Etiketler

Azınlık vakıflarının seçim yapabilmesine olanak sağlayan yönetmelik neden iptal edildi?'

Hülya Karabağlı
Selina Doğan, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a Azınlık Vakıflarıyla ilgili iptal edilen yönetmeliği sordu. Doğan'ın, TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesi şöyle:"Türkiye’de azınlık vakıflarının seçme ve seçilme haklarını düzenleyen yönetmelik 19 Ocak 2013 tarihinde iptal edildi. Hükümet yetkililerinin söz vermesine karşın yeni yönetmelik çıkarılmamıştır. Bundan dolayı azınlık vakıfları seçim yapamamakta ve bu durum da büyük sorunların yaşanmasına neden olmaktadır. "Seçimlerin yapılabilmesi için yeni bir yönetmelik çıkarılmayacaksa bu vakıflar kendi seçimlerini yapabilecek, kendi yöneticilerini seçebilecek ve yollarına böyle devam edebilecek yönetme birikimine ve geleneğine sahiptir."

ՈՒԽՏԻ ՀԱՐԻՒՐԱՄԵԱԿ, ՅԵՏՈՅ Ի՞ՆՉ Ե. ԱՐՏԱՍԱՀՄԱՆԵԱՆ ԱԶԳԱՅԻՆ ԺՈՂՈՎ

Ով հայ ժողովուրդ, քո միակ փրկութիւնը
Քո հաւաքական ոյժի մէջ է:
                 (Եղիշէ Չարենց)
 Չկայ մեր մէջ անձ մը որ կրնայ յայտարարել թէ ինք հողային պահանջ չունի, ի՛նչ կուսակցութեան եւ կամ յարանուանութեան ալ պատկանի ան, որովհետեւ թշնամին խտրութիւն չդրաւ իր ահաբեկումին, կողոպուտին, բռնաբարութեանց եւ անողոք ջարդին մէջ: Հետեւաբար, մենք ալ իրաւունք չունինք բաժանուելու մեր կողոպտուած արդար իրաւունքին յաջողութեան հասնելու ճիգին մէջ:

Cumhurbaşkanı, Katolikos Aram I’i kutladı

Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Kilikya Katolikosu Aram I’i «Trchnots Buyn» kurumunun onarımı ve müzesinin tesisi yanısıra Kilikya Katolikosluğu makamında 20. Ruhani önderlik yılı ve Kutsal Müronun kutsanma töreni vesilesiyle bir mesajla kutladı.

Bakü-Erivan Hattında Karmaşık İlişkiler

Prof. Dr. Beril Dedeoğlu  / Galatasaray Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler
Uluslararası politikada hiç bir şey siyah-beyaz değil. 24 Nisan’da Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, Erivan’a gitti… Hollande açısından soykırım konusu, Fransa’da yaşayan Ermeniler yoluyla Ermenistan-Fransa ilişkisini elden kaçırmama araçlarından birisi. Diaspora-Ermenistan ilişkisinin “acı”yı diri tutma yoluyla korunduğuna şüphe yok… Moskova’daki sözler, Putin’in Ermenileri değil soykırım tezine sahip çıkarak siyaset üretenleri hedef almıştı. Özetle Putin “birileri soykırıma sahip çıkacaksa, o ancak ben olabilirim” demeye getirmişti… Azerbaycan Rusya ve Fransa ile konuştuğu kadar “barış” konularını Türkiye ile de konuşuyor mu, orasını bilemiyoruz. Ancak gördüğümüz, Türkiye’nin şimşekleri üzerine çekerek vitrinin önünde durmasından Azerbaycan’ın hiç rahatsız olmadığı; Türkiye’nin ise Kafkasya barış masasında bulunmamaktan çok rahatsız olduğu.

Köşe yazarlarına pek güvenmeyin...

