Etiketler

Tarih ve Tekerrür (1-2)

Dr. Ömer Uluçay yazdı
"Tarih, tekerrürdür" denilmiş ve buna cevap olarak da "ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?" denilmektedir. Bu tekrarlama işi, bir ülkenin, toplumun tarihinde olduğu gibi; farklı ülke ve toplumlar için de söz konusu olmaktadır. Bu topraklarda; Ermeni Kırımında, 1934 Trakya'da Yahudi Tehcirinde ve 6-7 Eylül 1955 Beyoğlu olaylarında inanılmaz olaylar, yaşanmıştır: Sivil insanlar öldürülmüş, evler, dükkânlar, kiliseler yıkılıp talan edilmiş, mallar gasp edilmiş, tecavüzler olmuştur.

Diyarbakır'da Ermeni Kıyımı

Diyarbakır’da Ermeni Kıyımı büyük ölçüde 1908’den 1915’e kadar kayıt altına alınmış, kıyıda köşede kalmış Türk ve Ermeni arşivleri temel alınarak yapılmış bir çalışmadır. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin yükselişini, yeni oluşmaya başlayan Kürt ulusal hareketini ve Osmanlı Ermeni nüfusunun yok edilişini tartışmaktadır. Ermenilerin yaşadığı sürgün ve kıyım, İstanbul’daki merkezi otoritelerin, bölgesel yöneticilerin, yerel güçlerin egemenlik savaşı sonucu meydana gelmiş karmaşık bir süreci içermektedir.

PKK HDP'nin seçime girmesini istemiyor

İsa Tatlıcan
Prof. Halil Berktay: "Sol liberaller kendi kibirleri yüzünden Erdoğan'dan nefret ediyor. Çözümün başarısı AK Parti'ye yaramaması için barışı sabote ediyorlar. PKK, AK Parti'nin Türkiye'ye barışı getireceğini, reformlara devam edeceğini, sivil anayasayı hayata geçireceğini domuz gibi biliyordu. PKK işlevsiz kalacağı için barışı istemedi. PKK'nın başlattığı savaşın hiçbir haklı gerekçesi yok." Türkiye 3 yıl aradan sonra yeniden PKK şiddeti ile karşı karşıya. Geçmiş yıllarda PKK şiddetine karşı ulusal medyanın bir karşı duruşu vardı. Ancak bu kez durum farklı. CHP, FETÖ, HDP medyası, sol liberaller ve sosyalistler AK Parti iktidarına karşı PKK şiddetini tercih ediyor.

1915'te Cizre'de ne yaşandı? 100 yıllık hikaye

Serdar Korucu / Radikal
Sokağa çıkma yasağı ve can kayıpları haberleri ile Türkiye'nin gündemine gelen Şırnak'ın Cizre ilçesi, 100 yıl önce büyük acılara sahne oluyordu. Tehcir kararı öncesinde Cizre'nin o dönem bağlı olduğu Diyarbakır vilayetinin merkezinde Ermeni mahalleleri ablukaya alınıyor, tutuklamalar oluyordu.  Raymond Kevorkian’ın “Ermeni Soykırımı” kitabına göre 1915 yılının Nisan ayının ilk yarısında yetkililer Diyarbakır’a bağlı kasabalarda ve köylerde asker kaçaklarının peşindeydi. Diyarbakır şehir merkezinde Ermeni mahallesi jandarma, polis, Çerkez çetecileri ve milis kuvvetleri tarafından kuşatılıyordu.

Ermeniler Yine Hedef Gösteriliyor

Murat Bebiroğlu
2007 yılında yazdığım “Hedef göstermeyin Hedef olmayalım” başlıklı yazımda şöyle demiştim[i]:  “Her gün şehit cenazeleri kaldırılırken, toplumda teröre duyulan haklı nefret, öfke giderek büyüyor ve şiddete dönüşme eğilimleri gösteriyor. Bu ortamda doğan öfkenin ve şiddet eğilimlerinin bazı bilim adamları ve medyanın bir bölümü tarafından Ermenilere yöneltme gayretleri görülüyor…”  Maalesef tarih tekerrür ediyor, yine her gün şehit cenazeleri kalkıyor, acı büyüyor. Ne yazık ki aradan geçen zamanın bir şey değiştirmediği görülüyor. Yine PKK’nın Ermeni olduğu yazılıp çiziliyor, Ermeniler hedef haline geliyor.

