BDP Taslağında Azınlık Vakıfları Mülkiyet Hakları Ve Malların İadesiyle İlgili Hüküm: Azınlıklık vakıflarına ait, hazine ve vakıflar genel müdürlüğü adına tescil edilmiş taşınmazların iadesi ve el konulma ile üçüncü şahıslara satılmış ya da birleştirilmiş mallarla ilgili geriye dönük, iade tazminat ve telafiler için gerekli yasal düzenlemeleri yapmak ve uygulamak, tüzel kişilikleri ve mülkiyet haklarını uluslar arası hukuka uygun olarak düzenlemek devletin yükümlülüğündedir.
Erivan’da Ermeni-Türk İş Kadınları Forumu gerçekleşecek
8-9 Nisan’da
Erivan’da «Ticari ve Ekonomik İlişkilerin Tesisi» temalı Ermeni-Türk İş
Kadınları Forumu gerçekleştirilecek; forum ABD Uluslararası Gelişim Ajansı
USAID Teşebbüs Gelişim ve Piyasa Rekabeti (IDMC) Programı ve «Kadınlar Forumu»
toplumsal kuruluşu tarafından organize edilmekte. Forum Türk iş kadınlarına Ermenistan iş ortamını, vergi
ve gümrük sistemi, firmaların kayıt prosedürü yanısıra onlara iki ülke arasında
ticari-ekonomik ikilikilerin tesisine destek için iş bağlantıları temini
olanağı sağmayı amaçlamakta.
Sözde Ermeni Soykırımının Yasalaştırılmasına Karşı Çıkın
TurkishNY.com – Türk ve Azeri Amerikan toplumu,
California’daki AJR 2 kodlu gayriahlaki ve belirli bir etnik grubun çıkarlarını
savunan yasa tasarısına karşı bir elektronik mektup kampanyası başlattı. California eyaleti
milletvekilleri Mike Gatto ve Katcho Achadjian, bir süre önce Eyalet
Kongresi’ne Osmanlı hükümetini Ermenilere karşı bir soykırım gerçekleştirmekle
itham eden Assembly Joint Resolution 2 (AJR 2) isimli bir yasa tasarısı
sundular.
AB’nin bir Çerçeve Kararında Soykırımı İnkâr Suçu
Avrupa Birliği Konseyi 28 Kasım 2008 tarihinde Türkiye’yi
yakından ilgilendiren ve ileride Türkiye-AB ilişkilerini olumsuz biçimde
etkileyebilecek bir Çerçeve Kararı kabul etmiştir. Kararın tam başlığı
Irkçılığın ve Yabancı Düşmanlığının Bazı Biçimleri ve İfade Ediliş Tarzları ile
Ceza Yasaları Yoluyla Mücadele için AB Çerçeve Kararı (EU Framework Decision on Combating Certain
Forms and Expressions of Racism and Xenophobia by Means of Criminal Law)’ dır
[1]. Böyle bir Çerçeve Kararı kabul edilmesi ihtiyacının ortaya çıkması, bazı
AB üyesi ülkelerde görülen ırkçılık ve yabancı düşmanlığı belirtilerinin AB
ülkelerini rahatsız edecek boyutlara ulaştığını ve buna karşı bir önlem
alınması ihtiyacının hissedilmeye başladığını göstermektedir. Bu makalenin amacı
AB’nin söz konusu Çerçeve Kararını değil, bu Kararda soykırımın nasıl
belirleneceği konusunda getirilmiş olan ölçütü irdelemektir. Daha belirgin
olmak gerekirse, soykırım olduğu ileri sürülen bir eylemin gerçekte de soykırım
olup olmadığını tahkik etmeye yetkili makamın belirlenmesidir.