Markar Esayan
2007'de kutuplaşmanın hangi cepheden geldiğini, bu gerginliğin önce muhtıra, sonra AYM'nin 367 kararı ve nihayetinde kapatma davası gibi pratiklere dönüştüğünü gördük. Merhum Danıştay üyesi Mustafa Özbilgin'in cenazesinde AK Partili kurmayların nasıl yuhalandıkları daha dün gibi gözlerimin önünde. O sıralarda bu kibirli şımarıklıkların ve lince maruz kalan muhafazakarların kutuplaşmanın neresinde yer aldıkları pek önemsenmedi… Yani muhafazakarlar sadece varlıklarının daha görünür olmalarıyla kutuplaşmanın mağduru oldular ama sürekli kutuplaşmayı yaratan kesim olarak sunuldular… (Naçizane tavsiyem, bu ülkenin aydınlarına, ben dahil, sakın arada sırada sizlere adil davranıyorlar diye açık çek vermeyin, kendi görüşlerinizi oluşturun. Bunu aydınlara hakaret adına söylemiyorum. Bu ülkede köşe yazarları gereksiz şekilde çok güçlü, adeta siyasi bir aktör gibiler ve bu gücü dengeleyen bir sorumluluk sübabı yok.)… Herkes kendinden mesul. Kutuplaşmayı demir bir manivela olarak kullananların bu yazıyı okuyunca anında gözyaşları içinde tövbe edeceklerini düşünmem tabii. Ama kendisini ilahi hakem yerine koyanların daha ahlaklı olmalarını beklemeye hakkımız var.

Nelson Mandela Uluslararası Günü

Nelson Rolihlahla Mandela ya da kabile adıyla Madiba, sömürgeciliğe ve ırkçılığa apartheid politikalarına  karşı çıkmasıyla uluslar arası üne kavuştu. 1993 Nobel Barış Ödülü, Amerika Birleşik Devletleri Başkanlığı Özgürlük Madalyası ve Sovyet Lenin Nişanı da dahil olmak üzere 250'nin üzerinde ödül kazandı. Birleşmiş Milletler 2009 Kasım ayında Nelson Mandela’nın doğum günü olan, 18 Temmuz’u “Uluslararası Mandela Günü” ilan etti.  Bu nedenle de Mandela’nın doğum günü, yalnızca Güney Afrika’da değil, dünyanın çeşitli ülkelerinde, farklı etkinliklerle kutlanmakta, Mendela’nın dünya için esin kaynağı olan mücadele ve görüşleri anılmakta.

Selina Doğan: Ermeni olmak tıpkı Türk olmak gibi suç değildir

CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan, Adalet Bakanı Kenan İpek tarafından cevaplandırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına soru önergesi verdi… Selina Doğan’ın yazılı açıklaması şöyle: "Bir halkın ya da bir grup insanın diğer halk ya da insanlar¬dan üstün olduğunu savunmak bir suçtur. Hiçbir devlet de kendi vatandaşları arasında, farklı bir kesimin diğer kesim üzerinde baskı kurmasına, bir kesimin diğer kesimi aşağılamasına seyirci kalamaz, kalmamalıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 216’ıncı maddesi ile “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçu olarak düzenlenmiştir. Ancak hemen her gün etnik ve dini azınlıklara karşı nefret ve aşağılayıcı söylemler kullanılmasına karşın savcılar bu maddeye karşı kör ve sağırlar. Sadece savcılar değil siyasetçiler ve kanaat önderleri de bu söylemleri görmeyerek, kınamayarak dolaylı yoldan bu suça ortak olmaktadırlar.

