, yapılan
işin dinî açıdan caiz olduğu, sevap olduğu ve hatta kimi yerlerde beş, kimi
yerlerde yedi ‘gâvur’ öldürmenin cennetin kapısını açacağı şeklinde verilen
fetvalardır. (...) ‘Gâvur öldürmek’, öldürmüş olmak 1915/16’da çok makbul bir
toplumsal faaliyetti… “Bu meşru zemini destekleyen, onun ikiz kardeşi olan
diğer araç ise maddi alandı. Bu maddi unsur, 1915/16’da hem aniden, hem de çok
uzun zamandır beklenen bir ‘köşeyi dönme’ fırsatının çıkmış olmasıdır. Bu maddi
yağmanın büyüklüğü ve yaygınlığı birinci unsur kadar dehşet vericidir.
Ermenistan meselesi (1)
Mıgırdiç Margosyan / mmargosyan@hotmail.com
Kirvem, Geride bıraktığımız bütün bir hafta boyunca
Ermenistan’daydım. Sebebi ziyaretime gelince; bunun nedeni Ermenistan Yazarlar
Birliğinin ve ona maddi bakımdan destek sunan Diaspora Bakanlığının müşterek
organizasyonuyla gerçekleştirilen “kültür” ağırlıklı bir davete icabet etmekti.
Ermeni Meselesini Bir Ermeni'den Dinlediler
Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesinde (KMÜ) Levan Panos
Dabağyan, "Abdülhamid Han ve Ermeni Meselesi" konulu bir konferans
verdi. Katılımcılar tarafından dakikalarca ayakta alkışlanan Dabağyan,
konuşmasında Türk vatandaşı olmaktan gurur duyduğunu, vatanını sevdiğini sık
sık vurguladı. "Ben sizden biriyim. Beni bir Ermeni konuşuyor diye
dinlemeyin, karşınızda bir Türk konuşuyor. Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım
ve vatanımla gurur duyuyorum." sözleriyle konuşmasına başlayan Levan Panos
Dabağyan, konuşması süresince tarihimizde Ermenilerle ilgili oluşturulan yanlış
önyargıların silinmesi gerektiğini hatırlattı... Ermenilerin Türklere sadık olduğunu ve Türk Milleti olmasaydı Ermenilerin de olmayacağını vurgulayan Dabağyan, "Biz Türk düşmanı değiliz, bizim duygularımız sizinle bütündür, bize sahip çıkın." dedi. ( ! HYETERT)
Rezalet Karikatür Renklendi
Fransa'nın
Montbeliard kentinde 'France Anatole' ortaokulunda öğrencilere derste verilen
çirkin karikatürün renkli versiyonu internete düştü. Okulda tarih ve coğrafya
dersinde Türkiye'yi soykırımcı olarak tanıtan çirkin karikatür Türkiye ile
Fransa arasında krize yol açtı. Sözde Ermeni soykırım inkar yasası ardından
okulda Türkleri soykırımcı gösteren karikatür krizi yüzünden Türkiye, Fransa'ya
nota vermek zorunda bıraktı.
Times Meydanı'nda Ermeni iddialarına cevap
Türkiye, Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
kökenli Türklerin birleşerek organize ettikleri protesto, New York'un dünyaca
ünlü Times Meydanı'nın köşesindeki 42 sokak ve 7. cadde birleşimindeki bölgede
gerçekleşirken, yaya geçişinin yoğun olduğu noktalarda Amerikalılara, Ermeni
iddialarına karşı cevapların yazılı olduğu broşürler dağıtıldı.
Bağış'tan Beyoğluspor'a ziyaret
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,
Beyoğluspor Kulübü'ne ziyarette bulundu. Kulübün Beyoğlu'nda bulunan lokalinde
gerçekleştirilen Lefter Küçükandonyadis'in anılması ve veteran sporculara
plaket verilmesi etkinliğinde, Egemen Bağış'ın yanı sıra Beyoğlu Belediye
Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Fener Rum Patriği Bartholomeos ve Yunanistan'ın
İstanbul Başkonsolosu Nikos Matthioudakis de yer aldı.
1915'in Denek Taşında Türk ve Kürt Siyaseti (2. Bölüm)
Hovsep Hayreni / hovhayreni@hotmail.com
Daha önce bir bölümü yayınlanmış olan makalenin bu son bölümünde
ağırlıkla Öcalan ve önderliğindeki Kürt hareketinin bakışı irdeleme konusu
olacak. Ama öncelikle yine 1915-1938 bağıntısı ile Türk siyasetinin açmazlarına
dair değerlendirmeyi tamamlamaya çalışacağım.
28 Şubat sürecinde kapatılan vakıfların malları mahkeme kararıyla iade edilecek
Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem, 28 Şubat sürecinde kapatılan vakıfların mallarını iade etmek için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararını beklediklerini söyledi.
24 Nisan 1915: Ermeni Göçertmesinde Alman Parmağı
Mehmet Bozkurt / SOL Portal
1915’in suçunu dış odaklara yükleyip içerdekileri aklama yoluna gittiğim gibi bir sanıya katılanlar çıkabilir diye başlığı biraz çekinerek yazdım. “İçerdekiler”in günahlarını bilmeyen artık kalmadı. Her 24 Nisan’a doğru gözde sulanmayla başlayıp burun akıntısyla devam eden ve deri kaşıntısıyla doruğa varan “kurdeşen”in nedeni de günahın yüzlerine vurulmasındandır. Ancak günah sadece içerdekilere dair değildir. Kabül edilmelidir ki dış emperyal güçler de işlenen bu büyük suçun ve günahın ortağıdır.
Vicdanlı nesiller yetiştirin
ORHAN KEMAL CENGİZ
Ben bu ülkenin en büyük sorununun empati eksikliği olduğunu düşünüyorum. Bir dakika olsun kendimizi acı çeken birinin yerine koyamıyoruz.
Ben bu ülkenin en büyük sorununun empati eksikliği olduğunu düşünüyorum. Bir dakika olsun kendimizi acı çeken birinin yerine koyamıyoruz.
Prens Adaları fena kaynıyor!
Adalar Belediyesi, çağdaş plaj hizmeti sunmaya çalışıyor. Ancak kıyı işgalcileri 'eski köye yeni âdet gelmesine' kaba kuvvet kullanarak karşı çıkıyor.

