Diasporanın öncü isimleri 24 Nisan anma etkinlikleri için
Ermenistan’a gitmek yerine Türkiye’yi seçti. Anma törenlerine diplomatik
heyetler, AB'den ve yabancı sivil toplum kuruluşlarından temsilciler de
katılıyor. Ermeni diasporasından pek çok öncü isim 24 Nisan anma törenleri için
Türkiye'de. İstanbul'daki anma törenlerine katılmayı tercih etme nedenleri,
taşıdığı sembolik anlam. 1915 olaylarının yıldönümü anmaları Türkiye’de dört
yıldır düzenleniyor. Al Jazeera, Türkiye'deki anma törenlerine katılacak
isimlerden Ermeni kökenli İngiliz tarihçi Ara Sarafyan ve diasporanın önde
gelen kurumlarından Ermeni Genel Hayırseverler Birliği (Armenian General
Benevolent Union) Avrupa Sorumlusu Nicholas Tavitian ile buluştu.
1915 olaylarında ölen Ermeniler anıldı
1915'te meydana gelen olaylarda ölen Ermeniler
Haydarpaşa'da düzenlenen basın açıklamasıyla anıldı. Haydarpaşa Garı'nda
toplanan yaklaşık 50 kişilik grup, 24 Nisan 1915'te meydana gelen olaylarda
hayatını kaybeden Ermenileri andı. Katılımcılar ölenler anısına denize karanfil
attı... BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ise dünya tarihinin çok zulme
sahne olduğunu söyledi. Tan, şunları söyledi: “ Dünya tarihi çok zulme sahne
oldu. Saymakla bitmez. 20’inci yüzyıl en büyük katliamları hala hafızalarda.
Hitlerin yaptığı katliamlardan Ermeni soykırımından Saraybosna’dan Halepçe’ye
kadar maalesef insanlığın çok acı bir soykırım hafızası var. Acıları birbiriyle
yarıştırarak bir yere varamayız. Ancak zalimleri lanetleyerek yeni bir dünya
kurabiliriz..."
Obama yine 'soykırım' demedi
ABD Başkanı Barack Obama bu yılda 'soykırım' ifadesini
kullanmadı. ABD Başkanı Barack Obama, 1915 olaylarıyla ilgili açıklama
yaptı. Beyaz Saray, her yıl 24 Nisan’da hem Türk hem Ermeni tarafının
'heyecanla beklediği' bu açıklamada bu yılda geçen senelerde olduğu gibi
‘soykırım’ ifadesini kullanmadı.
Obama, 24 Nisan dolayısıyla yaptığı açıklamada, 1915
olayları için "Büyük Fekalet (Meds Yeghern)" ifadesini kullandı.
'Soykırım' mıydı?
Cengiz Çandar / Radikal
Hepimiz için 'mesele' her şeyden önce 'ahlaki' ve 'insani'dir. 1915'te olanı tanımak yerine ona 'mazeret' ararsak hep birlikte çürürüz.
Hepimiz için 'mesele' her şeyden önce 'ahlaki' ve 'insani'dir. 1915'te olanı tanımak yerine ona 'mazeret' ararsak hep birlikte çürürüz.
Türkiye'nin 49 yıllık "24 Nisan" tezleri
Her yıl 24 Nisan hem Türkiye, hem Ermeni toplumu için dönüm noktası oldu. Ankara yönetimi, diaspora Ermenileri'nin yurtdışındaki faaliyetleriyle hangi ülkenin soykırımı kabul edip etmeyeceğine gözünü çevirirken, Ermeni toplumunun anavatanlarından kopartılan üyeleri Türkiye siyasetinin tutumunda değişiklik beklediler tam 49 yıl boyunca…
2015’ten 50 yıl önce 1915’ten 50 yıl sonra “1965”
1915'te yaşanan acıların 100. yıldönümünden bir yıl önce, Ermeni toplumu anmalarının dünya çapında ilk başladığı 1965 yılında yaşananların Türkiye’ye yansıması “1965” kitabında toplandı.
Türkiye Ermenileri Patrikliği Basın Bildirisi
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip
Erdoğan’ın 1915 olaylarına ilişkin mesajı Türkiye ve Ermenistan halkları
arasında tesis edilecek bir köprünün temel taşları olacak niteliktedir. I. Dünya Savaşı, tüm savaşlarda olduğu gibi, olumsuz
etkileri yıllar boyu sürecek toplumsal fırtınalar yaratmıştır. Savaşa taraf
olan ülkelerin vatandaşları acılarıyla başbaşa kalmışlar, analar, babalar
evlatlarını, kadınlar eşlerini, çocuklar ana babalarını kaybetmenin acısını
yaşamışlardır. Özellikle tarih boyunca uygarlıklara beşik olmuş Anadolu
toprağının ortasına düşen ateş, sosyal yaralar açmıştır.
ANCA Executıve Director Aram Hamparian's Statement On Turkish Prime Minister Erdogan's Remarks Regarding April 24th
"Increasingly isolated internationally, Ankara is repackaging
its genocide denials." "Prime Minister Erdogan, in his statement
today, attempts, in vain, to escape responsibility for the Armenian Genocide,
by somehow downgrading this still unpunished international crime to the level
of a simple, unresolved bilateral conflict. Neither the facts nor any of the
world's commonly accepted codes of law or morality support this twisted
view."