Kartal Kilisesi İbadete Açılıyor

Kartal Surp Nışan Kilisesi Vakfı Yönetim Kurulu üyeleri, kilise din görevlisi Kd. Peder Krikor Damadyan önderliğinde, 3 Temmuz 2015, Cuma, saat 10:30’da, Patrikhane’yi ziyaret ederek, Patrik Genel Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan tarafından kabul edildiler… Başkan Hovhannes Sahakoğlu ve arkadaşları, yenileme çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğu müjdesini verdiler. Yürütülen çalışmalar hakkında bilgi sunarak, takdis ve ibadete açılış törenleri için Patriklik Makamı’nın himayesini dilediler. Başepiskopos Aram, zorlu bir görevi tamamlamak üzere olan vakıf yönetim kurulu üyelerini tebrik etti. Yapılan görüşmeler sonucu, kilisenin 8 Ağustos 2015, Cumartesi günü ibadete açılmasına karar verildi.

Acıların tanığı: Anadolu'yu gezen piyano

Türey Köse - Cumhuriyet
CHP milletvekili Selina Doğan’ın aile yadigârı piyanosu ailenin 100 yıllık tarihinin simgesi. Bu, 1800’lerin sonundan günümüze Anadolu’da yaşayan bir Ermeni ailenin “piyano” üzerinden öyküsü. Amerika’dan İstanbul’a getirtilen, oradan gemiyle Samsun’a, Samsun’dan yaylı at arabasıyla Gümüşhacıköy’e götürülen, 1922’de el konulan, 24 yıl sonra geri alınan ve 1976’da bu kez kamyonla İstanbul’a dönen... Seferberlik, Sarıkamış dramı ve zorunlu göç yıllarının tanığı bu piyano, CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan’ın aile hikayesinin yüzyıl görmüş/ geçirmiş, “kurtarılmış” yadigarı...

Montreal Surp Hakob Okulu öğrencileri Erivan’da

Ermenistan Diaspora bakan yardımcısı Serj Srapionyan, 16 Temmuz’da Montreal Surp Hakob Okulu Ermenice Programları sorumlusu Mher Garagashian ve beraberindeki öğrencileri kabul etti. Bakan okulun Diasporanın önemli eğitim kurumlarından biri olup, Diaspora gençlerinin Ermeni değerleriyle yetişmesinde önemli rolü olduğunu belirtti.

Dış Politikada "Ben" Yoktur!

Şükrü Alnıaçık
Ermeni lobisinin ülke Parlamentolarına Ermeni Soykırımını kabul ettirme stratejisi karşısındaki Türk Dış Politikası, 1965'ten bu yana: "Parlamentoların 1915'e karışması, anayasalarla tanımlanan işlevine aykırıdır, Tarihte yaşanmış olaylar, Tarihçilere bırakılmalıdır" şeklindedir… Mesela, bir Türk Milletvekilinin herhangi bir insanlık trajedisini, TBMM'ye "soykırım" olarak kabul ettirmek amacıyla önerge vermesi, ilk bakışta "kahramanlık" gibi görülebilir. Ancak bu lobi faaliyeti, Türk Hariciyesinin 50 yıllık "konuyu bilimin tarafsızlığına, tarihçilere bırakalım" tezini geçersiz bırakacağı için aslında kendi ayağımıza sıkılmış bir mermidir. Hatta böyle bir mermi, ayağa değil doğrudan doğruya Türk Dış Politikasının beynine sıkılmıştır. Çünkü yarın bir Ermeni yetkili çıkıp da, "parlamentolar bu işte yetkili değilse sizin parlamentonuz neden 'Hocalı Katliamı'nı tanıdı?" diye sorduğu zaman verecek cevabınız yoktur... Hocalı Soykırımı önergesinin TBMM genel kurulunda reddedilmesi "Türkiye bile Hocalı soykırımını tanımadı" algısını ortaya çıkarmış ve kardeşlerimizi bir kez daha gücendirmiştir. Bunun aksinin gerçekleşmesi halinde ise "parlamentoların tarihi olaylar hakkında karar mercii olmasını" reddeden "50 yıllık Türk Dış Politika tezi" yıkılmış olacaktı. (Bu önergenin verilmiş olması ve görüşülmesi bile parlamentoların yetkili olduğunu gösterir. Ayrıca objektif hukukun suç kabul ettiği bir konuda tarihçilerin karar vermesi dünya bir ilk olur. HYETERT)

