Etiketler

Ermeni taziyesinin perde arkası..

Ahmet Takan / ahttakan@gmail.com
“Tarihi açılım”, “2015’e ön hamle yaptı”,  “Tabuları yıkan lider” vs… başlıklarıyla yutturulmaya çalışılan yeni sinsi tezgaha daha ayrıntılı bir şekilde bakalım. Başbakan Recep Erdoğan’ın Ermeni torunlarına sunduğu taziye mesajının ardındaki gerçekleri daha iyi tahlil edelim. Tarih; 29 Ekim 2004. Yer; Roma.. Türkiye, Cumhuriyet Bayramı’nı ve, Cumhuriyetin 81. yılını kutluyor. Başbakan Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Gül, “Avrupalı dostlarının” kuşatması altında Avrupa Birliği Anayasası’na imza atıyor.. Kimin gölgesi ve himayesinde?.. Fotoğrafa tekrar dikkatlice bakın; Müslümanların katledilmesi emrini veren Haçlı seferlerinin öncüsü Papa X. Innocenzio’nun heykeli altında. Vee!.. Tarih 23 Nisan 2014; Başbakan Recep Erdoğan yine Milli bir bayramda Türk Devletinin kuruluş temellerinin ve Milli Egemenlik ilanının yapıldığı anlamlı günde, Türk kanı içen Ermenilerin torunlarına taziyelerini sunuyor, hem de devletin resmi internet sitesinden.
Bütün bu olup bitenler basit birer tesadüf mü? Hayır!..

Türk kamuoyu Ermeni meselesine üzgün ama...

Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM), 1915 Olayları hakkında Türkiye çapında bir kamuoyu araştırması yaptı. Anket sonuçlarına göre, kamuoyunun kayda değer bir kısmının dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Nisan 2014 tarihinde yapılan açıklama ile somutlaşan resmi politikaya destek verdiği görülüyor... 1915’te hayatını kaybedenlerin sadece Ermeniler olmadığını belirtip, bütün kayıplar için üzüntü belirtilmesi görüşünü savunan yüzde 24’lük bir kesime ilave olarak yüzde 12’lik bir kesim 1915’te hayatlarını kaybeden Ermeniler için üzüntü belirtilip ancak özür dilenmemesi görüşünde. Soykırım iddialarının kabul edilmesi görüşünü kabul edenlerin oranıysa sadece yüzde 9; başka bir yüzde 9’luk kesimse iddianın kabul edilmeden özür dilenmesi yönünde bir adımı tercih etti.  Araştırma çalışmasına katılanların yüzde 21’i ise Türkiye’nin Ermeni Soykırımı iddiaları konusunda herhangi bir adım atmaması görüşünü savundu.

İnkarın yüzyılı nasıl başladı?

100. yıla girerken... ERMENİ SOYKIRIMI 1. bölüm
Ragıp Zarakolu
Ankara Hükümeti, Batı’dan bir ülke ile ilk diplomatik anlaşmayı da 1921 yılı Haziran’ında Fransa ile yaptı. Fransa, soykırımdan sağ kalanları yurtlarına dönmeye çağırmış, şimdi ise onları yalnız bırakmıştı. İngilizlerin daha sonra Ermenilere ve Yunanlılara yapacağı gibi... 99 yıl sonra ilk kez bir Türkiye Başbakanı, 24 Nisan tarihinde resmi bir mesaj yayınlayarak Ermeni halkından, 1915 yılında yaşamını yitirenlerin daha sonraki kuşaklarının acılarından dolayı taziyelerini bildirdi. Bir özür söz konusu olmasa bile, en azından ilk kez bir Türkiyeli devlet adamı, hiç olmazsa insani bir davranışta bulunarak başsağlığı diliyordu. Ben bunu önemli bir başlangıç olarak görüyorum, arkası gelmese bile; aynen Dêrsim Kıyımı’ndan dolayı biçimsel de olsa özür dilemesi gibi.