'Türkler düşmanımız değil'
Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan, 24 Nisan’la ilgili açıklamasında, şunlar söylendi: “Ermeni Soykırımı, Türkiye’nin inkar politikası kadar canlı. Bir suçun inkarının, bu suçun devamı olduğuna inanıyoruz. Bu tür suçların gelecekte tekrarlanmasının önüne geçmek ancak bunu tanımak ve kınamakla mümkündür. Ancak şunu kamuoyu önünde teyit etmek isterim ki biz Türk toplumunu düşman olarak görmüyoruz. Masum kurbanların hatırası önünde eğilirken o dönemde Ermeni komşularına yardım eli uzatan Türkleri de anıyoruz. Yurttaşlarımıza yardım eli uzatarak kendilerinin ve ailelerinin hayatlarını tehlikeye atanların hatıralarını kutsuyoruz.”
Is Erdogan telling Obama to continue denying the Genocide?
By Ara Khachatourian
It’s that time of the year again when Armenians across the
world—but especially in the United States—await the annual White House
statement on the Armenian Genocide, which, since 1981, has never actually used
the word “Genocide.” This will be President Obama’s sixth such statement, the
last five of which clearly veered from his campaign promise to recognize the
Armenian Genocide and used euphemisms to characterize what actually happened
and played into the an almost century-long campaign by Turkey to deny the
events of 1915. Essentially, the president who campaigned for “change” himself
became complicit in the crime of Genocide by unabashedly denying it as an
apologist for Turkey.
Markar Esayan: Ermeni çıkışı bir demokratikleşme miladı
Gazeteci-Yazar Markar Esayan Başbakanlık düzeyinde 1915
Ermeni ölümlerinin tarihte bir ilk olarak anılmasını Hür Haber'e değerlendirdi.
Yenişafak yazarı Markar Esayan Başbakan Erdoğan’ın “1915’te hayatını kaybeden
Ermenilerin acısını paylaşıyoruz” açıklamasını sıcağı sıcağına Hür Haber’e
değerlendirdi. ‘Bu bir milat’ diyen Esayan bu çıkışın sadece Ermenileri değil
Türkiye’nin demokratikleşmesinin önünü açan bir metin olarak ele alınması
gerektiğinin altını çizdi.Armenian Martyrs Day
Tomorrow, Armenians around the world will solemnly
remember the great tragedy that befell our people 99 years ago. Beginning in
1915, more than 1.5 million Armenians were massacred by the Ottoman Turkish
Empire in what has come to be known as the Armenian Genocide. Around 75 percent
of the entire population of Armenians in the world at that time was
annihilated, making it the first attempt at genocide perpetrated in modern
times. Indeed, the very word “genocide” (denoting the destruction of an entire
people) was coined to describe the policy of systematic extermination which the
Ottoman regime used against the Armenian population.
Ermeni mesajına Ermenistan'dan ilk yorum
Başbakanlık tarafından 1915 olaylarıyla ilgili yapılan ilk açıklama dünya basınında geniş yankı buldu. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez, 1915 olaylarının yıldönümü vesilesiyle, Başbakan düzeyinde Ermeniler'e taziye mesajı yayınlandı... Novosti Armenia haber ajansı ise Türkiye’de bir başbakanın ilk defa 1915 yılı olayları hakkında böyle bir konuşma yaptığının altını çizerek, “Recep Tayyip Erdoğan bugün ilk defa ermeni halkına taziyet mesajı göndermiş oldu. Ancak asıl sürpriz yarın yaşanabilir. Erdoğan’ın taziye mesajında özel gün olarak tanımladığı 24 Nisan için de bir konuşma hazırlıyor. Bakalım yarın ne söyleyecek” ifadelerine yer verdi.
Prof. Baskın Oran: 1915 çıkışı önemli ama yetmez
Şimdi bunların hepsini teker teker birer satırla irdeleyelim. Birincisi “Osmanlı vatandaşı herkes gibi açı çektiler” dendiği zaman olmuyor. Çünkü diğer Osmanlı vatandaşları savaşta düşman tarafından öldürüldüler. Oysa Ermeniler 1915’te kendi devletleri tarafından öldürüldü. Bu açıdan “Hem acıları yarıştırmayalım” diyor hem eşitlemeye çalışıyor bu olmaz... Yahu Müslüman okyanusundaki bir azınlığın, çoğunluğu mukatele ile öldürmesi mümkün mü?... protokolleri onlar parlamentodan geçirdi. Biz geçirmedik. Anlaşmayı çöpe attık. Üçüncüsü de Arşivleri açma konusu. Şimdi arşivleri temizledikten sonra açmak var. Bir de esas arşivler Genelkurmay’da onları açmak var. Onlar açılmış değildir.