Ermeni haklıdır

Engin Ardıç
Bayramda "köprü ve otoyol" geçişleri bedava. Yalnız Müslüman'a değil, ateiste de bedava sataniste de. HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan (eh, hesapça "bütün Türkiye'nin partisi" oldular ya bunlar), meclise önerge verecekmiş: Köprü ve otoyolların "diğer" dini bayramlarda da ücretsiz olmasını istiyor. Yerden göğe kadar haklıdır. Köprüler bugün bedavadır da niçin örneğin Paskalya'da bedava değildir? Çünkü Müslümanlar çoğunlukta, Hıristiyanlar azınlıktadır. Peki, eşitlik nerede kalıyor? O nasıl bizim bayramda ense yapma fırsatını kullanıyorsa, ben de Paskalya'da köprü parası vermek istemiyorum, Hazret-i İsa'yı da severim ayrıca, hadi bakalım.. . Peki, milli bayramlarımızın ne günahı var? Ne yani, içinizi tatlı bir heyecan kaplamıyor mu, pır pır etmiyor mu yüreğiniz o günlerde, postalcı gazetelerin iddia ettikleri gibi?

Beginnings of the Christian Faith in Armenia

eNewsletter of the Eastern Diocese
On Saturday, July 18, the Armenian Church will observe the Feast of St. Thaddeus the Apostle and St. Sandukht the Virgin. The story of these two saints sheds light on the early days of Christianity in Armenia. Imagine a time of great political and military conflict; a pagan kingdom ruled by a powerful royal family: this was Armenia in the first century. The kingdom held strongly to its inherited pagan practices—until a strange man ventured to Armenia.

“Babam Sevan Nişanyan”

Füsun Erdoğan
Eğer bizler, dışarıdakiler Sevan Nişanyan’ın uğradığı adaletsizliği, haksızlığı sessiz kalarak onaylamazsak, bu defa “barbarların her daim kazanmasına” karşı durursak... O zaman Sevan Nişanyan özgürlüğüne kavuşur!...Seçim kampanyası sonrasında burada bir şeyler yapmak üzere Sait’le anlaştım. Ve ilk fırsatta da, meseleyi Hollanda Gezi Dayanışması’ndan arkadaşlarla paylaştım. Bir başlangıç olarak Nişanyan ailesinden istediğim mektup geçenlerde elime ulaştı. Mektup Arsen’dendi! Nişanyan’ın oğlundan... Biz Hollanda Gezi olarak henüz nasıl bir kampanya yürütebiliriz sorusunu yanıtlamamış olsak da, bir ucundan başlamanın yararlı olacağını düşündüm. Bu nedenle, Sevan Nişanyan’a özgürlük istemeyi planladığımız kampanyanın ilk adımı olarak, Arsen’in mektubuyla başlamak istedim. Gelin Arsen’in yazdıklarını birlikte okuyalım:

CHP’li Selina Doğan’dan Nişanyan için soru önergesi

CHP’li Selina Doğan, Aydın Yenipazar Kapalı Cezaevi’nden tutuklu bulunan Sevan Nişanyan’ın durumu hakkında Adalet Bakanlığı’na soru önergesi verdi… Bu kanuna muhalefetten 2 yıldan az verilen hapis cezaları verildiği ve cezaevine girenlerin de kısa süre sonra tahliye edildiğinin belirtildiği önergede, Bakanı İpek’e şu sorular yönetildi:
* 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanunu 65/b maddesinden son 10 yılda kaç kişi hakkında dava açılmış ve kaç kişi hüküm giymiştir?
* Kaç kişinin hapis cezası, para cezasına çevrilmiştir?
* Kaç kişi bu madde uyarınca cezaevine girmiştir? Cezaevine giren kaç kişi denetimli serbestlik almıştır?
* Söz konusu cezadan dolayı Sevan Nişanyan dışında cezaevinde yatan var mıdır?
Nişanyan 19 aydır cezaevinde

