Etiketler

Azerbaycan-Rusya İlişkilerinin Değerlendirilmesi

Azerbaycan’ın Rusya’yı rahatsız eden politikalarını kısaca aşağıdaki gibi değerlendirmek mümkündür:
-Dağlık Karabağ probleminin halledilmesinde Azerbaycan’ın daha bağımsız politika uygulamaya çalışması;
-Silah alımında Rusya’dan daha çok Türkiye ve diğer devletlere öncelik vermesi;
-ABD, NATO ve Avrupa devletleri ile askeri ilişkilerini geliştirmek çabası;
-Transhazar petrol boru hattının inşa edilmesindeki jeoekonomik menfaatini ön plana çıkarması;
-Dağıstan’da yaşayan Azerbaycanlıların Azerbaycan devleti tarafından örgütlendirildiği hakkında iddialar;
-Gürcistan ile ilişkilerinin geliştirilmesi;
-Gebele radar üssünün kiralanması ile ilgili Azerbaycan’ın yeni şartlar ileri sürmesi;
-Rusya’dan ‘VAZ’ markalı bazı araba modellerinin ithaline yasak getirmesi;
-Rusya’nın iddiasına göre Azerbaycan basınında son zamanlarda Rusya karşıtı fikirlerin daha fazla yer alması;

Fransa, Güvenilmezliğini Kanıtladı

Fransa Parlamentosu′nda terör estirerek Azerbaycanlı öğrencileri darp eden saldırganlara eşlik etmiş Fransız milletvekilleri, ülkelerinin AGİT Minsk Grubu Eşbaşkanı sıfatıyla Karabağ sürecine katkı sağlayamayacağını bir kez daha kanıtladılar. Fransa, herhangi bir uluslararası sorunun veya bölgesel ihtilafın çözüm sürecine katkı sağlayacak kapasitede olmadığını daha yıllar önce kanıtlamıştı. Çağdaş dünyada Fransa′nın hiç değilse bir uluslararası soruna çözüm arayışı bulduğu şu ana kadar görülmedi, Paris′te alınan stratejik kararları uygulamaya koymayalı neredeyse yüz yıl oldu.

İlahiyatçı sanığın şok ses kaydı saklı hardiskten çıktı

Malatya Zirve Yayınevi davasına ışık tutacak deliller giderek artıyor. Muvazzaf binbaşı Haydar Yeşil'in kayınbiraderi tarafından savcılığa teslim edilen hard diskte davayla ilgili bir ses kaydı ortaya çıktı. Ses kaydına göre tutuklu sanık İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi araştırma görevlisi Ruhi Abat, "Şerefsizlere vurun dedik, öldürmüşler." şeklinde konuşuyor. 

111th Diocesan Assembly To Convene iın Boca Raton, May 2-5

Mr. & Mrs. Edward & Janet Mardigian to be honored at May 3 banquet as Diocesan “Members of the Year” The Diocese of the Armenian Church of America (Eastern) is pleased to announce the details of the 111th Diocesan Assembly, scheduled to convene May 2 through 5, 2013, in Boca Raton, Fla. The city's St. David Armenian Church will host the Diocesan gathering, which will bring together several hundred Armenian Church leaders from throughout the Eastern Diocese—including clergy, parish delegates and parish council chairs, the Diocesan Council, leaders of Diocesan organizations, and members of the Diocesan staff.

Bediüzzaman Ermeni olsaydı ne olurdu?

Mehmet Ali Erdem / erdem2ali@yahoo.com.tr

Bediüzzaman’a Ermeni demek ona hakaret midir? Bunu söyleyenler karalama amacıyla söylemiş olsa dahi bunu hakaret kabul etmek, Ermenilere hakaret değil midir? Dolaylı da olsa ırkçılık değil midir? Ben bir Türküm ve Üstadı Kürt olduğu için değil ama Kürt olduğunu bilerek, fikirleriyle ve eserleriyle sevdim, sevenleri arasına katıldım. Kürt olmasının benim açımdan hiçbir olumsuz yanı olmadığı gibi aksine ülkemiz ve ülkemiz dışındaki Kürt kardeşlerimizle daha da kaynaşmamız için ayrıca bir vesile olacağından ötürü daha da mutluyum.

Akunq’ web sayfasının, “Bak, kayığının çatlağı olmasın” filminin yapımcısı Tehmine Martoyan’la yaptığı söyleşi

Geçenlerde “Narekatsi” sanat derneğinde düzenlenen “Bak, kayığının çatlağı olmasın” filminin gösterimi düzenlendi. Film, geçen yıl 90. yıldönümünü dolduran, 1922 yılı Eylülünde Zmürnialı (İzmir) Ermeni ve Yunanlıların (Rum) imhasına ithaf edilmişti. Aşağıda, “Akunq” web sayfası muhabiri Meline Anumyan’ın, filmin yapımcısı, tarih doktoru Tehmine Martoyan’la yapmış olduğu söyleşiyi takdim etmekteyiz.