Noktalama işaretleri nasıl ortaya çıktı?

Keith Houston / BBC Culture
Nokta, virgül, soru işareti gibi noktalama işaretleri öylesine yaygın kullanılıyor ki onların tarih boyunca var olduğunu sanıyoruz. Oysa öyle olmadı. İşte bu işaretlerin hikayesi. Noktalama işaretleri gramatik yapıların nasıl kurulacağını gösterir; tek tek harfleri kelimelere ve cümlelere dönüştürmemize veya beynimizde onların resmini oluşturmamıza yardımcı olur. Onlar olmadan kitapları nasıl okur anlardık diye merak ediyor insan. Oysa ilk zamanlarda noktalama işaretleri yoktu. Yazarlar binlerce yıl onlarsız yazdı yazılarını. Peki, ne oldu da bu tarzı değiştirme gereği duydular?

Teröre Karşı Kardeşlik Yürüyüşü

Hilmi Hacaloğlu
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin liderliğinde Ankara’da buluşan örgütler, “Teröre Karşı Kardeşlik Yürüyüşü” tertip etme kararı aldı. Açıklama “Gün Türk’ün Kürt’e, Kürt’ün Türk’e el uzatma günü, gün komşunun komşusuna sarılma günüdür” diyen Türkiye Odalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklığlu’ndan geldi. TOBB Başkanı: Fitne ateşini söndürmeli, teröre karşı durmalıyız. Aralarında Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Memur Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye Barolar Birliği, Türk-İş, Hak-İş, TİSK, TÜSİAD, MÜSİAD, TÜRKONFED, TÜRMOB, TÜRKİYE KAMU-SEN, Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği’nin bulunduğu 14 örgütün katkısıyla hazırlanan metni yine Hisarcıklıoğlu okudu…TOBB Başkanı, esnafı, çiftçisi, işçisi, memur, emeklisiyle tüm Türkiye’yi ellerinde Türk bayraklarıyla söz konusu örgütlerin 17 Eylül’de Ankara Sıhhiye Meydanı’nda düzenleyeceği yürüyüşe katılmaya çağırdı.

Ermenistan'da elektrik protestoları yeniden başladı

Ermenistan'da elektrik zammını protesto eylemleri, 3 ay aradan sonra yeniden başladı. Hükümetin, zammı iptal etmesi talebi ile sokağa dökülen göstericilerin, Başkanlık Sarayı'na yürüyüşü, polis engeline takıldı. Polis, eylemcileri yaka paça gözaltına aldı. Polisler kol kola girdi; göstericilerin oluşturduğu insan duvarını delmeye çalıştı.

Dink davasında 'gizli' ifade ortaya çıktı

Dink davasının seyrini değiştirecek bir gelişme yaşandı. Dink'in avukatlarının iki yıldır ifade vermesini istediği dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç'in kısa süre önce ''şüpheli'' sıfatıyla ifade verdiği ortaya çıktı. Dinç, İstanbul'u hem telefonla hem de yazıyla uyardıklarını söyledi. Yaklaşık 9 yıl önce işlenen Hrant Dink cinayetiyle ilgili soruşturmanın en kritik ismi Engin Dinç, kısa süre önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek ifade verdi. Dinç, suikast döneminde Trabzon İstihbarat Şube Müdürü'ydü.

Patrik Bartholomoes, terör olaylarının durması ve şehitler için dua etti

Trabzon'un Maçka ilçesinin Altındere Vadisi'nde yer alan Sümela Manastırı'nda düzenlenen ayinde konuşan Fener Rum Patriği Bartholomoes, Türkiye’de son günlerde vuku bulan terör olaylarının bir an önce sona ermesi, vatandaşların, huzur ve refah içinde yaşaması için Allah’a dua ettiklerini söyledi. Altındere Vadisi'ndeki Karadağ'ın eteklerinde yer alan Sümela Manastırı'nda, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen özel izinle 88 yıl aradan sonra ilk kez 2010 yılında gerçekleştirilen ayin 6. defa yapıldı.