Ermeni kaynaklarında Adapazarı tarihi

Ermeni kaynaklarında, Adapazarı'nın 1400'lü yıllarda Timur'dan korunmak için Sivas'tan gelen Ermeniler tarafından kurulduğu belirtiliyor. www. ermenistan.de adlı sitede yer alan makalede, Adapazarı'nın Ermenice adının ise "DONİGAŞEN" olduğu ifade ediliyor. Adapazarı tarihine ilişkin sitede yer alan yazı şöyle: Adapazarı şehrini 1400’lü yıllarda Timurlenk’in saldırılarından kaçabilmek için Sivas’tan gelen bir grup Ermeni kurmuşlardı.

Büyükdere Kilisesinde sahur tartışma yarattı

Büyükdere Surp Hıripsimyants Kilisesi Yönetim Kurulu ve Sarıyer Belediyesi, 9 Temmuz gecesi kilise bahçesinde sahur yemeği verdi…  Patrik Genel Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan, kilisede düzenlenen yemekten Patrikhane’nin haberdar olmadığını belirtti: “Büyükdere Kilisesi’ndeki sahur yemeği benim haberim ve dolayısıyla iznim olmadan düzenlenmiş. Toplumdaki şikâyetler bana da ulaştı. Murat Süme’yle uzun süredir konuşmuyoruz. Kilisesindeki etkinlikleri bize yazılı olarak bildiriyordu, ancak sahur yemeğine dair hiçbir bilgilendirme yapılmadı.” Dedi.

Ermenistan'da Yeni Anayasa Çalışmaları

Ermenistan'da Anayasa Reformları Uzmanlık Komisyonu (ARUK), anayasa taslak metnini kamuoyuna sundu. Yeni anayasa, 7 ana bölümden oluşuyor ve Ermenistan'ın parlamenter sisteme geçmesini öngörüyor. Anayasada cumhurbaşkanın görev süresi ise 5 yıldan 7 yıla çıkarılırken, tekrar seçilmesinin önüne geçiliyor. Tasarıya göre 40 yaşını doldurmuş, son 7 yıldır Ermenistan vatandaşı olan, ülkede ikamet eden ve seçme hakkına sahip her kişi cumhurbaşkanlığı için adaylığını koyabiliyor. Yeni anayasa, cumhurbaşkanının herhangi bir siyasi partiye üye olmasını ise engelliyor.

Ermeni Katolik Piskoposlar Sinodu yeni patriği seçiyor

Lübnan Ermeni Katolik Patrikliği Konutu Zimmar Manastırında Ermeni Katolik Piskoposlar Sinodu, 25 Haziran’da hayatını kaybeden Patrik Nerses Bedros Tarmouni XIX’un halefini seçmek üzere toplandı. Lübnan’da yayımlanan L’Orient-Le Jour gazetesinin verdiği bilgiye göre, Paris Sb. Haç Diyakozluğu onursal başkanı Sinoda riyaset etmekte. Yaşça en büyük olan bu piskopos Patriklik Kilisesi idari başkanlığı fonksiyonunu yerine getirmekte ve yeni patrik seçimini tertiplemekte.

Ermenistan ve Rusya Dışişleri bakanlıkları arasında istişare

14 Temmuz’da Erivan’da Ermenistan ve Rusya Dışişleri bakanlıkları arasında istişare gerçekleşti, buluşmada iki ülkenin uluslararası kuruluşlar nezdindeki işbirliği değerlendirildi. Dışişleri bakanlığı Basın Servisinden verilen bilgiye göre, Ermeni tarafından istişarelere Dışişleri Uluslararası Kuruluşlar Dairsi Bşk. Vahram Kajoyan, Rus tarafına Dışişleri İnsani İşbirliği ve İnsan Hakları Bl. Bşk. elçi Anatoli Viktorov başkanlık etti.