Eskiden “Milli Takım” (1-9-1) gibi bir taktikle futbol
oynardı. Yani sürekli savunmada olurdu. Şimdi bu oyun tarzı bırakıldı., ama
sadece futbolda bırakıldı. Özellikle sözde veya özde “Ermeni Soykırımı” gündeme
geldimi aynı taktikle toplu savunmaya geçiliyor: Biz, Türk milleti böyle şey
yapmadık, yapmayız! Türk milleti, yani Türkiye Cumhuriyeti’nin Türk ve İslâm
olan unsurları içinde asla “katil, hırsız, sapık” ve sair suçları işleyenler,
özellikle kasınlara şiddet uygulayanlar yokmuş gibi, her “milli” meselede
kendimizi toptan aklarız. Aslında böyle bir savunma ile toptan aklanılmadığı
gibi, gerçekten dürüst, vicdan sahibi Türk ve İslâmlar da ötekilerden ayrı
tutulup aklanmıyorlar. Tam tersine, bu “biz, Türkler, asla yapmayız” savunması
katilleri, hırsızları ve cümle zalimleri aklıyor. İttihat ve Terakki gibi adı
sanı ve yöneticileri belli bir suç örgütü ve sorumluları “camiden gelmiş”
günahsızlar muamelesi görüyor. Oysa, bütün topluma “biz asla yapmayız” yalanını
söyleyenlerin kutsadıkları Büyük Millet Meclisi’nde konuşulanlara yer
verdiğimiz “Buyrun İşte Belge” (yüzleşmeatolyesi.wordpress.com) başlıklı yazı
başka belge aratmayacak kadar kuvvetli bir delildir.
Soykırım Ne Zaman Biter? Ermeni Olayı
Dickran Kouymjian
“Soykırım ne zaman biter?” Beklenen cevap “cinayetler
bittiği zaman”dır. Nazi Soykırımının, kitlesel imha kamplarının kurtarılması,
İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesi veya bazen de Nürnberg Mahkemeleriyle
bittiği söylenir… Bu durumda Ermeni Soykırımı 1918’de savaşın bitişiyle mi,
yoksa 1923’teki Barış Konferansıyla mı (Lozan) sona erdi? Hayır, maalesef -iki
temel nedenle- sona ermedi: İlk olarak, failler soykırımı tanımayı reddettiler
ve ikinci olarak da Türkiye’nin art arda gelen hükümetlerinin mevcut ve eski
Ermeni vatandaşlarına; “A) Ayrımcı uygulamalar, B) Kültürel soykırım olarak
tanımlanabilecek, Ermeni kültürel eserlerinin yok sayılması hatta kasıtlı
imhası, ve C) Bir resmi devlet politikası olarak eskiden Ermeni Platosu olarak
bilinen alandaki Ermeni varlığının reddi” yoluyla soykırımsal sürece devam
ettiler.
Gerçek 83. Sovyet Azerbaycanı’nda, Sumgait’te Ermenilere yönelik katliam 27 Şubat 1988’de başladı.
Sovyet Azerbaycanı’nda, özellikle Dağlık
Karabağ Özerk Bölgesi’nde yaşayan Ermenilerin hakları ve güvenliklerini talep
eden hareket, SSCB’nin iç
meselesi olarak gördüğü anlaşmazlığın Sovyet yasaları
çerçevesinde çözümünü amaçlayan barışçı bir girişimdi. 1980’li yılların
ortalarında Gorbaçov’lu yılların bir miktar daha özgürlükçü atmosferinde
Ermeniler arasında, glasnost ve perestroika’nın, 1920’li yıllardan beri Sovyet
Transkafkasyası’da süregelen bu soruna adil ve kalıcı bir çözüm getirebileceği
umudu doğmuştu.
Ermeni halterci, Dünya Gençler Halter Şampiyonası'ndaki en iyi sporcu unvanına layık görüldü
Ermenistan Milli Halter Takımı üyesi, Olimpiyat
oyunları şampiyonu Martirosyan, Tiflis'de yapılan Dünya Gençler Halter
Şampiyonası'nda ikincilikle gündeme gelmişti. Ermeni halterci, ikili müsabakada toplam 412 kg sonuç
göstererek hem koparmada, hem silkmede küçük altın madalya kazanmıştı.
Osmanlı'da uygulanan en ilginç yasaklar!