‘TRT soykırım karşıtı programlar yapsın’

RTÜK maddesi hakkında yeniden görüşme açılırken, MHP’li Bal, TRT’nin kamu yararına çalışması gerektiğini, 1915 olayları nedeniyle yaklaşan Ermeni soykırımının 100. yılı kampanyalarına karşı yayınlar yapılmasını istedi. Sırrı Süreyya Önder ise TRT’nin halkın vergileriyle işlediğini fakat halkın bütün kesimlerini temsil edemediğini, her dönem iktidarların aleti konumuna getirildiğini, özellikle TRT 1’in kaldırılması gerektiğini söyledi.

'Hepimiz Samatyalıyız' fiyaskoyla sonuçlandı

Murat Kelkitlioğlu

Geçtiğimiz haftalarda Ermeni kökenli vatandaşların yaşadığı Samatya'da yaşlı kadınlara yönelik saldırılar arka arkaya gelmeye başlayınca, 'bizim duyarlı vatandaşlarımız!', yaşanaların adi bir vak'a olması ihtimalini dahi düşünmeden 'Hepimiz Samatyalıyız' diyerek yollara düştü...Gelin görün ki, kadınlara saldıranların faili yakalandı, kimliği ise; Ermeni kökenli Türk vatandaşı Murat N. Peki şimdi ne olacak? O protesto yürüyüşlerine 'Hepimiz Samatyalıyız' naralarıyla katılan sivil toplum kuruluşlarından siyasi partilere kadar şimdi ne yapacak? Sonuca bakınca bir 'özür' yürüyüşüne ihtiyaç var gibi gözüküyor. (Sayın yazar saldırının failinin Ermeni'den dönme bir Müslüman olduğunu unutuyor. HYEYERT)

Flash... Namaz Dönüşü Yaklandı

Murat'ın kaldığı pansiyon sahibi K.A. muhabirlerimize şunları anlattı: " Bundan bir ay kadar önce bir gece yarısı sırılsıklam geldi.Parası olmadığını bildiğim için bodrumdan bir oda verdim. Çay ocağımda çalışmasını söyledim. Günde 20 lira yevmiye veriyordum. Geçen Cumartesi günü polisler geldi. Robot resmi görünce Murat'a benzettim. "NAMAZA GİTTİ GELİR" dedim. Namazdan gelince polisler gözaltına aldı. Murat'a polislerin yanında "Oğlum sen mi öldürdün?" diye sordum. O da bana "hatırlamıyorum" diye cevap verdi. Pansiyonda kalan adını söylemek istemeyen bir kişi de, Murat N'yi uzun süredir tanıdığını belirterek "Hiç böyle şeyler yapacak birine benzemiyor. Kimi kimsesi yok. Ermeni kökenli. Fakat MÜSLÜMAN OLDUĞU İÇİN akrabalarının sırt çevirdiğini söylemişti. Bir kiliseden yardım aldığını da söylüyordu. (Kısacası sanık Murat Nazaryan'ın Ermeni olmadığı, ancak Ermeni asıllı ya da Ermeni kökenli olduğu doğru. HYETERT)  

Ermenistan’ın Araplar tarafından işgali

Ermenistan, VII. yüzyıl sonuna kadar fiili bağımsızlığını korur. Halifenin kardeşi Muhammet komutasında 701 yılında Ermenistan’a saldıran Arap orduları Ermenistan’ı işgal eder. Araplar, Ermenistan’ın haricinde Gürcistan ve Ağvan’ı (günümüz Dağıstan bölgesinde bulunan eski bir devlet) da işgal ederek, Derbent’e kadar ulaşır ve belirtilen bölgelerden, Arminia adı altında tek bir yönetim birimi oluşturur. Ermenistan’ın işgali, beraberinde ülkenin boşalması, halkın katledilmesi, dini baskı ve vergilerin ağırlaştırılmasını getirir.

Belediye Tarafından Patlatılarak Yıkılan Simgesel Kilise!

Araştırma sırasında tarihin, çok da uzağımda olmadığını gördüm. Eğitimim nedeniyle yaşadığım şehir olan Giresun‘da simgesel nitelikte bir kiliseye ait saat kulesi olduğunu öğrendim. Metamorfoz (Başkalaşım) Kilisesi olarak adlandırılan kilisenin mimari açıdan harika bir görüntüye sahip olan saat kulesinin bir bölümü savaş sırasında yıkılmış. 1922 yılında kulenin zemininde çatlaklar oluşması bölge için tehlike arz etmiş. O zamanlarda Karadeniz Sahilyolu olmadığından dolayı denize kıyısı olan bu özel tarihi eser için onarım kararı alınmış. Belediye yeterli maddi desteği bulamayınca, daha fazla tehdit olmaması adına bu güzel simgesel eseri patlayıcılarla tarihe gömmüş.

Samatya Sapığı Yakalandı

Fatih Samatya'da 3'ü Ermeni 4 yaşlı kadının gasp edilmesiyle ilgili gözaltına alınan zanlıyı, evinde öldürülen Marissa Küçük'ün çantasının içerisindeki zarfta bulunan kan izinin ele verdiği belirtildi. Dün Fatih'teki bir pansiyonda gözaltına alındığı ifade edilen zanlı Murat Nazaryan'ın (38) Asayiş Şube Müdürlüğü'ndeki ifadesi sürüyor. 

