TurkishNY.com - Peace of Art Inc. isimli şirket Nisan
ayında sergilenmek üzere, sözde Ermeni soykırımının “kurbanlarının anısına”
reklam panoları oluşturdu.Reklam panolarıyla aynı zamanda sözde Ermeni soykırımının
tanınması ve sözde soykırıma ilişkin ceza getirilmesi yönünde çağrıda
bulunuluyor. Armenian Reporter’ın haberine göre reklam panolarının
Foxboro, Watertown ve Cambridge’e yerleştirilmesi planlandı.
Kerimo: Türkiye Süryanileri azınlık olarak kabul etsin
Cumhurbaşkanı azınlıklara tanınan haklardan yaralanmadıklarını söylemişti…İsveç Sosyal Demokrat İşçi Partisi Milletvekili
Yılmaz Kerimo konuyu bir kez daha bugün verdiği bir yazı önergesiyle İsveç
Parlamentosu’nun gündemine taşıdı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Lozan Anlaşması’na göre
Asuri-Süryanilerin azınlık olarak kabul edilmediklerini ve bu nedenle de
azınlıklara tanınan haklardan yaralanmadıklarını söylediğine dikkat çeken
Kerimo, bundan birkaç ay önce Suriye Ortodoks Kilisesi’nin ana okulu açma
girişiminin Türkiye tarafından engellendiğini hatırlattı. (Süryani kardeşlerimiz bizim pozitivist laikçi kesimin ve onların yandaşı bazı sol kesimlerin azınlık haklarına sahip olmayı eşit vatandaş olmaya, devlet memuru olmaya engelmiş gibi gören zihniyeti dışlamalı ve Lozan Antlaşmasının azınlık haklarını istemelidir. HYETERT)
Avustralya'da sözde soykırım oyununa karşı önemli adım
Avustralya'nın New South Wales (NSW) Eyaleti Eğitim
Kurulu'nun, yeni yıldan itibaren eyalet okullarında, Yahudi soykırımını zorunlu
ders programına almasını fırsat bilen Yunan, Ermeni ve Süryani gruplara karşı,
önemli adım atıldı... Avustralya'da yaşayan diğer etnik gruplar da Yunan,
Ermeni ve Süryaniler de, bunu bir fırsat olarak değerlendirerek, harekete
geçti. Edinilen bilgilere göre, söz konusu toplumlar, benzer kararın kendileri
içinde kabul edilmesi hususunda, lobi faaliyetleri başlattı. Söz konusu
grupların eğitim bakanlığı nezdindeki girişimleri karşısında The Australian
Turkish Mutual Alliance (ATMA) tarafından başlatılan dilekçe kampanyası devam
ediyor.
Türk müteşebbisler Soykırım Anıtını ziyaret edip çiçekler koydular
Erivan’da 8-9 Nisan’da «Ticari ve Ekonomik Bağların
Tesisi» temalı Ermeni-Türk İş Kadınlarının 2 gün süren forumu esnasında Türk
müteşebbisler Ermeni Soykırımı Anıt Kompleksini ziyaret ettiler ve çiçekler
koydular.
Maine Legislature Supports Artsakh Independence
By Weekly Staff /
Augusta, Maine (A.W.)—The Maine House of Representatives
and Senate this morning passed a joint resolution recognizing the independence
of the Nagorno Karabagh Republic (NKR) and calling on President Obama and
Congress “to support the self-determination and democratic independence” of
NKR.
İnsan Hakları Savunucusu Erdal Doğan’a Yönelik Tehdit Kaygı Veriyor / Concern over the Death Threat Against Human Rights Defender Erdal Doğan
Norveç Helsinki Komitesi: İnanç Özgürlüğü Girişimi,
Avukat Erdal Doğan’a yönelik ölüm tehdidinden ötürü kaygı duymaktadır. Erdal
Doğan, 18 Nisan 2007’de Malatya’da üç Hristiyan’ın öldürülmesine ilişkin
Zirve/Malatya davasında müdahil avukattır. Sanıklardan Varol Bülent Aral, 8
Mart 2013 tarihli duruşmada Erdal Doğan’ı ölümle tehdit etmiştir.Kamu görevlilerini Erdal Doğan için koruma sağlamaya ve
emniyetini güvence altına almak için gerekli tedbirleri almaya çağırıyoruz.
