Etiketler

Michigan’da Sözde Ermeni Soykırımına İlişkin Konferans Düzenleniyor


TurkishNY.com – Michigan’daki Yahudi Soykırımı Anma Merkezi'nde (Holocaust Memorial Center), 10 Nisan akşam saat 7:00’de gerçekleşecek bir sunum kapsamında Dr. Robert Melson’un bir konuşma yapacağını duyurdu... Melson, “Kurtulan İki Kişinin Bakış Açıları: Ermeni Soykırımı ve Yahudi Soykırımı” başlıklı konuşmasında faillerin amaçlarının ve nedenlerinin yanı sıra Ermeni piskopos Grigoris Balakian’ın ve Mendelsohn isimli Yahudi ailenin hikayelerine odaklanarak, “soykırımlardan” hayatta kalan kişilerin Yahudi soykırımı ve sözde Ermeni soykırımı sırasındaki sağ kalımlarına ve cesaretlerine değinecek.

Ermenistan’da çifte yemin töreni

18 Şubat’ta yapılan seçimlerle ikinci kez Ermenistan cumhurbaşkanlığına gelen Serj Sarkisyan, törende yemin ederek resmi olarak görevine başladı. Karen Demirciyan Spor ve Konser Kompleksi’nde gerçekleştirilen törende okuduğu yemin metninin ardından kısa bir konuşma da yapan Sarkisyan, görevde bulunacağı 5 sene içerisinde ekonomik sorunlar başta olmak üzere, Ermenistan’daki sorunların çözüleceği sözünü verdi. Konuşmasında, Karabağ sorununa da değinen Sarkisyan, Ermenistan halkının savaş istemediğini ancak herhangi bir saldırganlık veya provokasyon durumuna hazırlıklı olduğunu vurguladı.

Ermeni iddiaları çürütüldü

'Büyükelçi Morgenthau’nun Mantık Dışı Çelişkileri'. Ermeni iddiaları konusunda yaptığı çalışmalarla tanınan tarihçi Şükrü Server Aya 'Preposterous Pradoxes of Ambassador Morgenthau' Büyükelçi Morgenthau’nun Mantık Dışı Çelişkileri' adlı yeni kitabını İstanbul Rahmi Koç Müzesinde tanıttı. (Bu kaçıncı çürütme hala bitmedi iddialar:) HYETERT)

9 Nisan 1588: Mimar Sinan zorla Türk yapılabildi mi?

Mimar Sinan, tarihe Osmanlı İmparatorluğu'nun en önemli mimarı olarak geçti. Yaptığı eserler yüzyılları aşarak günümüze dek ulaşan Mimar Sinan, Kayseri'nin Ağırnas köyünde Ermeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Yirmi iki yaşında devşirme olarak yeniçeri ocağına yazıldı. 1935 yılında ırkçılar onun Türk olduğunu ispat etmek için mezarını açtılarsa da, ölçüm sonuçları istedikleri gibi çıkmamış olacak ki, kafatası sırra kadem bastı.

Türkler, Kimliğine belirtmeden Ermeni mimarı onurlandırıyor


Mimar Sinan, doğum yeri olan Kayseri'deki Melikgazi ilçesinin Ağırnas beldesinde anıldı... Mimar Sinan`ı anma etkinlikleri 2011 yılından beri her yıl düzenlenmektedir. Konuşmaların ardından Çocuk Gözünden Mimar Sinan` adlı yarışmada dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Vatandaşlar daha sonra Mimar Sinan'ın evini gezdi. Ardından Mimar Sinan`ı ve yaptığı eserleri anlatan resim sergisinin açılışı da yapıldı. Kısaca Ağırnaslılar anma törenine yoğun ilgili gösterdi. Fakat eski Osmanlıların ve şimdiki Türklerinin gururu sayılan mimarin Ermeni kimliği hakkında hiç kimse bir şey söylemedi.

Oy Kaygısı ile Ermeni Yalanlarına Teslim Oldular

TurkishNY.com - Pazar günü Ermeni toplumunun üyeleri ve yerel yetkililer Michigan, Riverfront Park’ta bir araya gelerek sözde Ermeni soykırımına ithaf edilen bir utanç abidesinin açılışını yaptılar.Troy Record’ın haberine göre New York’taki St. Peter Armenian Apostolic Church isimli kilisenin rahibi Stephanos  Doudoukjian, söz konusu anıt önünde sözde Ermeni soykırımında öldükleri iddia edilen Ermenilerin ruhları için Tanrı’dan merhamet diledi.

