Etiketler

Başımıza bir de sınır tanımayan tarihçiler çıktı!

Ragıp Zarakolu / 1@1.com
Sınır Tanımayan Doktorlar ve Sınır Tanımayan Gazetecilerden sonra, şimdi bir de Sınır Tanımayan Tarihçiler çıktı başımıza!...  Resmi tarih yıllardır, münazara kulübü gibi tartışmayı 15’in ne olup olmadığına kilitliyor da, Ermeni halkının nasıl buharlaştığını, bunun nasıl yapıldığını anlatmaya yanaşmıyor. Sunumu sırasında asabi bir Türk diplomatın “tacizine” uğrayan Baskın Oran, İskenderyan ile birlikte son derece aklı başında, soğukkanlı ve örnek bir sunum yaptı. Ermeni soykırımı hâlâ T.C.nin bir milli güvenlik konusu, iken, Allah aşkına hangi diplomat başka bir görüşü savunabilir. Ermeni-Türk diyaloğu konusunda T.C.nin ciddi bir niyeti var ise, güven yaratıcı ilk adım, MGK’nin bir uzvu olan ASİMKK’nin kaldırılması ve TCK’den 301 ve 302. Maddelerin kaldırılması olacaktır.

65. Hükümet programı TBMM Genel Kurulu'nda

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, 65. hükümet programını TBMM Genel Kurulu'nda okudu…  Yıldırım şöyle konuştu: “Bu bağlamda, geleneksel irfan merkezleri ve Alevi vatandaşlarımız dahil olmak üzere farklı öğretilerin ihtiyaçlarının karşılanmasına destek olacağız. Bu amaca yönelik üniversitelerdeki araştırma ve uygulama merkezlerinin sayısını artıracağız. Kanaat önderleri ile diyalog içinde demokratik uzlaşı temelinde gerekli adımları atacağız. Roman vatandaşlarımızın sorunlarının çözümüne katlı sağlayacak strateji ve eylem planını hayata geçireceğiz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan gayrimüslim azınlıkların ihtiyaçlarına dönük olarak bütün hukuki ve fiili tedbirleri almaya devam edeceğiz.”

Մուշեղ Արք. Մարտիրոսեան Առաջնորդ Վերընտրուեցաւ

ԼԱ ՔՐԵՍԵՆԹԱ.- Միացեալ Նահանգներու Արեւմտեան թեմի Ազգային երեսփոխանական ժողովը Ուրբաթ եւ Շաբաթ, Մայիս 20-21ին, նախագահութեամբ առաջնորդ Մուշեղ արք. Մարտիրոսեանի, գումարեց իր 44րդ նստաշրջանը՝ օրակարգի վրայ ունենալով նաեւ թեմակալ առաջնորդի, Կրօնական ժողովի եւ Ազգ. վարչութեան կազմերու ընտրութիւնը։ Ժողովը քննարկեց առաջնորդին եւ երկու գործադիր մարմիններուն անցեալ մէկ տարուան աշխատանքը ու նախապատրաստեց յառաջիկայ տարուան աշխատանքի նախագիծը։

Ermeni ünlü boksörden Karabağ'a ziyaret

Ermeni ünlü baksör WBA, WBC ve IBF eski Dünya şampiyonu Vick (Vakhtang) Darchinyan bu günler’de Artsakh'ta (Dağlık Karabağ) bulunuyor. 20 yıl sonra ilk kez Karabağ’ı ziyaret ettiğini dile getiren Darchinyan “Cumhurbaşkanı Bako Sahakyan ile görüştüm.Görüşmeler çok sıcak bir ortamda gerçekleşti. Çok teşekkür ediyorum dedi.

Hrant Dink Davası'nda Kamu Görevlileri Yeniden Hakim Karşısında

Elif Akgül
Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin görülen davaya devam edildi. Davada aralarında Engin Dinç, Celalettin Cerrah, Ramazan Akyürek'in de olduğu kamu görevlileri de yargılanıyor. Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin görülen dava, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanıklardan Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer, Ercan Demir ve Yasin Hayal katıldı.

