Etiketler

Ermeni Patrikliği devletin bekası için dua etti

FETÖ'cü darbe girişimi üzerine Türkiye Ermenileri Patrikliği, 17 Temmuz 2016 Pazar günü kiliselerde dua etti.Türkiye Ermenileri Patrikliği, ülkemizde düzenlenen FETÖ'cü hain darbe girişimin ardından, devletin bekası için bir dua töreni düzenledi. Devletin ve hükümetin yanında olduklarını ileten Türkiye Ermenileri Patrikliği "Allah Devletimizi şerden koruyarak güçlü kılsın ve geliştirsin. Vatandaşların huzur ve esenlik içinde yaşam sürmeleri için, Devlet erkânına güç ve başarı ihsan etsin" ifadelerini kullandı.

Londra'da açık havada Ermeni Festivali gerçekleştirildi

17 Temmuz'da Londra'nın Surb Sargis Kilisesinin bahçesinde Ermenilerce ve Ermeniler için bir Açık Hava Festivali gerçekleştirildi. Festival, Birleşik Krallık'ta düzenlenen en büyük Pan - Ermeni etkinliği olma niteliğini taşıyor. Ülkenin değişik bölgelerinde yaşayan Ermeniler, her yıl etkinliğe katılmak üzere Londra'ya geliyor. Bir gelenek haline getirilen festival, bu yıl 6. kez gerçekleştirildi.

Polisler, Özgürlük Meydanında toplananları güvenlik merkezlerine sevk ediyor

NEWS.am muhabirinin verdiği bilgiye göre «Talana Hayır!» İnisiyatifinin düzenlediği halka açık tartışma esnasında Erebuni yönünde hareket edilerek 17 Temmuz sabahı erken saatlerde Polis Devriye ve Nöbet Servisi Alayını (PDNSA) işgal eden gruba destek ifade edilmesi kararı alındı. Bu tartışmadan dakikalar sonrasında polis aralarında Davit Sanasaryan ve milletvekili Nikol Paşinyan’ın oğlu da olmak üzere eyleme katılanlardan birkaç kişiyi emniyete sevk etti. Erivan İl Emniyet Md. Aşot Karapetyan, kargaşalık çıkması endişesiyle Erebuni yönünde hareket izni vermediklerini ifade etti.

Azerbaycanlı ''Meydan TV''den Ermeni Soykırımını tanıma çağrısı

“Türkiye’ye karşı haksızlık” başlıklı metnin yazarı Renata Akhundova yazısında şu ifadelere yer verdi: “Bugünkü Azerbaycan’da cumhurbaşkanın başta olmak üzere bütün vatandaşları Ermeni Soykırımının inkar ediyor. Kendilerini demokrası için mücadele verenler sayan ünlü entelektüllerden ve siyasetçilerden hiç kimse Ermeni Soykırımı hakkında “sözdesiz” konuşmuyor. Soykırımı inkar edenlerin inatçılığının temelinde Karabağ sorunu. Karabağ ihtilafı yüzünden Azerbaycanlılar Ermenistan'ı ülke olarak, Ermeni halkını ise etnik millet olarak kabul etmiyorlar''. Renata Akhundova yazısında Azerbaycan'a tarihi gerçeği kabul edip Ermeni Soykırımını tanıma çağrısını yaptı.

Türkologa göre, Türkiye'nin durumu Ermeniler dahil tüm azınlıklar için risklidir

Türkolog Levon Hovsepyan, bu günlerde Türkiye'de yaşanan olayların, yerel etnik ve dini azınlıklar için risk oluşturduğunu ifade ederek, ülkenin bazı bölgelerinde alevilerin yoğun olarak yaşadıkları yerleşim yerleri ile evlere saldırılar düzenlendiğini bildirdi. Sokaklara çıkan halk, Trabzon'daki Katolik ve Malatya'daki Protestan Kiliselerine saldırırken, Ankara ve diğer şehirlerde Suriyelilere ait dükkan ve evlere karşı da saldırı ve benzeri eylemler düzenlendi. Hovsepyan, "Bu gergin ve karmaşık durumda benzeri kışkırtma ve provokasyonlar yapabilen radikal islamcı unsurlar, farklı milliyetçi gruplar, sokaklara çıktı. Bu açıdan yerel Ermeni toplumu için de bazı tehlike ve riskler mevcut olabilir.

