Marmaris filarmoni derneği müzikle dünyaya barış köprüsü
kuracak. Marmaris Filarmoni Derneğinin hazırladığı Müzikle Barış köprüsü”
projesi Başbakanlık ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından da desteklenerek
uygulanmaya başlıyor. Projenin ana teması olan Türk - Ermeni Kültürel İşbirliği
(TEKİ) Konserleri projesi İstanbul, Galatasaray Cezayir Restaurant toplantı
salonunda basına ve kamu oyuna tanıtıldı. Toplantının açılışını yapan Marmaris Filarmoni Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Altınöz yaptı. Altınöz, “Dünya barışına örnek
olacak bir proje” olarak nitelendirilen Türk - Ermeni Kültürel İşbirliği (TEKİ)
Konserleri ile Anadolu’da binlerce yıl birlikte yaşayan 100’den fazla etnik
veya inanış kimlikleri olan insanların, bir arada barış içinde yaşadıklarını
,Avrupa ve ABD’de verilecek konserler ile anlatacak olan bu projeyle, dış
ülkelerin bize olan bakış açılarını ve niyetlerini değiştirmek dileğindeyiz”
dedi.
Osmanlı'da Ermeni ve Rum Mallarının Türkleştirilmesi (1914-1919) (Emval-i Metrukenin Tasfiyesi - 1-2)
Nevzat Onaran / Tarih - İnceleme - Araştırma
Tiyatro tarihimizle ciddi bir yüzleşme
Zeynep Kılıç
Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu da (BGST) tarihi
salonun yeniden açılışını, merkezine Muhsin Ertuğrul'u alan ‘Kim Var
Orada-Muhsin Bey'in Son Hamlet'i adlı oyunla yaptı. Oyun, Ertuğrul'u merkeze
alsa da aslında Türk tiyatrosunun konuşmaktan, yüzleşmekten çekindiği bir
konuya odaklanıyor: Unutulan ya da çok büyük ihtimalle unutturulan Ermeni
oyuncu, yönetmen, oyun yazarı kısacası sahne emekçilerine. Tiyatromuzun
kurumsallaşmasına büyük katkıları olduğu halde Cumhuriyet'in ilanının ardından
görmezden gelinen Ermeni sanatçılar, oyunda, Muhsin Ertuğrul'un ‘ilk hocam ve
dostum' dediği Vahram Papazyan ile temsil ediliyor.
Ermeni klasikleri bir albümde toplandı
Ermenilerin Nazım Hikmet’i Çarentz ve Mustafa Suphi...
Ragıp Zarakolu
szarakolu@yahoo.com
Hey gidi Kars! TC’nin asla benimseyemediği şüpheyle
baktığı “üvey” kentlerinden biri. Kars kenti, Orhan Pamuk’un 28 Şubat darbesini
tiye alan harika romanı ile yeniden hatırlanır gibi oldu, Sonra yeniden
unutuldu. Kars’a hiç gitmedim. Gitsem, Ermenistan’ın Nazım Hikmet’i Yeğişe
(Soğomonyan) Çarentz’in doğduğu evi ziyaret etmek isterim. Hey gidi Kars! Bir
zamanlar edebiyat dergileri çıkardı bu kentte. Bunlardan birini çıkaranlardan
biri de Çarentz’di. Çarentz daha sonra Sovyet Edebiyatı’nın Ermenistan’da parlayan
yıldızı oldu. Ve ne yazık ki, 1936 sonrası “temizlikler”den, Osip Mandelstam,
Zabel Yeseyan gibi o da nasibini aldı.
Ordu Ermeni Okulu Müdürlüğünden Ermenistan Kuruculuğuna: Aram Manukyan
27 Ocak 2013 Pazar günü yayınlanan “Ermeni Kaynaklarına
Göre Ordu’da Ermeniler” başlıklı yazımda, 1915 yılına kadar Ordu’da yoğun bir
şekilde yaşayan Ermenileri incelemiştim.[1] Tarihsel kayıtlar Ermenilerin Ordu
topraklarına 18. yüzyılın sonlarında yerleşmeye başladığını göstermektedir.