Sait: “Türkiye – Ermenistan denklemini Rusya çözer”

Ak Parti İzmir Milletvekili Rıfat Sait’in RS FM’e yaptığı açıklama: "Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun bahsettiği çok önemli bir şey var. Davutoğlu, “Dış ticaretimizi ne kadar çok geliştirirsek, dış ilişkilerimizin de o kadar iyi geliştiğini ve sorunlarının bittiğini göreceksiniz” dedi. Doğru. Mesela bizim Ermenilerle sorunumuz var. Yani Ermenistan sözde “Ermeni soykırımı” iddiasını ortaya koyuyor. Şimdi 100’ncü yılına hazırlanıyor. Tabi Ermenistan’ın bu düşüncesinin arkasındaki güç Rusya. Bunu herkes biliyor. Aslında Türkiye ile Ermenistan arasındaki sorunun çözülmesi için anahtar pozisyonundaki ülke Rusya. Biz geçen toplantıda bunu gündeme getirdik. Nasıl çözülebilir? Rusya bu konuda nasıl ikna edilebilir? Çünkü gerginlik, savaş ortamı karşılıklı bir takım sırların kapatılması, hiçbir ülkenin işine yaramaz. Eğer burada biz Rusya’yı ikna edebilirsek, Rusya’yla bu konuda anlaşabilirsek sorunun çözülebileceği fikri ortaya çıkıyor..."

İsrail soykırım kurbanlarını andı

İsrail'de İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi rejiminin yaptığı soykırımda hayatını kaybeden yaklaşık 6 milyon Yahudi anıldı. İsrail'de sabah yerel saatle 10:00'da hayat iki dakika için durdu. İki dakika boyunca sirenlerin çaldığı ülkede halk, İkinci Dünya Savaşı kurbanları için saygı duruşunda bulundu.Kudüs'teki soykırım kurbanları anısına yapılan Yad Vaşem Soykırım Müzesi'nde ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun da katıldığı bir tören düzenlendi.

Aleksandr Dugin’e Göre Ankara İçin Yeni Avrasyacılık

Türk Dış Politikasına temel oluşturan birtakım prensiplerin varlığını kabul eden bu anlayışa göre değişen dünya dengelerinde birtakım yeni ilkelerin ortaya konulması zorunludur. Avrasyacılık çerçevesinde ele alındığında bu ilkelerden en ön plana çıkanı “komşularla sıfır sorun” ve “çok boyutlu dış politika” anlayışıdır. Ritmik diplomasi ve proaktif bir dış politika izlenmesi gerektiğini savunan bu anlayış kapsamında Türkiye için en önemli ülkelerden Rusya Federasyonu’dur. Kremlin ile başta enerji olmak üzere çok çeşitli alanlarda ilişkiler tesis eden Ankara, böylelikle bölgesel sorunların çözümünde önemli bir rol oynayacağını düşünmektedir. Rusya, Avrasya gibi dünyanın kalbi olarak adlandırılabilecek bir bölgede Türkiye ile yakın münasebetler kurmanın kendisi için birtakım olumlu getirileri olacağını idrak etmektedir. İki ülke arasında yakın münasebetin Avrasya’nın geleceği hayati olacağı ve Avrasya bölgesinin hâkimiyetinin Atlantikçi bloğa kaptırılmaması Dugin’e göre bir kara medeniyeti olarak nitelendirdiği Avrasyacılık için şarttır. Dugin de zaten tam olarak bunu savunmaktadır.

Özür dileyen İsrail iyice saçmaladı!


Jerusalem Post, 1942 yılında Karadeniz”de batan “Struma” gemisi olayını, “Türkiye, “Struma’ İçin Bize Bir Özür Borçlu” başlıklı bir makale yayimladı. Makalede Likud milletvekili Feiglin’in başlattığı kampanyaya da yer verildi... “Türkiye, ‘Struma’ konusunda Bize Bir Özür Borçlu” başlığının kullandığı makalede sadece iki kişinin kurtulduğu kaydedilen “Struma” gemisinin batışı için “Filistin’e kaçak göç tarihinin en kötü trajedisi”, “2. Dünya Savaşı sırasında Türklerin karıştığı utanç verici olay”, “Türkler onları ölüme gönderdi” gibi savlar dile getiriliyor.