Ermenistan satranççıları Bakü Olimpiyatları'na katılacak

Bakü'de düzenlenecek 42. Satranç Olimpiyatları için geri sayım başladı. Uluslararası Satranç Federasyonu (FIDE) Başkanı Kirsan İlyujminov Trend Haber Ajansı'na yaptığı açılamada, Ermenistan Milli Satranç Takımı'nın da Bakü Olimpiyatları'na katılacağını bildirdi. Konunun Ermenistan ziyareti zamanı görüşüldüğünü ifade eden İlyujminov, Bakü'nün Satranç Olimpiyatları'na hazır olduğunu vurguladı.

Ermenistan Vatandaşlığına Geçen Suriyeli Ermeniler

Ermenistan, geçen yıl 3 bin 156 Suriyeli Ermeninin vatandaşlığa kabul edildiğini açıkladı. Ermenistan Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkanı Vigen Sarkisyan, parlamentonun Mali-Kredi, Bütçe İşleri ile Devlet ve Hukuk İşleri daimi komisyonlarının ortak oturumunda yaptığı konuşmada, 2015'te Ermenistan vatandaşlığına geçenlerin sayısıyla ilgili rapor sundu. Sarkisyan, geçen yıl 10 bin 468 kişinin Ermenistan vatandaşlığına alındığını, bunlardan 3 bin 156'sının Suriyeli Ermeni olduğunu belirtti.

İngiltere'de Hristiyanlar azınlık durumuna düştü

St. Mary Katolik Üniversitesi'nin hazırladığı rapora göre, İngiltere ve Galler'de herhangi bir dine mensup olmadığını söyleyenlerin oranı Hristiyanlarınkini geçti.Üniversitenin 1983 ile 2014 yılları arasındaki 30 yıllık dönemde gerçekleştirilen İngiliz Toplumsal Tutumları anketlerinin analizine dayanarak hazırladığı rapor, kendisini herhangi bir dine mensup görmeyenlerin İngiltere ve Galler'deki oranının 2011'de yüzde 25 iken 2014'te yüzde 48,5'e çıktığını ortaya koydu. (Bizim aslanların ne kadar ilerde olduğu anlaşılıyor(!) HYETERT)

Ermeni okulunu ‘kiralama’ tartışması

Arif Balkan- İstanbul
Bakırköy’deki Dzınunt Surp Asdvadzadzni Ermeni Kilisesi ve Mektebi Vakfı’na ait eski Dadyan Okulu’nun olduğu bina, geçtiğimiz gün kiraya verilmek üzere ilana çıkarıldı.

“Anadolu Rumları: Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminde Millet Sistemini Yeniden Düşünmek”

Yazar Ayşe Ozil ile söyleşi.
28 Mayıs Cumartesi, 14:00
Galeri Birzamanlar (Nostalji Kültür Kitabevi üst katı) Teyyareci Fehmi Sokak 12/C Pangaltı - Şişli - İstanbul

Talep olursa kilise de açarız

Aralarında Konyaaltı Atatürk Stadı ve Cemevi'nin de olduğu 33 projenin de vatandaş talepleri doğrultusunda hayata geçtiğini ifade eden Böcek, "İlçemizde 20 binin üzerinde Rus vatandaşımız yaşıyor. Biz Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle hep bir aradayız. Bütün renkler burada var. Herkesi seviyoruz. O düşünceyle Cami'den Cem Evi'ne, Cem Evi'nden de kilise talebi olursa onu da yapacağız" dedi.

AGİT Parlamenterler Meclisi özel temsilcisi: Dağlık Karabağ sorununu barışçı yolla çözmekten başka alternatif yok

AGİT Parlamenterler Meclisi Güney Kafkasya özel temsilcisi Christien Vigenin, başkan Sarkisyan’ı geçtiğimiz hafta Viyana’da Dağlık Karabağ sorununun barışçı çözümü yönünde gerçekleştirilen önemli adım vesilesiyle kutladı, kalıcı barışa ulaşmak için büyük çaba gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Vigenin AGİT PM’nin bu konuda rolünün barışın tesisine yönelik çabalarda gördüğünü ifade ederek ″AGİT PM için Dağlık Karabağ sorununu barışçı yolla çözmekten başka alternatif olmadığını yeniden teyit ediyorum ve AGİT PM, AGİT Minsk Grubu eş başkanlarının faaliyetlerini tamamıyla desteklemektedir″dedi.