Sivas, Şark-i Karahisar ve Suşehri bölgelerinden gelen Ermeniler Bayramlı
kasabası (Eskipazar) civarındaki bazı köylere yerleşmişlerdi. Bayramlı denilen Eskipazar bölgesinde ileri gelen
Şeyhoğulları ve Kadıoğlu aileleri arasında çıkan olayları bastıran Trabzon
Valisi Osman Paşa, bu bölgede oturan Rum ve Ermenileri Boztepe eteklerine
yerleştirdi. Osman Paşa’nın verdiği topraklar sayesinde bu günkü Taşbaşı ve
Zaferi Milli mahallelerine yoğun bir Ermeniler nüfus oluşmuştu.
"ABD'deki Türk Lobisi Son Zamanlarda Önemli Bir Mesafe Aldı"
Prof. Dr. Kamer Kasım: Ermeni tarafı soykırım iddialarını
nihai hedef olarak BM’ye taşımak istiyor. Konuyu Türkiye’den tazminat boyutuna
getirme amacındalar. Bir kısım çevreler Ermenistan’ın komşuları aleyhine
irredantist bir politika izleyip sınırlarını genişletmesi taraftarıdırlar.
Bunun tipik örneğini bugün Ermeni kuvvetlerin Dağlık-Karabağ ve onu çevreleyen
Azerbaycan topraklarını işgalinde görmekteyiz… Ermeni lobisi ABD’deki varlığının
eskilere dayanması, nüfus ve ekonomik güç avantajlarını bu zamana kadar
kullandı. Ancak Türk lobisi de son zamanlarda yaptığı atılımlarla önemli bir
mesafe aldı. ABD’ndeki Türk toplumumun eğitimli kitleden oluşması, sayıca az
olması ve ABD’ndeki varlığının göreceli olarak daha yakın tarihlerde yer
almasına rağmen etkili olmaya başlamasında öneli bir faktördür.
Davutoğlu: Ermenistan'a verdiği destek dolayısıyla Azerbaycan toprak bütünlüğü Rusya'nın tehdidi altında
Türkiye ile Halep arasındaki insani yardım koridoru
kapatıldı. Münih'te varılan anlaşmaya rağmen Rusya'nın niyetinin daha çok
katliam yaparak Suriye rejimini yaşatmak olduğu anlaşılmaktadır. Rusya'nın bu
açıklamasına uluslararası toplumun vereceği tepkiyi takip edeceğiz. Münih ve
Cenevre'de diplomatik tiyatro oynanıyor ve Suriye halkı katledilmeye devam
edecekse bu uluslararası topluma büyük bir vebal getirir. Biz Türkiye olarak
Suriye ve Halep'teki kardeşlerimizin yanında olacağız…Bugün aslında üç ülke toprak bütünlüğü konusunda
Rusya'nın tehdidi altındadır, Gürcistan, Ukrayna ve Suriye. Ermenistan'a
verdiği destek dolayısıyla Azerbaycan'ın da toprak bütünlüğü de fiilen
Rusya'nın tehdidi altında.
Şişli'deki cinayette 3 Ermeni tutuklandı
İstanbul Harbiye'deki domuz bağı cinayetiyle ilgili
mahkemeye sevk edilen 15 kişiden 3'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. 12
şüpheli ise adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı.
Sakız’da Bayram namazına doğru!
Erkin Usman / erkin.usman@yeniasir.com.tr
Fener Rum Patriği Bartholomeos Aziz Haralambos isim günü
nedeniyle geldiği Çeşme'deki tarihi Aya Haralambos Kilisesi'nde ayin yönetti…. Patrik
Bartholomeos, Çeşmeli bir gazetecinin, kilise çıkışında
"SayınBartholomeos, konuşmanızda yetkili makamlar izin verdiği takdirde
önümüzdeki yıl yine 10 Şubat'ta bu kilisede ayin yapmak istediğini belirttiniz.