Vakıflar Meclisi Azınlık Temsilcisi Seçildi

Vakıflar Meclisinin 15 üyesinden biri olan Azınlık vakıfları temsilciliği seçimi bu gün yapılı. Vakıflar Meclisinin Azınlık vakıfları temsilciliğine Doç. Dr. Toros Alcan seçildi. Surp Haç Tıbrevank Yönetim Kurlu başkanı olan Toros Alcan Cemaat vakıfları temsilciliğini de yürütecek.
Sayın Toros Alcan'ı kutluyor, başarılar diliyoruz. HYETERT



Müslüman Ermenilerden Cumhurbaşkanı'na çağrı

Türkiye'de yaşayan ve İslamiyet'i seçmiş Ermenilerin kurduğu platform 1915 olayları öncesinde Cumhurbaşkanına açık bir mektup yazdı. Müslüman Ermenilerden Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a Çağrı: Bizler Osmanlı Devletinin son dönemlerinde ırkçı İttihatçıların zalimane uygulamaları sebebiyle çok büyük acılar çekmiş Ermeni halkının torunlarıyız. Çok azımız bu topraklarda kalabilmiş, büyük çoğunluğumuz ise ata topraklarının dışında büyük sıkıntılar çekerek hayatını sürdürebilmeyi başarmıştır. Günümüzde Türkiye'de azınlık olan Ermeni toplumunun içinde de din seçimimiz nedeniyle daha da azınlık olan biz Müslüman doğmuş veya sonradan Müslüman olmuş Ermeniler olarak bundan 2 yıl kadar önce bir araya gelerek Müslüman Ermeniler Platformunu kurmuş bulunmaktayız. (En önemli eksiğimiz de tamamlandı. Son modaya uygun olarak ismini değiştirmeden Müslüman olanların ve de neden Müslüman Ermeni olmasın diyenlerin katılımı ile büyüyecekleri kesin. HYETERT)

Radikal yazarından olay yaratacak Mevlid Kandili yazısı

"Noel ile yılbaşını ‘bitiştirme’ kastını bir kenara bırakalım, acaba bu memlekette ‘İslâmi’ diye kaygı duymadan baş tacı ettiğimiz ama aslında İslâm-dışı (Hristiyan) etki ve etkileşimlerle ortaya çıkmış hiç mi kutlama yok?... Mesela ‘Hızır Aleyhisselam’ ile ‘İlyas Peygamber’in buluşması diye asırlardır bu topraklarda Müslümanlar tarafından İslâmi ölçülerle kutlanan Hıdrellez gerçekte nedir?... Söyleyelim: Hristiyanlık propagandası yapılan bir başka etkinlik! Çünkü Hıdrellez, Anadolu’da İslâm-öncesi dönemde Hristiyan ahalinin takdis ettiği bir aziz olan Aya Yorgi (Hagios Georgios) için yapılan törenin İslâmileşmiş halinden başka bir şey değil… Bu topraklarda ‘Mevlid’in de yasaklanması gerektiğini ileri sürebilirler. Çünkü Hz. Muhammed’in doğumunu anma amacıyla gerçekleştirilen tören de ‘İsa-Mesih’in doğumuna yönelik ‘Noel’le bir etkileşimden çıkmıştır ve pek çok ‘püriten’ (Selefi/Vahhabi) Müslümanca ‘bidat’ (dine aykırı) sayılır. Onlar, Mevlid’le Peygamber’e kutsiyet atfedildiğini ileri sürerler ve böyle ‘münasebetsiz’ bir ritüele temel oluşturan manzum eseri yazdığı için de Süleyman Çelebi’ye lânet yağdırırlar. Kısaca durum şu ki Mevlid’i kazıyın, altından ‘Noel’ çıkıyor!..