İnkâr yasasında ‘çerçeve’ formülü
Arzu Çakır Morin
Hollande, AB’nin soykırımları inkârı suç sayan Çerçeve Kararı’nı iç hukuka uygulayarak sözünü tutma kararı aldı. Fransa, yasada “Ermeni soykırımı” demeyecek, ancak Ermeni tezlerine hakaret etmek suç sayılacak... AB’nin 28 Kasım 2008’de kabul ettiği ‘Çerçeve Kararı’na, “bir uluslararası mahkeme tarafından tanınan soykırımların cezalandırılması” rezervini koyan Fransa, bu rezervini kaldıracak. Ancak iç hukukuna uygularken ayrıca “Ermeni soykırımı” ifadesini kullanmayacak. Yasa metninde “soykırımları inkâr eden, hakaret, kin ve nefrete sevk eden, bir dini, ırkı, halkı aşağılayan sözlerin, 1 yıldan 3 yıla kadar cezalandırılması” ifadesi yer alacak. Soykırımlarla ilgili görüş ve bilimsel çalışmalar yapmak değil, ancak hakaret ve nefret içeren sözler söylemek ceza kapsamına girebilecek. Böylece Anayasa Konseyi’nin gerekçesi olan ‘ifade özgürlüğü’ sağlanmış olacak. Tasarıya son şeklini Adalet Bakanlığı verecek, ardından en geç sonbaharda Meclis gündemine getirilecek. (Bak sen işe, bizim İstanbul Ermenilerinin hakim zihniyetinin aslan temsilcileri yine Fransızların özgürlüğünü korumak üzere harekete geçecektir. Acı bizim acımız kimse karışmasın diyen zihniyet ne gariptir ki diyasporada bile baş tacı: HYETERT)
Hollande, AB’nin soykırımları inkârı suç sayan Çerçeve Kararı’nı iç hukuka uygulayarak sözünü tutma kararı aldı. Fransa, yasada “Ermeni soykırımı” demeyecek, ancak Ermeni tezlerine hakaret etmek suç sayılacak... AB’nin 28 Kasım 2008’de kabul ettiği ‘Çerçeve Kararı’na, “bir uluslararası mahkeme tarafından tanınan soykırımların cezalandırılması” rezervini koyan Fransa, bu rezervini kaldıracak. Ancak iç hukukuna uygularken ayrıca “Ermeni soykırımı” ifadesini kullanmayacak. Yasa metninde “soykırımları inkâr eden, hakaret, kin ve nefrete sevk eden, bir dini, ırkı, halkı aşağılayan sözlerin, 1 yıldan 3 yıla kadar cezalandırılması” ifadesi yer alacak. Soykırımlarla ilgili görüş ve bilimsel çalışmalar yapmak değil, ancak hakaret ve nefret içeren sözler söylemek ceza kapsamına girebilecek. Böylece Anayasa Konseyi’nin gerekçesi olan ‘ifade özgürlüğü’ sağlanmış olacak. Tasarıya son şeklini Adalet Bakanlığı verecek, ardından en geç sonbaharda Meclis gündemine getirilecek. (Bak sen işe, bizim İstanbul Ermenilerinin hakim zihniyetinin aslan temsilcileri yine Fransızların özgürlüğünü korumak üzere harekete geçecektir. Acı bizim acımız kimse karışmasın diyen zihniyet ne gariptir ki diyasporada bile baş tacı: HYETERT)
Çetin: Türkiye-Ermenistan Sınırı Ancak Azerbaycan’la Bir Uzlaşı Sonrası Açılır
TurkishNY.com - Türkiye Dışişleri eski Bakanı Hikmet
Çetin, Azeri medyasına yaptığı bir açıklamada Türkiye’nin Ermenistan’la olan
sınırının açılmasının ancak Azerbaycan ile bir uzlaşıdan sonra mümkün olduğunu
belirtti. Perşembe günü Trend.Az isimli haber ajansına konuşan
Çetin, Türkiye ve Azerbaycan’ın özel bir ilişkisi olduğunu belirterek,
Azerbaycan’ın lideri Haydar Aliyev’in “Bir millet – iki devlet” sözünün bu
ilişkiyi en güzel şekilde açıkladığına değindi.
Հայկական ձայնագրութեան փորձ
ԽՐԻՄԵԱՆ ՀԱՅՐԻԿ՛Ի ՎԱԽՃԱՆՄԱՆ 100 ԱՄԵԱԿԻ ԱՌԹԻՒ.
Խրիմեանէն, Այսօր Մեզի ինչ՜ Մնաց. Ամենայն Հայոց 125րդ. կաթողիկոս Խրիմեան Հայրիկ , Մկրտիչ Խրիմեան Վանեցի մահկանացուն կնքաց է, 100 տարի առաջ, 29.19.1907 թուականին 87 տարեկամն հասակին, Աճիւնը կը գտնուի Ս.Էջմիածնի կամարներուն տակ , տաճարի մուտքին :
Akil İnsanlar Heyeti'nde Ermeni isimlerin bulunmasını MHP ırkçı sözlerle eleştirdi.