Ramazan ve Kurban bayramlarında daSakızAdası'na yaklaşık 2 bin-2 bin 500 Türk
gidiyor.Adada kale içinde Hamidiye Camii var.Orası restore edilip bayram namazı
kılınsa nasıl olur?" sorusuna, "Bayramda bu kadar Türk gidiyorsa iyi yapıyorsunuz. Cami
için Sakız Metropoliti'yle memnuniyetle konuşacağım" sözünü verdi
Kafkasya İran'ın dönüşüne hazır
Kafkasya'da şimdiye kadar özellikle ABD baskılarından
dolayı istediği etkin konuma ulaşamayan İran, önümüzdeki süreçte daha rahat
hareket edecektir. Bölgede Türkiye'nin faal olmasından duyduğu endişe ve
Rusya'nın baskın pozisyonuna karşı oynayabileceği yeni kartları mevcut. İran'a
uygulanan ekonomik yaptırımların kalkmasıyla Tahran hızlı bir şekilde Batı'yla
ekonomik ilişkilerini artırmaya başladı. Buna paralel olarak bölgedeki
etkinliğini de güçlendirmeyi hedefleyen İran'ın Güney Kafkasya'daki yeni
siyaseti merak ediliyor.
Hem Necip Fazıl’a “Murat(!)”, Hem Yahudi’ye Muhtaç
Türk fikir hayatına “Yahudi” meselesi Necip Fazıl’la
girmiş, entelektüel plânda ilk ve gerçek muhasebe zeminini Büyük Doğu sayfalarında
bulmuştur. Üstad, Yahudiliği aktüel bir mevzu olmanın ötesinde, felsefî ve
tarihî bir hesaplaşma sürecinin ana unsurlarından başlıcası olarak ele alır. Necip
Fazıl’dan önce hiçbir muharrir yoktur ki, Yahudi’yi teşhir masasına yatırsın ve
mânâsını en ince çizgilerine kadar sergilesin… Büyük Doğu’dan evvel Türk yazı
hayatına bakarsanız, Yahudi’ye dair neredeyse hiçbir ciddi iz ve işaret yoktur.
28 yıldır kullanılmıyordu! Son teknoloji ile korunuyor
Iğdır'ın Ermenistan sınırında bulunan, 28 yıldır
kullanılmayan Alican Hudut Kapısı, "Hudut Kartalları" tarafından son
teknoloji cihazlarla 7 gün 24 saat korunuyor. Karakoyunlu ilçesi ile
Ermenistan'ın Margara köyü arasındaki kapı, Iğdır 5. Hudut Alay Komutanlığına
bağlı Alican Hudut Karakol Komutanlığı unsurları tarafından üst düzey güvenlik
gözetiminde tutuluyor."Hudut Kartalları", gece gündüz demeden üst
düzey teknolojik cihazların yardımıyla sınır hattını gözetliyor ve termal
kameralarla çevredeki hareketliliği 24 saat takip ediyor.
Domuz bağı cinayetinde çalınan altınlar bulundu
Ali Aksoyer
Harbiye’de Hagop Yakup Demirci’yi domuz bağı ile bağlayarak
ölümüne neden olan, eşi Şeta Demirci’yi de yaraladıktan sonra İstanbul ve
Trabzon’da düzenlenen operasyonla yakalanan 12’si kadın 15 kişi adliyeye sevk
edildi. Polis film gibi bir takiple şüphelilerin ilk ifadelerinde yurt dışına
çıkardıklarını söyledikleri yaklaşık 1 milyon lira değerinde ziynet eşyasının
izini İstinye’de lüks bir sitede buldu.
