1915’te akıntıya karşı duranlar
Banu Tuna btuna@hurriyet.com.tr
Burçin Gerçek’in titiz bir çalışmayla yazdığı ‘Akıntıya
Karşı’ 1915’te vicdanlı tavır sergileyenlerin öykülerini aktarıyor. Tehciri,
hayatları pahasına can kurtarmaya çalışanların şahitliğinde okuyacaksınız. 1915’te
akıntıya karşı duranlar30-40 bin Ermeni'yi kurtarmayı başaran Halep ve Konya
Valisi Celal Bey.
Bir Soykırım filmi ‘HATIRLA’
Rafi Kohen
Holokost filmlerini her izlediğimizde sanki bir şeyler
değişecekmiş gibi büyük bir umutlu bekliyor ve bilinen makûs kadere gözyaşı
döküyoruz her seferinde. Son yıllarda ise Soykırım filmleri genelde Holokost
sonrası kalanlara ne olduğuna, yaşanan bu travmaların kurtulan ve takipçisi
kuşaklar üstündeki izlerine, hatta on yıllara yayılmış kapanmayan yaralarına
odaklanıyor. İşte onlardan biri: Hatırla. 27 Ocak Uluslararası Holokost Anma Günü
yaklaşırken, sinema gündemimize yine Soykırım filmleri düşecek; anma
etkinliklerini daha pekiştirmek, derinleştirmek hatta yoğunlaştırmak için,
okuyarak varamadığımız duygusallığa, görsel ve işitsel duyularımızı harekete
geçiren filmlerle ulaşacağız.
Türk değilse ‘yapıştır’!
Asu Maro / amaro@milliyet.com.tr
Erasmus öğrencilerinin kaldığı apartların da bulunduğu
bir mahalleden bildiriyordu yazan. Bu genç üniversitelilerin dışarı çıkıp
oturdukları sokağın çocuklarıyla kartopu oynadığı bir muhitten. Çocukların
arasında bir ‘elebaşı’ vardı diğerlerini yönlendiren ve masum kartopu oyunu kartopu
‘savaşına’ dönüyordu onun komutlarıyla. En son duyduğu cümle şuydu çocuktan:
“Yapıştır kıza yapıştır, Türk değil onlar! ” Bunu hesap etmiyorduk değil mi?
Yabancı düşmanlığının ortasına doğup “O Türk değil, bizden değil, düşman”
sözlerini duya duya büyüyen çocuklarla nereye gideceğimizi düşünmüş müydük? Çocuk
bu, ne zaman öğrendi, Türk olmayana ‘yapıştırması’ gerektiğini? Belli ki anası
babası, mahalledeki abisi, birilerinden duyuyor. Oyun çağında kartopu
yapıştıran daha büyüyünce ne yapacak?
Ermenistan Başbakanı: Barış karşısında toprak verme fikrini kabul etmiyorum
Bugün yılın ilk basın toplantısını yapan Ermenistan
Başbakanı Karen Karapetyan gazetecinin, aslen Karabağlı olarak cevaplamasını
istediği Karabağ konulu sorusuna “Ben karşısında toprak verme fikrini kabul
etmiyorum” diye söyledi. Sözüne devam eden Karapetyan “Eminim ki, uygun müzakereler
sayesinde onurumuzu, güvenliğimizi ve zaferimizi korunacak bir çozüm
buluruz”.
Avrupa’dan Ermenistan aracılığıyla İran’a kombine taşımacılık gerçekleştirildi
2016 yılında Ermenistan Demiryolları için zorlu bir yıldı ve firma rekabet yoğun bir
ortamda faaliyet gösterdi. Bilgi, firma çalışmalarını özetleyen basın
toplantısında Güney Kafkasya Demiryolları A.Ş. Gn. Md. Sergey Volko’dan geldi. Demiryolu gelirlerini %100.7 düzeyinde
gerçekleştirdiklerini belirten Volko, 2016 yılında Ermenistan sathında TP-3
tipi revize edilmiş elektrikli trenlerin işletime alındığı ve Avrupa’dan
Ermenistan aracılığıyla İran’a ilk
kombine taşımacılığın gerçekleştirildiğini ifade etti.