Osmanlı döneminde uygulanmış en ilginç yasakları sizler için
bir araya getirdik...Gayri Müslimlere Cariye Satma Yasağı:İstanbul'da büyük bir
esir pazarı bulunuyordu.Ticaret amacıyla gelen yabancıların kısa bir süre
buradan esir ve cariyeleri alıp kullandıktan sonra sokağa bırakmaları üzerine
1559 yılında çıkartılan kanunla gayrimüslimlere esir satılması yasak edildi.
«Eve gel» programı bu kez yurda 130 genci getirdi
Bugün
4 Temmuz’da programın 2016 sezonu 3. Etap açılış töreni gerçekleştirildi. Diaspora
Bakanlığından NEWS.am’e verilen bilgiye göre, Diaspora bakanı Hranuş Hakobyan,
gençlere hitaben yaptığı konuşmada, programda farklı mekanları ziyaret yanı sıra
4 günlük kamp programı da olduğunu, anılan günlerde hem anadillerini
geliştirecekleri hem de yeni arkadaşlıklar kuracaklarını ifade etti.
Mısıroğlu: Shakespeare'in aslı Şeyh Pir'dir ve gizli Müslüman’dır
Kadir Mısıroğlu, “Shakespeare 500 sene evvel yaşamıştır.
Shakespeare İngiliz değildir. Ne
Shakespeare’den evvel ne Shakespeare’den sonra İngiltere’de bu isimde bir adam
daha gelmemiştir. Shakespeare’in aslı "Şeyh Pir"dir” ifadelerini
kullandı. (İslamcıların bazıları sıcaktan mı oruçtan mı bilemem son günlerde
iyice garipleşti. Biri Hıristiyanlık diye bir din yok diyor, bu da Shakespeare’i
Müslümanlaştırdı kurtardı. Bu adam Lozan’a hezimet, harf, dil, kıyafet devrimine
ihanet diyen ilginç bir tip. HYETERT)
Sivas Katliamı Üzerine
Hüseyin Şengül
2 Temmuz 1993 Sivas katliamı, bir zincirin en kanlı, en
hunhar, en aşağılık halkasıdır. Bir halkadır, çünkü öncesinde de katliamlar
yapıldı, sonrasında da yapılıyor… İslam dininde bir reform yaşanmadığı sürece
ya da İslam toplumlarında din ile devlet ilişkisi demokratik/seküler bir temele
oturtulamadığı sürece, bu toplumlarda terör, çatışma, vahşet ve sapkınlık devam
edecektir diye düşünüyorum. İslam ülkelerinde neden din ve devlet ilişkisi
demokratik bir temele oturtulamıyor? Çünkü İslam ülkelerinde iktidarlar toplumu
sömürmek, egemenliğini devam ettirmek için din olgusuna dayanıyorlar. İslam, bu
toplumların neredeyse biricik ideolojisi halinde. Bu nedenle din, iktidarların
güç ve ekmek teknesi konumunda tutuluyor. İktidar derken yalnızca devletin
yürütme gücünü kastetmiyorum. Bir tarikat şeyhi de, bir cemaat önderi de, bir
mahalle imamı da kendi çapında dayanağını dinden alan birer mikro
iktidarlardır.
Rus havacılar, Ermenistan’da taktik hazırlık uçuşlarına başladılar
Ermenistan’da konuşlu Rus Güney Askeri Bölgesine bağlı
Erebuni Hava Üssü saldırı ve hava kuvvetlerine bağlı pilotlar geniş ölçekli
taktik talimlere yönelik yoğun pratik hazırlıklara başladılar. Talimler Temmuz
ortasında «Kamkhud» ve «Alagyaz» poligonlarında icra edilecek.
Almanya Dışişleri Bakanı Ermenistan'a gidiyor
AGİT dönem başkanı Almanya'nın Dışişleri Bakanı
Steinmeier Erivan'da temaslarda bulunacak. Alman Federal Meclisi'nde 1915
olaylarını soykırım olarak tanıyan kararın kabulü ve hafta sonunda Papa
Françis'in Erivan'a yaptığı ziyaretin ardından Steinmeier'in ziyareti
Ermenistan'da bir fırsat olarak değerlendiriliyor… Steinmeier'in ziyaretinin
Dağlık Karabağ sorununun çözümüne ivme kazandırmasını umduklarını belirten
Sarkisyan, "AGİT'ten Azerbaycan ile müzakereleri ileriye taşımasını
bekliyoruz. Ateşkes ihlallerine karşı bir gözlem mekanizması istiyoruz.
Steinmeier'e bu konudaki son durum ne, onu sormak istiyoruz" diye konuştu.