ԵՊԻՍԿՈՊՈՍԱԿԱՆ ԵՐԿՐՈՐԴ ԺՈՂՈՎԻ ՁԱԽՈՂՈՒԹԻՒՆԸ

Մեծի Տանն Կիլիկիոյ Կաթողիկոսութեան կայքէջին վրայ կը կարդանք որ 11-13 Նոյեմբեր 2014-ին Մայր Աթոռ Ս. Էջմիածնի մէջ, օրհնութեամբ եւ նախագահութեամբ Ն.Ս.Օ.Տ.Տ. Գարեգին Բ. Ծայրագոյն Պատրիարք եւ Ամենայն Հայոց Կաթողիկոսի եւ Ն.Ս.Օ.Տ.Տ. Արամ Ա. Մեծի Տանն Կիլիկիոյ Կաթողիկոսի, գումարուեցաւ Հայց. Առաքելական Ս. Եկեղեցւոյ եպիսկոպոսաց հերթական ժողովը, որուն կը մասնակցէին Հայ Եկեղեցւոյ 61 արքեպիսկոպոսներ եւ եպիսկոպոսներ:

Bir Etnik Temizlik Mimarı: İsmet İnönü

Sait Çetinoğlu
“Biz açıkça milliyetçiyiz ve milliyetçilik bizi birleştiren yegâne unsurdur.Türk çoğunluğunun yanında diğer unsurların hiçbir etkisi yoktur. Her ne pahasına olursa olsun, ülkemizde yaşayanları Türkleştirecek, Türklere ve Türkçülüğe karşı çıkanları yok edeceğiz…” [1]. Sait Çetinoğlu Türkiye’de azınlıklara yönelik politikaların ortak paydası kesintisiz kovma ve yok etme şeklinde ifade edilebilir. Bu politikalar Hamid döneminde başlamış, İttihatçılar (1.Jöntürk dönemi) politikaları sistematize edilip soykırıma varacak pratiklerle hayata geçirilmiş, Kemalistler (2. Jöntürk) de kesintisiz sürdürerek günümüzde Gayrimüslim azınlıklar folklorik bir figüre indirmişlerdir.

France: Law of Armenian genocide denial, Ankara's influence

The Nouvelles d'Arménie magazine of January 2015 reveals a collusion between a member of the French Constitutional Council and a Turkish personality at the time of the examination of the Boyer Law in 2012 to criminalize denial of the Armenian genocide. The magazine of the Armenian community in France title on the cover page: "Constitutional Council: The dangerous connections of Hubert Haenel." Hubert Haenel, 72, is a former Senator (UMP) appointed to the CC in 2010. He is also a member of the Bosphorus Institute, a pro-Turkish lobby in France.

Sarkisyan torunlarıyla beraber «Anahit» animasyon filminin prömiyerindeydi

Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan Moskova Sinemasında torunlarıyla beraber Ghazaroz Aghayan’ın masalı esas alınarak hazırlanan «Anahit» uzun metrajlı animasyon filminin prömiyerinde hazır bulundu.

Ermenistan giderek Rusya bağımlısı oluyor

Ermenistan'ın Rusya'nın önderliğinde kurulan ve 1 Ocak 2015'te resmen hayata geçecek Avrasya Ekonomik Birliği'ne dahil olmasıyla Rusya'ya olan bağımlılığının artması bekleniyor. Ermenistan, birliğe 2014'ün son haftasında kabul edildi. Bir yıl önce AB ile Ortaklık Anlaşması'nı imzalamaktan vazgeçen Ermenistan böylece Rusya, Kazakistan, Belarus ve Kırgızistan'ın ardından AEB'nin beşinci üyesi oldu. Ancak Ermenistan'ın bu kararının siyasi ve ekonomik olarak, ayrıca güvenlik alanında Rusya'ya bağımlılığını artıracağı belirtiliyor.