Times: AB Türkiye'nin Üyelik Süreci Saçmalığını Bitirmeli

"Türkiye'nin uzun süredir devam eden AB'ye üye olma süreci, 2010 yılında (İngiltere Başbakanı) David Cameron tarafından büyük bir hevesle destekleniyordu... Artık bu giderek daha tehlikeli hale gelen pozisyonu değiştirmenin zamanı geldi.6 yıl önce o dönemler Başbakan, şimdiyse Cumhurbaşkanı olan Erdoğan iyi bir seçenek gibi gözüküyordu. Geleneksel olarak istikrarsızlığa yol açan orduyu dizginlemişti. Kürtlerle konuşmaya hazırdı. Sunduğu ılımlı gözüken siyasi İslam, Orta Doğu'daki reform yanlıları tarafından çekici bulunuyordu. Ancak o yıllardan bugüne Erdoğan, Batı'nın güvenini sistematik biçimde eritti… Türkiye'nin üyeliğe uygun olmayan bir ülke olarak ilan edilmesi gerek. Ancak bu adım, Ankara'yla NATO çatısı altında önemli bir müttefik olarak işbirliğine gidilmesinin önüne de geçmemeli. (AB havucunun ortadan kakması en çok bizim aleyhimizde olur. HYETERT)

Alman Parlamentosu koyu taassubun esiri

Alman Federal Meclisi’nin Lepsius’un kitap ve yayınlarını bugün hâlâ sözde Ermeni soykırımı iddiasını kanıtlayan temel kaynak olarak göstermesi, Alman yasama organının koyu bir taassubun ve Türkiye’ye karşı derin bir tutsağı olduğunu gösteriyor... II. Dünya Savaşı sonrasında Alman siyasetçileri ustalıklı bir manevrayla Yahudi soykırımının tüm sorumluğunu Nazilere yıkarak Alman milletini sorumluluktan uzak tutmaya da, bu iğrenç suçun ağır yükünü Alman kolektif hafızasından silemediler. Suçluluk algısı, Alman toplumunda güncelliğini yitirmeyen utanç duygusuna ve derin psikolojik etkilere yol açmıştı. İşte bu nedenle, Avrupa bütünleşme sürecinde tarihi bir rol oynamak ve dünya politikasında ekonomik gücüyle orantılı bir güç merkezine dönüşmek isteyen Almanya, suçunu paylaşacak tarihi ortaklık aramakta ve vicdanını temizlemek için Ermeni soykırımını desteleyerek Türk milletinin tarihini haksız ve asılsız iddialarla kirletmeye çalışmaktadır.(Sağcı gazeteler aşırı sağcıları bile aratıyor. Şimdi çamur Almanlara atılacak.  HYETERT)

Büyük İzmir Soygunu

Talât Ulusoy:
9 Eylül 1922. “Yunan denize dökülür”, İzmir “kurtulur”.. Denize dökülen Yunan değil, kuşaklar boyu burada yaşamış İzmirli Hıristiyanlardır. “Kurtuluş”un üstünden dört gün geçer, İzmir yanmaya başlar. 18 Eylül’e varasıya günler boyu yanar güzelim şehir. Bu “Büyük Yangın” Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmez (1), ama 9 Eylül günü “kurtuluş” ile başlayan “Büyük İzmir Soygunu” pek bir ateşli(!) tartışılır…(2) 11 Eylül günü, yani henüz ilâhlar İzmir’i alevlere atmadan, Burdur milletvekili İsmail Suphi ve arkadaşları, “kurtarılmış yerler için önlemler alınması” için bir önerge verir. Dört maddelik önergenin son maddesinde; “Terkedilmiş mallar ve düşmandan alınan ganimetlere Hazine adına el konularak sahip çıkılması; kurtarılan illerimizde maliye ve idare işlerinin kurulması ve düzenlenmesiyle, normal durumun hızla geri getirilmesi” istenir. Buradan anlaşılıyor ki “ganimet” toplama yarışı, yani soygun yangından önce başlamış!

Ermenistan Türkiye Sinema Platformu Film Destek Fonu

Ermenistan Türkiye Sinema Platformu (ETSP), iki ülkeden, her iki ülkenin diasporolarından kısa filmcileri ve belgeselcileri ortak yapıma uygun projeleriyle ETSP Proje Geliştirme Atölyesine başvurmaya çağırıyor. İki günlük atölye çalışması eğitimler, birebir toplantılar ve proje sunumlarını içeriyor. Atölye için seçilecek 10 kısa film ve belgesel projesi uluslararası jüri tarafından değerlendirilecek. Atölye sonunda jürinin kararıyla seçilen bir proje 7,500 € para ödülü kazanacak.