Ermenistan Küçük Ülkeler Avrupa basketbol Şampiyonu
Ermenistan milli basketbol takımı ilk kez katıldığı FIBA Küçük Ülkeler
Avrupa Şampiyonası’na katılarak şampiyonluk kazandı. Finalde Andora ile yarışan
Ermenistan erkekler takımı maçın ilk çeyreğinden ileriye geçti ve maçı 79:71
puanla sona erdirdi. Maçta en çok puan kazanan oyuncu Ermeni takımından 27
puan kazanan Andre Spight Mkrtchyan oldu.
Ermeni sporcu, Dünya Gençler Halter Şampiyonası'nda ikincilik kazandı
Ermenistan Milli Halter Takımı üyesi, Olimpiyat oyunları
şampiyonu Simon Martirosyan, Dünya Gençler Halter Şampiyonası'nda ikincilik
kazandı. Ermenistan Milli olimpiyat Komitesi'nin resmi sayfasında yer alan
habere göre Martirosyan, ikili müsabakada toplam 412 kg kaldırdı. Tifliste
gerçekleştirilen Dünya Gençler Halter Şampiyonası'nda Simon Martirosyan (+105
kg) koparmada sırayla 175 kg., 182kg. ve 187kg. kaldırarak küçük altın madalya
kazandı.
Fransa’da Yaşayan Türkler Tehlikede
Demokrasi’nin beşiği olarak kabul edilen Fransa, demokrasiye
aykırı bir yasayı parlamentosundan geçirdi. Fransa, artık Türk vatandaşlarına
kolayca para cezası kesebilecek veya hapis cezası verebilecek. Cuma akşamüstü
yapılan oylamada yeni bir yasa tasarısı geçirilen Fransa’da artık soykırım,
kölelik ve savaş suçlarını inkara ceza getiriliyor. Öngörülere göre verilecek
ceza 1 yıl hapis cezası veya 45 bin euro şeklinde olacak. Tasarı, Fransa parlamentosu
tarafından tanınmış olan kapsama dahil tüm suçlar için geçerli olacak. Yani Ermeni tehcirini soykırım suçu sayan Fransa, “Ermeni
soykırımı yoktur” diyen bir Türk’ü cezalandırabileceği gibi, yasa Cezayir’de
Fransa’nın uygulamış olduğu soykırım ve köleleştirilmiş Cezayirlilerin durumunu
inkar eden bir Fransız’a ceza vermeyecek. Gündüz Vassaf: Suudi Arabistan bir tür devletleşmiş IŞİD değil mi?”
Gündüz Vassaf, “Böyle devam edilirse savaşı savaş
bitirecek. Orman yangını gibi. Orman yangınları genellikle söndürülemez. Yangın
kendisini bitirir. “Teröristle aynı masaya oturmam diyen” söylem ise hiç
bitirmez savaşı. Kim olursa olsun, tarafların sonunda masaya oturmadıkları bir
savaş bilmiyorum” ifadelerini kullandı.IŞİD’in ötekileştirilmemesi gerektiğini
söyleyen Vassaf, “Kelle kesme vahşetini
çok ötekileştirmeyelim. Batı’nın, Türkiye’nin, müttefik diye baktığı, Suudi
Arabistan bir tür devletleşmiş IŞİD değil mi?” dedi.
Antakya’daki son 17 Yahudi ve mezarlık saldırısı
Karel Valansi / karelvalansi@yahoo.com
Mezarlıktaki manzara tek kelimeyle çok üzücü. Bu hırs, bu
kin, bu öfke, bu nefret bitsin artık!... Antakya, medeniyetlerin beşiği, barış
ve kardeşlik kenti, savaşın hemen yanı başında birlikte yaşama kucak açan bir
yer. Bu şehirle ilgili akla ilk bu tanımlamalar geliyor. Birçok farklı inancı
bir arada barındıran bir şehir. Suriye savaşı sonrası şehre akın eden 430 bin
mülteciye de kucak açmış. Yahudilerin tarihi ise 2300 yıl öncesine dayanıyor.
Milattan Önce 300 yılında Kral Seleucus babası Antiochus’un anısına Antakya
şehrini kurarken Yahudiler güneyden yani Suriye, Filistin, Irak, İran’dan
buraya göç etmişler. Yirminci yüzyılın başında 1500 civarındaki nüfus,
1940’larda Varlık Vergisi faciası ve ardından İsrail’in kurulması ile azalmaya
başlamış. Günümüzde gençlerin eğitim, iş ve evlenmek için İstanbul’a
taşınmasıyla bugün sadece 17 kişi yaşıyor Antakya’da. İstanbul’da ise 270 kişi
kalmışlar.