Ana tanrıçadan ilk Hristiyanlara

Her şekilde Doğu Roma İmparatorluğu’nun varisleriyiz. Ve bu gerçek hiç değişmeyecek…  İlber Ortaylı’ya göre Osmanlı, “son Roma İmparatorluğu”dur. Tarihçi, üç farklı Roma İmparatorluğu’ndan söz eder. Birincisi: Klasik Roma’dır. Pagandır. Muhteşemdir. Çağlar içerisinde en kalıcı olanıdır. İkincisi: Batılıların sonradan “Bizans” dedikleri Hıristiyan Roma’dır. En azından Doğu Avrupa ve Balkanlar bu uygarlığın izlerini taşır. Üçüncüsü ise: Osmanlı İmparatorluğu’dur. Ve zannedilenin aksine İstanbul’un fethinden sonra kurulan yeni yapı, hiç de Asyalı bir devlet görünümünde değildi. Derhal Roma İmparatorluğu’nun müesseseleri benimsendi . Hatta ve hatta, Kayser-i Rum (“Roma İmparatoru”) unvanını taşıyan Fatih’in düşü, Roma’yı da alarak, kadim Roma İmparatorluğu’nu bütünüyle kendi hükmü altında ihya etmekti… Geçenlerde, ‘Cahiliye Dönemi’nin Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, 1932 yılından beri protokol cenazelerinde çalınan Chopin’in “Opus 35, 2 numaralı Sibemol Minör Piyano Sonatı”nı eleştirerek, “Cenaze törenlerinde Polonyalı müzisyenin Cenaze Marşı adını verdiği bir müziğinin çalınması doğru değil. Bizim kendimize ait değerlerimiz, kültürümüz var. Itri’nin Tekbir’i var ki, muhteşem bir bestesidir” dedi. Peki… “Bizim kültürümüz” diye önerdiği Klasik Türk Musikisi özünde Bizans (Rum Ortodoks Hıristiyan) kilise müziği değil midir? Elbette! Ancak bizim dinciler, Osmanlı’yı idealleştirip hayallerinin istediği oranda tarih yazarlar!

Çin, Vatikan ile normalleşmeye çalışıyor

Çin ve Vatikan arasındaki diplomatik ilişkiler 1951 yılında kesilmişti. Şu anda Çin'de resmi ve resmi olmayan iki Katolik Kilisesi var. Çin'deki taraftarları yaklaşık dört milyon kişi olan resmi Katolik kilisesinin piskoposları Vatikan'ın onayı olmadan Çin hükümeti tarafından atanıyor. Reuters ajansı kaynakları Çin hükümeti ve Vatikan arasında diplomatik ilişkilerin tam restorasyonu öngörmeyen, ancak her iki taraf için önemli noktaları içeren anlaşmanın bazı ayrıntılarını açıkladı. Rus RIA "Novosti" ajansına göre ise, Roma Papası Franciscus Vatikan ve Çin arasındaki ilişkiyi tersine çevirme niyetinde.

Moskova ve Berlin’den “Türkiye’de idam” açıklaması

Almanya Federal Cumhuriyeti Sözcüsü Steffen Seibert, darbe girişimin ardından konuşulan idam cezasının geri getirilmesi durumunda Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerinin sona erebileceğini kaydetti. “AB, değerler topluluğudur” diyen Seibert, idam cezasının olduğu bir ülkenin bu kuruma üye olamayacağı anlamına geldiğini ifade etti. Almanya ve diğer AB ülkelerinin, Türkiye’deki idam cezası tartışmasını takip ettiğini kaydeden Alman Sözcü, AB’nin pozisyonunun net olduğunu ifade etti.

Altın Kayısı Festival haftası yoğun geçti

Bir hafta müddetçe dünya sinema sanatının soluğu, envai türde etkinlikler, tanınmış sinema yapımcı ve sanatçılarının katılımıyla ve filmlerle başkent Erivan’da hissedildi. XIII. Uluslararası Altın Kayısı Film Festivali dağıtılan ödüllerle sona ererken, Ermeni sinemasına katkılarından ötürü Roman Balayan «Işık olsun» filmiyle özel ödüle layık görüldü.

Kerry: 'Türkiye’nin NATO Üyeliği Tehlikede Olabilir'

ABD, Dışişleri Bakanı John Kerry, Türkiye’nin NATO üyeliği Türkiye’nin darbe sonrasındaki uygulamalarında, demokratik ilkeleri ve hukukun üstünlüğünü terk ederse NATO üyeliğinin tehlikede olabileceğini söyledi.