AP'den 'en çok zulmü Hristiyanlar görüyor' iddiası
AP'nin yıllık insan hakları ve demokrasi raporunda,
"AP, Hristiyanların Avrupa dahil dünya çapında en çok taciz ve tehdit
edilen dini grup olduğu gerçeğinin altını çizer." denildi. Avrupa Parlamentosu (AP), insan hakları raporunda
Hristiyanların en çok zulme uğrayan dini grup olduğunu öne sürerken, Avrupa'da
Müslümanlara ve camilere yönelik saldırılara yer vermedi.
2016'da "Zvartnots" Havalimanında yolcu trafiği 2 milyon sınırını geçti
2016 yılında Ermenistan'ın havalimanlarındaki yolcu
trafiği, 2015'e göre yüzde 10.4 (200.000 kişi) arttı. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün genel sekreteri
Satenik Hovhannisyan'ın paylaştığı bilgiye göre, Kasım- Aralık 2016 dönemde
"Zvartnots" Havaliman'ında yolcu trafiği, bir önceki yılın aynı
dönemine göre yüzde 12 artarak 2.105.540 seviyesinde gerçekleşti.
AP'den 'en çok zulmü Hristiyanlar görüyor' iddiası
AP'nin yıllık insan hakları ve demokrasi raporunda, "AP, Hristiyanların Avrupa dahil dünya çapında en çok taciz ve tehdit edilen dini grup olduğu gerçeğinin altını çizer." denildi.
Vartan İhmalyan’ın Ermeni deyip de yaz[a]madığı!
Vartan ve Jak İhmalyan, varlık vergisinden, 6-7 Eylül olaylarına, TKP’den Nâzım Hikmet'le dostluklarına kadar önemli olayları bu kitap için yazdılar.
Microsoft: Ermenistan’la teletıp platformlarına yönelik müzakerelerde bulunuyoruz
Microsoft, Ermenistan yönetimi ve özel sektörle teletıp platformlarının hayata geçirilmesine yönelik müzakerelerde bulunuyor. Bilgi NEWS.am’e açıklamada bulunan Microsoft Merkezi ve Doğu Avrupa Ofisi Sağlık Bl. Bşk. Lorenzo Pengo’dan geldi.
Bilecik'teki Aya Yorgi Kilisesi turizme kazandırılacak
Bilecik'in Osmaneli ilçesinde 1800'lü yılların sonunda yapılan, bugün harabe durumdaki Aya Yorgi Kilisesi, restorasyonun ardından müze olarak hizmet verecek.
Diyanet :"FETÖ benzeri dini yapılar kilise tarihinde de görüldü"
Diyanet İşleri Başkanı Görmez: "FETÖ benzeri dini yapıların kilise tarihinde de görüldüğü bilinmektedir. FETÖ, 15 Temmuz hain darbe ve işgal girişimiyle küresel bir kötülük projesi olduğunu apaçık bir şekilde göstermiştir"
'Suriye'den sonra Ermenistan ve İran sınırlarına da duvar örülecek'
Suriye'nin Türkiye sınırında örülmeye devam eden 3 metre yükseliğindeki duvarın İran ve Ermenistan sınırlarına da örüleceği iddia edildi.
Demir kilise bir yıl daha kapalı!
2011’den bu yana
restorasyonda olan dünyanın tek prefabrik demir kilisesi Sveti Stefan Bulgar
Kilisesi’nin bu ay başında açılacağı duyurulmuştu. Fakat Balat’taki tarihi
kilisenin altı yıldır ancak dış restorasyonu tamamlanabildi. İstanbul’un en önemli tarihi yapılarından olan ve 2011
yılından beri restorasyon çalışmaları devam eden Balat’taki Sveti Stefan
Kilisesi’nin restorasyon sürecindeki sancılar sürüyor. iç restorasyon devam
ediyor.Fotoğraflarla İstanbul Boğazı’ndan kar manzaraları
İstanbul’u beş gündür etkisi altın alan yoğun kar yağışı, İstanbul Boğazı’nda da fotoğraflık manzaralar oluşturdu.Fotoğraflar: DHA Boğaz kıyısındaki yürüyüş yollarında 20 santimetre kalınlığında kar bulunurken, sahillerde bulunan yat ve marinalar da beyaza büründü. Boğaz’daki görüş mesafesi sabah saatlerinde seyre uygunken, öğle saatlerinde karın etkili olmasının ardından tekrar azaldı. Gemi geçişlerinin zaman zaman durdurulduğu belirtildi.