The American Star of Armenian Movie “Thank You, Dad”, Krista Donargo. “Es Qez Karotum em, Armenia!”

The movie “Thank You, Dad” by Hrach Keshishyan tells a story of an American-Armenian girl, named Virgy. Although, she had hardly ever seen her father, after his death she inherits his will of 50 million dollars. But in order to get this money, Virgy has to come to Armenia and get married with a man, named Pargevos (embodied by Michael Poghosyan). What happens next, you can find out by watching the movie. Yet, we represent you an interview with Krista Donargo, the American actress, who has embodied Virgy, a girl of Armenian origins.

Atatürk ve Ermeni kökenli Türk yurttaşları arasındaki sarsılmaz gönülbağı Ermeni yalanını temelden çürütüyor!

Soner Polat
Agop Martayan'ı biliyor musunuz? 1915'lerde ve tabii bugün de Türkiye'de pek çok Agop Martayan'lar var... Eğer Türkler Ermenilere soykırım uygulasaydı, bu topraklarda bir tek bile Agop Martayan'ın mezarı dahi kalmazdı! Agop Martayan, İsminden de anlaşıldığı üzere bir Ermenidir. (Almanya’da, Polonya’da hayatta kalan Yahudiler olduğuna göre bu mantık Holokostu da inkara gider. HYETERT)

Patriği tehdide 2 yıl hapis

Ali Oktay
İstanbul Balat'taki Fener Rum Patriği Bartholomeos'u geçen yıl 19 Ağustos'ta ölümle tehdit eden Yunan vatandaşı 42 yaşındaki Konstantonos Poulios'a 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. İddiaya göre; olay günü patrikhane kapısının önünde 30-35 yaşlarında ve 1.80 boylarında boğazı sarılı bir kişi belirdi. Kimliği belirsiz kişi, patrikhanenin kapısından içeriye girmek istedi. Ancak kapıdaki güvenlik görevlisi kimliği belirsiz kişiye izin vermedi. Sakallı şüpheli "Patrik nerede?" diye sordu. Güvenlik görevlisi "Patriği ne yapacaksın?" dedi. Kapıdan içeriye girmeye yeltenen şüpheli, giremeyeceğini anlayınca "Patriği öldürmeye geldim" diye

Azerbaycan'da AB protestosu

Avrupa Parlamentosunun (AP) Azerbaycan'daki yolsuzluk iddiaları ile insan hakları ihlallerinin araştırılması ve 1 Kasım'da yapılacak genel seçimlere gözlemci gönderilmemesine ilişkin kararı Bakü'de protesto edildi. Azerbaycanlı bazı sivil toplum kuruluşu üyelerinden oluşan bir grup, Avrupa Birliği'nin (AB) Azerbaycan Temsilciliği önünde toplandı. Azerbaycan ve Türkiye bayrakları ile pankartlar taşıyan kalabalık, AB'nin Azerbaycan'a ön yargılı tutum sergilediğini ileri sürerek, AP'de ülkeleriyle ilgili alınan kararı protesto etti.

Bugün Merelots ölüleri anma günü

Bugün 14 Eylül ¦Merelots§ ölüleri anma günü ve aynı zamanda iş tatili günü. Dün Ermeni Apostolik Kilisesinin 5 önemli yortusundan biri olan Haçverats’tı. Haçverats, Kutsal Haç’a ithaf edilen dört bayramdan en büyüğü. Ermeni Kilisesi ritüeli gereği, 5 en önemli yortu ertesindeki Pazartesi günleri kiliselerde ölülerin ruhu için Patarak ayini düzenlenmekte.

Bir ara geçiş: 1915 Ermeni soykırım kronolojisi-2

Ümit-Kurt / umit105@gmail.com
Cemal Paşa’nın amacı Halep’teki artan Arap milliyetçiliğinin ve Arap nüfusunu dengelemek için bu bölgeye Anadolu’dan sürülmüş Ermenilerin yerleştirilmesidir. 29 Ağustos 1915: ABD’nin Ermenilerin tehciri ve imhasına yönelik İttihad ve Terakki hükümetine yönelik protestosundan sonra tehcir bir süre durdurulur ancak hemen yeniden başlatılır. 5 Kasım 1915: İhtida kurallarını belirleyen bir talimatname ile sadece Anadolu içlerinde kalmalarına izin verilen Ermenilerin ihtida taleplerinin kabul edileceği bildirilir.