Two Rights and A Wrong: On Taner Akçam

Turkey is a country with two right wings. One is nationalist and secular, built on the oversized legacy of Mustafa Kemal Atatürk, the nation’s first president. The other is nationalist as well, but rooted in Islam and a renewed interest in the legacy of the Ottoman Empire. For all their differences, the two sides share some crucial features: besides being nationalist, they are also anti-imperialist, see Turkey as having a unique role to play in the region, and are not inclined to consider themselves as being on the right. 

Amerikalı okul öğrencileri Ermeni Soykırımı konusunda daha fazla bilgilenecek

Ermeni Soykırımı teması, ABD’nin Pasadena kenti orta öğrenin ders tedrisatında yer alacak. «Asbarez»in vediği habere göre; Soykırım Konularında Öğretim Projesi (GenEd) tarih öğretmenleri için bir seminer düzenledi.Seminer Sara Kohen yönetti. Seminer programında terimin önemi ve orjini, soykırım olarak tanımlanabilme koşulları olmak üzere Ermeni Soykırımına ilişkin geniş bir konular çerçevesi yer almakta.

98 years has not been enough for Turkey to admit its crime / 98 տարիները բավական չէին Թուրքիայի համար` ընդունելու սեփական մեղքը


Intermountain Jewish News: "What do you expect from a country that, 98 years after the fact, still denies the Armenian genocide? Do you expect sober fact-checking? When Turkey demanded that Israel apologize for killing Turkish citizens in May, 2011, the facts were not important. Rather, a twisted mentality that makes the facts irrelevant, and an unbending need to be right even when it means blatant denial of the facts, governed the day.

Mısır’da Hıristiyan cenazesinde olaylar çıktı

Mısır’ın başkenti Kahire’deki El Abasiye katedralinde dün düzenlenen cenaze töreni sonrası Hıristiyan cemaat ile polis arasında olaylar yaşandı.Geçtiğimiz günlerde El Khusus mahallesinde Hıristiyan ve Müslüman gençler arasında çıkan olaylarda 5 kişi ölmüştü.

Ümmetçiliğin ırkçılığı

Habervaktim yazarı şunları söylemişti:"Bir Müselman ile Gayrimüslim elbette eşit değildir. Müslüman önceliklidir. Bir Gayrimüslim'e, Müslüman'a itaat ve boyun eğdiği müddetçe dünyada korku yoktur. Birlikte yaşamak, ancak ve ancak Müslüman'ın sözünün geçmesi ve Gayrimüslim'in Müslüman'a itaat etmesi ile olur." "Müslümanlar Allah'ın dostları olduğuna göre, Gayrimüslimler de İblis'in dostlarıdır." "Irkçı mıyız? Haşa! Ümmetçiyiz. Farklı ve kapsayıcı bir şey bu." Acaba ümmetçiler de ırkçılığı dinler üzerinden yapıyor olmasın? Hani "Affedersin Rum" derken gibi? Hani "Sarı Yahudi" derken gibi? "Çıfıt çarşısı" gibi? Irk yerine Din koyulunca, yapılan onca aşağılama, onca hakaret yok hükmünde mi sayılıyor? Temiz bir sayfa mı açılıyor, yoksa aslında yapılan, çok daha "kapsayıcı" bir tür ırkçılık mı? Hem de bu sefer gücünü kudretini, meşruiyetini göklerden aldığına inanan bir ırkçılık? Tartışılması, eleştirilmesi, "inancımıza hakaret ediliyor" tamtamlarıyla bastırılan farklı bir tür ırkçılık? (Irkçılığın en aşağılığı olabilir mi derseniz, evet deriz. HYETERT)

Soykırım İddiaları ve Türk Aydınları

M. Galip Baysan                 
Önceki iki yazımızda bahsettiğimiz yabancı bilim adamlarının “ tarihsel gerçekleri” savunma adına verdikleri büyük mücadeleyi izlerken aklımıza modern, çağdaş ve gerçekçi olduğunu iddia eden bir kısım Türk aydınının sözleri geldi. Bunlardan biri, daha birkaç yıl öncesinde “Nobel Edebiyat ödülü” verilen genç bir yazarımızdı. Bu ünlü yazarımıza dünyanın en ünlü ödülü verilmesine rağmen bir türlü sevinemedik ve pek çok Türk aydınının içini garip bir hüzün kapladı. Çünkü bu genç yazarımız; bir önceki Şubat ayında, İsviçre’de yayınlanan Tagesanzeiger’in “Das Magazin” isimli kültür ilavesine verdiği beyanda “ 1.000.000 Ermeni ve 30.000 Kürt’ün Türkler tarafından öldürüldüğünü söylemiş ve şöyle devam etmişti: “ Bizim geçmişimiz bu günümüzle birlikte değişime uğruyor. Bu günkü gelişmeler geçmişi değiştiriyor. Ülkenin geçmişindeki kötü olayları yavaş yavaş konuşmamız gerekiyor. Burada 30 bin Kürdü öldürdüler, 1 milyon da Ermeni ve neredeyse hiç kimse bunu dile getirmeğe cesaret edemiyor. O halde ben yapıyorum ve bu yüzden benden nefret ediyorlar.” Yani Türk Halkının belki de bütün dünyanın izlediği, dinlediği en önemli ve hemen hemen tek sesi, hiçbir şüpheye meydan bırakmayacak kadar net bir şekilde “ Ermeni Soykırımı bir gerçektir,hatta dahası da var” diye haykırıyordu.