Sait Çetinoğlu: Direniş Soykırım Gasp Talan: 1915 Ermeni Soykırımında Sivas Vilayeti Örneği
Ermeni direnişlerini ve yerel Ermeni direnişçilerinin
tepkilerini aktaran Murad'ın Yolculuğu (1917)
yazarı Zabel Eseyan'a. Sivas Vilayeti, oldukça büyük bir coğrafyayı
kapsar, günümüzde üç vilayete (Amasya, Tokat, Sivas) bölündüğü gibi, Malatya, Kayseri, Giresun,
Samsun, Çorum vilayetlerinin bir bölümü
de o dönem Sivas Vilayeti dahilindedir.
Yoğun bir Hıristiyan nüfusa sahip olduğu gibi Hıristiyanlar ekonomik
olarak da çok güçlüdürler. Hıristiyanların
özellikle de Ermenilerin sahip olduğu ekonomik güce ilişkin ayrıntılı
bilgimizin olduğu ender illerden biridir.[1] Vilayete dair geniş literatür
bulunmaktadır.
IŞİD: Türkiye ektiğini mi biçiyor?
İsmet Berkan /iberkan@hurriyet.com.tr
SON Atatürk Havaalanı katliamının ardından dün sabah biri
The Guardian'da, diğeri de The Huffington Post'ta iki yazı okudum. Her ikisi de
Türkiye’nin zamanında IŞİD’le yeterince mücadele etmemesi, bırakın mücadele
etmeyi bu örgüte örtülü/açık destek vermesi yüzünden bugün bu durumda olduğunu
söylüyordu. İki yazının çok sayıdaki ortak noktalarından biri de Türkiye’nin
(Suriye’de) Kürtleri kendisi için IŞİD’den daha büyük tehdit gördüğüne ilişkin
analizlerdi.Bunların ardından The New York Times’ta okuduğum bir başka
haber/analiz, Türkiye’yi doğrudan suçlamadan ama yine de Türkiye-IŞİD
ilişkisinin eski yeni kanıtlarını sıraladıktan sonra Türkiye’nin bu örgütle
aktif mücadele kararı almasının ardından IŞİD’in hedefi haline geldiğinden uzun
uzun söz ediyordu.
Happy Independence Day
On behalf of Archbishop Khajag Barsamian and the entire
Eastern Diocese of the Armenian Church of America, we wish all of our readers a
happy Independence Day. For well over a century now, Armenians have been blessed
to merge our way of life with the bounty and liberty of this great nation of
America. On these shores our people found a refuge from persecution, but also a
land that would sustain and strengthen us as we sought to honor our heritage,
and worship our Lord.
Gerçek 82. Ermenilerin Sasun’un Gözükara Savaşçıları destanı ilk kez 1873’te yazıya geçirildi.

Bugün “epik” dendiğinde aklımıza, Rüzgâr
Gibi Geçti’den
Yıldız Savaşları’na kadar, eskiden yeniye, bol aksiyonlu, çokça
dehşet patlama sahneli, genellikle drama dozu yüksek büyük bütçeli
prodüksiyonlar gelir. Ancak bu formül de artık eskimekte. Şiir formunda
yazılmış, dünya edebiyatında “epik” olarak adlandırılan destanlara örnek ise
Yunan edebiyatında Truva Savaşı’nı anlatan İlyada, Hintlilerin yine büyük bir
savaşı betimleyen Mahabharata destanıdır. Her iki eser de iki bin yıldan uzun
bir tarihe sahiptir. Daha sonra, ortaçağda batı Avrupa’nın ünlü epik örnekleri
Chanson de Roland ve Beowulf’tur.Grönland'ın Buzu
Sevan Nişanyan
Son yıllarda Grönland'ın buzu da eridi diyorlar, şimdi ne
kalmıştır bilmem. 90'lı yıllarda kalınlığı üç bin küsur metreymiş. Biri
Amerikalı biri Avrupalı iki ekip adanın tam ortasında iki mil arayla iki kamp
kurmuşlar, kapılara kilit deliği açmak
için kullandığımız dairesel matkapla buza girip üç biner metrelik iki kesit
çıkarmışlar. Richard Alley, The Two-Mile Time Machine ("İki Millik Zaman
Makinası" Princeton U. Press, 2000 ve 2014) mütevazi ve esprili bir dille, o macerayı
anlatıyor. Menemen cezaevindeki tecrit hücresinde bir iki gün onunla geçti.