Hasmik Poğosyan: Ermeni Soykırımı 100. Yılı Sergisi açılacak

Kültür bakanı Hasmik Poğosyan, ″Bizim kendimize ve dünyaya bu yıl esnasında ne söylemek istediğimizi anlamak önemli. Bizim yüz yıllık tarihimizi tekrar anlatmalıyız ve durumu doğru takdir etmek önemli. Bakanlık son yüz yıl tarihimize yönelik sergi inisiyatifinde bulundu. Bu sergi yılın ana etkinliği olacak″ dedi.

Demoyan: Türkiye bazı Ermeni çevrelerine girip 100. yıldönümü etkisizleştirmeye çalışıyor

Bugün düzenlenen basın toplantısında Ermeni Soykırımı Müze-Enstitüsü Müdürü Hayk Demoyan Türkiye ve ona destek veren kuvvetler tarafından Ermeni tarafının Soykırımın 100. yıldönümüne yönelik adımlarının etkisizleştirmeye yönelik net bir politika yürüttüğünü ileri sürdü. Demoyan’a göre bu politkanın iki yönü var, birincisi yürtdışında Diaspora veya Ermenistan tarafından atılan adımların etkisinin azaltmasıdır, ikincisi ise iç çelişkilerinin kışkırtmasıdır. Demoyan Türkiye’nin Ermenistan ve Diasporada etkisinin altında olan kişilerle işbirliğinde bulunarak Soykırım konusu devrilmeye çalıştığını söyledi.

Afedersiniz Ermeni diyenler bile oldu!

Burak Uyak
Biraz geç de olsa Türkçe'nin en pragmatist ve sevgi dolu kalemlerinden bir tanesi-benim için birincisi- olan Vedat Türkali'nin son kitabı üzerine yaptığım amatör derlemeyi bu doğrultuda paylaşmak niyetindeyim.
“Bitti Bitti Bitmedi”
Bir eksik olmak nedir, bilir misiniz? Aidiyetsizlik duygusu, zoraki mimikler, herkese benzeme çabası ve hiç kimse olamamanın hüsranı. Bilirsiniz, biliyorum bunu. Ben de geçtim oralardan, Yalancı Tanıklar Kahvesi'ne uğramadan. Hep bir eksik kaldığımı anladım, çevirdiğim on binlerce sayfanın aslında toprağa gömülen bir tohum olduğunu. Asla arda kalan yazarları küçümsediğimi düşünmeyin -ki haddim de değildir zaten- lütfen. Fakat Vedat Türkali'yi okumayan herkes gibi bir eksiksiniz nazarımda.

Կրոնական բարքեր Նուրհան արքեպիսկոպոսը կարեւոր հարցեր է բարձրացրել

Վերջերս Երուսաղեմի Պատրիարք Նուրհան Արքեպիսկոպոս Մանուկյանը Գարեգին Բ-ին քննադատող մի նամակ էր հրապարակել, որում մասնավորապես ասված էր. «Ժամանակը եկած է, Վեհափառ, որ դուք պարտիք վերագտնել ձեր հոգեկան արժէքները, եթէ երբեւիցէ ունեցած էք, ապա թէ ոչ դուք եւս դուք ձեզ հռչակէք կարգազուրկ եւ մեր Մայր Եկեղեցին փրկէք ամբողջական կործանումէ»։ Այս նամակին հաջորդեցին որոշ եպիսկոպոսների հայտարարությունները, որով նրանք վիրավորական արտահայտություններ էին արել Երուսաղեմի պատրիարքի հասցեին՝ պաշտպանելով Գարեգին Բ-ին։