Guardian yazarı: Darbeye karşı direnişin karanlık yüzü

Guardian gazetesi yazarlarından Alev Scott, Türkiye'nin darbeyi yenip demokrasiyi savunurken bir yandan da sokaklara 'şiddet yanlısı çetelerin' belirdiğini yazıyor… "Erdoğan destekçilerinden yardım istedi ve aradığı desteği de buldu. "Türk halkı kanlı darbelere dur demiş oldu. "Ancak bu darbe girişiminin ve halk direnişinin karanlık bir yüzü de vardı. "Ne olduğundan habersiz ve belli ki 'tatbikat yapılacak' denilerek kışlalardan çıkarılmış genç askerler, yakalanıp soyuldu, dövüldü ve kimi haberlere göre linç edildiler. "Ülke şiddet yanlısı çetelerin sokaklarda Cumhurbaşkanı'nın rızasıyla şiddete başvurduğu bir yola girmiş olabilir. "Darbe girişiminin ardından sokak gösterilerine devam eden kalabalıklar idam cezasının geri getirilmesini de talep etti.

Avrupa Birliği, Türkiye için toplanıyor!

Avrupa Birliği dışişleri bakanları Türkiye gündemiyle toplanıyor. AB'nin ortak tavrını, ABD Dışişleri Bakanı Kerry'le yaptığı görüşme sonrası belirleyeceği belirtiliyor. Brüksel'deki toplantıda AB dışişleri bakanlarının başarısız darbe girişiminin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a insan hakları ve hukuka saygılı davranma çağrısında bulunacakları belirtiliyor.

Darbeye karşılar, ya demokrasiye?

Aydın Engin
Erdoğan’ın sokağa çağırdığı, kent sokaklarında tekbirler eşliğinde gövde gösterisi yapan, ellerine geçirdikleri gencecik erleri (“rütbesiz asker” diye de anılan erlerden söz ediyorum) vahşice kırbaçlayan, tekmeleyen, linç etmeye çabalayan kalabalıklardan söz ediyorum. Meslek gereği sokaklarda da dolaşmak, gözlemek, gözlemlemek zorundayız. Siz de aynı fırsatı bulursanız bu ürkütücü kalabalıkların nerelere, nelere yönelebileceğini kolayca sezersiniz. İlk gece darbeyi önleyecek bir kitlesel tepki oluşturmak amacıyla “Sokaklara çıkın, havalimanlarına gidin, kent meydanlarında toplanın” çağrısı yapan Tayyip Erdoğan’ı anlamak mümkün. Ancak bu yandaş kitlelerini sürekli sokakta tutmak için çağrı üstüne çağrı yapan Tayyip Erdoğan’a hak vermek herhalde mümkün değil.

Binali Yıldırım: 208 şehidimiz var

Başbakan Binali Yıldırım 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle 208 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Yıldırım “60’ı polis, 3’ü asker, 145 sivil 208 şehidimiz var” diye konuştu. Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası bir açıklama yapan Binali Yıldırım "Her şeyden önce bu olay kamuoyuna mal olduğu andan itibaren bizimle temasa geçen CHP, MHP, HDP yöneticileri bunun başka bir şey olduğunun burada parti hesabının yapılamayacağının, bu girişimin karşısında olduklarını, hükümete her türlü desteği verme konusunda hazır olduklarını ifade ettiler. Biz de kendilerine teşekkür ettik" dedi.

Malatya ve Trabzon'da kiliselere saldırı

Darbe girişimini protesto etmek için sokağa çıkanlardan bazı gruplar Trabzon Santa Maria Katolik Kilisesi ve Malatya Protestan Kilisesi’ne saldırdı. Darbe girişimini protesto için sokağa çıkan gruplardan bazı kişiler Trabzon Santa Maria Katolik Kilisesi ve Malatya Protestan Kilisesi’ne taş ve çekiçlerle saldırdı. Kilise binalarına girilmeye çalışıldı. SAT-7 TÜRK'ten Seyfi Genç'in haberine göre; 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 16 Temmuz gecesi sokağa inenlerden bir grup tekbir getirerek Malatya Protestan Kilisesini taşladı. Saldırıda kilisenin camları kırıldı. Gece olması nedeniyle kimsenin olmadığı kilise binasında maddi hasar meydana geldi