Listede Ermenilerin olduğunu söyleyen MHP Balıkesir
Milletvekili Ahmet Duran Bulut, "Ermeniler var listede, akil adammış,
aklını yerim onun. Ermeni’nin aklı bana lazım değil. Bir Ermeni, Türk milleti
için ne düşünür? Türkiye’de Ermeni vatandaşlarımız da var, onları sayıyorum ve
seviyorum. Düne kadar devlete karşı olan, Türk milletinden intikam alma peşinde
olan insanları tutmuşlar, akil adam diye seçmişler" diye konuştu. (Bunlar
bir de ırkçı olmadıklarını, faşist olmadıklarını söylerler. HYETERT)
Ermeni Uzman: Türkler de 2015’e Hazırlanıyor
Türkiye araştırmaları uzmanı Hovhannisyan, “Türkler,
artık sadece Türkiye’de değil dünyanın başka ülkelerinde de Ermeni soykırımına
ilişkin bilimsel konferanslar tertipliyor ve bu yolla yabancı akademisyenlerin
konuya eğilmelerini sağlamayı amaçlıyorlar,” diye konuştu. Ermenistan’ın sözde
Ermeni soykırımına ilişkin olarak gerçekleştirdiği bilimsel konferans ve
panellerin memnuniyet verici olduğunu vurgulayan Hovhannisyan, Ermenistan
Diaspora Bakanlığı’nın kaynakların sınırlılığını da göz önünde bulundurarak
daha pratik adımlar atması gerektiğini söyledi.
Bitlis Merkez Garmrag Surp Nşan Ermeni Kilisesi / Բաղեշ Քաղաք ԿԱՐՄՐԱԿ Սուրբ ՆՇԱՆ եկեղեցի (1)
Ardaşes S./Hocasaryan
TC Kültür ve Turizm Bakanlığı resmi sitesi
envanterlerinde adı ‘Kilise’ olarak geçen Garmrag Surp Nşan Ermeni Kilisesi,
Ermeni halkını yok sayma siyasetinin bir ürünü olsa gerek. Oysa ki, bir devlet
bakanlığı, envanter hazırlarken yurttaşından daha fazla veriye sahiptir.
Yabancı dilde hatıra kitaplarındaki Garmrag Kilisesi tarifi birebir örtüşmekte
(2). Evinde web’ten araştırma yapan nasıl kilisenin önceleri Surp Giragos (3)
olarak isimlendirildiğini bulabiliyorsa, bir devlet dairesi da gerçekleri kendi
yurttaşlarından saklamamalı.
Giresun’da “uluslararası Asılsız Ermeni İddiaları Ve Karabağ'da Etnik Temizlik” Paneli
Rektörlük konferans salonundaki panelin açılış
konuşmasını yapan Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aygün Atar, “Devlet
olarak içimizde çok farklı dini etnik kimlik barındırdığımız için hoş görümüz
yüksektir. Türkler kaygan bir coğrafyada vatanı kurdu. Farklı medeniyetlere
dini kültürümüzün tevhit inancı sayesinde hoşgörü içerisinde baktı. Bizler her
şeye rağmen çok renkli bir coğrafyada yaşayan insanlar olarak, ülkemizin ebet
müddet var olabilmesi için tek bilek, tek yürek ve akıl şemsiyesi içinde
birlikte hareket etmeliyiz” dedi.(Sayın Rektöre bir hoşgörü örneği olan (!)Arslan Bulut'un aşağıdaki yazısını ve MHP milletvekili Ahmet Duran Bulut'un sözlerini okumasını öneririz. HYETERT)
Anadolu Ermeni Ve Rum Yerleşimine Açılıyor
Arslan Bulut
AKP’nin gerçekte İslam dini ile de hiçbir ilgisinin
olmadığını Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Moskova’da ispatladı ve
“Geçmişte yapılan bazı yanlışlıklar yüzünden ülkemizi terk etmiş Hristiyan ve
Yahudiler var. Hepsine ‘Ülkenize geri dönebilirsiniz’ diyoruz” dedi. Ermeniler
ve Rumlar, Türkiye’den niçin gitti? Ermeniler, savaş sırasında isyan etti, katliam yaptı, bu
yüzden tehcir edildiler. Rumlar da çeteler kurdu ve aynı yola başvurdu.
Lozan’da karşı tarafın önerisi ile mübadeleye başvuruldu ve bu çerçevede
anlaşmalı olarak Yunanistan’a gittiler. Ömer Çelik, bu konuda bireysel bir
çıkış yapmış değil. Genel Başkanı olan Tayyip Erdoğan da bir Ortodoks
manastırını ziyaret ederek patriğe yardım sözü vermiş ve Hıristiyanların Türkiye’den
kovulmalarının “faşistçe” bir uygulama olduğunu söylemişti? Şimdi Türkiye’yi
Ermeni ve Rum yerleşimine açmak mı İslam milliyetçiliği? (Irkçılık her yerde.