Hocalı’da İnsani Onur Ve Sorumluluğa Dair

Sarkis Hatspanian
“Belirleyici olan nereye bakıldığı değil, nereden bakıldığıdır.” Pierre Tailhard de Chardin...AGOS gazetesi genel yayın yönetmeni Rober Koptaş’a, Dün bir dostumun gönderdiği linkten katılmış olduğun AYKIRI SORULAR adlı TV programını izleyebilme olanağıyla henüz haşır-neşir olmaktayken bunun ardından sahibinin sesi bir yazının geleceğini de tahmin etmiştim doğrusu... Ancak, kaleme aldığın ‘Hocalı Sorumluluğu’’ başlıklı yazın kadar sorumsuzca yazılmış bir makaleye hayatımda hiç rastlamamıştım, inan !

Altan Tan’dan ‘tekke ve zaviyeler açılsın’ teklifi / Proposal to Re-open Dervish

BDP’li Tan, kanun teklifinin gerekçesinde ‘’Ülkemizde yaşayan farklı inançların görüşlerin ve mezheplerin kendi okullarını açmalarına, müfredatlarını belirlemelerine ve dini cemaatlerin yeniden örgütlenmelerine, sosyal yaşamda yeniden yer almalarına imkan tanınmalıdır’’ dedi. Yasak olmasına rağmen halen birçok tarikat, tekke ve medresenin, faaliyetlerini sürdürdüğünü de kaydetti ve devletin tüm dinler ile mezheplerin ibadetlerine de eşit yaklaşması gerektiğini savundu.

Türk turist rehberi Ermenistan’da yeni ilgi alanları ortaya çıkardı

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu üyesi ve Van-Erivan uçuş seferleri girişimcilerinden  Cengiz Kellekçi, Ermenistan ve özellikle Erivan’da yeni ilgi alanları keşettiğini, bunların farklı yönelimli turistik programlar için cezbedici ve ilginç olabileceğini ifade etti.

Kilise ve havralara saldıracaklardı

Terör örgütü El Kaide’ye yönelik yapılan operasyonda yakalanan kişilerin Balat’ta kilise ve havralara saldırı hazırlığında olduğu belirlendi. Zanlıların evlerinde bomba yapımında kullanılan 20 kg kimyasal madde ve 10 kg çelik bilye bulundu.Tekirdağ ve İstanbul’da terör örgütü El Kaide’nin hücresine yönelik yapılan operasyon örgütün sansasyonel eylemini engelledi.

“Din Birliği” Aldatmacası Ve Kürtler

Mustafa Elveren (Emekli Öğrt.)
İnsan kendi kendime şu soruyu sormadan edemiyor. "Yeryüzünde Kürtlerin güven ve huzur içinde yaşayabileceği bir toprak parçası var mı?" Ben de kendime bu soruyu sordum ve yanıtlamaya çalışıyorum. Avrupa'da, Ortadoğu'da, Asya'da Kürtlerin güvende olmadıkları, yaşanan olaylardan anlamak mümkündür. Paris'te, Suriye'de, Türkiye'de ve benzeri ülkelerde çok sayıda Kürt bireyleri ya öldürülüyor ya da zindanlara konuluyor.

Amasya Merzifon'da Ermeni techiri

Merzifon Anatolia kolejinin yetimhanesinde 1918-1919 yılları arasında 2.000 Ermeni ve Rum yetimi barınıyorduTürk hükümeti (Merzifon'daki) önde gelen Ermenileri tutuklamaya başladığında Nisan'ın 29'uydu. Ermenice profesörü Mr. (Kagik Ozanyan) on altı profesörle birlikte (Sivas'a) gönderildi, burada acımasız bir vahşet yaşadılar. Saçları kökünden yolundu, kızıl-kor demirlerle dağlandılar, üzerlerine kaynar sular püskürtüldü, her gün falakaya yatırıldılar; bazıları hapiste öldü.Mr. (Ozanyan'ın) gözleri oyuldu , ardından asıldı.

"Ermenistan'a İran Destek Veriyor"

Başbakan Yardımcısı Ali Hasanov, Ankara’nın da destek verdiği ekonomik tecrit siyasetinin Tahran tarafından kabul görmemesine tepki göstererek, “İran, alışverişini bir gün kesse Ermenistan açlıktan ölür.” dedi.Azerbaycan, askerî seçeneği masada tutmakla birlikte artan petrol ve doğalgaz gelirleriyle refahını ve gücünü artırmaya yoğunlaşmış durumda. Azeri yönetimi için bu süre zarfında Ermenistan’ın ambargolarla zayıflatılması ise önemli. Ne var ki Bakü, Ankara’nın da destek verdiği ekonomik tecrit siyasetinin Tahran tarafından kabul görmemesinden rahatsız. İran’da sayıları 20 milyonun üzerinde etnik Azeri nüfusu bulunmasına karşın diplomatik kaynaklara göre Bakü, topraklarında Şiiliği kullanarak faaliyet yürütme ihtimali nedeniyle de Tahran konusunda oldukça temkinli.

Kutsal Topraklarda Surp Zadik