Çelik: Irkçı gözlükleri bir tarafa atacağız

Akil İnsanlar Heyeti'ndeki isimleri eleştiren MHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'a atıfta bulunan Çelik, şu ifadeleri kullandı: "Şimdi dün maalesef bir muhalefet milletvekili, Balıkesir milletvekili 'Bu listede çok soy özürlüler var' diyor. Arkadaşlar soy özürlü nasıl bir şeydir? Aklını ekmek peynirle yemiş biri dese ki 'Helal olsun ben erkeğim', adama demezler mi ki, 'Allah'a sipariş mi verdin, sipariş üzerine mi doğuyoruz?' Kürt olmak, Türk olmak, Çerkez olmak, Laz olmak, İngiliz olmak, Fransız olmak bizim elimizde mi? Bundan dolayı gerinmenin ve övünmenin bir anlamı yoktur. Irkçılık yeryüzünün en ilkel hastalığıdır. Irkçılık bir hastalıktır. Bir ruh hastalığıdır. Soy özürlülük ne demek arkadaşlar? Böyle bir kavram düşünebiliyor musunuz? Bunu söyleyen adam ırkçı. Sıkıntımız bizim bu. Biz ırkçı gözlükleri bir tarafa atacağız arkadaşlar."

Sus ol yavrus, yoğusam Toroski'yi Torosyan sanoorsun?

Engin Ardıç

 Artık iyice kabak tadı veren ve "muarızlarının" bir türlü lafı bitirmeyi bilemedikleri şu Yüzbaşı Torosyan tartışması vardı hani... Tarih eğitimi doktora düzeyinden ileri gitmeyen Halil Berktay, Profesör Ayhan Aktar ve Profesör Taner Akçam'ı yalancılıkla suçlamış ve hakaretler yağdırmıştı... Hadi bir de şunu soralım: Çanakkale'de gayrimüslim Osmanlı subaylarının da çarpışmış olmaları, hadi Turgut Özakman Beyefendi Hazretleri'ni anlarız da, Marksistler'i niçin bu kadar rahatsız ediyor? Bu tartışma gerçekten de bitsin artık diyeceğim ama şimdi Halil Berktay hızını alamaz, yirmi sekiz yazı daha yazar. Eh, ağanın eli tutulmaz, memlekette demokrasi var, Türk basınında da "pehlivan tefrikası" geleneği!
 Yazının Devamı: http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/ardic/2013/04/07/sus-ol-yavrus-yogusam-toroskiyi-torosyan-sanoorsun

Oğlum size emanetti, nasıl öldü?

Esra Açıkgöz
Sevag Şahin Balıkçı, Mazlum Aksu, Mustafa Beker... Onlar, kışlada ölen askerlerden birkaçı. Resmi açıklamalara göre ''intihar'' ya da ''kaza'' kurbanları. Ailelerine göreyse cinayet! Üstelik sadece üç kişi değiller, son on yılda kışlalarda 965 asker ''intihar'', ''kaza'' nedeniyle öldü; bu, çatışmada ölen asker sayısından bile fazla.

Heybeliada Ruhban Okulu Tekrar Açılabilir mi?

Çağdaş Erdoğan                    
Geçtiğimiz günlerde Türkiye Cumhuriyeti Başbakan’ı Recep Tayyip Erdoğan katıldığı bir TV programında Batı Trakya’ya ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Batı Trakya’da Müftünün hala atamayla seçildiğini ve bunun Lozan Antlaşmasına aykırı olduğunu belirtti. Erdoğan ayrıca ruhban okulu meselesinin de eğer Atina’nın orada kurulacak bir camiye onay vermesi halinde çözüleceğini söyledi. Bilindiği gibi Heybeliada Ruhban Okulu 1971’de kapatılmıştı.