Ermeni iddiaları 4 bin sayfada çürütüldü

Muhammet Kutlu / Ankara -
Sözde soykırımın 100. yılı ilan edilen 24 Nisan 2015’te Türkiye’ye karşı büyük bir karalama kampanyasına hazırlanan Ermenileri, Yeni Türkiye Strateji Merkezi 5 ciltten oluşan 4000 sayfalık belgelerle çürütüyor. Hasan Celal Güzel yönetimindeki merkez, Ermeni tezlerini, Ermenilerin kökeninden başlayıp, Osmanlı’ya ihanetlerine, tehcir ve sonrasına kadar her açıdan ele alıyor...Eski bakanlardan yazar ve siyaset bilimci Hasan Celal Güzel’in başkanlığını yaptığı Yeni Türkiye Strateji Merkezi (YTSAM), Ermeni iddialarına karşı bir kez daha müthiş bir çalışmayla gündeme geldi. (Çürüten çürütene.Halaçoğlu’ndan sonra bir de bu Güzel(!) çıktı. HYETERT)

Bartholomeos Mültecilere Yemek Verdi

Fener Rum Patriği Bartholomeos, Sureye’deki iç savaştan kaçarak kiliseye sığınan mültecilere öğle yemeği verdi. Suriyeli mültecilerin zor bir durumla karşı karşı oluklarını belirten Bartholomeos, “Büyük zorluklar var önlerinde. Pasaportları yok, seyahat etme imkanları yok, düşünceleri Suriye’de, Irak’ta akrabaları ve sevdiklerinin yanındadır. Onun için bizde onların yanında hissediyoruz ve bir an evvel bu gördükleri zorlukların aşılmasını diliyoruz. Bütün memleketimize huzur ve barış dolu yeni bir yıl diliyoruz” dedi.

Erivan’ın Yeni Yıl Telaşı ve Hasan Cemal'in Ziyareti

Aykan Sever
Bizi uyarmışlardı Noel öncesi alışverişinizi yapın, marketlerde yiyecek kalmaz diye; öyle oldu. Hasan Cemal'in Erivan ziyareti ise durumun çok çetrefilli olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu günlerde Erivan sokakları telaşlı. Geçen hafta Ermenistan para birimi dramın dolar karşısındaki bir hayli yüksek olan değer kaybı önemli ölçüde bu telaşın kaynağıydı. Bu hafta başından itibaren bu artışın seviyesinin yüzde on civarında sabitlenmesiyle, endişeli yüzler bir nebze de olsa rahatladı. Zamlara rağmen, süper market girişlerinde bulunan döviz büroları önündeki kalabalıklar, marketin içlerine kayarak, ne buldularsa yağmalamaya başladılar.

Paris’te Anadolu Kültür Merkezine Çirkin Saldırı

Fransa’nın başkenti Paris’te 25 yıldan fazla bir süredir faaliyet gösteren Paris Anadolu Kültür Merkezi dün gece kimliği belirsiz kişiler tarafından saldırıya uğradı. Saldırganlar, merkezin kapı ve duvarlarına kırmızı sprey boyalarla, “Ermeni Soykırımı, özür ve tazminat için savaşın” yazdı.

Hayalet

Hande Demircioğlu
Enstitü sahnesinde Laure Marchand konuşmasına “Türkiye ve Ermeni Hayaleti” soykırımın izinde adımlarla başlamıştı. Marchand’ın çalışması bize bin dokuz yüz on beş tehcirinin yol haritasını sunuyordu. Gölgedeki Ermeniler-kripto, Taşın Soykırımı diye çoğalan incelikli çalışma on sekiz başlıkta çerçevelenmişti. Yıllarca süren ve son dönemde hatları belirginleşen kavramların konuşulduğu bir sahnede; mezarlıkların hikâyeleri, paradigmalar. Yüz yıldır süren demokrasi açığını; katliamı, gasp edilen malları, Ermenilere uygulanan pogromları taşıyıp getiren tarihin içinde yüzleşmeyi deniyorduk olabildiğince, dürüstçe… Doğu Roma’ya gelen ruhlar, hayaletler sokaklarda, sahnelerde... En çok DÜŞLERİmizde, bilincimizin yedi kat dibinde.