Bu düşmanlıkla yüzleşmek zorundayız

Pınar Öğünç
Kürt işçilerin tartaklanıp Atatürk büstü öptürüldüğü, dükkânlarının, parti binalarının yakıldığı günlerde, 6-7 Eylül Pogromu’ndan görülmemiş karelerin bulunduğu bir kitabın tanıtımı için Panayia İsodion Rum Ortodoks Kilisesi’ndeydik. Dışarıdan “operasyon değil katliam” uğultuları geliyordu… Patrik 1. Bartholomeos konuşmasında mühim bir şey söyledi o gün. Toplumun bir kesiminin diğer kesimine nasıl bu kadar düşman olabildiğini, halkın nasıl bu kadar kolay galeyana gelebildiğini anlamanın lüzumundan söz etti. Hakikatle yüzleşebilmek için, benzerlerini engelleyebilmek için bunu yapmak zorundayız, diyordu.

Nalbandyan:Bugün Yakındoğu’da olanlar Ermeni Soykırımı kabusunu hatırlatmakta

Beyanat Londra Kraliyet Uluslararası İlişkileri Enstitüsünde (Chatham House) Ermenistan Dışişleri bakanı Edvard Nalbandyan’ın konferansı esnasında geldi… Ermeni halkının asırlar boyu Yakındoğu kültürel çeşitliliğinin özgün unsurlarından biri olduğunu kaydeden Nalbandyan ʺBir asır önce Ermeni Soykırımından kurtulan yüz binlerrce soydaşamıza sığınma hakkı veren bu bölge halklarına müteşekkiriz. Şimdi bölge halklarının yaşamı, etnik ve dini toplulukların varlığının tehlikeye düşmüş olduğu durumda, onların yanında olmak bizim ahlaken borcumuzdur. Soydaşlarımız da bu şiddetten payını almış, bunlardan çokları terörist saldırılara kurban olmuş Ermeni yerleşkeleri, kiliseler, kültür ve eğitim kurumları tahrip

«Մենք Համակողմանի Կերպով Քննարկած Ենք Սիսի Կաթողիկոսարանի Վերադարձի Հարցը».

Արամ Ա. Կաթողիկոս
ԱԹԷՆՔ, «Արմէնփրէս».– Յունաստան տուած այցելութեան ընթացքին Մեծի Տանն Կիլիկիոյ Արամ Ա. կաթողիկոս անդրադարձած է Սիսի կաթողիկոսարանին եւ յարակից կալուածին վերադարձի պահանջով Թուրքիոյ դատարանին մէջ բացուած դատին։ Յունական pontos-news.gr-ին տուած հարցազրոյցին ընթացքին կաթողիկոսը դիտել տուած է, որ որոշումը հապճեպօրէն չէ տրուած։

Avrupalılar Mülteciler İçin Sokaklardaydı

Dün, Londra, Kopenhagen ve Stockholm'de Suriye'deki iç savaştan kaçan mültecilere destek gösterileri yapılırken, Polonya'nın başkenti Varşova'da ise hem mülteci karşıtları hem destekçileri ayrı ayrı toplandı… Onbinlerce kişi Londra’da toplanarak İngiliz hükümetinin konuyla ilgili politikalarını protesto etti. İnsan hakları eylemcileri, siyasetçiler ve sanatçıların katıldığı gösteride mültecilere destek verildi. Bazı göstericilerin, “Sınırları Açın” ve “Mülteciler İçeri, Muhafazakarlar Dışarı” yazan pankartlar taşıdığı görüldü. İktidardaki Muhafazakar Parti lideri Başbakan David Cameron, geçen hafta yaptığı açıklamada gelecek beş yıl içinde 20 bin mültecinin kabul edileceğini söyledi. İnsan hakları savunucuları bu rakamın çok düşük olduğu görüşünde.