'Fırsat bulsa' zarar verecekler: Rum, Ermeni, Yahudi!
Murat Kibritoğlu
Adana'da Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası'nın
(Eğitim-Sen) 800 eğitimci ve 1066 öğrenciyle yaptığı anketin sonuçlarına göre,
öğrencilerin yüzde 70'i Türkiye 'de yaşayan Rum, Ermeni ve Yahudilerin bir
kısmının fırsat bulduklarında ülkeye zarar vermeye çalıştığına inanırken, yüzde
51'nin 'Türk'ün Türk'ten başka dostu olmadığını' düşündüğü belirlendi. (Maalesef nefret söylemi devam ediyor. HYETERT)
Siyaset bilimci: Ermenistan iktidar partisinin alternatifi yok
Kafkasya Enstitüsü Direktörü, siyaset bilimci Aleksandr
İskandaryan, ″Ermenistan Cumhuriyetçi Parti’nin alternatifi yok″ dedi ve
sözlerinin devamında başkalık seçimleri esnasında Ermeni Ulusal Kongresi,
Taşnaksutyun ve Müreffeh Ermenistan Partisi (MEP) şahsında kimi etkili güçlerin
kendi adaylarını ortaya sürmekten kaçındıklarını kaydetti. İskandaryan’a göre
Miras Partisi ″ağırlığı olan bir muhalif güç değil″ dedi.
RUMVADER'den Eşit Vatandaşlar Projesi
AB Projesi AZINLIK VATANDAŞLARI EŞİT VATANDAŞLAR
RUMVADER, Kasım 2011’de ‘Azınlık vatandaşları = Eşit
vatandaşlar’ başlıklı bir Avrupa Birliği projesi gerçekleştirmek üzere ilk
başvurusunu yapmıştır. İlk değerlendirmeyi başarı ile geçen proje için 28 Mayıs
2012’de ikinci ve son başvuru yapılmıştır. Bu ikinci başvurunun da
değerlendirilmesi sonucunda Eylül 2012’de program kabul edilmiştir ve Şubat
2013`de uygulamalara başlanacaktır. Proje, Ankara’daki AB Delegasyonu'nun “Demokrasi ve İnsan Hakları” Οfisi'nin
Türkiye çalışmaları çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Proje Avrupa Birliği tarafından finanse
edilmektedir. Cemaat üyelerinin sivil
toplumdaki yerini pekiştirmek için çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecektir. (Rum kardeşlerimizi bu grişiden dolayı yürekten kutluyoruz. HYETERT)
Uzman: Ermenistan, Ermeni-Türk protokollerine ilişkin politikasını revize etmeli
Haykazun Alvrtsyan, Yanlışa izin vermekle beraber,
Ermeni-Türk ilişkileri bağlamında Türkiye’ye daha etkili rol düştüğünün
bilincinde protokollere yönelik politikayı gözden geçirebilirdik″ dedi ve
sözlerine yanlışı düzeltmek için geç olmadığı ve Ermenistan’ın yeni cumhurbaşkanı
ve hükümetin bu konuyu gündeme getirmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Ermenistan'dan Türkiye'ye Suçlama
Ermenistan Dışişleri Bakanı Edvard Nalbandyan,
Türkiye'yi, Yukarı Karabağ sorununun çözümüne engel olmakla suçladı. Türk tarafının, Türk-Ermeni ilişkilerinin normalleşme sürecini Yukarı Karabağ sorununun çözümü ile bağlantılı gördüğünü söyleyen Nalbandyan, bu tutumunun, Karabağ sorununun çözümüne bilinçli engel olma girişimi izlenimi verdiğini ileri sürdü.