İlber Ortaylı Dünyada Ortodoksları İstanbul temsil ediyor
İlber Ortaylı, “Rusya Patriği otosefaldir yani otonom bir kilisedir. Bizimkine bağlıdır, bizimkinin adını önce duayla anar... Ortaylı, sözlerini şöyle sürdürdü: “... Dünyadaki Ortodoksları temsil eden bizdeki Patrikhane ve bizim Bartolomeos Cenaplarıdır. Rusya Patriği otosefaldir yani otonom bir kilisedir. Bizimkine bağlıdır, bizimkinin adını önce duayla anar. Fakat her zaman bizimkiyle paralel gitmiyor, ters çıkışlar yapıyor. Rekabet çıkarıyor, ama rekabetlik bir şey yok. Esas olan, bizim Patriktir. Ona sahip çıkmamız gerekiyor. (Öncelikle patrikliğin ekümeniklik kabul edilmeli ve Patrikliğin bu unvanı kullanmasına resmen izin verilmelidir. HYETERT)
Patrik Kirill: Papa'yla görüşme terörün olmadığı medeniyetin inşasına yardım edecek
Rus Ortodoks Kilisesinin lideri Patrik Kirill, iki büyük
kilise liderinin Küba'da gerçekleştirdiği tarihi görüşmenin ahlaki uzlaşıya
dayalı yeni bir küresel medeniyet inşa etmeye ve terörü yenmeye yardımcı
olacağını söyledi. RT America'ya konuşan Patrik Kirill, "Birlikte, ahlaki
uzlaşı temelinde yeni küresel medeniyeti inşa etmeye çalışmalıyız. Bunun mümkün
olduğuna inanıyorum. Bu bağlamda Papa Francis ile görüşmem çok önemliydi"
dedi.
100 yıl pişmanlık beklentisiyle: Haçik Papisyan
NEWS.am’in Osmanlı Türkiye’sinde 1915-1923 yıllarında
gerçekleştirilen Ermeni Soykırımına yönelik «Sağ kurtulanlar» dizisine devam
etmekte. «Sağ kurtulanlar» çocuklarını ve vatanlarını kaybeden sıradan
insanların hikayelerini içermekte.«Sağ kurtulanlar» 100 yıllık telafi
beklentisinin 100 yıllık acı ve belleğidir. «Sağ kurtulanlar» kendi acılarının tanınması umudunu kaybetmeyen
safları her geçen gün seyrekleşen insanlardır. Sağ kurtulanlardan biri: 106
yaşındaki Haçik Papisyan.
Patriklik Ruhbanları Paregentan Vesilesiyle Toplandılar
Patriklik ruhbanları, (hafta içinde) Paregentan vesilesiyle Patrikhane
yemekhanesinde kurulan sevgi sofrası etrafında Patrik Genel Vekili Başepiskopos
Aram Ateşyan önderliğinde toplandılar. Yemeğin amacı, eski bir manastır
geleneği olan “Apeğatoğ”u yeniden canlandırmaktı. Apeğatoğ, eski kilise
geleneklerimizden bir tanesidir. Bugün olduğu gibi, geçmişte de Paregentan,
halk tarafından şölenlerle ve eğlencelerle kutlanır, cennetteki mutluluk ve
coşku hatırlanırdı.
'Satıyorum... Sattım...'
RAFFİ Portakal'la kaç yılında tanıştık; 1970'lerin
başında olabilir. Dostluğa çok önem verir, özel olarak ilgilendiği dostları
çoktur. Büyüklerine de saygılıdır. Yanlış hiçbir işi olmamıştır. Antika piyasasında
aile olarak 100 yıllık bir geçmişleri vardır. Hafta başında dört kitap
yayınladı; bu kitapları Doğan Hızlan ve Güngör Uras gibi büyüklerimiz geniş
şekilde tanıttılar. ‘Raffi Portakal-Portakal’ın Yüzyılı’ kitabını okurken,
İstanbul’dan, sanatseverlerden, antika ve müzayedecilikle ilgili çok şey
öğreniliyor. İstanbul neymiş, bu coğrafya neymiş diye... Tam 508 sayfa.
Türkiye’de şimdiye kadar yayınlanmamış bir hizmet: Doğan Kitap yayınları
arasında yer aldı.
