Ermenistan'da silahlı grup polis karakolu bastı

Ermenistan'ın başkenti Erivan'da silahlı bir grubun polis karakolunu bastığı bildirildi. Olay sırasında bir polisin öldüğü ve 2 polisin yaralandığı aktarıldı. Polis yetkilileri, iki polisin özel kuvvetler operasyonuyla kurtarıldığını duyurdu. Silahlı saldırganların 7 kişiyi rehin tuttuğu aktarıldı. Grubun muhalif lider Zhirayr Sefilyan'ın serbest bırakılmasını talep ettiği de öne sürüldü… Reuters'a göre güvenlik yetkilileri, silahlı grubu destekleyenlerin, internet üzerinden hükümete karşı ayaklanma olduğuna dair gerçeği yansıtmayan söylentiler yaydığı suçlamasında bulundu.

İHD 30 Yaşında

İHD tarafından yayımlanan basın bildirisinde İHD’nin 30 yıldır darbelere karşı mücadele ettiğini ama geçmişle yüzleşilmediği, hesaplaşılmadığı ve cezasızlığın devlet politikası olması nedeniyle hala darbe tehdidi altında olduğumuz vurgulandı. İHD, insan hak ve özgürlükleri konusunda mücadele vermek amacıyla 17 Temmuz 1986 yılında sol görüşlü mahpusların, özellikle anne ve kadınların öncülüğünde ve kuruculuğunda bir araya gelen insan hakları savunucusu, akademisyenler, yazar, aydın, gazeteci, öğretmen, doktor, mimar, mühendis ve avukatlar tarafından kuruldu.(İHD'yi kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz. HYETERT)

Almanya’dan Erdoğan’a fren

Ermeni Soykırımı kararı alınması sonrası gerginleşen Almanya-Türkiye ilişkileri, vekillere İncirlik yasağı getirilmesiyle daha da sertleşti. Ermeni Soykırımı kararı alınması sonrası gerginleşen Almanya-Türkiye ilişkileri, Alman milletvekillerine İncirlik Hava Üssünü ziyaret yasağı getirilmesiyle daha da gerildi. Savunma Bakanı Ursula von der Leyen, İncirlik’e gönderilecek AWACS’lar için mecliste oylanacağını, milletvekillerinin kendilerini kabul etmeyen bir ülkeye askeri uçak gönderilmesine onay vermeyeceklerinin açık olduğunu söyledi. Fränkischer Tag gazetesi yorumunda “Milletvekillerimiz İncirlik’teki askerleri ziyaret edemiyorsa, Alman ordusunun o zaman orada kaybedecek en ufak bir şeyi kalmamıştır. IŞİD teröristleriyle cepheyi zayıflatacak olsa da derhal geri çekilmeleri gerekir. Demokratik yollarla seçilmiş temsilcilerimizle istediği gibi oynayamayacağının Erdoğan’a açıkça ifade edilmesi zorunludur. Kendisi fazla ileri gitti.” dedi.

Երանաշնորհ Գարեգին Ա.Կաթողիկոսի Վախճանման 17 րդ. Տարելիցին Առթիւ

Բացառիկ Հոգեւոերական եւ Մեծ Մտաւորական Երանաշնորհ Գարեգին Ա.Կաթողիկոսի Վախճանման  17 րդ. Տարելիցին Առթիւ. ԲԱՐԻ ՅԻՇԵՆՔ ԵՐՋԱՆԿԱՅԻՇԱՏԱԿ ԳԱՐԵԳԻՆ Ա.ԱՄԵՆԱՅՆ ՀԱՅՈՑ ԿԱԹՈՂԻԿՈՍԸ.  Տասնըեօթը տարիներ անցան  հոգելոյս Վեհափառի  վախճանման  29.6.1999 թուականէն, Հայ ժողովուրդը այս թուականէն ի վեր, ամէն  տարի  Յունիս  29 ին կը խոնարհի անոր  խնկելի ու քաղցր յիշատակին առջեւ:

Genelkurmay'dan darbe girişiminin ardından ilk resmi açıklama

Darbe girişiminden sonra Genelkurmay Başkanlığı'ndan resmi olarak ilk açıklama yapıldı. Açıklamada, “Yapılan hain girişimin engellenmesindeki en büyük rol yüce milletimizindir. Devletin ve yüce milletin emrindeyiz” denildi.