Türkiye'nin tek Ermeni köyünü kadınlar kalkındırıyor
Sabancı Vakfı, toplumsal gelişmeye katkıda bulunan “sıra
dışı kişilerin olağanüstü öykülerini”, “Fark Yaratanlar” programıyla kamuoyuna
anlatmaya devam ediyor. Fark Yaratanlar programı, yapılan çalışmaların kısa
videolarının, Sabancı Vakfı tarafından hazırlanarak internet ortamında
paylaşılmasını, izleyenlere ilham vermesini, böylece toplumsal gelişmeye aktif
katılımın çoğalmasını amaçlıyor. Sabancı Vakfı’nın yeni Fark Yaratan’ı;
Türkiye’nin tek Ermeni köyü olan, nüfusu ve geliri azalan Vakıflı Köyü’nde
dayanışmayı artırmak için kurulan “Vakıflı Köyü Kooperatifi Kadınlar Kolu”
oldu. Haberin Devamı: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/23011256.asp
1908 Anadolu'sunda Ermeni Ustalarını Geziyorum.

Beyza Kural / beyza@bianet.org
"Tarihe Yolculuk" sergisi adının hakkını
veriyor. 2013'ten yazmak zor olunca ben de yolculuğa katılıyorum, zaman 20.
yüzyılın başına dönüyor... Birzamanlar Yayıncılık’ın 2005 yılında yayınladığı
“Orlando Carlo Calumeno Koleksiyonu’ndan Kartpostallarla 100 Yıl Önce
Türkiye’de Ermeniler” kitabının ikinci cildi yayınlandı. Kitabın
yayınlanmasıyla birlikte açılan ve
Küratörlüğü Osman Köker’in yaptığı “Tarihe Yolculuk”, “Orlando Carlo
Calumeno Koleksiyonu’ndan Kartpostal ve Objelerle 20. Yüzyıl Başında Türkiye’de
Ermeniler”başlıklı sergi 6-19 Nisan tarihleri arasında Tütün Deposu’nda ziyaret
edilebilir.
“Atalardan Miras Bir Yük”

Türkiye ve Ermenistan´dan bir grup genç önce 1915 öncesi
Ermeni nüfusun yoğun yaşadığı Muş’ta buluştu, kentteki Ermeni yaşamının
izlerini sürdü. Altı ay sonra da Ermenistan’da, Gümrü’de Muş´tan kaçmak zorunda
kalan Ermenilerin torunlarıyla görüştü. Ardından oturup konuştular. Yolun
Başında bu süreci izleyen, onların yaşadıklarına, düşündüklerine tanıklık eden,
önce iç seslerine sonra birbiriyle konuşmalarına odaklanan bir belgesel... Yönetmenliğini
Somnur Vardar’ın yaptığı Yolun Başında belgeseli “Birbirimizle Konuşmak”
projesi kapsamında 2011-2012'de çekildi. Filmin görüntü yönetmenliğini Gor
Baghdasaryan, yapımcılığını Zeynep Güzel yaptı. Belgeselin ilk gösterimi bugün
32. İstanbul Uluslararası Film Festivali kapsamında, saat 16.00’da, Pera
Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Gösterime filmin kadrosu da katılacak.
Türkiye, Suriyelilere azınlık kampı kuruyor

Ülkelerindeki iç savaş ve Beşar Esad rejiminin
baskısından kaçarak Türkiye'ye sığınan Suriyelilerin arasında Süryani,
Hıristiyan nüfusunun giderek artması Ankara'yı harekete geçirdi. Suriye'deki
etnik ve dini gruplar için ilk adımını atan hükümet, başta Süryaniler,
Hıristiyanlar ve çeşitli etnik gruplar için toplam 10 bin kişi kapasiteli iki
ayrı kamp kurma kararı aldı. Kamplardan ilki 4 bin Süryani ve Hıristiyan için
Midyat'ta Mor Abraham Manastırı'nın bitişiğinde olacak. 6 bin kişilik diğer
kamp yine Midyat'ta bulunan Hazine arazisinde inşa edilecek.
Bartholomeos Kayaköy'de dua etti
Muğla'nın Fethiye İlçesi'ne giden Fener Rum Patriği
Bartholomeos (Dimitris Arhondonis) tarihi Kayaköy'ü ziyaret etti. Patrik
Bartholomeos'a Amerika Birleşik Devletleri'nin New York şehrinden peder
Alexander Karloutsos, Fransa Metropoliti Emmanuel Adamakis ve İstanbul Adalar
Metropoliti Haralombos Sofroniadis eşlik etti. Geniş güvenlik önlemleri altında
Kayaköy'e giden Bartholomeos, tarihi Rum kentinde gezintiye çıktı. Kayaköy'ün
dar sokaklarında yürüyerek kilise ve şapelleri inceleyen Patrik, yapılar
hakkında yetkililerden bilgi aldı.