Ermenistan Fonu, Çaykovski Müzik Okuluna 9 piyano ve bir kuyruklu piyano hibe etti
Ermenistan Tüm Ermeni Fonu; Fransa ve ABD Doğu Yakası yerel organlarının
katkılarıyla, Çaykovski Müzik Okuluna 9 «Petrof» piyano ve bir «Estonia»
kuyruklu piyano hibe etti. Okul Md. Martun Kostandyan ʺPiyano dersleri öğrencilerimizin,
uzmanlaştıkları enstrumandan bağımsız olarak
müzik bilgisinin temelini oluşturmakta. Hayırseverlerin bu bağışının
eğitim sürecine nitel bir değişim getireceği kesindir. 25 piyanoya daha
ihtiyacımız varʺ dedi.
9 kişiyi öldüren kilise saldırganına idam cezası verildi
Güney Carolina'daki tarihi kilisede 2015 yılının haziran
ayında 9 siyahiyi öldürüp bir kişiyi yaralayan beyaz Amerikalı gence idam
cezası verildi. ABD'de en son idam cezasına çarptırılan mahkum, 2015 yılında,
2013'teki Boston Maratonu saldırısının sorumlusu olarak yargılanan 21 yaşındaki
Cevher Çarnayev olmuştu.
Columbia Üniversitesi araştırmacısı Mouradian, El Bab'taki toplama kampını kaleme aldı
Bundan tam 101 yıl önce El-Bab kasabası yakınlarındaki
bir toplama kampına varan Hovhannes Khacherian ile oraya getirilen diğer
Ermenilerin çektiği çilelerini, kayıplarını ve direnişini anlatan makale şöyle:
"İlk tehcir ve katliam dalgasından kurtulan Ermeniler, Halep'in
kuzeydoğusundaki El-Bab'a Mayıs 1915 gibi erken bir vakitte vardılar.
Yetkililer tarafından kurulan bu toplama kampı en büyük kamplardan biriydi:
Çöle yapılan sürgünlerin başlıca geçit noktası olan kampa, aktif olduğu
1915-1916 yılları arasında yüz binlerce insan kapatıldı. 21 Temmuz'a
gelindiğinde çoğunluğu Zeytun, Maraş, Haçin ve civar köylerden yola çıkarılmış
1466 sürgün El-Bab'a yerleştirilmişti. Sonbaharın ilk yağmurlarıyla birlikte
kamp sefalete sürüklenmeye başladı. Killi bir arazi üzerinde bulunan El-Bab bir
bataklığa dönüşmüştü; zemin yağmuru ememiyordu. Soykırımdan kurtulanlardan biri
olan ve yolu El-Bab'tan geçmiş Hagop Seropian anılarında şöyle yazmıştı: “Uçsuz
bucaksız bir alanda bulunan Ermeni sürgünlerin kampı gözlerimizin önünde
belirmişti. Durum kelimelerle anlatılacak gibi değildi. Gece yağan yağmur kampı
göle çevirmişti. Su insanların dizine kadar geliyordu, tüm eşyaları suya
batmıştı. İçlerinde hiçbir enerji kalmamış olan insanlar pisliğin, balçığın,
açlığın ve hastalığın içinde kıpırdamadan duruyorlardı... Geceki yağmur ve
fırtına yüzünden çökmüş çadırların altında binlerce kişi hareket edemez halde
paçavraların üzerinde, sonsuz bir ıstırapla uzanıyordu. Ne Kızıl Haç, ne yardım
eli, ne de umut vardı...”