HYETERT)
Preparations Underway For May 10 Gala, Honorıng Nazar And Artemis Nazarian With Pontifical Medal
.jpg)
On Wednesday, April 3, the committee planning the upcoming tribute gala in honor of Mr. and Mrs. Nazar and Artemis Nazarian met at the Diocesan Center in New York to discuss preparations for the May 10 event. Archbishop Khajag Barsamian, Primate of the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern), presided over the meeting.
St. Vartan Cathedral Resounds With Good News of the Resurrection
.jpg)
"Praise the Lord, O Jerusalem. Christ is risen from the dead!"Verses of this ancient hymn filled the sanctuary of St. Vartan Armenian Cathedral on Easter Sunday, as people streamed inside to celebrate the Glorious Resurrection of the Lord. As many as 2,000 people participated in services on March 31. They paused to light candles and greet one another with the joyous words, "Krisdos haryav ee merelotz! Orhnyal eh harootiunun Krisdosee!"
Aras nehri'ne, Ermenistan sınırında dizgin vurulacak
DSİ Bölge Müdürü Hayati Çelenk, "Türkiye'de baraj
olmayan tek il Iğdır. Iğdır Ovası'nda yaklaşık 700 bin dönüm arazide su
sıkıntısı çekiliyor. Aras Nehri'nden yılda 1 milyar 600 milyon metreküp su
geçiyor. Barajda 285 milyon metreküp su toplayacağız, gerisini bırakacağız.
Böylelikle Iğdır Ovası'ndaki tarım alanları suya doyacak. Projemiz hızlı bir
şekilde gidiyor, yüklenici firma tarafından proje ihalesi yapıldı. Proje
ihalesi tamamlanır tamamlanmaz, yapım ihalesi olacak. İhale bu yıl içinde
yapılacak" diye konuştu.
Tarihi kilise müze oluyor

Balıkesir'in Ayvalık ilçesinin en önemli tarihi
yapılarından biri olan, yıllarca define arayanlarca talan edilen Taksiyarhis
(Aya Nikola) Kilisesi Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı'nca müze olarak
düzenlenmek amacıyla 49 yıllığına kiralandı. 9 milyon lira harcanarak restore
edilmesi planlanan, mermer işçiliği, tavan süslemeleri, ikonları, balık derisi
üzerine yapılmış azize portreleri ile döneminin en önemli kiliselerinden biri
olan Cunda Adası'ndaki Taksiyarhis Kilisesi, kültürel ve sanatsal etkinliklerde
kullanılacak.
‘Soykırım anıtına gömülmek istiyor’
Tarihi Taş Mektep 3 milyon liraya satılacak
Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı Tirilye beldesinde
kurulduğu dönem papaz okulu olarak kullanılan, daha sonra 1980 yılına kadar
ilkokul binası olarak değerlendirilen tarihi Taş Mektep, meclis kararıyla
satılıyor. Gerekçe: Belediyenin restorasyona bütce ayıramaması. Mudanya’nın 3 bin yıllık geçmişe sahip Tirilye beldesinde
çok sayıda kilise, ruhban okulu ve ayazma bulunuyor.
Tarihi Van evleri tarihe karıştı!
“Tüm tarihi yapıların tescillenmesi gerekiyor. Bunlar
Ermeniler’den kalma yapılar olduğu için bakıma alınmadı... Mimar İdris Canbay,
1900′lü yılların başında Van Kalesi’nin doğusunda kalan tarihi Van evlerinin
yoğun olarak yapıldığını ifade ederek, şu bilgileri verdi: “1915-18 yılları
arasındaki kıyımda neredeyse, Tuşba kentinin hepsi yok edildi. Mimari yapıları
da kalmadı. Osmanlı döneminde Tuşba Kenti’nde yapılan taş yapılardan geriye
kalanlar ise sadece camiler. Van merkezde kalan evlerde 1972′ye kadar
kullanılıyordu. 1974 yılında yapılan ilk imar planı bu yapıları koruma amacı
gütmediği için buradaki yapılar, imar planı ile beraber yok edildi. Van
evlerinin korunmasına ilişkin herhangi bir çalışmalarının olmamasından kaynaklı
bu yapılar imar planı üzerinde görülmedi.” Günümüzde Ermeniler tarafından
yapılan bu evlerden sadece 2 tane kaldığına dikkat çeken Canbay, “Bunlarda
kullanılmadığı ve bakılmadığı için çok kısa bir süre içerisinde yok olup
gidecektir” dedi.