Millet-i mahkumeden, ‘Yerli ve Milli’ye: ‘Yok hükmünde’kiler

Mithat Fabian Sözmen
Bu, “Yok hükmünde” olma hali, 2016 Nisan’ında Aras Yayıncılık sayesinde kitaplaştı. ‘Yok Hükmünde’ kitabı, toplam nüfusu Türkiye’de artık ancak yüz binle ifade edilen “Müslüman olmayan cemaatlerin tüzel kişilik ve temsil sorunu”na odaklanıyor. Kitap, bugünkünden nispeten daha farklı bir siyasal atmosferin hakim olduğu 2012-2014 arasında düzenlenen bir dizi konferansta yapılan konuşma ve sunulan tebliğlerden mütevellit, bir başvuru kaynağı olarak kurgulanmış. Tarih itibariyle kitabın bazı yazarlarında rastlanan ümitvar ton bugün kaybolmuş olabilir. Tabii, o gün aynı siyasi iktidardan umutlu olabilmenin naifliği de ayrıca sorgulanabilir. Ancak her halükarda değişmeyen şey, Türkiye’de gayrimüslim cemaatlerin, hukuken tanınan hiçbir hakkının olmadığı gerçeğidir...”

"Yanlış politikalar Türkiye'yi izole edebilir"

Alman Meclisi'ndeki Türkiye kökenli milletvekilleri izlenecek yanlış politikaların Türkiye'yi AB ve demokratik değerlerden kopararak dünyadan izole edebileceği uyarısında bulundu. Türkiye ve Almanya siyasetini yakından takip eden farklı siyasi partilerden milletvekilleri, Başbakan Merkel'in Türkiye ziyareti kapsamında iki ülke ilişkilerini değerlendirdi.

Türkiye AB'yle ipleri koparırsa ne olur?

Elçin Poyrazlar
Düşünce kuruluşu Alman Marshall Fonu'nun (GMF) Ankara Ofisi Direktörü Özgür Ünlühisarcıklı, "Türkiye'nin AB üyelik perspektifi zaten oldukça zayıflamış durumda. Özellikle son haftalarda bu ilişki aday ülkeyle Birlik arasındaki bir ilişkiden konu bazındaki ilişkiye döndü. Dolayısıyla Türkiye AB sürecinden tamamen vazgeçerse bunun etkileri 5 yıl önce henüz üyelik perspektifi güçlüyken olacağından çok daha zayıf olacaktır". Ünlühisarcıklı yine de AB'nin Türkiye için ekonomik bir çıpa olduğunu ve bunun ortadan kalkmasının ülke riskini artıracağını düşünüyor… Siyaset, Ekonomi, Toplum Araştırmaları Vakfı'nın (SETA) Dış Politika Araştırmaları Direktörü Ufuk Ulutaş ise Ankara'da bunu ortadan kaldıracak bir siyasi irade olmadığını söylüyor… Anlaşmanın rafa kalkması durumunda Ankara ile Brüksel arasındaki ilişkilerin ve ekonomik işbirliğinin de sona ereceğini düşünmediğini belirten Ulutaş'a göre, Avrupa anlaşma olmadan yine büyük bir mülteci akınıyla karşı karşıya kalabilir. Ulutaş "Avrupa'nın kısmen durduğunu düşündüğü göçmen meselesi yeniden gündeme oturur. Ciddi anlamda mülteci akını yeniden başlar" diyor… TÜSİAD'ın Brüksel Temsilcisi Bahadır Kaleağası ise Ulutaş'ın aksine Türkiye'nin ekonomik, sosyal, siyasi gelişimi ve geleceğinin AB sürecine bağlı olduğu görüşünde…

Avrupa'daki Türkler sözde Ermeni soykırımı önergesine karşı büyük mitinge hazırlanıyor

Alman Parlamentosu sözde Ermeni soykırımını tanıyan önergeyi 2 Haziran'da görüşecek. Avrupa'daki Türkler de önergeye karşı ayağa kalktı. 28 Mayıs'ta binlerce üyesi bulunan çatı örgütü ve derneklerin yapacağı mitinge Diyanet İşleri Türk İslam Birliği de katılacak. Birliğin bünyesinde 896 dernek bulunuyor.