Flash Flash Erdoğan'dan '24 Nisan' mesajı
1915 olaylarının Türkiye karşıtlığı için bir bahane olarak kullanılması ve siyasi çatışma konusu haline getirilmesi de kabul edilemez. Birinci Dünya Savaşı esnasında yaşanan hadiseler, hepimizin ortak acısıdır. Bu acılı tarihe adil hafıza perspektifinden bakılması, insani ve ilmi bir sorumluluktur. Her din ve milletten milyonlarca insanın hayatını kaybettiği I. Dünya Savaşı esnasında, tehcir gibi gayr-ı insani sonuçlar doğuran hadiselerin yaşanmış olması, Türkler ile Ermeniler arasında duygudaşlık kurulmasına ve karşılıklı insani tutum ve davranışlar sergilenmesine engel olmamalıdır. Bugünün dünyasında tarihten husumet çıkarmak ve yeni kavgalar üretmek kabul edilebilir olmadığı gibi ortak geleceğimizin inşası bakımından hiçbir şekilde yararlı da değildir. Zamanın ruhu, anlaşmazlıklara rağmen konuşabilmeyi; karşıdakini dinleyerek anlamaya çalışmayı; uzlaşı yolları arayışlarını değerlendirmeyi; nefreti ayıplayıp saygı ve hoşgörüyü yüceltmeyi gerektirmektedir.
Ermeni soykırımıyla yüzleşmeden ne demokratikleşilir, ne de Kürt meselesi çözülebilir
Ferhan Umruk
2015'e bir yıl kala bu toprakların kara günü olan 24
Nisan'la yüzyüzeyiz. "Anadolu'nun Hıristiyansızlaştırılmasında"
mihenk taşı olan İttihat Terakki'nin Ermeni halkını tehcir kararı, yalnızca
binlercesi katledilen Ermeni halkının değil, bu topraklarda yaşayan tüm
insanların geleceğine de damgasını vurdu. Türkiye bugün hala demokratikleşmeyi tartışıyor. Egemen
sınıfın rakip fraksiyonları kendileri için demokrasi talep ediyorsa, toplumun
alt sınıfları ve farklı kimliğe sahip olanlar, en temel demokratik haklara
kavuşmak için bedel ödemek zorunda kalıyorsa, bütün bunların sebebi, geçmişin
yaratmış olduğu lanetli güzergahın bugünlere taşıdığı çözülememiş ağır
sorunların üst üstte birikmiş olmasındandır. Türkiye'nin Ermeni soykırımıyla yüzleşmesi, sahip çıktığı
tarihsel miras bakımından da gereklidir.
Ermeni Protestosuna Karşı ‘Van Nöbeti’
Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA), 23 ve 24 Nisan
tarihlerinde gerçekleştirilecek kaldırım nöbeti etkinliği için Türk toplumu üyelerini
göreve davet etti. ABD’deki Ermeni diasporası tarafından her yıl olduğu gibi bu
yıl da soykırımın yıldönümü kabul ettikleri 24 Nisan günü Türkiye’nin
Washington Büyükelçiliği önünde bir protesto gösterisi gerçekleştirilecek. Bu
nedenle Türk Amerikan toplumu da Türkiye’ye karşı haksız suçlamalarda bulunan
Ermeni nümayişçilerin Büyükelçilik önündeki kaldırımda gösteri yapma
girişimlerini engellemek amacıyla 23 Nisan tarihinden başlayarak elçilik önünde
nöbet tutacak.
‘ABD’deki ‘Ermeni soykırımı’ tasarısı geçse bile Türkiye’ye maddi zarar vermez’
İlhan Tanir
Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde çalışan
bir uzmana göre, Türkiye’nin aksettirdiğinin aksine, ABD Kongresi’nin alt
komitelerinden ve hatta Genel Kurul’dan geçebilecek bir ‘Ermeni soykırımı‘
tasarısının esasında hukuki açıdan hiçbir geçerliği yok. Komite’deki Türkiye ve
Ortadoğu konularını çok yakından takip eden uzmana göre, bu tip öneriler sadece
“Kongre’nin bir konu hakkında nasıl hissettiğini gösterir. Bir şey yapılması
için buyurgan bir tavır anlamına gelmez. ‘Bırakınız geçirsinler’ tavrının
Türkiye’ye hiçbir hukuki ve maddi dezavantajı olmaz.
Ermeni Rum Çocuguyuz
Ahmet Altan
Peki, halife efendilerimizin sarayı Topkapı’nın
bahçesinde neden bir kilise var? Peki, bizim ecdadımız dediğimiz Osmanlı’dan
önceki atalarımız kimler? Osmanlı kim peki? Osmanlı’nın Kayı Aşireti’nden
çıktığını biliyorsunuz diyelim, Kayı Aşireti hakkında ne biliyorsunuz? Çok
fazla bir bilginiz olamaz çünkü tarihte de çok fazla bir bilgi yok, Kayı
Aşireti’nin varlığı bile kuş''kulu. Kabul edelim ki biz Türkler pek bir şey “icat” edemeyiz ama iyi uydururuz. Belki en palavracıları en yukarılara çıkarmamızın nedeni de budur, belki de siyaseti de bir uydurma yarışması sanıyoruz. En iyi uydurduğumuz şeylerin arasında herhalde “tarih” güzide bir yer tutar.