Süryanileri, Ezidileri, Rumları Yok Sayan Bir Akil Adam Listesine İtirazım Var
Zeynep Tozduman
Silahların susması,
anaların gözyaşlarıyla bu toprakların daha fazla yıkanmaması için,
barışa evet diyorum. Elbette biliyorum ki, kafalarımızda binlerce cevaplanması
gereken sorular var. Hele bir soru var ki için için içimizi kemiren. Eh nihayet geçtiğimiz hafta Akil adam listesi açıklandı,
açıklanmasına da…! Listede Fettullahçı, militarist, ırkçı liboşların yanında
elle tutulur 5-6 isim var. Bu listede ne yeteri kadar aydın, ne akademisyen ne
kadınlar ne Süryaniler ne Ezidiler ne de Rumlar var. Akil adam listesinde
sadece bu saydığım halklar mı yok? Barış Anaları, Cumartesi Anaları ve Şehit
Anaları da yok…! Oysaki analar mutlaka olmalıydı… Olmalıydı çünkü ancak ve
ancak acıyı birebir yaşayanlar barışı daha doğru inşa edebilir.
“Devlet İnançlara Eşit Mesafede Olmalı”
Ekin Karaca ekin@bianet.org
Azınlık Vakıfları Temsilcisi Laki Vingas, siyasi
partilerin Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na sundukları kısmi anayasa
taslaklarını bianet’e değerlendirdi... Bugüne kadar uygulanan laikliğin, inanç
özgürlüğünü kısıtladığına dikkat çeken Vingas, laiklik ve inanç özgürlüğü
tanımlarının artık uluslararası hukuk çerçevesinde algılandığı gibi Türkiye’de
algılanması gerektiği görüşünde. “Laiklik ve inanç özgürlüğü birbirlerini
engelleyen kavramlar olmamalı. İnanç özgürlüğü ve laiklik tariflerinin
Türkiye’de sıkıntılı olduğu ve daha doğru zemine getirilmesi gerektiği
kanaatindeyim. “Laiklik de inanç özgürlüğü bugüne kadar kağıt üstünde
hep var olmuştur ama uygulamalarda sıkıntı yaşanmıştır. Tariflerin muğlak değil
çok net olması gerekir. Muğlak ifadelerin perde arkasının başka riskleri
getirdiğini uygulamalarda gördük. “İnanç özgürlüğü ibadet özgürlüğüyle sınırlandırılamaz.
İnanç özgürlüğü kendi inanç örgütlenmesini de istediği gibi yapabilmesi
gerekiyor. Devletin inançlara karşı mesafesinin de eşit olması gerekiyor.
İttihatçıların 1926 Yargılamaları
Meline Anumyan / (Tarih bilimleri doktoru)
İttihatçılar, 1926 yılında gerici güçleri kışkırtarak
Erzurum, Sivas ve Kayseri’de olduğu gibi, diğer şehirlerde de toplu gösteriler
tertipler[35]. Tüm değişimler Kemal’le bağlantılı olduğundan dolayı, onun
öldürülmesi durumunda eski düzeni tekrar geri getirme imkânı olduğunun
düşünürler[36]. Mustafa Kemal’in eski silah arkadaşları olan Kâzım Karabekir,
Ali Fuat ve Rauf Orbay’ın muhalefet cephesine geçmiş olması İttihatçıları
umutlandırır[37]. Türk profesör Ergün Aybars’ın açıklamasıyla, Takrir-i Sükûn
Yasası ve İstiklâl Mahkemeleri’nin sürdürmüş oldukları faaliyetler, Şeyh Sait
ayaklanması sonucunda hasıl olan ortam, ihtilalcı hareketin genişlemesi,
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kapatılması, Şapka Kanunu ve daha başka
olaylar ülkenin toplumsal yapısı üzerinde büyük etki bırakmış olduğundan
dolayı, 1925-1926 yılları, Türkiye’nin en kritik yılları olmuştur[38].









